![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Blogs | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Duyuru |
| Türkiyenin Sorunları Ülke sorunlarını ve fikriniz doğrultusundaki çözüm önerilerinizi paylaşıp, yoruma açabileceğiniz bir bölüm. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| |||
| Ce: Fettullah Gülen kime hizmet ediyor haklı olarak gurur duyduğumuz şanlı tarihimizde şamanlık dönemimiz dahil yüce türk milletinin hoşgörü ve diyalog içinde olmadığı bir zaman dilimini gösterebilirmisiniz? aynı zamanda peygamber efendimiz (s.a.v) ve ashabının hoşgorü ve diyalog karşıtı olduğunu gösteren bir delil sunabilirmisiniz? Konu hotsukarci tarafından (12.09.07 Saat 01:31 ) de değiştirilmiştir.. |
| ||||
| Ce: Fettullah Gülen kime hizmet ediyor Yeterince açık değilmi?????????????? Nedir sizin bu gözünüzde ki perde.??? Şunu unutmayınız ki: "diyalog" ile "siyasi ve ticari ilişki" arasında safa ve merve dağı kadar fark vardır.. Karıştırmayınız... Neden bir İRAN kadar olamuyorsunuz?? Adam siyonizme rest çekti... Dimdik ayakda... Helal olsun..
__________________ Di gah gel… Di gel ölem di gel… Adına gurban olam di gel… Alnına kanım çalam di gel… Bayrağım göğün mavi gülü, ay yıldızım sen… Yurdum Türkmen eli, can özüm sen… Soyum sopum Türkoğlu, yüzüm sürdüğüm izim sen… Oy men ölmüşem gavim gardaş, nerdesen.. |
| |||
| Ce: Fettullah Gülen kime hizmet ediyor peygamber efendimiz ve ashabı sonraki alimler müslüman halk ve biz türklerin islamla şereflenmemiz islamın diyalog ve hoşgörü yönünden kaynaklanmıştır. sonuçta sahabe efendilerimiz putperestti. içlerinde hristiyalıktan ve musevilikten dönenler vardı, sonra biz türklerin kitleler halinde müslüman olmasını sahabe efendilerimizin yukarda verdiğiniz ayetleri sizin gibi anlamamasına borçlu olduğumuza inanıyorum. |
| ||||
| Ce: Fettullah Gülen kime hizmet ediyor
Sizin de dediğiniz gibi: bu bir "diyalog" 'dur.. Peygamber Efendimiz (SAV) tebliği yapmıştır, ticari ve insani ilişkilerde düzeyi koruyarak yapmıştır...AMA ASLA ONLARA BİAT ETMEMİŞTİR....!!!!!!!! Varan1 Tekrar veriyorum lütfen cevaplayın... Buyrun deliller.... F.Gülen diyor ki: "En aciz bir şekilde, hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli diyalog hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazi yardımlarımızı sunmak için size geldik." (Papa' ya Mektup, Zaman Gazetesi, 10.04.1998) F.Gülen diyor ki: "ABD' nin egemenliğinin zayıflamasından kayğı duyulmalıdır." (Nevval Sevindi ve İsmail Ünal' ın Amerika' da yaptıkları mülakatlar) Said Nursi diyor ki: "Müslümanlık-Hiristiyanlık ittifakını bozmaya çalışanlara karşı üç zümre; Nurcular, Hiristiyan ruhaniler ve misyonerler, uyanık olmalılar" (Emirdağ Lahikası, I, (s, 1712); Tarihçe-i Hayat, 434) Said Nursi diyor ki: "Birinci Dünya Savaşı' nda, bizimle savaşmış da olsa, bir Hiristiyan ölmüşse şehit sayılır, ahirette mükafatı vardır" (Kastamonu Lahikası, 45) KAYNAK: Dinlerarası DİYALOG İHANETİ - Prof.Dr.Yümni SEZEN (Marmara Üniv. İlahiyat Fak.) Din Sosyoloğu.../ Kelam Yayınları Başka söze gerek varmı??? Bunun neresi ikili ilşkidir??? Bu düpe düz Vatan ı satmak tır..Peşkeş çekmektir.. Varan2 İngiliz Muhipler Cemiyeti' ni bizzat kuran Said-i Nursi dir.. Bunun ne anlama geldiğini burada uzun uzun açıklamak istemiyorum.. Manası şudur: Muhip, muhabbetten gelir.. İngilizlerle muhabbet etme cemiyeti nin faliyatleri sonrasında; ingilizlerin istanbulu işgal etmesinde ön ayak olmuş ve sonrasında Mustafa Kemal tarafından vatan hainliği yapılan bir cemiyet olduğu saptanarak kapatılmış ve mensupları doğal olarak sınır dışına sürülmüştür.... Kaynak: Nutuk.. Varan3 Nurettin Veren' i tanıyormusunuz? Bir incelein derim.... Neden biraz sorgulayıcı olmuyorsunuz...? Sorğulayın..Tereddütlerinizi giderin... Sözlerimi bir Ayet-i Celile ile bitiriyorum: Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır. Ve büyük azab onlaradır. (BAKARA SURESİ / 7)
