Türkiye GündemiÜlke gündemine dair an sıcak haberler, en güncel tartışmalar, en seri paylaşımların yer aldığı bir bölüm. Memlekette neler olduğunu merak edenlerin forumdaki ilk durağı.
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
Yasemin Çongar
Washington
bbc turkis
ABD'de çarşamba günü, Türkiye'den askeri yetkililerin de katılımıyla muhafazakâr Hudson Enstitüsü'nde yapılan bir toplantıda, Anayasa Mahkemesi'nin emekliye ayrılan başkanı Tülay Tuğcu'ya suikast, PKK'nın Beyoğlu'nda 50 kişiyi öldürmesi, ardından da Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmesini içeren bir senaryonun konuşulduğu iddia ediliyor.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Washington'u ziyaret eden milletvekillerinden Egemen Bağış ve Reha Denemeç basın toplantısında sorular üzerine, bu toplantıyı çok sert cümleler ile eleştirdiler.
Egemen Bağış, Washington'da böylesi bir toplantıda konuşulduğu ileri sürülen şeyler eğer doğruysa, bunu konuşanların, hele bu kişiler Türkler ise, vatan haini olacaklarını söyledi.
Edindiğimiz bilgilere göre bu toplantı, Hudson Enstitüsü adlı muhafazakâr eğilimli fikir kuruluşunda düzenlendi.
Toplantı Çarşamba günü, Türkiye'den ve Washington'dan Türk askeri yetkililerin katılımıyla yapılıyor.
Türkiye'den, Genelkurmay Başkanlığı bünyesindeki Stratejik Araştırma ve Etüd Merkezi'nin Başkanı ve bazı yetkilileri katılıyor toplantıya. Ayrıca Türkiye'nin Washington'daki Savunma Ataşesi Tuğgeneral Bertan Logarlaroğlu'nun da katıldığını öğrendik.
Toplantıda ayrıca Kürdistan Bölgesel Yönetimi Washington Temsilcisi ve Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin oğlu Kubat Talabani'nin de hazır bulunduğu yönünde bilgiler var.
Toplantıyı tartışmalı kılan, anlayabildiğimiz kadarıyla, bu toplantıda katılımcılara daha önce yazılı olarak sunulan, inanılması son derece güç bir dehşet senaryosunun masaya yatırılmış olması.
Bu senaryoda, Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nin emekliye ayrılan başkanı Tülay Tuğcu'nun suikaste kurban gitmesi ele alınıyor.
Tülay Tuğcu'nun henüz görevindeyken, Anayasa Mahkemesi Başkanı iken, bir suikast sonucu öldürülmesi ve yine aynı zaman diliminde, İstanbul Beyoğlu'nda PKK'nın üstlendiği bir eylemde, 50 kişinin hayatını yitirmesi üzerinde duruluyor.
Bu iki vahim senaryo da, Haziran ayının son günleri için öngörülüyor ve bu olayların gerçekleşmesinden sonra Türkiye, 50 bin askerlik bir kuvvet ile Kuzey Irak sınırını geçerek, bir askeri harekât düzenliyor.
Tartışılan senaryo bu ve anlayabildiğimiz kadarıyla, farklı farklı kaynaklardan doğrulatabildiğimiz kadarıyla, bu senaryo tartışılırken esas yanıtı aranan soru, Amerika'nın böyle bir durumda nasıl tepki vereceği.
Toplantıya Türk diplomatlarının davet edilmediğini de öğrendik.
Türk askeri yetkililerinin hazır bulunduğu ortamda, bu senaryo tartışılırken bir de, Amerika'nın PKK'nın Kuzey Irak'taki liderlerini yakalayıp teslim etmesi konusu ele alınıyor.
Bu çerçevede de, PKK liderlerinin bu aşamada Türkiye'ye teslim edilmesinin, siyasi sakınca doğurabileceğini ifade eden bir Türk uzman ve yetkilinin bulunduğunu iddia ediyor bazı katılımcılar.
Bu duyumlara göre, PKK liderlerinin yakalanıp bu aşamada teslim edilmesinin siyasi açıdan sakıncalı olacağı, AKP'ye yarayacağı ve Amerika'nın Türkiye'deki bazı siyasi partileri kayırdığı izlenimi yaratacağı ifade ediliyor.
************************************************** ***
aynı haber
Asker, PKK liderlerinin teslimine niçin karşı çıktı
15 Haziran 2007
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
Yer ABD'de Hudson Enstitüsü. Muhafazakar yapısı ile bilinen bir düşünce kuruluşu. Türkiye'den sadece üst düzey generallerin çağrıldığı bir toplantı. PKK liderlerinin yakalanması gündeme geliyor. Asker şiddetle karşı çıkıyor.
Neden mi bahsediyorum. Buyurun okumaya. Dehşet senaryosunu takibe...
Washington'da faaliyet gösteren Hudson Enstitüsü adlı muhafazakar eğilimli fikir kuruluşunda Türk subaylarının katılımı ile gerçekleşen toplantı, gündemine aldığı senaryo ve askerlerin tepkisi ile çok tartışılacak bir tablo ortaya koydu.
Tartışmaya konu olan toplantı, 13 Haziran 2007 Çarşamba günü yapıldı. Toplantıya, hem Türkiye'den hem de Washington'daki üst düzey Türk askeri yetkililer katılıyor.
Genelkurmay Başkanlığı bünyesindeki Stratejik Araştırma ve Etüd Merkezi'nin Başkanı ve bazı yetkililer Türkiye'den gidiyor. Türkiye'nin Washington'daki Savunma Ateşesi Tuğgeneral Bertan Logarlaroğlu da katılımcılar arasında.
