Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Güncel > Türkiye Gündemi

Duyurular

Türkiye Gündemi Ülke gündemine dair an sıcak haberler, en güncel tartışmalar, en seri paylaşımların yer aldığı bir bölüm. Memlekette neler olduğunu merak edenlerin forumdaki ilk durağı.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Gösterim Modu
  #1 (Daim)  
Alt 14.06.07, 04:31
ertugrulgaziyiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tam Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 19.04.07
Şehir: KONYA
Mesajlar: 144
Karizma Puanı: 0
ertugrulgaziyiz is infamous around these parts
yeni slogan! (mutlaka yorum yazın.)

"KAMU-SEN, KESK, ADD ÜLKÜ OCAKLARI, CHP KARDEŞTİR. AKP KALLEŞTİR!

Provokatörler şehir şehir gezmiş

Ankara ve Manisa'daki şehit cenazelerine katılan hükümet üyelerine saldıran, siyasi sloganlar atan kişiler ve bunların bağlı olduğu grup ve kurumlar belirlendi. İşte bilgiler: 14 Haziran 2007 03:33 #haberImage { float: right; margin: 0 0 4px 8px;}#haberImage img { border: solid 1px #900; width: 272px; height: 204px;}#nealsak { border: solid 1px #990; width: 272px; height: 204px; background: url([Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]) no-repeat; cursor: pointer;}

Ankara ve Manisa'daki şehit cenazelerinde yaşanan ve herkesin tepkisini çeken provokatörlerin kimlikleri tespit edildi. Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre, cenaze törenlerinin yapıldığı alanlarda bulunan güvenlik kameraları ve MOBESE'lerden elde edilen görüntülerden törenleri karıştırmak isteyenler tek tek belirlendi. Ankara'daki şehit cenazelerinde hükümet üyelerini yuhalayan ve vatandaşları hükümete karşı kışkırtmaya çalışanların Türkiye Kamu-Sen üyesi oldukları tespit edilirken, Manisa'da TBMM Başkanı Bülent Arınç'a yönelik hakarette bulunanların ise İzmir'den gelmiş bazı sivil toplum örgütü ve siyasi parti üyeleri oldukları belirlendi.
Tahrikçilerin İzmir'den Manisa'ye şehit cenazesine katılarak ailelerin ve Türk milletinin acılarını paylaşmak ye-rine, eylem yapmak üzere şehit cenazesini seçtikleri tespit edildi.

Şehit Piyade Yarbay Melih Gülova'nın 11 Haziran'da Manisa'daki cenaze töreninde Bülent Arınç'a hakarette bulunanların KESK İzmir Teşkilatı, Atatürkçü Düşünce Derneği, İzmir Ülkü Ocakları, CHP İzmir Gençlik Kolları üyeleri oldukları üç ayrı kamerayla tespit edildi. Protestocular arasında bazı kamu görevlilerinin de olduğu kaydedildi. Manisa Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma, kimliği tespit edilen bu kişiler ve bağlı oldukları kurumlar üzerinde derinleştiriliyor.

HAPİS İSTEMİYLE YARGILANACAKLAR

“TBMM'nin manevi şahsiyetine ve Meclis Başkanı'na hakaret”ten söz konusu kişiler hakkında dava açılacağı belirtildi. Dava'nın TCK'nın 301. maddesine göre 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talebiyle açılacağı belirtildi. Ayrıca bu kişilerin bağlı oldukları kurumlarla ilgili olarak da idari soruşturma yapılması için bu kurumlara yazı yazılacak.

Öte yandan Ankara'daki şehit cenazelerinde de başta Dışişleri Bakanı olmak üzere hükümet üyelerine yönelik yapılan hakaretlerle ilgili inceleme de sürüyor. Ankara'daki protesto-cuların ise Türkiye Kamu-Sen üyesi devlet memurları oldukları tespit edildi.

Başbakanlıkta eylem yaptılar

Kamu-Sen'li yöneticiler iki yıl önce de Profosör İbrahim Kaboğlu başkanlığındaki Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu'nun hazırladığı 'Azınlık Raporu'nu açıklayacağı toplantıyı basmıştı.