__________________ Di gah gel… Di gel ölem di gel… Adına gurban olam di gel… Alnına kanım çalam di gel… Bayrağım göğün mavi gülü, ay yıldızım sen… Yurdum Türkmen eli, can özüm sen… Soyum sopum Türkoğlu, yüzüm sürdüğüm izim sen… Oy men ölmüşem gavim gardaş, nerdesen.. |
| ||||
| Ce: Fettullah Gülen kime hizmet ediyor
__________________ Er Kişiler kıyarda öz canına,bir damlacık leke sürmez şanına...... |
| ||||
| Ce: Fettullah Gülen kime hizmet ediyor Haklısın galiba "Alayına İsYaN" kaedeşim... Baksana adam sorunumun Gülen olduğunu söylüyor ve iddalara cevap vermekden aciz...!!! Bi kere yazdıklatımın hiç birine hiç bir şekilde cevap veremiyorlar... Neden çünkü körü körüne bağlanmışlar... Son yazdığım Ayet-i Celile nin tecellisi çok açık gerçekleşmiş durumda... Ha benim sorunum diyalog değilmiş...!!! NE DİYORSUNUZ SİZ??? BENİM DİYALOGLA İŞİM OLMAZ...!! Daha hala neden bahs ettiğimi anlamdınız mı? Birde, benim yazımı tam okumamış olmalı ki "sadece gülen" demiş...Halbuki ben Said-i Nursi nin de sözlerini orda verdim... Daha ap açık herşeyi kaynaklı, beyanlı vermişken neden bunu hala çürütemiyorlar... Çünkü çürüyecek yanı yok.. Hodri meydan...Buyrun.. Ben belğelerimle burdayım... Daha çok belgelerim ve iddalarım var... Ama gerçekden savunabilecekseniz ve belgelerle konuşacaksanız ben burdayım.... Ben; "Arabistanlı Lawrence" ların, inğiliz ajanlarının, siyonist sermayenin ne kuklası olurum..Ne de kuklası olanlara biat ederim... Mustafa Kemal Atatürk, ölüm döşşeğinde "Beni Türk Hekimlerine emanet ediniz!" demiştir.... Sağlık sorunlarıyla kaçıp, Efendimizin (SAV) "müjdesine mashar olmuş" bir milletin Vatan ını terk etmemiştir... Daha çok söyleyeceklerim var...Ama ilk önce iddalarımı yanıtlayın..(Belgeli olsun lütfen)...
__________________ Di gah gel… Di gel ölem di gel… Adına gurban olam di gel… Alnına kanım çalam di gel… Bayrağım göğün mavi gülü, ay yıldızım sen… Yurdum Türkmen eli, can özüm sen… Soyum sopum Türkoğlu, yüzüm sürdüğüm izim sen… Oy men ölmüşem gavim gardaş, nerdesen.. Konu deepfly tarafından (12.09.07 Saat 19:23 ) de değiştirilmiştir.. |
| |||
| Ce: Fettullah Gülen kime hizmet ediyor iddia sahibi iddiasını ispat etmekle mükelleftir. iddialarını ispatlamakla yükümlü olanlar sizlersiniz. malesef günümüzde islamın bir öcü gibi görünmesininin ve gösterilmesine sebep olanlar acaba neye hizmet ettiklerini sanıyorlar. seyh said ve molla said ile bediüzzamanın karıştırılması ile ilgili bir not ekliyorum Cumhuriyet’ in kurulmasından önce kurulan cemiyetlerden birisi olan “İngiliz Muhipleri Cemiyeti” kurucusu, ingiliz ajanı olan bu şahıs çeşitli şekillerde halkı, veya hükümet yetkililerini İngiliz sevgisi ile aşılamaya çalışan bir İngiliz sempatizanıdır. Bu zat ile alakalı tarihi kaynaklarda pek çok ifadeler bulunmaktadır. O dönemde Mister Frew isimli rahiple olan yazışmaları, meclis yetkililerine attığı telgraf ve mektupları, Mustafa Kemal’ in bizzat Nutuk’ da ve Millet Meclisindeki konuşmalarında da ilan ettiği üzere, tarihe vatan haini olarak geçmiş bir şahıstır. Bu şahsın Bediüzzaman hazretleri ile kasten karıştırılması tarihi az-çok bilenler ve Bediüzzaman’ ın Risale-i Nur eserlerini birazcık karıştıranlar için oldukça komik bir iddiadır. Çünkü Bediüzzaman, İngilizlerin, İstanbul’ u işgali esnasında halkın birlik ve beraberliği sağlamak namına halka konuşmalar yapıp, eserler neşredip milli mücadelede bulunmuş, hakkında İngilizlerin idam kararı verdiği tarihi ve milli bir kahramandır. |
