![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Duyurular |
| Türkiye Gündemi Ülke gündemine dair an sıcak haberler, en güncel tartışmalar, en seri paylaşımların yer aldığı bir bölüm. Memlekette neler olduğunu merak edenlerin forumdaki ilk durağı. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| |||
| Önümüze sinsice kurulan tuzaklar Aşağıdaki yazı Cumhuriyet gazetesiyle hafta da bir gün ortak yayın yapan Strateji dergisi ‘’Tusam’’ın yani Ulusal Güvenlik Stratejileri araştırma merkezinin başkan vekili olan sayın Ali Külebi’nin ‘’Misak-ı Milli’nin Batı tarafından kabulü olan Lozan’ın Yıl dönümü-TÜRKİYE SEVR’E ZORLANIYOR’’ adlı makalesinden sadece kısa bir bölümünün tesbitleridir.Pazartesi günleri Cumhuriyet gazetesiyle birlikte verilen Cumhuriyet-Strateji adlı dergide çıkan bu yazının tamamı dikkate şayandır. Solculardan ve ağızlarında irtica,irtica diye geveleyip bağıranlardan hiç haz etmem.Sayın Ali Külebi’de bu laflarıyla haz etmediğim kişiler arasındadır.Çünkü bu makalesinin birkaç bölümünde irtica,din devleti,gericilik gibi kavramlar kullanarak İslami değerlerimize bilmeden de olsa ağır darbeler vurmaktadır.Ama kötünün bile iyi taraflarını almasını bildiğimden yazısının birkaç bölümünü moda deyimle ‘’SANSÜR’’leyerek görüşlerinize sunuyorum.Çünkü güzel tesbitler yapmış TUSAM’ın başkan vekili. Sayın Ali Külebi’nin söylediği Cumhuriyet’e ve rejime karşı olan tehdit ve tehlikeler acaba İslam’ı ağızlarına pelesenk eden cins YAHUDİ’lermi,yoksa bölücü terörü azdıran hain Türkiye’deki KRİPTO YAHUDİ’lermi.? Veyahut İslami devlet özleminde tutuşan Türk’lermi ? Bunu sormadan da edemiyorum..Bir bilebilsek bizim sorunumuzun ney olduğunu,o zaman daha iyi olacağız ammaaa bir türlü idrak edemiyoruz… Hepiniz bir ve var olan ALLAH’a emanet olun.. Cumhuriyet-Strateji dergisi Ali Külebi : Misak-ı Milli’nin batı tarafından kabulü olan Lozan’ın yıl dönümü.. TÜRKİYE SEVR’E ZORLANIYOR Makalenin 4.Paragrafı… Tuzaklar Tehlikeli tuzaklara bakarsak; 1-) Pkk terörü ve Irak’ın kuzeyindeki Kürt oluşumu ABD’nin himayesinde tekrar azmış ve ortadoğudaki yeni stratejik gelişmeler ışığı altında ülkemizin bölünmez bütünlüğünü ve Cumhuriyet’imizin bekasını tehdit edici boyuta ulaşmıştır. 2-) Bugün hemen hemen her şeyin AB adına düzenlendiği ülkemizde yabancılara toprak satımına hangi boyutta ve ne amaçla izin verildiği tam olarak bilinmemekte ve Cumhuriyet’imizin kazanımlarının kaybedileceği kuşkusunu uyandırmaktadır. 3-) Bütün bunlara karşı son müdahale makamlarından Cumhuriyet’imizin bize kazandırmış olduğu bağımsız ve güçlü yargı erki bile üzerinde yoğunlaştırılan fiziki ve manevi baskılarla tehdit altındadır.Yargının bağımsız olmadığı bir ülkede hukuk devleti ve işlevsel bir Cumhuriyet’ten söz edilemeyecektir. 4-) Söz konusu tehdidin varlığı bir tarafa geçtiğimiz günlerde Danıştay’a yapılan saldırı Cumhuriyet’imizi koruma ve kollama görevini üstlenmiş kurumlarla ilişkilendirilmek istenmiş bu kurumlara duyulan güvenin zedelenmesi suretiyle Cumhuriyet’in geleceği karanlıklaştırılmak istenmiştir. 5-) AB ülkeleri Ermeni’leri ve Kürt’leri bize karşı kışkırtmakta ve bizden onlar lehine kazanımlar ve ödünler koparma ve Cumhuriyet’imizi aşındırma çabasında kararlı bir şekilde yol almaktadırlar. 