Kurulun hazırladığı bu raporu büyük bir provokasyon olarak değerlendirdiklerini söyleyen Kamu-Sen Genel Sekreteri Fahrettin Yokuş, Kaboğlu'nun önünde duran rapor özetini zorla alarak yırtmış ve parçalarını da yere fırlatmıştı.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (Daim)  
Alt 14.06.07, 04:34
IiIYeSiLIiI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 29.04.07
Yaş: 20
Mesajlar: 90
Karizma Puanı: 68
IiIYeSiLIiI will become famous soon enoughIiIYeSiLIiI will become famous soon enough
Ce: yeni slogan! (mutlaka yorum yazın.)

insallah cekerler yaptiklari terbiyesizligin cezasini...
__________________

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (Daim)  
Alt 14.06.07, 16:59
Süper Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 27.11.06
Yaş: 30
Mesajlar: 478
Karizma Puanı: 123
angoren has a reputation beyond reputeangoren has a reputation beyond reputeangoren has a reputation beyond reputeangoren has a reputation beyond reputeangoren has a reputation beyond reputeangoren has a reputation beyond reputeangoren has a reputation beyond reputeangoren has a reputation beyond reputeangoren has a reputation beyond reputeangoren has a reputation beyond reputeangoren has a reputation beyond repute
Ce: yeni slogan! (mutlaka yorum yazın.)

inanın üzülüyorum. bu slogan tutar diye üzülüyorum. yazık. cumhurbaşkalığı seçimi öncesine kadar terör böyle azmamıştı. akp'ye yapılan tavırlar ters tepince anketlerdeki oy oranları artınca birileri düğmeye bastı ama bu öyle böyle değil harbiden düğme. kimsenin derdi akp değil, ülkem!! ülkemin üzerinde büyük oyunlar oynanıyor. ve bazıları buna fena maşa oluyor.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (Daim)  
Alt 14.06.07, 17:22
njtbcrn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tam Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 03.08.06
Şehir: Bolu
Yaş: 18
Mesajlar: 192
Karizma Puanı: 105
njtbcrn is a jewel in the roughnjtbcrn is a jewel in the roughnjtbcrn is a jewel in the rough
njtbcrn - MSN üzeri Mesaj gönder
Ce: yeni slogan! (mutlaka yorum yazın.)

zaten 1960'daki ihtilalde başgösteren bir insandı Alparslan Türkeş..

CHP - MHP böyle bir durumda sanırım birlikte olmak zorundalar. Sonuçta ikisi de "Tam Bağımsız Türkiye" modeli için buradalar...

eğer ki bu insanlar bu slogan sebebiyle ceza alacaksa yazıklar olsun...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (Daim)  
Alt 14.06.07, 17:26
Ak-Çağ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Süper Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 24.05.07
Yaş: 28
Mesajlar: 401
Karizma Puanı: 101
Ak-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond repute
Ce: yeni slogan! (mutlaka yorum yazın.)

njtbcrn Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
zaten 1960'daki ihtilalde başgösteren bir insandı Alparslan Türkeş..

CHP - MHP böyle bir durumda sanırım birlikte olmak zorundalar. Sonuçta ikisi de "Tam Bağımsız Türkiye" modeli için buradalar...

eğer ki bu insanlar bu slogan sebebiyle ceza alacaksa yazıklar olsun...

Arkadaş sen Rahmetli Başbuğ un Menderesi asan ekiple birlikte olduğunu mu ima etmeye çalışıyorsun... Bence yazı yazmadan aç biraz tarih oku...
__________________
"Konuşsam tesiri yok, sussam gönül razı değil..." Fuzulî
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (Daim)  
Alt 14.06.07, 17:32
njtbcrn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tam Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 03.08.06
Şehir: Bolu
Yaş: 18
Mesajlar: 192
Karizma Puanı: 105
njtbcrn is a jewel in the roughnjtbcrn is a jewel in the roughnjtbcrn is a jewel in the rough
njtbcrn - MSN üzeri Mesaj gönder
Ce: yeni slogan! (mutlaka yorum yazın.)

