Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Siyaset ve Politika > Türkiyenin Sorunları
Duyuru

Türkiyenin Sorunları Ülke sorunlarını ve fikriniz doğrultusundaki çözüm önerilerinizi paylaşıp, yoruma açabileceğiniz bir bölüm.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (Daim)  
Eski 07.08.06, 08:16
Forum Kurdu
 
Üyelik Tarihi: 21.07.06
Yaş: 30
Mesajlar: 558
Karizma Puanı: 133
mavili will become famous soon enough
Yatırım Üssü Türkiye...

“Türkiye
bir yatırım
üssü olacak”

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan,
Türkiye’ye 2005 yılında giren doğrudan
uluslararası yatırımları ve 2006 yılı beklentilerini
Türkiye Bülteni’ne değerlendirdi.
Son üç buçuk yılda sağlanan güven ve istikrar
ortamının da etkisiyle ekonomide elde edilen
başarıların ve dış politikada gerçekleştirilen
reformların Türkiye’yi bir cazibe merkezi haline
getirdiğini belirten Ali Babacan, “Türkiye,
önümüzdeki dönemde bölgenin yatırım üssü
olacak” dedi.

Doğrudan uluslararası sermaye Türkiye için neden bu kadar önemli?

Doğrudan uluslararası sermaye bugün yalnızca Türkiye için değil, tüm açık ekonomiler için en önemli finansman kaynağı haline gelmiştir. Dünyadaki sermaye, kendisi için en uygun yatırım alanlarını arar. Uygunluk için çok sayıda kriter var. Örneğin pazara yakınlık, yatırım maliyetleri, istikrar, güven, işçilik maliyetleri. Eğer bir ülke bu ve benzeri kriterler açısından diğerinden daha cazipse, doğrudan yatırımlar o ülkeye akar ve o ülkenin ekonomisine önemli katkılar sağlar. Bu katkı sadece finansman kaynağı da değildir. İstihdam, üretim, iç ve dış ticaret gibi bir çok alanı etkiler. Yine son zamanlarda şirketlerin sosyal sorumluluğu kavramıyla birlikte uluslararası sermayenin eğitim, sağlık, spor, kültür gibi alanlara da katkı sağladığını görüyoruz.

Doğrudan yatırımların portföy yatırımlarından farkı nedir?

Doğrudan yatırımlar bir ülkeye kalıcı olarak girerler. İstihdama, üretime doğrudan katkı sağlarlar. Portföy yatırımı daha cazip bir ülke bulduğunda çıkabilir. Ancak doğrudan yatırımın böyle bir seçeneği yok. Fabrika kurmuş, üretim yapıyor, pazar oluşturmuş. Fabrikayı söküp götürmesi çok zordur yani.

Doğrudan yatırımların zaman zaman eleştirildiğini görüyoruz. Bu karşı çıkışları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bugünün dünyasında artık sermayeye bir ulus, bir etnik kimlik, bir dini kimlik atfetmek mümkün değil. Sermayenin dini, rengi, ulusu olmuyor. Hatta biz 2003 yılında çıkardığımız yasayla birlikte yatırımlarda yerli-yabancı ayrımını kaldırdık. Dünyanın hemen her ülkesi uluslararası sermaye çekmek için yoğun bir rekabet içinde. Bu konuda bir çoğu önemli başarılar da sağladı. Bu işe bizden çok çok sonra başlayan ülkelerin bile bizi geçtiğini görüyoruz. Türkiye’nin bu işin dışında kalma şansı yok. Bugün artık sermayeye karşı duvar öremezsiniz. Böyle bir şey makul da değil zaten. Bizim sermayemiz, işadamlarımız, girişimcilerimiz dünyanın bir çok ülkesinde yatırım yapıyor. Bizim ülkemize de bu yatırımları çekmek zorundayız. Bu konuda çok geç kaldık, ama çok da hızlı ilerleme kaydediyoruz.

Uluslararası doğrudan yatırım miktarları bakımından Türkiye şu anda nerede?

Biz 2003 yılında Doğrudan Yatırımlar Yasası’nı çıkardık. Bu aşamadan sonra Türkiye hızlı bir şekilde yatırım çekmeye başladı. Bakın, bizim bu yasayı çıkardığımız tarihe kadar, bazı istisnalar dışında uluslararası doğrudan yatırımlar 1 milyar dolar seviyesini hiç geçmemiş. 2003 yılından sonra ise her yıl katlanarak artış olduğunu görüyoruz. 2005 yılında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım miktarı tam 9.7 milyar dolar. Cumhuriyet tarihimizde ilk kez bu seviyeye ulaştık. 2006 ve sonraki yıllarda bu seviyelerin de üstünde rakamlar bekliyoruz.