| ||||
| Ce: Fettullah Gülen kime hizmet ediyor Biz söylediklerimizin arkasındayız...Ancak sizin diğer iddalara cevaplarınız neden yok ? Bu arada benim kimseyi karıştırdığım falan yok.. Ben Said-i Nursi nin inğiliz ajanlarına hizmet etiği iddasındaydım.. Said-i Nursi: sonrasında da dolaylı olarak İngiliz Muhipler Cemiyeti ile birlikte hareket etmiştir.. Madem Nutuk hakkında bilğiniz var, konuyla ilğili beyanları doğal karşılamanız enteresan... Belge istiyorsanız size belge: Size iki sihirli sözcük: “Sait” ve “Molla”… Bugünkü Şeyh Sait tohumu mollaları anlatan bu iki sözcük birleşince, başlı başına başka bir ihaneti de gösterir. Mustafa Kemal tarafından “150’likler” arasına alınarak Türkiye’den kovulan bu Sait Molla’nın İngiliz Rahip Frew’le yazışmaları Söylev’de önemli bir yer tutar. Mustafa Kemal’in “Sait Molla Nasıl Çalışıyordu?” başlığı altında sunduğu mektuplar için Mazhar Müfit Kansu’ya, “Belgelerin kopyalarını al. Ben yazmazsam sen yazarsın. Yazarsam, sen de anılarını yazdığında bunları anlatmayı unutma; çünkü bunlar, Ulusal Savaşımızda karşı karşıya kaldığımız gizli ve açık bin bir türlü güçlük ve oyunlara ilişkin asal kanıtlardır. Başımıza neler örülmek istendiğini ve nasıl direndiğimiz ve daha doğrusu ulusun isteklerine uygun biçimde ve onun desteğiyle nasıl çalıştığımız görülmeli ve gelecek kuşaklar için ders olmalı, uyanıklık sağlanmalıdır. Aslında her şey unutulur; fakat biz her şeyi gençliğe bırakacağız. O gençlik ki, hiçbir şeyi unutmayacaktır. Gelecek umudunun ışıklı çiçekleri onlardır.” dediğini biliyoruz. Peki neydi bu mektuplar? Ben, size kısaca Rahip Frew’in bir yanıtını vereyim, siz mollanın ona neler yazmış olabileceğini tahmin edin: “Seçimleri askıda bırakmak ve geciktirmek için gerek Mustafa Sabri (Şeyhülislam) ve gerek Hamdi (Evkaf Bakanı) ve Vasfi Efendi’lerle uzun uzadıya verdiğiniz yönerge sınırları içinde görüştüm. İşi kabul ettiler. Mahallelerde propaganda başladı. Bol para dağıtıp halkın kafasını karıştıracaklardır.” Şimdi bu belge “babalar gibi” dururken, bunu göstermez “özgürlük”çü “can”lar; kara kaşına kara gözüne aşık olduğu mollanın bıyığı yeni terlemiş fotoğraflarını gösterip “Nereden nereye?” şirinliğine soyunurlar. Rahip Frew kimdi? “British Relief Fund” Başkanı… Yani “İngiliz Yardım Fonu”… Dikkatinizi önce, Richard Podol üzerine çekmiştim. O kimdi? Amerikan Kalkındırma Örgütü (AID) yetkilisi… Yani, emperyalizmin “yardım” ve “kalkındırma” adı altında neler yaptığını anlamak pek zor değil… Peki asıl işinin İngiliz Haber Alma Servisi ajanlığı olduğu anlaşılan Rahip Frew’in bizim mollaya yazdığı şu cümleleri bir daha okumak ister misiniz? “İşi kabul ettiler. Mahallelerde propaganda başladı. Bol para dağıtıp halkın kafasını karıştıracaklardır.” O günlerde “işi kabul edenler”le bugünkülerin bir farkı var mı? Hayır!... Peki hangi noktada birleşiyor emperyalizmle molla? Mustafa Kemal düşmanlığında… Bunu nasıl yapmaya çalışıyor? Mahallelerde propaganda yaparak ve bol para dağıtıp halkın kafasını karıştırarak… Alın size bugünkü “tek