![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Blogs | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Duyuru |
| Türk Tarihi Parçası olduğumuz ulusun binlerce yıllık, çıkarılması gereken derslerle dolu tarihi üzerine detaylı paylaşımların yapılabileceği bir bölüm. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| ||||
| Ce: Bunları Biliyor Musunuz? <Şeyh Edebâli'den Osman Gazi'ye... Edebâlî Hazretleri'nden Osman Gazi'ye cihanşümul bir devletin başkanlığına uzanan yolda önüne diktiği kilometre taşları: "Ey Oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana... Suçlamak bize; katlanmak sana... Acizlik, yanılgı bize; hoş görmek sana... Geçimsizlikler, çatışmalar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana... Kötü söz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Ey Oğul! Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana... Ey Oğul! Yükün ağır, işin çetin. Allah yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hakk yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin. Oğul! Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelâmlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlub eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanı içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır. Oğul! Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, ancak senin fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin, deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir... Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki âlime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene acı!.. Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyyette değildir. Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki, atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervasız, kahraman, gözüpek) derler. En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aiddir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğullan ve kardeşleri arasında bölüştürdüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar, yaşatamadılar. insan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kalkamaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar, laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur, düşman, canavar kesilir... Kişinin gücü günün birinde tükenir.ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz. Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!.. Yalnızlık, korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da... Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin. Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez! Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Osman! Geçmişini iyi W ki, nereye gideceğini unutmayasın..."
__________________ THE GREAT OTTOMAN POWER--MUHTEŞEM OSMANLI GÜCÜ ---HEDEF BÜYÜK HİZMET---мє∂єηιуєт ∂є∂ιğιη αçмαкѕα вє∂єηι ∂єѕєηє нαуναηℓαя вιz∂єη ∂є мє∂єηι...leylim'den çalıntı... ŞANLI TARİHİMİZ |
| ||||
| Ce: Bunları Biliyor Musunuz? 'MERZBANU'L-AFAK' Osmanlı'ya iki kıta üzerinde hükmetmek yetmez! Zira i'lâ-yı kelimetullah azmi iki kıtaya sığmayacak kadar büyük bir davadır! Selçuklu 'nun vârisi biz olduğumuz gibi Roma 'nın (Avrupa'nın) da vârisi biziz!.." Orhan Gazi'nin, oğlu Murat Han'a nasihatından... Orhan Gazi'nin, babası Osman Gazi gibi, Anadolu içerisindeki dindaşları olan Türk beyleri ile kısır hesaplaşmalara itibar etmeyip küffara gaza ilkesini benimseyerek bu yolda gözlerini başta istanbul olmak üzere Avrupa ufuklarına diktiğini... Bunun için de kendisine "merzbânü'l-âfâk" (ufukların sahibi) unvanı verildiğini ve bir yerde bir aydan fazla durmayıp i'lâ-yı kelimetullah yolunda sürekli cihad endeksli bir hayat yaşadığını... Biliyor muydunuz?
__________________ THE GREAT OTTOMAN POWER--MUHTEŞEM OSMANLI GÜCÜ ---HEDEF BÜYÜK HİZMET---мє∂єηιуєт ∂є∂ιğιη αçмαкѕα вє∂єηι ∂єѕєηє нαуναηℓαя вιz∂єη ∂є мє∂єηι...leylim'den çalıntı... ŞANLI TARİHİMİZ |
| ||||
| Ce: Bunları Biliyor Musunuz? KARAMANIN KOYUNU SONRA ÇIKAR OYUNU Bir uc beyi olarak Batı Anadolu'da Bizans sınırına yerleşen Osmanlı Beyliği'nin kurucularının "l'la-yı Kelimetullah" adına yönünü hep batıya çevirip dindaşları Anadolu bey-leriyle savaşarak topraklarını genişletmeyi düşünmediğini... I. Murad Hüdavendigâr'ın, Rumeli seferinden Edirne'ye döndüğünde Karamanoğlu Alaeddin Bey'in Osmanlı ülkesine taarruz ettiğini öğrenip çok üzüldüğünü ve: "Şu ahmak zalimin yaptığı işleri görün. Ben din gayretiyle Allah yolunda, bir aylık mesafede kafirler içine girdim; ömrümü gece-gündüz gazaya verdim; çok mihnet ve bela çektim. Halbuki o gelip Müslümanları yağma etti. Ey gaziler! Ben nasıl cihadı bırakıp Müslümanlara kılıç çekeyim" diyerek Karamanlılar* üzerine istemeye istemeye sefere çıkmak zorunda kaldığını...