asıl sen biraz tarih oku

ben asan grup demedim ihtilalci grup dedim aynı insanlar değil bu biiiir

ikincisi en basidinden 27 mayıs sabahı ihitilal bildirisini radyolardan duyduğumuz ses inanamasan da Alparslan Türkeş'e aittir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (Daim)  
Alt 14.06.07, 17:40
Ak-Çağ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Süper Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 24.05.07
Yaş: 28
Mesajlar: 401
Karizma Puanı: 101
Ak-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond reputeAk-Çağ has a reputation beyond repute
Ce: yeni slogan! (mutlaka yorum yazın.)

Başbup Asker olarak yer aldı ama ne 27 mayıs ı nede ihtilacilerin yanlışlarını desteklemedi...

buyrun Rahmetli Başbuğ'un anıları...

Alparslan Türkeş'in Sürgünden Dönüşü
Alparslan Türkeş'in 815 günlük sürgün hayatı 22 Şubat 1963'de sona ermiştir. Hindistan'dan ailesi ile birlikte Lübnan'a gelen Türkeş burada eşi ve çocuklarını Beyrut'tan Ankara'ya gönderdi. Kendisi ise İsviçre'ye geçti. Burada Dündar Taşer ile görüştü. Daha sonra Bern, Brüksel ve Paris'e geçerek 14'ler grubunun diğer mensuplarıyla buluştu. Avrupa'da bulunduğu süre içinde arkadaşlarıyla yaptığı görüşmelerde daha çok Türkiye'de takip edecekleri siyasetin nasıl olması gerektiği üzerinde fikir yürüttüler.

Bu görüşmelerden sonra Muzaffer Özdağ ile Türkiye'ye doğru yola çıktılar. Yugoslavya'ya geldiklerinde Muzaffer Özdağ'ı Bulgaristan üzerinden Türkiye'ye gönderdi. Kendisi ise Üsküp, Makedonya üzerinden Selânik'e geçti. Burada Batı Trakya Türkleri ile çeşitli görüşmeler yaptı. Nihayet 22 Şubat 1963 günü Kapıkule'den giriş yaparak Edirne'ye geldi. Edirne'de Muzaffer Kaplan ve kalabalık bir vatandaş topluluğu tarafından karşılandı. Kafile hâlinde İstanbul'a geldi. İstanbul'da basın toplantısı yaparak daha önce hazırlamış olduğu "Millete Beyanat" adlı metni Türk milletine sundu. 24 Şubat'ta ise Ankara'ya geldi. Alparslan Türkeş'in yurda dönüşü münasebetiyle yayımladığı beyanatı önemine binaen aşağıya alıyoruz;



" Sevgili Vatandaşlarım,

Ülkü ve inancından vazgeçmez bir insan olarak, iki yıl önce aranızdan ayrılmış uzaklara gitmiştim. Bugün yine aynı azim ve imanla dolu ve Türk milletinin geleceği hakkında büyük ümitler taşıyarak, sevinç ve heyecan içinde tekrar sizlere kavuşmuş bulunuyorum.

Sizlerden biri ve sırdan bir vatandaş bulunmak övünç ve heyecanımın tek kaynağını teşkil etmektedir.

Söze başlarken, millet iradesinin her şeyin üstünde tutulmasını ve ona herkes tarafından saygı ve itaat gösterilmesini, bir selâmet yol olarak gördüğümü tekrar belirtmek isterim.

27 Mayıs sabahı yazarak sizlere radyodan yayınladığım yazımın mana ve ruhuna daima sadık kaldım ve bugün de memleketin huzur ve yükselişini bu beyanatın belirttiği ruh ve yönde görmekteyim.

Irk, din ve mezhep farkı gözetmeksizin, vatandaşların refah ve saadetini sağlamak ve insana değer veren insanca bir zihniyetle memlekette huzur ve istikrarı sür'atle tesis için her çeşit gayret gösterilmelidir.

Büyük Atatürk'ün bize emanet ettiği ilkelere daima bağlı kalınmalı ve hürmet edilmelidir.