başına”ların kökü… Alın size bugünkü “tek başına”ların öyle sanıldığı gibi “tek başına” olmadıklarının belgesi!... Sait Molla kimdi? Vahdettin ile Damat Ferit arasında mekik dokuyarak “mekik diplomasisi” yürüten, emperyalizmin bu iki satılmışa emirlerini ileten bir emireri… Danıştay’ın eski başkanı… İngiliz Muhipler Cemiyeti (İngiliz Sevenler Derneği) Başkanı… Bakın bu mollanın “yakın dostu” kimlermiş? “Kürt Teali Cemiyeti (Kürtleri Yüceltme Derneği)’ndeki yakın dostlarımızla görüştüm. Yeni geldikleri için birkaç gün sonra, verilen emre uygun olarak gerekli düzenlemeleri yapacaklarını, yalnız ‘Kürdistan’a gönderilecek çeşitli arkadaşlar için büyük bir ödenek verilmesi gerektiğini söylüyorlar.” Rahip Frew’in az önce sunduğum mektubunda adı geçen Mustafa Sabri kimdi peki? Teal-i İslam Cemiyeti (İslamı Yüceltme Derneği) Başkanı… Derneğin Yönetim Kurulu’ndaki üyelerinden birisi ise, Said-i Nursî… Alın, bu da size Kürt-İslam’ın belgesi… Mustafa Kemal’in Söylev’de nefretle andığı, Milli Mücadele karşıtı bu iki derneğin, emperyalizmle nasıl bir işbirliğine girdiğinin belgesi… Sonuç: İngiltere bu bölgeleri koparmanın ne kadar güç olduğunun farkındadır. Bunun için kökü eskilere dayanan bir dizi faaliyetler burada icra edilmeye başlanmıştır. Bölge halkına dönük yeni kimlikler icat edilerek araya ayrılık tohumları ekilmeye başlanmıştır. Kürt ayrılığını körükleyecek “Kürt Teali Cemiyet” kurulur. Bu cemiyetin ortaklaşa çalıştığı “İngiliz Muhipler Cemiyeti”nin de (Başında Sait Molla ve Abdullah Cevdet gibi bir takım kimlik ve kişilik yoksunu ihanet erbabının oluşturduğu uşaklar şürekası.) yardımı ile Harp–i Umumi sonrasında “Muhabat Cumhuriyeti” kurulur. İstiklal savaşını kazanan Türk Serv gibi bu temelsiz oluşumu da çöpe attıracaktır sahiplerine... Bununla yetinmeyen İngiliz Gizli Servis Ajanları “İslam Teali Cemiyetini” kurarlar. Bölge halkı üzerinde yeni kurulan TC’nin İslam dinine düşman olduğu propagandası kısa zamanda tesirini gösterecektir. Böylece İngiliz Gavuru bu seferde bizi yüce dinimizi kullanarak, ta böğrümüzden vuracaktır. Bu topraklarda Türklerle savaşmayı göze alamayan İngiltere yine yapacağını yapmış kardeşi kardeşe kırdırmış ve çubuğunu yakıp seyretmiştir. Bu oyuna gelen Müslüman Türk Milleti neye ve kime hizmet ettiğini anlamadan şehit kanıyla aldığı on dört asırlık yurdunu kaybetmekle kalmamış, burada bulunan kara altını (Petrol) düşmanlarına ikram ederek en büyük stratejik ham maddeden yoksun olarak bu teknolojik çağın getirdiği ve kaybedenin ebediyen tarihten silineceği yarışa dezavantajla katılmak zorunda kalmıştır. Din elden gidiyor teranelerine kapılarak isyan eden Şeyh Sait ayaklanması çok zor bastırılmış, adeta devletin takatı tükenmiştir. Bu olay onulmaz yaralar açmıştır genç Türkiye Cumhuriyetine. Bundan sonra da Hıristiyan Batı bu olayı durmadan kaşıyarak, Türk’ün özünden bir parçasını ayırarak yeni bir uydurma ulus inşa etmeye çalışmıştır. Halende çalışmaktadır. Yetkili ve etkili ağızların yardımı ile de epeyce yol kat ettikleri yadsınamaz bir gerçektir. (Alt ve üst kimlik beyanlarının sahipleri kimlere hizmet ettiklerinin bilmem farkındalar mı?) Şimdi İngilize hizmet edenler i görmek mümkündür herhalde..
__________________ Di gah gel… Di gel ölem di gel… Adına gurban olam di gel… Alnına kanım çalam di gel… Bayrağım göğün mavi gülü, ay yıldızım sen… Yurdum Türkmen eli, can özüm sen… Soyum sopum Türkoğlu, yüzüm sürdüğüm izim sen… Oy men ölmüşem gavim gardaş, nerdesen.. |