__________________ THE GREAT OTTOMAN POWER--MUHTEŞEM OSMANLI GÜCÜ ---HEDEF BÜYÜK HİZMET---мє∂єηιуєт ∂є∂ιğιη αçмαкѕα вє∂єηι ∂єѕєηє нαуναηℓαя вιz∂єη ∂є мє∂єηι...leylim'den çalıntı... ŞANLI TARİHİMİZ |
| ||||
| Ce: Bunları Biliyor Musunuz? BÂNÎ-İ SÂNÎ-İ DEVLET Yıldırım Bayezid'in, Timur'a Ankara Savaşı'nda (1402) yenilip dil-sûz ölümüyle başsız kalan Osmanlı mülkünde 11 yıllık bir fetretin başgösterdiğini... Devletin temellerinin adalet üzre çok sağlam atılıp halkın gönlünde taht kurulmasından dolayı, bu 11 yıllık fetret boyunca Balkanlar'daki Hıristiyan teb'anın hiçbir şekilde isyan etmeyi düşünmediğini... Diğer beş kardeşin içinden sıyrılarak devletlerini 8 sene içinde uğradığı büyük felaketten çekip çıkaran Çelebi Meh-med'in (1413-1421), Osmanlı Devleti'ni, eski haşmetine kavuşturmak için yorulma bilmez bir gayretle delicesine çalıştığını ve bundan dolayı bazı tarihçiler tarafından kendisine Osmanlı'nın ikinci kurucusu mânâsında "Bânî-i Sânî-i Devlet'' denildiğini... Daha çocuk denilecek yaşta üzerine büyük mesuliyetler alıp, azim gailelerle karşılaşan Çelebi Mehmed'in, devletin birliği ve dirliği adına çektiği bu sıkıntıları: "Çocuk yaşımda, bunca belalar kim çektim; kimse çekmiş değildir" sözleriyle ifade ettiğini... Timur badiresinden harab olan Osmanlı mülkünü toplamak için ömrünü veren ve 24 defa bizzat harbe girip vücuduna 40'ın üzerinde yara alan bu genç sultanın, henüz hayatının baharında (32 yaşında) Edirne'de şiddetli kalp ağrısı ile yatağa düşüp Hakk'ın rahmetine kavuştuğunu ve Osmanlı tarihçilerince "Tatar tufanının muhataraya düşürdüğü devlet gemisini kurtaran Nuh!"olarak anıldığını... Biliyor muydunuz?
__________________ THE GREAT OTTOMAN POWER--MUHTEŞEM OSMANLI GÜCÜ ---HEDEF BÜYÜK HİZMET---мє∂єηιуєт ∂є∂ιğιη αçмαкѕα вє∂єηι ∂єѕєηє нαуναηℓαя вιz∂єη ∂є мє∂єηι...leylim'den çalıntı... ŞANLI TARİHİMİZ |
| ||||
| Ce: Bunları Biliyor Musunuz? İKİ DEFA TAHTINI TERKEDEN DÜNYANIN TEK HÜKÜMDARI "Mezarımın üzerine görkemli türbe yapmayın, üstü açık olsun ve vücudumu doğrudan doğruya toprağa gömün ki, Cenab-ı Hakk'ın rahmeti üstüme yağsın." Sultan II. Murad'ın vasiyetinden... Son derece dindar, vecibelerine bağlı, âdil, doğru sözlü, mûsikîye düşkün, âlim ve imara bir hükümdar olan Sultan II. Murad Han Gazi'nin (1421-1451) iki defa tahtını oğlu (Fatih) Sultan Mehmed'e terkedip bir sancağa çekilmesinin dünya liderler tarihinde benzersiz bir hadise olduğunu... Aynı zamanda duygulu bir şair olan bu II. Kosova fatihinin, Osmanlı tahtını gönül rızası ile terk edişinin gerekçesini: "Bunca demdür ibadullah içün çalışıp islâm'ı fitneden pâk ve düşmanın hayatın çâk idüp, dîn ü devlet uğrunda gayret eyledük. Bir müddet dahi hükûmetden el çeküp kûşe-i inzivada pür huzur ve âsûde hâl olmak hatırdan geçer." sözleriyle ortaya koyduğunu... Biliyor muydunuz?