Mübarek vatan topraklarına ayak bastığım şu günlerde sizlere 27 Mayıs'ın gayelerini, her türlü hırslı ve bencil tutumlara karşı göğüs germiş yetkili bir kimse olarak açıklamakta fayda görüyorum.



Sevgili vatandaşlarım,

27 Mayıs hiçbir parti ve zümreye karşı ve herhangi bir şahıs, zümre ve parti lehine bir hareket olarak yapılmamıştır.

27 Mayıs iktidarda bulunan bir partiyi silâh zoru ile iktidardan indirip onun yerine bir muhalefet partisini oturtmak için, yani adî bir hükûmet darbesi olarak düşünülmemiştir. Onun kökleri, asil gayeli kaynaklara inen derinliklerdedir.

Bunun aksini söylemiş ve söylemekte bulunanlar memlekete büyük zarar vermiş ve hâlen de vermeye devam eden kimselerdir.

27 Mayıs, sefalet, yokluk ve karanlık içinde sahipsiz olarak bırakılmış bulunan köylü ve halk kitlesini en kısa yoldan ve hızla modern uygarlığa ulaştırmak, Türk devletini kendi gücü ile ayakta durabilecek hâle getirmek için yapılmıştır.

27 Mayıs, politika bezirgânlıkları ve şahsî menfaat hırsları ile tehlikeye düşürülen Millî Birliği korumak, kardeş kavgasına meydan vermemek gayesiyle yapılıştır.

27 Mayıs, memleketin savunma gücünü en yüksek dereceye çıkarmak, Türk Silâhlı Kuvvetlerini II. Cihan Harbi başından beri terkedilmiş olduğu, ihmal ve bakımsızlık çukurundan kurtarmak için yapılmıştır.

27 Mayıs, topraksız köylüyü toprak sahibi yapmak, bütün milleti içine alan bir yardımlaşma teşkilatı kurarak hiçbir vatandaşı yardımsız ve sahipsiz bırakmamak için yapılmıştır.

27 Mayıs, güzel sanatlar ve spordan halk hizmeti için faydalanarak aydınları ve gençleri köylere ve halkın içine gönderip, halkla harman ederek, memleketi hızlı kalkındırmak için yapılmıştır.

27 Mayıs, Ülkü ve Kültür Birliği ve Türk Kültür Dernekleri gibi kurullarla uyanıklık sağlamak ve millî kültürü geliştirerek Millî Birliğimizi sağlamlaştırmak için yapılmıştır.

27 Mayıs, ilmî meş'ale yaparak hızla kalkınmak ve Türk milletini en kısa zamanda atom ve feza çağına sokmak için yapılmıştır.

27 Mayıs, Türkiye'yi muzır cereyanların manevî istilâsından kurtarmak ve onu millî özelliğe sahip hür bir fikir ve vicdan hayatına kavuşturmak için, yani kısacası Türk Rönesansını yaratmak için yapılmıştır.

Muhterem Vatandaşlarım,

Bugünkü tutum ve hızla yukarıda sıralanan hedeflere kaç yüz senede ulaşılabileceği düşünülmeli ve bu geçecek yüz yıllar sırasında, modern memleketlerin bizi beklemeyecekleri de hesaba katılmalıdır.

Sevgili vatandaşlarım,

Bugün dünya atom ve feza çağının eşiğinden içeriye adım atmış bulunmaktadır. On dokuzuncu yüzyılda meydana gelen ilmî ve teknik gelişmeler, nasıl sosyal, ekonomik ve politik hayatı alt üst etmişse, gelmekte olan atom ve feza çağı da büyük değişikliklere sebep olacaktır. Bir sıçrama yaparak çağlar üzerinden atlayıp atom ve feza çağına girmek zorundayız. Türkiye bir varolmak veya yok olmak dâvasıyla karşı karşıyadır. Bizi birbirimize düşürmek ve devletimizi parçalamak için içte ve dışta tehlikeli cereyanlar gelişmektedir.

