Türkiye GündemiÜlke gündemine dair an sıcak haberler, en güncel tartışmalar, en seri paylaşımların yer aldığı bir bölüm. Memlekette neler olduğunu merak edenlerin forumdaki ilk durağı.
Bu da Ergenekon'un korkunç yüzü! 2 Temmuz 2008 Çarşamba, 12:36[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
Ergenekon operasyonu kapsamında Antalya'da gözaltına alınan Osman Gürbüz'ün suç dosyasının oldukça kabarık olduğu ortaya çıktı.
Gürbüz, adam öldürmeden küçük yaştaki kıza tecavüze, gasptan haraç almaya kadar birçok kirli olayların içine girmiş. İşlediği suçlarla gaddar ve acımasız olduğu anlaşılan Gürbüz'ün cinayetleri arasınsa iki öz kardeşinin bulunması ise dikkat çekiyor.
Zaman'ın haberine göre ismi bir polis memurunun öldürülmesi olayına da karışan Gürbüz, eski eşini de kuşun yağmuruna tutarak ağır yaralamış. Ayrıca askeri, emniyet ve MİT mensupları ile yakın ilişkide olduğu belirlenen Osman Gürbüz'ün aralarında JİTEM'cilerin de bulunduğu kalabalık bir grupla çalıştığı ifade edildi.
Kuvveyi Millye Derneği'nin Antalya Şubesi'nin kurucuları arasında yeralan Gürbüz'ün turistik bölgelerden Kemer'de 3 iş yerinin sahibi olduğu da ortaya çıktı.
Ergenekon operasyonu kapsamında Antalya'da gözaltına alınan Osman Gürbüz'ün Kuvveyi Milliye Derneği'nin Antalya şubesinin kurucularında olduğu ileri sürüldü. Antalya'da düzenlenen operasyon sonucunda Lara tarafında kaldığı evde gözaltına alınan Gürbüz'ün Kemer ilçesinde 3 ayrı işyerinin olduğu ve buraları kiraya verdiği öğrenildi.
1962 Erzincan, Kemah-Ayranpınar doğumlu olduğu belirlenen Osman Gürbüz'ün, daha önceki eşinden ayrıldığı ve 1992 yılından beri dini nikahlı olarak N.N. isimli bir bayanla birlikte yaşadığı ortaya çıktı. Daha önceki eşinden bir kızının olduğu ve bu kızının da yanında kaldığı öğrenilen Gürbüz'ün dini nikahlı yaşadığı eşinden de bir erkek çocuğunun dünyaya geldiği belirlendi.
Osman Gürbüz'ün 16-17 yaşlarında iken adam yaralama suçlarına karıştığı, daha sonra bir kadının bileziklerini gasp ettiği gerekçesiyle 8 yıl cezaevinde yattığı öğrenildi. Bir süre cezaevinde yatıktan sonra çıkan Gürbüz'ün 1988 yılında Ankara'da arkadaşı ülkü ocakları başkanı Nuri Şahin'i bir ihtilaf yüzünden ayağından vurarak firar ettiği belirlendi.
1990'da ağabeyini öldürme, 1991'de kardeşi Suphi Gürbüz'ü boşandığı eşi Selma Sezer'e sarılmış biçimde gördüğü için öldürdüğü, 1992'de de ayrıldığı eşini silahla ayaklarından yaraladığı iddia edildi. Aynı yıl İstanbul Sarıgazi'de kız öğrenciye tecavüzden yargılandığı bildirildi.
Osman Gürbüz'ün 1994'te bir polisin öldürülmesi, 1994'de İstanbul Bakırköy'de kahvehane işleten 'Seboş Dayı' olarak anılan şahıs ile İstanbul'da bir otoparkta 3 kişinin ölümüne sebebiyet verdiği öğrenildi.
1997 yılında polis baskınından kaçmaya çalıştığı belirlenen Gürbüz'ün 09 Nisan 1997 günü İstanbul, Beyoğlu-Sıraselviler Caddesi'nde emekli Tuğgeneral Habil Küçük'e ait güvenlik malzemeleri satan şirkete yapılan polis baskınından kaçmaya çalışırken yakalandı.
Gürbüz'ün bunun yanında 'Küçük Hacı' lakabıyla Jandarma'dan atılma Binbaşı Bülent Öztürk, İbrahim adlı emekli bir başçavuş, 5 Jitem mensubunun da bulunduğu 20 kişilik bir grup ile çalıştığı, ayrıca bazı asker, polis ve MİT mensupları ile de irtibat halinde olduğunu belirlendi.
Gürbüz'ün o dönemlerde bir süre Binbaşı Bülent Öztürk ile İstanbul Küçükçekmece'de 'Altınnal' adlı barı işlettiği de öğrenildi.
Osman Gürbüz'ün İstanbul'daki Yahudilerden haraç alınması ve baskı yapılması işlerinin yanı sıra Antalya, Alanya, Kemer, İzmir ve Bursa'da birçok illegal işe karıştığı, Kemer'de bulunan bir otelin ele geçirilmesi operasyonu nedeniyle otel sahibini öldürdüğü ortaya çıktı.
Gürbüz'ün Ahmet Dirier'den İnci Baba'yı öldürmek amacıyla para aldığını, ancak İnci Baba'nın öldürülmesi eylemini gerçekleştiremediğini itiraf ettiği öğrenildi. İstanbul'da Nurettin Elibol sahte kimliğini kullandığı belirtilirken Gürbüz'ün, o zamanlarda 'F02-Psikolojik Savunma Uzmanı' ibareli Başbakanlık İstihbarat Dairesi kimliği ve ehliyeti kullanarak işlerini kolay halettiği öğrenildi. Osman Gürbüz'ün silah meraklısı olduğu da belirtiliyor.