__________________ THE GREAT OTTOMAN POWER--MUHTEŞEM OSMANLI GÜCÜ ---HEDEF BÜYÜK HİZMET---мє∂єηιуєт ∂є∂ιğιη αçмαкѕα вє∂єηι ∂єѕєηє нαуναηℓαя вιz∂єη ∂є мє∂єηι...leylim'den çalıntı... ŞANLI TARİHİMİZ Konu OME9 tarafından (18.08.07 Saat 14:00 ) de değiştirilmiştir.. |
| ||||
| Ce: Bunları Biliyor Musunuz? SULTAN II. MURAD'IN FERASETLİ DEVLET SİYÂSETİ "Sultan Murad, otuz yılı dolduran saltanatında memleketini şeref ve adaletle idare etmiş, milletinin hafızasında dindar, hak tanır, hayırhah bir sultan hatırası bırakmıştır. Şarklen gibi delikanlı iken tahta çıktı; fakat onlar gibi saltanatı ilerledikçe dehasını kaybetmedi." Hammer Yıldırım Bâyezîd'i Ankara Savaşı'nda mağlûb eden Timur'un, Osmanlı Devleti'ni haraca bağladığını ve ondan sonra gelen Ilhanlılar'ın, Timur'un varisleri olduklarını ileri sürerek bu haracı almaya devam ettiklerini... II. Murâd zamanında tamamen toparlanıp güçlenmiş olan Osmanlı paşalarının, Sultan Murad'a: "Pâdişâhım! Bunlara ne diye haraç veriyoruz? Artık başımızdan defedelim!.." demeleri üzerine, son derece akıllı ve ferasetli biri olan Sultan II. Murad'ın, komutanlarının bu his ve heyecan ağırlıklı talebine: "Onlar bizim yükselişimizin ve şu anki kudretimizin farkında değiller. Şayet şimdi biz, istedikleri parayı onlara vermezsek, giderler, sıradan da olsa bir ordu toplayıp üzerimize gelirler. Gerçi mağlub olurlar, ama Müslüman kanı akar... Dolayısıyla siz onlara istedikleri parayı verin! Zîrâ para için Müslüman kanı akıtmak istemem! Ancak İlhanlı elçilerine öyle gösteriler yapın ve ordumuzun ihtişamını seyrettirin ki, sahip olduğumuz kuvvet ve kudretin farkına varsınlar da bir daha kendilerinden çok üstün olduğu muhakkak olan bu Devlet-i Aliyye'den haraç isteme cür'et ve cesaretini gösteremesinler!.." hikmetli cevabını verdiğini... Gerçekten de, kısa bir zaman sonra İslamî hassasiyet gösteren Sultan Murad'ın ileri görüşlü politikasının meyve verip ilhanlıların haraç almaktan vazgeçtiklerini...
__________________ THE GREAT OTTOMAN POWER--MUHTEŞEM OSMANLI GÜCÜ ---HEDEF BÜYÜK HİZMET---мє∂єηιуєт ∂є∂ιğιη αçмαкѕα вє∂єηι ∂єѕєηє нαуναηℓαя вιz∂єη ∂є мє∂єηι...leylim'den çalıntı... ŞANLI TARİHİMİZ |
| ||||
| Ce: Bunları Biliyor Musunuz? Zülüflü baltacılar Zülüflü Baltacılar Ocağı, Sultan II. Murad'ın emriyle, seferlerde, ileri öncü birliği olarak ordunun önündeki ağaç ve çalıları kesip yol açmak için kurulmuştu. Bunların giydikleri dolamanın yakaları kalkık olup, başlarına giydikleri serpuşun iki tarafından iki örgü, zülüf veya perçemi yanlarına doğru sarktığından dolayı kendilerine "Zülüflü Baltacılar" denilmiştir. Savaş dolayısı ile Sancak-ı Şerif ile birlikte Sadrazam sefere çıkınca, Zülüflü Baltacılar da gider, Liva-yı saadet altında Kur'-an'ı Kerim okurlardı. Ayrıca Ramazan ve Kurban bayramlarında Bab-üs-saade (Akağalar kapısı) önünde kurulan taht-ı hümayunu bunlar getirip sonra kaldırarak hazineye teslim ederlerdi. Sultanahmed Camii'nde her sene mutad mevlüd okunduğu zaman da camidekilere şerbet, gülsuyu ve buhur ikram etmek bunların vazifesi idi. Saraydaki Ağalar Camii'nde sıra ile kayyımlık ederlerdi. Harem-i Hümayun'dan padişah, şehzade, sultan ve kadınlardan birisinin vefatında cenazeleri bunlar vasıtası ile nakledilirdi. Enderun'un seyyar hizmetleriyle vazifeli olan bu zülüflü baltacılar, zamanla saraylardaki hamamların ve ocakların odununu temin etme, Harem'e dışarıdan girebileceklere karşı muhafızlık yapma gibi işlerde bulunmuşlardı. Harem-i Hümayun'da yangın olduğu vakit onu söndürmek de bunların vazifeleri arasında idi. Zülüflü baltacılar, Ayasofya'da cami dersine devam ederlerdi, içlerinde kabiliyetli olanlarına halife (kalfa) ismi verilir ve bu halifelerin ehliyetli olanları da Harem ağalarını okuturlardı.