Birbirimize karşı davranışlarımızda, daima karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörürlük duygusu hâkim olmalıdır.



Siyasî partiler, bir saltanat vasıtası ve bir gaye olarak değil, sadece memlekete ve millete hizmet için bir vasıta olarak kabul edilmelidir.

Her kim olursa olsun, bütün vatandaşlara karşı şefkat. Sevgi ve kanun himayesi şart sayılmalıdır. Fikirlerini kabul etmediğimiz veya şahsî aykırılığımız bulunanlara da, insanca, hukuk düzeni içinde işleme tabi tutulması esas olmalıdır.

Millet ve memleket faaliyetleri, ilim ve tekniği her şeyin üstünde tutan bir görüşle düzenlenmeli ve iktisadî hayat hemen harekete geçirilmelidir. Türkiye'mizin endişesiz yarınına güvenen çalışkan insanlar diyarı olarak ufuklarda yükselmelidir.

Aziz vatandaşlarım,

Türk milleti bölünmez kutsal bir bütündür.

Bizler belirli bir fikir ve davayı temsil ile onun bayrağını taşıyan insanlarız. Bizi şu veya bu siyasî teşekküle izafe etmek yerine bütün bir milletin sadece hâdimi olarak kabul etmek gerekir.

Sevgili vatandaşlarım,

Mensubu olduğumuz Türk milleti, büyük kabiliyetlere ve büyük güce sahip bir millettir. Kudretimiz ve irademiz, önümüzdeki güçlükleri yenmeye ve bize çevrilmiş olan tehlikeleri göğüslemeye yeterlidir..

Ey geçmişin büyük fırtınaları, eşsiz ve şerefleri içinden gelen ve mutlu yarınlara elbette erişecek olan büyük Türk milleti.

Selâm, sevgi, muhabbet sana.."



Alparslan Türkeş Hindistan sürgününden sonra Ankara'ya yerleşti. Gaziosmanpaşa semtindeki evinde ilgi odağı hâline gelmiş, ziyaretçi akınına uğramıştı. Eski arkadaşları peşini bırakmamış, kimileri tekrar "ihtilâl" yapmayı, kimileri ise "siyaset" yapmayı teklif ediyordu. Bu sıralarda Türkeş'in eski arkadaşı olan Emekli Albay Talat Aydemir ilk teşebbüsünden sonra ikinci defa ihtilâli denemeyi plânlamaktaydı.

Talat Aydemir, 21 Mayıs Hareketin'e Alparslan Türkeş'i de dahil etmek için büyük çaba sarf etmiştir. Aydemir'e göre 22 Şubatçılar ile 14'ler birleştiği takdirde ülkenin idaresi çok kolay bir şekilde ele alınabilirdi. Bu birleşmenin sağlanabilmesi için 10 Nisan 1963 günü Dikmen Taşucu'nda Türkeş grubu ile Aydemir grubu bir görüşme yaptılar. Türkeş görüşmede Aydemir'e, kendisinin liderliği altında ve meşru yolla siyasî faaliyette bulunmayı teklif etti. Aydemir, Türkeş'in liderliğini kabul etmediği gibi memlekete ihtilâl yoluyla hizmet edileceği kanaatinde olduğunu açıkladı. Türkeş'in meşru zeminden ayrılmama fikri, Aydemir'in harekât plânı ile tamamen farklıydı. Bu yüzden görüşmede netice alınamamıştır.

Daha sonra kendi başına hareket etmeye karar veren Talat Aydemir ve Fethi Gürcan arkadaşlarıyla birlikte 20-21 Mayıs 1963'te ikinci kez darbe teşebbüsünde bulundular. Ancak bu hareketin sonu hüsran oldu ve bu teşebbüslerinin bedelini ağır ödediler. Bu seferki isyanı bastırma işini bizzat Cevdet Sunay ve kuvvet komutanları yönettiler. 20-21 Mayıs 1963 ayaklanması 22 Şubata göre daha geniş bir çevre ile bağlantı kurularak yapılmıştı.