En çok hangi sektörlerde yatırım yapılıyor?

En fazla uluslararası doğrudan yatırım çeken ilk beş sektör, bankacılık, telekomünikasyon, kimyasal ürünler, gayrimenkul danışmanlık hizmetleri ve yatırım ortaklığı ile cam, seramik, çimento ve porselen üretimini içeren mineral ürünler sektörleri. Bankacılık sektöründe 2005 yılında gerçekleşen birleşme ve devralmalar sektörün 3.7 milyar ABD Doları tutarında bir uluslararası doğrudan yatırım girişi sağlamasında etkili oldu. İlk beş sektörün Türkiye’ye gelen toplam uluslararası doğrudan yatırım içindeki payı yaklaşık yüzde 79 düzeyinde.

Doğrudan uluslararası sermaye bir ülkeye yatırım yapmak için nelere bakıyor? Türkiye bu açıdan hangi noktada?

Kuşkusuz bir çok kriter var. Biraz önce de belirttiğim gibi yatırım yerinin uygunluğu, pazara yakınlığı, arazi fiyatları, işçilik maliyetleri, hammaddeye yakınlık ve benzeri bir çok kriter. Ancak bunlardan daha da önemlisi, o ülkedeki istikrar ve güven ortamı. Eğer ülkede istikrar yoksa, güven ortamı oluşmamışsa, ülkede ekonomik ya da siyasi anlamda bir öngörülebilirlik mevcut değilse, yatırımları çekebilmemiz mümkün değil. Son dönemde çok fazla yatırım çekmemizde bu istikrar ve güven faktörü de önemli rol oynadı. Türkiye her açıdan yatırım için cazip bir ülke. Avrupa’nın, Afrika’nın, Asya’nın birleştiği noktada bulunuyor. Hem hammaddeye, hem pazara yakın. Büyük bir ekonomik potansiyeli var. Ama bugüne kadar yeterince sermaye çekememiş. Neden? Çünkü istikrar yok, güven ortamı yok. Ekonomide öngörülebilirlik, sürdürülebilirlik yok. Hükümetimiz döneminde ekonomide elde ettiğimiz başarılar, buna paralel olarak demokratikleşmede, siyasette, dış politikada gerçekleştirdiğimiz reformlar Türkiye’yi cazip bir ülke haline getirdi. Buna bir de Avrupa Birliği katılım sürecini eklediğinizde, Türkiye uluslararası doğrudan yatırımların adeta cazibe merkezine dönüştü.

2005 yılında önemli bir rekor kırıldı ve 10 milyar dolara yakın bir yatırım gerçekleşti. Bu yeterli mi sizce?


Asla değil. Şunu söylemeliyim ki oldukça hızlı ilerliyoruz. Ancak doğrudan uluslararası yatırımları çekmek, uzun ve zorlu bir süreçtir. Öyle birkaç yıl içinde ideal bir noktaya ulaşmanız mümkün değil. Biz de bunun farkında olarak uzun vadeli, planlı, programlı bir çaba içindeyiz. 2003 yılında ilgili yasayı çıkardık. Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulumuz çalışmalarını sürdürüyor ve yatırımların önündeki engelleri kaldırmak için yoğun çaba sarfediyor. Bunun yanında biliyorsunuz 2004 ve 2005 yıllarında Yatırım Danışma Konseyi’ni topladık. Dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey temsilcileriyle toplantılar yaptık. Sayın Başbakanımız bu toplantılara bizzat başkanlık yaptı. Bu yıl da Yatırım Danışma Konseyi’nin üçüncüsünü toplayarak yapılanları gözden geçirecek, yapmamız gerekenleri istişare edeceğiz.
Yatırımcıları ilgilendiren tüm konularda oldukça kapsamlı bir içeriği bulunan “Türkiye Yatırım Portalı” kullanıcıların erişimine açıldı. Bu elektronik platform detaylı bilgiler içermenin yanısıra, yatırımcılarla ilgili birimlerimiz arasında doğrudan bir iletişim kanalını da tesis ederek önemli bir işlevi yerine getirecek. Türkiye Yatırım Portalı, iş ortamı ile ilgili her türlü güncel bilgiye erişim imkanı sağlamasının yanında, Türkiye Yatırım Danışma Konseyi ve Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu için özel alanları da içeriyor. Ayrıca, Dünyanın dört bir yanındaki ekonomi ve ticaret müşavirlerimize yatırım tanıtımı konusundaki çalışmalarında destek vermek üzere yine özel bir iletişim alanı Portal içinde oluşturuldu.
Yine Yatırımları çekmek, yatırımcılara kolaylık sağlamak amacıyla hazırlanan Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Kurulması Hakkında Kanun Tasarısı da 4 Nisan 2006 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderilerek yasalaşma süreci başlatılmış oldu. Bu yasal düzenleme de, yatırımların artırılması konusunda Türkiye’nin ülkeler arası yarışta rekabet gücünü artıracak unsurlar içeriyor.

