
MGK'da enine boyuna tartışılan olası Kuzey Irak operasyonu konusunda görüş birliğine varıldı
"Hurriyet.com.tr", 10 Nisan'daki Milli Güvenlik Kurulu'nda (MGK) Kuzey Irak'taki PKK unsurlarına yönelik sınır ötesi operasyonun hangi boyutlarıyla masaya yatırıldığı ve olası bir operasyonda Türkiye'nin nelerle karşılaşabileceğine dair yapılan değerlendirmelerle ilgili son derece önemli bilgilere ulaştı.
Asker ve sivil kanat, tüm uyarılara rağmen Kuzey Irak kaynaklı PKK terörünün artarak devam etmesi halinde, Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan müdahale hakkı olduğu konusunda görüş birliğine vardı.
"ŞU ANKİ" ÇEKİNCELER
Ancak, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın, MGK'dan iki gün sonra düzenlediği basın toplantısında ifade ettiği gibi, "Türkiye, Kuzey Irak'a operasyon yapmalı. Bunda da askeri açıdan başarılı olunur" şeklindeki değerlendirmeye, siyasi kanatın "şu an için" çekinceli yaklaştığı öğrenildi. Orgeneral Büyükanıt, aynı basın toplantısında, operasyon için siyasi iradenin karar vermesi gerektiğini söylemişti. Sivil kanat ise MGK’da askeri başarıda şüphe duymadığını vurgularken, "kemiğin bıçağa" dayanması durumunda şu anki çekincelerin devre dışı kalacağı mesajını da verdi.
Hurriyet.com'un güvenilir kaynaklardan aldığı bilgiye göre, sınır ötesi operasyon MGK'da şöyle konuşuldu:
BM'NİN 51. MADDESİ
Birleşmiş Milletler'in 51. maddesi uyarınca, üye bir ülke, başka bir üye ülkenin topraklarından kaynaklanan silahlı terör saldırısına hedef oluyorsa, meşru savunma hakkını kullanabilir. Türkiye, bu meşru savunma hakkını kullanma kararına vardığında, aldığı önlemleri anında BM Güvenlik Konseyi'ne bildirir.
ASKER: ŞARTLAR OLUŞTU
Asker kanat, 51’inci maddeye uygun böyle bir durumun oluştuğu yönünde net mesajlar verirken, kurul üyesi bazı bürokratların da dahil olduğu sivil kanat, "şu an için" sıcak takip ve uluslararası destek bulmada sorunlarla karşılaşılabileceğine dikkat çektiler. Siviller, iki endişeyi şöyle izah ettiler:
SICAK TAKİP İZNİ
Sıcak takip konusunun açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Bilindiği gibi uluslararası kurallara göre sıcak takip, izin alınmadan sadece denizde yapılabiliyor. Karada sıcak takip yapabilmek için komşu ülkenin izni gerekiyor. Saddam Hüseyin döneminde iki ülke arasındaki anlaşma uyarınca, karada da sıcak takip yapılabiliyordu. Karada sıcak takip için mevcut Irak yönetimiyle anlaşma yapılması şart. Irak'ta hem Cumhurbaşkanı Celal Talabani, hem de Nuri el Maliki hükümeti sınır ötesi operasyona karşı olduklarını ifade ederek, anlaşma yolunu kapatmış durumdalar.
ULUSLARARASI DESTEK
Türkiye'nin sınır ötesi operasyonda haklı olduğunu ortaya koymak için uluslararası alanda destek bulmak gerekiyor. Mevcut ortam bunun için elverişli değil. Şu an için bir operasyon uluslararası alanda Türkiye açısından ters etki yapabilir. Bunun örneğini daha önce Kıbrıs'ta yaşadık. Kıbrıs'ta birinci harekatta, açıkça ifade edilmese de uluslararası destek vardı. Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, el altından Türkiye'ye destek vermişti. Ancak ikinci harekatla birlikte, dünyada Türkiye'ye karşı net tavır değişikliği oluştu.
Sivil kanatın bu değerlendirmesinden sonra MGK sonrası yayınlanan bildiriye doğrudan "sınır ötesi operasyon" yerine "diğer yaklaşımlar" ifadesi konulmasında mutabık kalındı.
BİLDİRİDEKİ İFADE
10 Nisan'daki MGK sonrası yayınlanan bildiride, Irak'la ilgili bölümde en önemli ifade şöyle yer almıştı:
"Irak'ın kuzeyinden ülkemize yönelik terör tehdidine karşı Irak tarafının alması gereken önlemlere ilişkin olarak Irak Hükümetine verilen nota ve bundan sonra takip edilecek siyasi, ekonomik ve 'diğer yaklaşımlar' üzerinde durulmuştur."