Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Türk Tarihi

Duyurular

Türk Tarihi Parçası olduğumuz ulusun binlerce yıllık, çıkarılması gereken derslerle dolu tarihi üzerine detaylı paylaşımların yapılabileceği bir bölüm.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Gösterim Modu
  #1 (Daim)  
Alt 10.02.08, 14:44
عاكف ار - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Vekili

 
Üyelik Tarihi: 30.11.06
Şehir: Istanbul
Yaş: 24
Mesajlar: 4.581
Blog Başlıkları: 2
Karizma Puanı: 532
عاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond reputeعاكف ار has a reputation beyond repute
Asrın en siyasi Padişahı II. Abdülhamid

Sultan İkinci Abdülhamid 21 Eylül 1842′de doğdu. Babası Tanzimat Fermanı’nı ilân eden Sultan Abdülmecid (1839-1861), annesi ise Tir-i Müjgan Kadın Efendi’dir. İkinci Abdülhamid 11 yaşındayken annesini, 19 yaşındayken de babası Sultan Abdülmecid’i kaybetti. Amcası Sultan Abdülaziz’in (1861- 1876) hükümdarlık yıllarında Maslak’taki köşkü, Tarabya’daki yazlığı ve Kağıthane’deki çiftliği arasında, ailesiyle beraber kendi hâlinde bir hayat yaşadı.

Şehzadeliği döneminde, 1864′te Sultan Abdülaziz’in Mısır’a yaptığı seyahate, 1867′de de Fransa, İngiltere, Belçika, Almanya, Avusturya- Macaristan’ı içine alan Avrupa seyahatine katıldı. Sultan Abdülhamid, bu seyahatte Batılılar’ın hayat tarzını, gelenek ve göreneklerini, protokol yöntemlerini bütün ayrıntılarıyla görme fırsatı bulmuş, dünyanın en ileri tekniklerini, buluşlarını yerinde görmüş, Avrupa’nın hangi düzeye vardığını anlamıştı.

Sultan Abdülaziz’in son yıllarında ortaya çıkan gelişmeler, ülkenin kaderini derinden etkilediği gibi, Abdülhamid’in geleceğinin şekillenmesinde de önemli rol oynadı. Bir darbeyle 30 Mayıs 1876′da Sultan Abdülaziz tahttan indirilerek, öteden beri tahta geçmek için Meşrutiyetçilerle işbirliği içerisinde olan Beşinci Murad padişah yapıldı.

Ancak Beşinci Murad son dönemde yaşanan gelişmelerden olumsuz etkilenip, rahatsızlanmıştı. Meşrutiyet taraftarları, Beşinci Murad’ın hastalıklı hâliyle amaçlarına ulaşamayacaklarının farkındaydılar. Bu yüzden veliaht Abdülhamid’le Meşrutiyet’in ilânı hususunda anlaşıp, 31 Ağustos 1876′da tahta çıkardılar. İkinci Abdülhamid, tahta çıkar çıkmaz büyük meselelerle karşılaştı. Balkanlar’da istediği tavizleri alamayan Rusya, 24 Nisan 1877′de Osmanlı Devleti’ne savaş ilân etti.

Savaş büyük bir hezimetle sona erdi. Sultan Abdülhamid, savaşın sonunda meydana gelen gelişmeler üzerine 13 Şubat 1878′te Meclis’i süresiz tatil etti. Ancak anayasayı yürürlükten kaldırmamıştı.

İkinci Abdülhamid’in Meclis’i kapatması, daha sonra girişeceği, iktidarı Bâbıâli’nin, yani hükümetin elinden alarak Saray’a taşıma hamlelerinin ilkini teşkil etmekteydi. İkinci Abdülhamid yavaş yavaş Saray’ın hakimiyetini arttırdı. İkinci Abdülhamid hükümeti devreden çıkartıp, Bâbıâli’de yapılması gereken işleri Saray’a aktarınca, buradaki bürokratik işlemler eskiye oranla çok arttı ve Saray bürokrasisi Bâbıâli’nin yerini aldı.

Sultan Abdülhamid’in, padişah olduktan sonra Dolmabahçe Sarayı yerine Yıldız’da ikamet etmeyi tercih etmişti. Sultan, padişahlığının ilk yılları hariç, Yıldız Sarayı’ndan fazla ayrılmadı. İkinci Abdülhamid, hükümdarlık yıllarında dış politikada ustaca bir siyaset güderek Osmanlı Devleti’ni ayakta tutmaya çalıştı.

Bunun için Avrupalı büyük güçlere karşı, sonradan büyük devletler arasına katılan Almanya’ya yakınlaşıp, çok sayıda Müslüman sömürgeye sahip olan Fransa, İngiltere ve Rusya gibi devletlere karşı da İslâmcılığı bir tehdit unsuru olarak kullandı. İkinci Abdülhamid, padişahlığı döneminde büyük devletler arasındaki rekabeti sürekli körükleyen, tarafsız, bağımsız, çoğu zaman barışçı, bazen tavizkâr fakat yeri geldiğinde de tehditkâr bir dış politika anlayışı izledi.