6-) Hortumcuları,bölücüleri,irticacıları (!!!) zaman aşımlarıyla kolladığına dair söylentiler olan bağımsızlık ilkelerinden uzaklaştırılarak yönlendirildiği iddia edilen iddia makamı sistemi iş ülke çıkarlarını korumak ve bölücülere karşı vatanı savunarak görevini yapanlara geldiğinde üç haftada karar alabilmekte şehit cenazesinde terörü protesto edenlere akıl almaz cezalar verebilmektedir.Bu Cumhuriyet’in temellerini tahrip edici zihniyetin yol almış olduğu mesafeyi açıkça ortaya koyan bir göstergedir. 7-) AB’nin uyguladığı baskıyı bahane ederek verilen tavizler birkaç yıl önce dizginlenmiş terörü tekrar hortlatmıştır. 8 -) Silahlı kuvvetlerimiz ve onun gözbebeği özel kuvvetleri son günlerde çete söylemleriyle hedef alan yabancı güçlerin yerli işbirlikçileri Cumhuriyet’i yıpratmak ve yıkma yolunda sistematik bir çaba içindedirler.Amaç Silahlı Kuvvetleride etkisizleştirerek yanlışlıklara ve haksızlıklara karşı oluşan Milliyetçi-ulusalcı (!!!) dip dalgayı sindirmektir.Bu yolda modern psikolojik harbin bütün unsurları dış destekli faaliyetlerle aşama,aşama geliştirilmektedir. Hedef halkımız tarafından her zaman en güvenilir kuruluş olarak nitelendirilen Silalı Kuvvetlerimizdir.Yine kimi yöneticilerin dini istismara yatkınlıklarıda tehlikeli bir yaklaşımdır.Bugüne kadar ATATÜRK’ün ‘’Ne mutlu Türk’üm diyene’’ söyleminde uygun olarak hiçbir kimlik ile sorunumuz olmadığı halde Türk’lüğün adeta ikinci plana itercesine yeni kimlikler uydurma yaklaşımları ve bu yolda AB istekleri doğrultusunda korkunç bir gafletle atılan adımlar da Cumhuriyet’imizin Misak-ı Milli sınırlarımızın ve 24 Temmuz 1923 Lozan anlaşmasının ruhuna aykırıdır. Bugünlerde 70 milyonun üzerine çıkmış Anadolu Türk’lüğünün kurmuş olduğu Cumhuriyet’in 300 milyonluk bir Türk Dünya’sına yol gösterici birleştirici bir çimento OL(A)MAMASI için içimizdeki hayalci batı muhibbi , Arap muhibbi, AB,ABD ve Siyonist yanlılarının maddi manevi bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde gösterdikleri çabalar Türk’lüğü ve Türkiye Cumhuriyet’ini zayıflatmak amaçlıdır. Günümüzde söz konusu çabalar aynı ‘’HAİNLER’’ defalarca oynadıkları parçalama oyunlarının kendilerince son perdesi olarak şimdide bir Kürt Milliyetçiliği oluşturmak şeklinde hayata geçirilmek istenmektedir.Ancak son perdeler olarak düşünülen oyunlara ‘’Çılgın Türk’ler’’in verdiği yanıtlarda hafızalardan çıkarılmamalıdır. Curzon’un amacı ……. Sonuç olarak Cumhuriyet’imiz kurulduğundan buyana ona bazen açıkça bazen mevcut siyasal güçten cesaret alarak saldıran karanlık emelliler ortamın uygunluğundan bugün alabildiğine yararlanarak daha büyük mevziler kazanmışlardır.Kendilerini Türk hissetmemenin,hissedememenin zavallılığını Cumhuriyet’imize kast ederek kendilerine göre zafere dönüştürmek istiyorlar. Öfke ve düşmanlık birikimlerini Cumhuriyet’imizin kazanım ve değerlerine saldırarak kusarken beynelmilel sağ,sol,bölücü ve kökten dinciler olarak bir bütünlük içindeler.Bağımsız Cumhuriyet’imiz ve ATATÜRK ilkelerine karşı sinsi veya açık bir savaş açmış durumdalar.Malesef bu hiç olmamasını dilediğimiz savaşın bizi sürükleyeceği noktada rejimimiz,Cumhuriyet’imiz ve temel ilkeleri tehdit altına girebilecektir. Demokrasimiz,teokrasi tehtidi altındadır,bağımsız yargı ve hukuk devleti anlayışı tehdit altındadır,üniter yapımız,bölünmez bütünlüğümüz tehdit altındadır ve bölücülerin sistematik çabaları aynı emelleri taşıyan diğer bütün hainlerle el ele vererek ülkemizi paramparça etmek istemektedir.Lord Curzon’unda amacı buydu.Sevr’inde ötesinde bir amaç güdülüyordu ve buda Türk’lüğü Avrupa’nın daha ötesine Asya’ya doğru yeni bir Haçlı seferiyle atmaktı. Konu DeliTürK tarafından (30.07.06 Saat 18:20 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|