Bıraktığı yerden devam ediyor: Uzlaşma olmazsa çatışma çıkarSeçimlerde halktan istediği desteği alamayan CHP'de dün hesap günüydü. Genel başkanın istifa etmesini isteyenlerin, Parti Meclisi (PM) toplantısında sesini yükseltmesi bekleniyordu. Ancak Deniz Baykal, toplantı öncesinde yaptığı Köşk manevrasıyla gündemi değiştirdi.

Deniz Baykal, Parti Meclisi (PM) toplantısında seçim sonuçlarına ilişkin eleştiri ve özeleştiri yaptıklarını söyledi. CHP lideri, PM üyelerinin kendisine ve yönetim kadrolarına güvenini açıkladığını sözlerine ekledi.
Gerginlik politikasını sürdüren anamuhalefet lideri, 'çatışma' tehdidinde bulundu. Hiçbir partinin, şartları ve konjonktürü kullanarak cumhurbaşkanlığı konusunu kendi tekeline almaması gerektiğini belirten Baykal, "Uzlaşma olmazsa tekrar çatışma ve gerginlik dönemi başlar. Kurumlar arasında huzursuzluk çıkar, toplum tedirginliklere sürüklenir. Kimseyi üzmek, tedirgin etmek istemiyorum. Ama herkesi akla ve mantığa çağırıyorum." dedi. Baykal, uzlaşma sağlanması halinde Köşk seçimine katkıda bulunacaklarını söyledi.
CHP lideri, AK Parti'nin cumhurbaşkanı adayı konusunda arayış içinde olmasını anlamlı bulduklarını ifade ederken, tereddütlerin aşılmasını ve uzlaşma yoluna girilmesini istedi. "İktidarlar gerektiğinde fedakârlık yapma durumunda olurlar. O fedakârlık yapılabilmelidir. Bunların yapılması onlara da Türkiye'mize de yararlı olur." diyen Baykal, bu konudaki politikalarıyla iktidara kötülük değil, iyilik yaptığını ileri sürdü. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz onlara tuzak kurmuyoruz. Onları ve Türkiye'yi ferahlatacak çıkış yolunu aramalarını istiyoruz. Bizim takınacağımız tavrın AKP'nin istediği insanı cumhurbaşkanı olarak seçmesine engel getirmediği açıktır.
DTP var. AKP kimi koyarsa aslan gibi destekleyecek. Başka bir partimiz de 'bizim için önemli değildir, biz de genel kurula gireceğiz' dedi. Mesele yok. İstediğini koyar ve seçtirir. Ama biz diyoruz ki: 'Sakın ha yanlış yapma, seçilecek kişi Türkiye'nin cumhurbaşkanıdır. Türkiye'nin cumhurbaşkanını bir parti içi konu gibi ele alma. Gel bizimle konuş, başkalarıyla konuş. Arayalım bakalım sen de rahatlarsın, Türkiye de rahatlar' diyoruz. Biz kaynaşma, bütünleşme, barış yolunu öneriyoruz ve bizim bu tavrımız sonucunda inşallah bu olacak."
Seçimlerden önce terör örgütü PKK'nın bitirilmesi için Kuzey Irak'a askerî müdahale gerektiğini belirten Baykal, dün ilk kez müzakereden söz etti. Türkiye'nin sıkıntılara son verecek etkili uygulamaları bir an önce yürürlüğe koyma mecburiyeti bulunduğunu belirten Baykal, "Bu yöntemleri hiç kuşku yok, Irak hükümetiyle, Kuzey Irak'taki yetkililerle, ABD ile çok ciddi şekilde müzakere etmemiz gerekmektedir." şeklinde konuştu.
CHP lideri, Irak başbakanının yapacağı ziyaretin büyük bir fırsat olduğunu, Türkiye'ye yönelik bir terör örgütünün Irak topraklarında himaye edilmesinin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğinin iyi anlatılması gerektiğine dikkat çekti. Baykal, ABD ile de terörü bitirme konusunda çok ciddi bir çalışma yapılmasını ve bunun yürürlüğe konulmasını da istedi.