İkinci Abdülhamid, hükümdarlık döneminde Tanzimat Fermanı’yla başlayan modernleşme sürecini devam ettirdi. Tanzimat reformlarının öngördüğü modernleşmeye sıkı sıkıya bağlı kaldı. Günümüzde varlığını devam ettiren birçok kurum İkinci Abdülhamid döneminde kurulmuştur. Sultan, modernleşmenin en önemli unsuru olarak eğitimi görüyordu.

Bu yüzden döneminde ülkedeki modern eğitim veren okulların sayısı bir hayli artırdı. Eğitim yanında, maliye, ulaşım, haberleşme, sağlık, sanayi ve ticaret, ziraat, hayır kurumları vesaire gibi konularda önemli atılımların yapıp, birçok kurumu oluşturdu. Sultan Abdülhamid zamanında her vilayette mektepler, hastaneler, yollar, çeşmeler, yapıldı. Eğitimin ülke geneline yayılması İkinci Abdülhamid döneminde oldu.

İkinci Abdülhamid’in hükümdarlığının son yıllarında İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin faaliyetleri arttı. Bunun üzerine, uzun süren mücadeleli bir saltanat döneminden sonra, manen ve ruhen yorgun düşen İkinci Abdülhamid, “Suyun akışına gideceğim” diyerek 23 Temmuz 1908′de, Meclis’in tekrar açılmasına izin verdi. 13 Nisan 1909′da 31 Mart Vakası meydana geldi. İstanbul’da çıkan isyan Rumeli’den gelen Hareket Ordusu tarafından bastırıldı.

Aslında isyan çıkmasından hiç sorumlu olmadığı halde, Yeşilköy’de toplanan Meclis, 27 Nisan 1909′da İkinci Abdülhamid’in tahttan indirilip, Beşinci Mehmed Reşad’ın padişah yapılması kararını aldı. Sultan Abdülhamid, tahttan indirildikten sonra Selânik’e gönderilerek Alâtini köşkünde göz hapsinde tutuldu.

1912′de Balkan Savaşı’nın çıkınca İstanbul’a getirilerek, Beylerbeyi Sarayı’na yerleştirildi. Beylerbeyi Sarayı’ndaki gözaltı süresi devam ederken, 10 Şubat 1918′de hayatını kaybetti. Divanyolu’ndaki Sultan Mahmud türbesine, dedesi Sultan İkinci Mahmud ve amcası Sultan Abdülaziz’in yanlarına defnedildi. Cenazeye çok büyük bir kalabalık katılmış ve derin bir teessür içinde olan halk “bizi bırakıp nereye gidiyorsun” diye hıçkırıklarla Sultan Abdülhamid’i son yolculuğuna uğurlamıştı.

Abdülhamid taraftarları İkinci Abdülhamid döneminde bir karış toprak kaybedilmediği söylerler. Karşıtları ise imparatorluk döneminde en büyük kayıpların Sultan Hamid’in döneminde olduğunu ifade ederler. Aslında her iki görüş de doğru değildir. 1877-1878 Osmanlı Rus savaşı sonrasında Balkanlar’da ve Doğu Anadolu’da toprak kaybedilmiş, 1881′de Tunus Fransızlar, 1882′de Mısır İngilizler tarafından işgal edilmiş, Kıbrıs İngiltere’ye, Doğu Rumeli vilayeti Bulgaristan’a bırakılmıştı.

Ancak bu toprak kayıplarının İkinci Abdülhamid’in saltanatının ilk yıllarında olduğuna dikkat edilmelidir. İkinci Abdülhamid, devlet idaresine hakim olduktan sonra dikkatli bir dış politika izleyerek fazla bir kayıp vermemeye çalıştı. Sultan, 19. yüzyılda hiçbir devletin sadece kendi gücüne dayanarak politika oluşturmadığı, aralarında ittifaklar yapmak suretiyle daha güçlü olmaya çabaladıklarının farkındaydı.

Bu yüzden devletler arasındaki dengeleri kollayarak politika üretti. Bu uğurda zaman zaman tavizler vermek zorunda kaldığı anlar da oldu. Ama bu durum hiçbir zaman devletin aciz durumlara düşürülmesi pahasına gerçekleşmedi. İkinci Abdülhamid Doğu Anadolu’nun Ermenilere verilmesine, Filistin’e Yahudilerin yerleşmesine sürekli karşı çıkmış, kutsal toprakların, petrol bölgelerinin elde tutulmasına azami gayret göstermiş, bu alanlarda en ufak bir tavize yanaşmamıştı.

Sana hak verecek hey Koca Sultan,
Bizdik utanmadan iftira atan,
Asrın en siyasi Padişahına
(Rıza Tevfik)

(Bugün Gazetesi)
__________________
Türkiye İmparatorluğu -
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Türk Tarihi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Gösterim Modu

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Yazar Forum Cevaplar Son Mesaj
Asrın aşk şiiri *AnGeL* Geyik Muhabbet Ve Komedi 9 21.01.08 22:56
Asrın Aşk Şiiri nasni Şiirler 2 06.11.07 18:45
En büyük Osmanlı Padişahı Übeydullah Türk Tarihi 20 12.09.07 16:49
Fatih Sultan Mehmed - Yedinci Osmanlı padişahı ve İstanbul'un Fatihi GARFIELD2 Biyografi ve Otobiyografi 6 03.03.07 13:51


Tüm Zaman GMT +2 Olarak ayarlı. Saat: 10:47.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Beta 1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0