Masada bir senaryo var. Tam bir dehşet senaryosu. Senaryonun geçtiği zaman dilimi, Haziran 2007. Yani içinde bulunduğumuz günler. Senaryoya göre, Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu bir suikast sonucu öldürülüyor. (Emekliye ayrıldı, ama konuşulan senaryo görev başında öldürülmesi.)
Senaryo bununla da bitmiyor. İstanbul Beyoğlu'nda bir patlama oluyor ve saldırıda 50 kişi ölüyor. Olayın sorumluluğunu PKK üstleniyor.
Bu iki olay peşpeşe yaşandıktan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri 50 bin kişilik bir birlikle Kuzey Irak'a giriyor. Uçaklar, helikopterler, tanklar ve kara birlikleri Kuzey Irak'ın içlerine doğru ilerliyor.
Bu durumda "ABD tarafının tepkisi ne olur?" sorusuna cevap aranıyor.
Buraya kadar her şey normal. Burası bir fikir üretme merkezi denebilir. "Bu tür merkezlerde her türlü senaryo gündeme gelebilir" diyebilirsiniz. "Ülkeler, hele de güvenlik görevlileri, bu tür senaryolar üzerine çalışmalar mutlaka yapmalı" diye düşünenlere hak veriyorum.
Gerçekten de asker ve güvenlik güçleri en kötü senaryolara karşı kendini hazırlıklı kılmalı.
Ama bu iddiayı çürütecek bazı tablolar var orta yerde. Gelin kızıp öfkelenmeden, ön yargılarımızı bir kenara bırakarak bunlara bakalım.
Birincisi, asker şimdiye kadar, kamuoyunda Kuzey Iraklı Kürt liderlerle biraraya gelinemeyeceğine dair defalarca açıklama yaptı. Dışişleri ve hükümet adına yapılan girişimlere karşı en sert şekilde tepki verdi.
Ancak bu toplantının bir sürpriz ismi vardı. Kürdistan Bölgesel Yönetimi Washington Temsilcisi Kubat Talabani. Kubat Talabani, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin oğlu.
İkincisi, bu toplantıya tek bir sivil isim davet edilmiyor. Washington'daki tek bir Türk diplomat bile çağrılmıyor. Masanın bir tarafında ise Kubat Talabani'nin olduğunu unutmayın.
Üçüncüsü: Masada her türlü konu tartışılıyor, her senaryo ve sonucu ele alınıyor. Kuzey Irak'taki PKK liderlerinin yakalanıp Türkiye'ye teslim edilmesi konusu gündeme geliyor.
Toplantıya katılan generaller, böyle bir senaryoya şiddetle karşı çıkıyor. "Bu senaryonun siyasi açıdan sakıncalı" olduğunu öne sürüyorlar. Generallerin bu konuya karşı çıkmalarının gerekçesi ne idi dersiniz? Sıkı durun öyle ise...
"Şu aşamada PKK liderlerinin yakalanması ve Türkiye'ye teslimi, AKP'ye yarar. Bu da ABD'nin Türkiye'deki bazı siyasi partileri kayırdığı izlenimini verir."
Türkiye bu senaryoyu çok konuşacak. Askerin PKK liderleri konusundaki tavrından çok sonuç çıkarmak durumunda.
Amerikanın Türkiye sözcülüğünü yapan yasemin çongar yine abd de yazılan bir yazıyı dilimize tercüme etmek için çalışmış. Sağolsun varolsun da bizi abd yönetmediği gibi bizde abd menşeyli yazıları okumak istemiyoruz.
askere güven azalmakta bence
hergün fidan gibi bir kardeşimizi kara toprak almakta
şehit edilmekte
nice anamızın yüreği yanmakta
bundan siyaset bile yapılmakta
wagner arkadaşım ben ordu mensubuyum
insan bu yazılanlara inanmak istemiyor
ama askeriye senin 15 ay eğitim yaptıgın yerden ibaret deyil bunu da bil
dogru ise sonucuna katlanırlar
yalan haberse yazanlar sonucuna katlanır
had bildirecek biri varsa o sen deyilsin
burada haberi paylaşmak istedim
senin tehdit içeren yazılarına cevabı gerekli yetkili arkadaşlar verir
saygılar
Bende istemem bu saatten sonra bir pkk liderinin teslim edilmesini.
Genelkurmay başkanı abd yi düşman ilan etmişken ,ordu sınıra yığılmışken,bıçak kemiğe dayanmışken bende istemem bu saatten sonra lider veya liderlerinin teslim edilmesini.
Acizliğe bak ben 25-50 km yakınlağa sahip olan yerden alamıyorum o şerefsizleri abd ağzıma bir parmak bal çalacak bende buna sevinecem.
Bu saatten sonra artık iş işten geçti.Yeter artık bu milleti ve devleti küçük görmeniz.
Şimdi ben sizlerin aklına göre ne oluyorum.pkk lımı?
Nerden tutsan rezillik.Sizler ne zaman nerde türediniz...
Ve yeminle söylüyorum.
''Allahıma and olsun ki.ben bu tür sitelerde bu şekilde yorum ve haber yapanların pkk lı oldukları kuşkusuna bile kapıldım.''
İnanın kendi kendime gülüyorum şu an insanlar bu kadar ''kör'' olamaz.Ya art niyet var yada ''körlük'' 3. bir tercihi bulamadım.