Deniz Baykal, seçim mitinglerinde AK Parti iktidarını Kuzey Irak'a müdahale etmemekle suçlamış, hükümeti Kuzey Iraklı yetkililerle müzakere etmek istediği iddiasıyla sert ifadelerle eleştirmişti. Baykal, "Kuzey Irak'la ilişki kurduğunuz zaman, PKK ile de ilişki kuruyorsunuz. Bize, 'oturun PKK ile siyasi uzlaşma sağlayın' diyen bir Kuzey Irak ile Türkiye'nin temasa geçmesi, kendisine yönelik terör eylemini sahiplenen Kuzey Irak'ı kabul etmesi anlamına gelir." ifadelerini kullanmıştı.
'Bu gidişle İnönü'nün torunları CHP'ye oy vermeyecek'
CHP, seçim mağlubiyetini dün Parti Meclisi'nde (PM) tartıştı. 11 saat süren toplantıda milletvekili seçilemeyen bazı üyeler, CHP lideri Deniz Baykal'a sert eleştiriler yöneltti. Baykal bunun üzerine 80 kişilik PM'den 'güvenoyu' istedi. Yapılan oylamada, 12 ret oyuna karşılık Baykal ve Merkez Yönetim Kurulu'na (MYK) oy çokluğuyla 'güvenoyu' çıktı.
CHP'nin seçimden sonraki ilk PM toplantısına iİsmet İnönü'nün torunu Ayşe Gülsüm Bilgehan'ın sözleri damgasını vurdu. Seçim sonuçlarından MYK ve genel başkanın sorumlu olduğunu belirten Bilgehan, Baykal'ın görevi bırakmasını talep etti. Bilgehan, "Böyle giderse benim torunlarım CHP'ye oy vermeyecektir, sanıyorum sizin torunlarınız da CHP'ye oy vermeyecek." uyarısında bulundu. Listeye giremeyen Örsan Kunter Öymen, Baykal'ın Başbakan Tayyip Erdoğan'ı örnek almasını isterken, Adil Özkol, "Devlet bünyesindeki resmi gazete gibiyiz." tepkisini gösterdi.
İzzet Çetin, olağanüstü kurultayın derhal toplanmasını ve yeni bir vizyon oluşturulması gerektiğinin altını çizdi. Yeniden milletvekili seçilemeyen Ali Kemal Kumkumoğlu ise, partisinin Kürt meselesiyle ilgili politikasını eleştirdi: "Kürt meselesinde doğruları yapmadık. Partinin önünü açmakta genel başkanın, MYK ve PM'nin ortak sorumluluğu vardır."
Toplantıda, bazı üyeler arasında rüşvet tartışması da yaşandı. İzzet Çetin, MYK üyelerinden Fuat Çay'ın milletvekilliği adaylığı sırasını para ile sattığını iddia edince Parti Meclisi karıştı. Çetin , "MYK üyemiz Fuat Çay'ın Hatay 3. sıra milletvekilliği adaylığını 100 bin dolar karşılığında ABD'den aday olmak için gelen Ali Vural Cengiz isimli bir partiliye satmak istediği istihbaratını aldım. Ben bunu genel sekreterimiz Sav'a söyledikten sonra bana karşı Çay ve arkadaşları tarafından kampanya başlatıldı. Bu yüzden de beni tekrar aday göstermediniz. Ben bu iddiamın hâlâ arkasındayım. Cengiz ile listeler açıklandıktan sonra da görüştüm. Kendisi olayı doğruladı. İddiaların asılsız olduğunu ileri süren Çay, "Bunlar dedikodu, iftira. Bunlar benim Hatay'daki rakiplerimin iftirasıdır. Bende buradan öneriyorum İzzet Çetin de sendikacıdır. Bütün sendikacıların mal varlıkları araştırılsın." Çay'ın bu sözlerine cevap sendikacılıktan gelen eski Türk-İş Başkanı Bayram Meral'den geldi. Meral, Çay'a dönerek "Sen ne demek istiyorsun? Ben de sendikacıyım. Sen nasıl böyle konuşabilirsin? Sen bu söylediklerini ispat edemezsen şerefsizsin." dedi. Habib Güler, Ankara
Erdoğan'a, 'Yeniden seçil, Köşk adaylığına karşı çıkmam' demişti Deniz Baykal, Gül'ün cumhurbaşkanı adayı olduğu süreçte ilginç taahhütlerde bulunmuştu. Erken seçim isterken Erdoğan'a, "Cumhurbaşkanı olmak istiyorsan, seçimi yapalım, yeniden iktidar ol gel!" çağrısı yapmıştı. Baykal, şöyle demişti: "Cumhurbaşkanlığı seçimi genel seçimlerden sonra yapılmalıdır. Herkes ister cumhurbaşkanı olmayı. Olacaksan, yap seçimi gel al. Seçimlerde Parlamento'da çoğunluğu sağla, cumhurbaşkanı seçil." Baykal, başka bir tarihte de "Millete git, seçilebilirsen cumhurbaşkanlığını al. Böyle yaparsan, sesimi çıkarmamayı taahhüt ediyorum. Yanlış olduğunu bildiğim halde, millete saygımdan dolayı, millet istediği için sesimi çıkarmam." ifadelerini kullanmıştı.