Bu ayaklanmada hükûmete bağlı askerlerle isyancılar arasındaki çatışmada 8 kişi ölmüş, 26 kişi yaralanmıştı. Yapılan yargılamalardan sonra isyanın öncüsü Talat Aydemir, Fethi Gürcan, Osman Deniz ve Erol Dinçer ölüm cezasına çarptırılırken, diğerleri de çeşitli hapis cezaları almışlardı. TBMM'nin kabul ettiği 480 sayılı kanunla da haklarında ölüm kararı onaylanan Fethi Gürcan ve Talat Aydemir idam edildiler.

Dönemin iktidarı, hiçbir ilgisi olmamasına rağmen Alpaslan Türkeş'i bu olayların sanıkları arasına alarak tutukladı. Yaklaşık dört ay hücrede kalan Türkeş, yapılan yargılama sonrasında beraat etti
__________________
"Konuşsam tesiri yok, sussam gönül razı değil..." Fuzulî
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (Daim)  
Alt 14.06.07, 17:44
njtbcrn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tam Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 03.08.06
Şehir: Bolu
Yaş: 18
Mesajlar: 192
Karizma Puanı: 105
njtbcrn is a jewel in the roughnjtbcrn is a jewel in the roughnjtbcrn is a jewel in the rough
njtbcrn - MSN üzeri Mesaj gönder
Ce: yeni slogan! (mutlaka yorum yazın.)

nedense sürgün öncesini yazmamışsın!

peki neden sürgüne gönderildi ?


27 Mayıs İhtilali ve Hindistan "Sürgünü" [değiştir]27 Mayıs 1960 harekatından kısa süre önce Elazığ'daki birliğinden Ankara'ya atandı ve Talat Aydemir'in önerisiyle Milli Birlik Komitesi'ne (MBK) alındı. Darbeyi planlayıp yürüten 8 kişi arasında yer aldı. Aynı zamanda MBK üyelerini belirleyecek koalisyon içinde yer aldı. Darbe bildirisini radyodan okuduktan sonra adı sıkça duyulmaya başlandı. 27 Mayıs sonrası başbakanlık müsteşarlığı yaptı. Bu dönemde Milli Birlik Komitesi içindeki görüş ayrılığı sonucu 13 Kasım 1960'da 13 üye ile birlikte görevinden "affedilen", Türk siyasi tarihinde "14'ler" olarak adlandırılan, iktidarın sivil hükümetlere devredilmesine karşı çıkan grubun lideri konumundaki Alparslan Türkeş MBK içindeki Albaylar Grubu tarafından "ülkeyi nasyonal sosyalist bir sisteme süreklediği" ileri sürülerek 22 Eylül 1960'ta MBK'den çıkartıldı, re'sen emekli edildi ve Yeni Delhi büyükelçilik müşaviri olarak Hindistan'a gönderildi. Sürgünde iken, MBK Başkanı Cemal Gürsel 'e, Yüksek Adalet Divanı 'nda yargılanan Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam edilmelerinin doğru olmayacağını vurgulayan ve Milli Yol dergisinde yayınlanan mektubu gönderdi.

25 ay kadar sonra, 23 Şubat 1963'de Gümülcine 'den yurda döndüğünde kendisini burada kalabalık bir "milliyetçi topluluk" karşıladı.

al kısaca oku da öğren kaynak istersen meh: [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Güncel > Türkiye Gündemi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Gösterim Modu

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Yazar Forum Cevaplar Son Mesaj
lütfen yorum yazın!!! bacacsa Aşıklar Diyarı 1 19.01.07 19:50
'Haram parayla kurban'a yeni yorum SuLTaNNeFi Türkiye Gündemi 4 27.12.06 23:23
Recep17'den bir video daha mutlaka izleyin ve yorum bekliyorum recep17 Geyik Multimedia 1 17.12.06 20:57
geLiYoRuZ ŞiiRi KeSiN BaKıN YoRuM YaZıN:) oguzm3t3 BJK - Beşiktaş 0 26.08.06 13:00


Tüm Zaman GMT +2 Olarak ayarlı. Saat: 11:03.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Beta 4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0