Türkiye GündemiÜlke gündemine dair an sıcak haberler, en güncel tartışmalar, en seri paylaşımların yer aldığı bir bölüm. Memlekette neler olduğunu merak edenlerin forumdaki ilk durağı.
Bu kadar da olmaz dedirtecek türden şeyler seyrettik ekran başında. Uçan kuştan medet uman davranışları ile AKP milletin gözünde küçüldükçe küçüldü. ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu’nun, “AKP lilere devlet yönetimi emanet edilemez” demesinin ne manaya geldiğini, ilerleyen saatlerde hep birlikte anladık.
CHP milletvekili Kemal Anadol’un Cumhurbaşkanlığı seçimi için gerekli olan Anayasanın 102. maddesine göre işlem yapılması teklifine Meclis başkanı Arınç:
“Ben yeter sayı olduğuna eminim. Siz tereddüt ediyorsanız yirmi arkadaşınızı alıp gelin başvurun.” Dedi.
Hukukçu olması sebebi ile Anayasa’yı ihlal eder o görüntüler çok vahimdi.
Yaklaşık altı aydır bugünleri görerek “Nisan da” erken seçim yapılarak, bir yıl heba olmasın diyoruz. Hiçbirine yanaşmadı AKP iktidarı. Elinde olan erki kaybedeceğini bildiğinden, Cumhurbaşkanlığı makamını emniyete almak istedi. Cumhurbaşkanlığı, meclis Başkanlığı ve TBMM i başkanlığı kendilerinde, Bizans Medyası arkalarında, Washington’un desteği yanlarında olarak seçime girecekti.
Cumhurbaşkanlığını alsalardı yaz aylarında erken seçim olabilirdi yorumuna katılmıyorum. Kasım 2007 de Kerkük referandumu gündemdedir. 1991 de Amerikan’ın BOP Savaşlarını başlattığı tarihten itibaren, Kerkük K.Irak’ta yapılandırılan Sözde Devletin parçası olma operasyonuna tabii tutulmuştur. Kerkük Türk’ü, yıllarca“psikolojik ve etnik saldırı”ya rağmen topraklarını terk etmemiştir.
İşgal altında ki Irak’ta Amerikalılar gözetiminde hazırlanan Anayasa’ya göre, Kerkük’te statü oylaması yapılacaktır. Ayni KKTC nin yok ediliş formülü olan “Annan Planı” gibi. Neticesi şimdiden belli, halk oylaması” ile Kerkük, Sözde Kürdistan” topraklarına katılacaktır. Ayni tarihlerde Türkiye’de “genel seçim” vardır. Kerkük’ten Türkmen’in temizlenme ve Kerkük’ü ele geçirme projesi, Türkiye seçimlerinin gölgesinde kalması tasarlanmıştır.
27 Nisan 2007 yi önemli bir gün olarak not etmek gerekir. Tehdit ve rüşvete boyun eğmeyen milletvekilleri sayesinde, milli irade tekrar tesis edilecektir. Bizans oyunları ile 367 yi bulma çabasını halk dikkatle izlemiştir. CHP, ANAP ve DYP de dünkü sınavı başarı ile vermiştir. AKP nin “en büyük parti de benim demokrasi de” tarzı yaklaşımları “sine-i millete çarpmıştır.
Cumhurbaşkanlığı Seçiminin kaderini TBMM başkanı Arınç’ın davranışı belli etmiştir. Anayasanın 102. maddesini yok sayarak seçimi başlatmıştır. İç tüzük, Anayasa’da ifadesini bulan maddeleri kolaylaştırmak içindir. Anayasa’yı hiçe sayarak, iç tüzükle yola çıkan AKP için sonun başlangıcı olmuştur.
27 Nisan 2007 günü olanlar, “demokratiktir.” AKP Anayasa’da ki hükümleri ihlal etmiştir. Anayasa mahkemesinin vereceği karar bu ihlalin düzeltilmesi amacını taşıyacaktır. Muhtemelen “erken genel seçim” kapıdadır. Bu seçim Türkiye ile birlikte, bize gözünü dikmiş sınırlarımız dışında ki “Türk varlığına “da nefes aldıracaktır. Mesela ; “Kerkük referandumunun akıbeti ne olur?” sorusunu gündeme getirecektir?
KKTC üzerinde beş yıldır devam eden, Rum kesimine yamama operasyonları sona erecektir.
AB inin “devlet politikası” olarak gözden geçirilmesi” gerekecektir ki en önemlisi budur. Türkiye’yi bölünme noktasına getiren, iç huzuru kaçıran Brüksel’in burnunu iç işlerimize sokmasından kurtulmak şart olmuştur. AB den başka hedefi olmayan partiler tez elden kendilerini değiştirmek mecburiyetindedir.
“Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletindir” gerçeğini merkeze oturmayan hedeflerin sonucu, beş yılda yaşadıklarımızdan farklı olmayacaktır. Buna riayet edilmeyecek olduktan sonra, AKP değil de diğer partiler olmuş ne fark edecektir?
AKP nin “Anayasa’yı hiçe sayan” davranışı ile kaosun odağı olmasının ardından, Genel Kurmay’ın açıklaması gayet yerindedir. Hiç kimse “darbe çığırtkanlığı yapmasın. Cumhurbaşkanı seçme kurallarından bi haber AKP tıkanmış kalmıştır. Her şey olup bittikten sonra TSK nin fikir beyan etmesi normaldir. Washington ve Brüksel’in “Cumhurbaşkanlığı seçimde “ görüş bildirip iç işlerimize karıştığı noktada, Genel Kurmayımızın görüş bildirmesi niçin aykırı oluyor?
Bizans medyası Batı emperyalizmi ile birlikte, “ Siyaseti seçilmişlere bırak” telkini yapmaktadır TSK ne. İyi de 367 yi TSK i mi es geç dedi Arınç’a?
Kerkük ile ilgili fikir beyan eden siyasilerimize Amerika, “Irak’ın iç işidir karışmayın” demiştir. 27 Nisan 2007 de yaşadıklarımız da Türkiye’nin iç işidir.
Gelişmeler demokratiktir, mecrasında ilerlemektedir. Bunu herkes böyle okumalıdır.