CHP'ye göre yenilginin sebebi yönetim hariç herkes 22 Temmuz seçimlerinde AK Parti'nin yarısından daha az oy olan CHP, yenilginin sebeplerini araştırıyor. Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) tespitlerine göre, parti yönetimi dışında herkes suçlu. Yönetim, Yüksek Seçim Kurulu'nu (YSK) cami imamlarını, medyayı, ikinci cumhuriyetçileri, ABD ve Avrupa'yı başarısızlığın sebepleri arasında gösterirken hiçbir özeleştiride bulunmadı. CHP MYK, dün toplanan Parti Meclisi'ne (PM) seçim yenilgisinin sebeplerini irdeleyen bir rapor sundu. Raporda partinin hangi seçim bölgesinde ne kadar oy aldığına ayrıntılı şekilde yer verilirken, beklenen oyun alınamamasının sebepleri sıralandı. 'Seçim sonuçlarını AKP lehine etkileyen bazı temel faktörler' başlıklı bölümde en büyük etken olarak 'tarikatlar ittifakı' gösterildi. CHP yönetiminin iddiasına göre, ABD ve AB seçimlerde AK Parti'yi destekledi. Raporda, CHP'ye oy vermeyen Doğu ve Güneydoğu seçmeni için 'köşeye sıkıştırılmış yurttaşlar' ifadesi kullanıldı. Seçim yenilgisinden cami imamları da sorumlu tutuldu. AK Parti'nin din faktörünün siyasileştirilmesi ile destek sağladığı savunuldu. 'İkinci cumhuriyetçiler' olarak adlandırılan aydınlar da 'halkın beynini yıkamakla" suçlandı. Habib Güler, Ankara
Demirel: Baykal'ın siyaset dışı kalması ülke için kayıp olur <9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, seçim kaybeden liderlerin istifasına karşı çıktı. Demirel, CHP lideri Deniz Baykal'ın siyaseti bırakmasının Türkiye için kayıp olacağını söyledi. Seçimin hemen ardından Baykal'ı arayarak "istifa etme" dediği yolundaki iddiaları da doğruladı. Partilerin her zaman seçimi kazanmadığını anlatan Demirel, "Seçim kaybeden partinin genel başkanının görevi bırakması gibi bir şey olduğu düşüncesinde değilim. Geçmişte de olmadı böyle bir şey." diye konuştu. Nil Uluslararası Eğitim Organizasyonu Başkanı Nilüfer Köylüoğlu ve beraberindeki heyeti kabul eden Demirel, Baykal'ın seçim sürecinde iyi bir kampanya yürüttüğünü öne sürdü. Demirel, DP Genel Başkanlığı için ismi geçen Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün'ü desteklediği yönündeki söylentileri ise yalanladı. Demirel, "Benden duymadığınız laf, bana ait değildir." dedi. İsa Yazar, Ankara
Muhalifler, 9 Eylül'de yüz bin kişilik eylem yapmayı planlıyor CHP'de Genel Başkan Deniz Baykal'ın istifasını isteyen muhalifler, eylül ayına kilitlendi. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül taraftarları, partinin kuruluş yıldönümü olan 9 Eylül'de genel merkezin önünde yüz bin kişilik bir eylem yapmayı planlıyor. Sarıgül'e yakın isimlerden Cafer Dursun, parti yönetimine 9 Eylül'e kadar süre tanıdıklarını hatırlatarak, "Kurultay kararı çıkmazsa yüz binleri genel merkezin önüne yığacağız." şeklinde konuştu. Eski CHP İstanbul Milletvekili Hasan Aydın da, "Durmak yok, yola devam." ifadesini kullandı. Mücadelelerinin sonuna kadar süreceğinin altını çizen Aydın, "Baykal'ı gittiği yere kadar kovalayacağız." dedi.
Ahmet Dönmez, İstanbul