Doğrudan yatırımlar konusunda 2006 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Doğrudan yatırımlarda her yıl bir önceki yılı katlayarak gidiyoruz. 2006 yılında da 2005 seviyesini aşacağımız şimdiden görülebiliyor. 2005 yılında yapılan bazı özelleştirme uygulamalarının ve diğer özel sektör alışverişlerinin gelirleri 2006 yılında gelecek. Bu boyutuyla bile 2005 yılını aştığımızı söyleyebilirim. Bir yandan da yatırım ortamını iyileştirme çalışmalarımız yoğun olarak devam ediyor. Türkiye, istikrarıyla, güven ortamıyla, güçlü ekonomisiyle, ekonomik potansiyeliyle ve Avrupa Birliği katılım sürecinde bir ülke olarak, önümüzdeki dönemde bölgenin yatırım üssü olacak. Bunun için önümüzde hiçbir engel yok.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (Daim)  
Eski 07.08.06, 20:01
bozkirkurdu
Guest
 
Mesajlar: n/a
Ce: Yatırım Üssü Türkiye...

Yerli yatırımcılara kan ağlatıp yabancı yatırımcılara toprakları peşkeş çekmenin övülecek bir yanı yok.
Ekonomi tamamen dış kaynaklara bağımlı hale getirildi.Adamların politikalarına ters düştüğün anda ülkeden paralarını çekmeye başlarlar ve zaten yerlerde sürünen ekonomin hepten alt üst olur. Bir örneğini yakın zamanda yaşadık.
Saros 5 milyar dolarını çekti ve bunun bize zararı nelere yol açtı? Devletin otoritesini azaltıp sermayeciyi özellikle yabancı sermayeciyi ülkede söz geçirir duruma geçirme çabaları bunlar, başka şey değil.

Konu bozkirkurdu tarafından (07.08.06 Saat 20:02 ) de değiştirilmiştir.. Sebep: noktalama işaretleri
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (Daim)  
Eski 08.08.06, 10:05
Forum Kurdu
 
Üyelik Tarihi: 21.07.06
Yaş: 30
Mesajlar: 558
Karizma Puanı: 133
mavili will become famous soon enough
Ce: Yatırım Üssü Türkiye...

bozkirkurdu´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
Yerli yatırımcılara kan ağlatıp yabancı yatırımcılara toprakları peşkeş çekmenin övülecek bir yanı yok.
Ekonomi tamamen dış kaynaklara bağımlı hale getirildi.Adamların politikalarına ters düştüğün anda ülkeden paralarını çekmeye başlarlar ve zaten yerlerde sürünen ekonomin hepten alt üst olur. Bir örneğini yakın zamanda yaşadık.
Saros 5 milyar dolarını çekti ve bunun bize zararı nelere yol açtı? Devletin otoritesini azaltıp sermayeciyi özellikle yabancı sermayeciyi ülkede söz geçirir duruma geçirme çabaları bunlar, başka şey değil.
Yerli yatırımcıların AK Parti hükümeti ile yakaladığı istikrarı iş adamlarının toplantılarında görebilirsin. Sadece 3-5 tane hortumcu destekçisi iş adamı kılığındaki kişiler eski rantı bulamadıkları için hükümete saldırıyorsa onlar da varsın saldırsın.
Ayrıca yabancı yatırımcıya da karşı olmanızı anlamış değilim. Bu ülkede işletme kuracak, işsizliği azaltacak, istihdam oluşturacak, devlete vergisini verecek ve kendi de para kazanacak yabancı yatırımcıya ihtiyac var.
Tüm dünyada buna karşı çıkılmazken , birilerinin kuru millyetçilikle buka karşı çıkmalarını anlamak mümkün değildir.
Sonuçta bizim iş adamlarımı da dünya ülkelerinde yatırım yapıp, para kazanmıyorlar mı?
Kimlerle tartışıyouz. Aman yarabbi :mutlu:
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Siyaset ve Politika > Türkiyenin Sorunları


Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şuan saat: 15:58 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0