| Bir grup okurdan Vakit gazetesine açık mektup “Ey iman edenler!. Hak üzere durup adaleti yerine getirmeye çalışan hakimler ve Allah için doğru söyleyen şahidler olun. Velev ki, o şahitliğiniz nefisleriniz yahut ana babanızla yakın akrabanız aleyhine olsun. İster üzerine şahitlik yapılan kimseler zengin veya fakir bulunsun.”
Kur’an-ı Kerim, Nisa Suresi, 4/107
MHP’nin 129 milletvekili ile hükümet ortağı olduğu dönemde, ‘suret-i haktan yana’ bir yayın yaptığını zannettiğimiz Vakit gazetesinin birinci sayfasında hemen her gün şu tür haberlere rastlamak mümkündü:
- “MHP, Rahşan Ecevit’e teslim oldu”
- “MHP, başörtüsü meselesini çözemedi”
- “MHP, kuran kurslarının önünü kesti”
- “MHP, İmam hatiplilere kulak tıkadı”
- “MHP, teröristbaşı Apo’yu asamadı”
- “MHP, yolsuzluğun üzerine gidemedi”
- “MHP, yoksulluğa çare bulamadı”
- “MHP, Çin devlet başkanına nişan verdi”
Bilinçaltlarını borbardımana tutan bu haberler ile birçok kişiyi MHP’ye düşman hale getirdiniz!..
H H H
MHP’nin sözlerinin arkasında durmadığını belirterek, yerine alternatif olarak Tayyip Erdoğan liderliğindeki AKP’yi pompalamaya başladınız!..
Erdoğan ve yol arkadaşlarının 3 Kasım seçimleri öncesinde meydanlarda esip gürlediği sözler, sayfalarınızda şöyle yer buluyordu:
- “Başörtüsü bizim namus borcumuzdur”
- “İmam Hatiplerden İmam hatipliler anlar”
- “Kur’an kurslarına itibar kazandıracağız”
- “YÖK’ün saltanatına son vereceğiz”
- “Yolsuzluk ve yoksulluğu bitireceğiz”
- “Türkiye’yi lider ülke haline getireceğiz.”
Çok muhterem yazarlarınız ise, AKP’nin kan ağlayan inançlı mağdur kitleler için ’tek kurtuluş reçetesi’ olduğunu yazıp çiziyorlardı!..
H H H
AKP, Anayasa’yı değiştirecek bir çoğunluk ile tek başına iktidara geldi, MHP ise baraj altında kaldı!..
Derken, aradan tam 4.5 yıl geçti!.. Peki ne değişti?.. Verilen sözlerin hangisi yerine getirildi?..
Başörtüsü meselesini Belediye Başkanı’nın eşinin başını açtırarak, İmam Hatip meselesini katsayı puanını daha ağırlaştırarak, Kur’an Kursları meselesini Kur’an kursu yıkarak çözdüler!..
Yolsuzluğu, devlet ihalelerini ‘kendi yandaşlarına’ peşkeş çekerek, yoksulluğu milleti üç kuruşluk ‘seçim yardımına’ mahkum ederek hallettiler!..
ABD, AB ve İsrail’in her dayatmasına boyun eğip Türkiye’yi ‘uydu ülke’ haline getirdiler!..
Teröristleri affedip yeniden dağlara saldılar!..
Apo için gizli af çıkarmaya kalkıştılar!..
H H H
4.5 yıllık iktidarı boyunca başörtüsü meselesi için hiçbir adım atmayan Tayyip Erdoğan, önce “Peruk takıp derslere öyle girsinler” dedi, ardından “Bedel ödemeye hazır değiliz” diye buyurdu, ardından “Ben öyle bir söz vermedim” diye kestirip attı!..
“Dindar Cumhurbaşkanı seçtirmediler” diye yeni bir ‘mağdur edebiyatına’ soyunurken, ne yazık ki daha önce kendisine iktidar yolunu açan meseleleri, seçim beyannamesine bile almadı!....
Ancak, Refahyol iktidarı döneminde Erbakan Hoca’ya, 57’nci Cumhuriyet Hükümeti döneminde MHP’ye karşı ‘Hz. Ali’nin Kılıcı’ kesilen sizler, ne yazık ki iktidar koltuğunda ‘tanıdık birileri’ olunca, olup bitenlere karşı ‘üç maymunu’ oynuyorsunuz!..
Görmüyor, duymuyor, bilmiyorsunuz!..
H H H
‘Ağlaşan’ mağdurlardan boşalan sayfaları, Erdoğan’ın uçağına binip Bush’un yemeğinde ’hatıra fotoğrafları’ çektirenlerin pozları ile süslüyorsunuz!..
‘Yahudi’ lobisi ve ‘Dünya Kiliseler Birliği’nden alınan ödülleri gündeme getirenleri, “Falan kişi de Yahudi bursu almıştı” diye bastırmaya çalışıyorsunuz?..
Olmayan MHP-CHP koalisyonu üzerine senaryo yazıyorsunuz, ama temelleri şimdiden atılan DTP-AKP hükümetini görmezden geliyorsunuz!..
“CHP ile laiklik anlayışımız farklı” sözünü dile doluyorsunuz da, “Allah katında hak din İslam’dır” ayetinin hutbelerden kaldırılmasına ses çıkarmıyorsunuz!..
‘Tüyü bitmemiş yetimin’ hakkına uzanan elin sembolü olan ’Ali Dibo’ hadiselerini görmezden gelip, “Benim hırsızım iyidir” mesajı veriyorsunuz!..
H H H
Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de bizleri ’kör’ ve ‘aptal’ yerine koyup, bir kez daha teslimiyetçi AKP iktidarına oy vermeye çağırıyorsunuz!..
Yani, Erbakan Hoca’nın deyimi ile bizlere “Cehenneme bilet alın” diyorsunuz!..
İslam’a ‘Haçlı Seferi’ ilan eden ABD ile...
‘Hristiyanlık kulübü’ haline gelen AB ile...
Filistin’i ’kan gölüne’ çeviren İsrail ile...
Uluslararası ‘Yahudi/Ermeni’ lobileri ile..
Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ile...
Talabani, Barzani ve Apo ile...
28 Şubat’ın organizatörü TÜSİAD ile, Rahmi Koç ile, Aydın Doğan ile aynı safta el bağlayıp ‘iktidar borazanlığı yapmak’ size yakışıyor mu?..
Hiç Allah’tan korkmuyor musunuz?..
H H H
Haksızlık karşısında ‘susan’ dilsiz şeytandır!..
‘Vicdan’ ile ‘cüzdan’ arasında sıkışıp kalarak, gerçekleri tersyüz etmeye kalkışmak, ‘münafıklık’ alametlerindendir!..
Derhal ‘tövbe istiğfar’ edip kendinize gelin!..
Aksi takdirde iki elimiz yakanızda olacak!..
Hasan ALDATILAN
Bir grup Vakit okuru adına |