__________________ THE GREAT OTTOMAN POWER--MUHTEŞEM OSMANLI GÜCÜ ---HEDEF BÜYÜK HİZMET---мє∂єηιуєт ∂є∂ιğιη αçмαкѕα вє∂єηι ∂єѕєηє нαуναηℓαя вιz∂єη ∂є мє∂єηι...leylim'den çalıntı... ŞANLI TARİHİMİZ |
| ||||
| Ce: Bunları Biliyor Muydunuz? OSMANLI İLE BATI MEDENİYETİ ARASINDAKİ FARK Yirminci asrın başlarında Osmanlı Devleti'nin gücünü yi-irip tarih sahnesinden çekilmeye başlamasıyla birlikte Bosna-Hersek topraklarını ele geçiren Avusturya'nın bölgede 40 yıl, iaha sonra kurulan Yugoslav Devleti'nin ise ancak 84 yıl a-yakta kalabildiğini... Ayak bastığı her ülkede hoşgörü, müsamaha ve adaletle lükmeden Osmanlı Devleti'nin ise bu bölgede tam 415 yıl luzur içinde hâkimiyetini sürdürdüğünü... Fatih Sultan Mehmed'in, Rumeli'ndeki fetihlerini genişleterek I Sırbistan sınırlarına dayandığı zaman, iki ateş arasında kalan Ortodoks Sırpları, Katolik Macaristan Krallığı ile Müslüman Osmanlı Devleti arasında tercih yapmak zorunda kaldılar. Bunun üzerine Sırbistan Kralı George Bronkoviç, hem Macar Kralı Jan Honyad'a, hem de Fatih Sultan Mehmet Han'a heyetler gönderdi. Heyetlerin bu görüşmelerinden sonra Osmanlı Türklerini daha müsamahalı ve hoşgörülü buldu ve kendi dinlerinden olan Macaristan Krallığı'na değil de, Müslüman olan Osmanlı Devleti'ne iltica etmeyi kabul etti.
__________________ THE GREAT OTTOMAN POWER--MUHTEŞEM OSMANLI GÜCÜ ---HEDEF BÜYÜK HİZMET---мє∂єηιуєт ∂є∂ιğιη αçмαкѕα вє∂єηι ∂єѕєηє нαуναηℓαя вιz∂єη ∂є мє∂єηι...leylim'den çalıntı... ŞANLI TARİHİMİZ |
| ||||
| Ce: Bunları Biliyor Muydunuz? OSMANLI BİR İMPARATORLUK MUDUR? "imparatorluk kelimesi hazin ve nankör bir kelime. tmperyum sömürüye ve tahakküme dayanır. Osmanlı, Devlet-iÂliye'dir. Batı 'nın anladığı mânâda sömürü değildir." Cemil Meriç Osmanlı Devleti'nin resmi yazışmalarında "imparatorluk" kelimesinin bulunmadığını ve daima "Devlet-iÂli Osman"^ibaresinin kullanıldığını... İmparatorluk sıfatının yabancılar tarafından ve yazdıkları tarihlerde kullanıldığını... Türkçe'deki imparatorluk kelimesinin Lâtince'deki "impe-rium" kökünden galat olup "hükmeden"anlamına geldiğini... İslam ve Türk töresinde devlet başkanlığı sıfatının "hükmeden" değil, "hizmet eden" kişi anlamına gelmesi dolayısıyla (Yavuz Sultan Selim'in "Ben 'hâkimü'l-haremeyn' değil, 'hâ-dimüİ-haremeyn'im" dediği gibi) "imparatorluk" kavramının bunu karşılamadığını...
__________________ THE GREAT OTTOMAN POWER--MUHTEŞEM OSMANLI GÜCÜ ---HEDEF BÜYÜK HİZMET---мє∂єηιуєт ∂є∂ιğιη αçмαкѕα вє∂єηι ∂єѕєηє нαуναηℓαя вιz∂єη ∂є мє∂єηι...leylim'den çalıntı... ŞANLI TARİHİMİZ |
| ||||
| Ce: Bunları Biliyor Muydunuz? KIYAFETİN KİMLİĞİ Bir islam toplumu olan Osmanlılarda giyim, kuşam ve başlıkların kişilerin kimliğini ortaya koyan renk ve biçimlere sahip olduğunu... Azınlıkların elbise ve ayakkabılarının bile farklı olduğunu... Bu çerçevede, siyah ve mor renkleri Yahudi ve Ermenilerin, kırmızıyı ise Rumların kullandıklarını... Müslümanların, erkeği ve kadını ile sarı ayakkabı giydiğini ve bu rengi gayr-i müslimlerin kullanmasının yasak olduğunu...
__________________ THE GREAT OTTOMAN POWER--MUHTEŞEM OSMANLI GÜCÜ ---HEDEF BÜYÜK HİZMET---мє∂єηιуєт ∂є∂ιğιη αçмαкѕα вє∂єηι ∂єѕєηє нαуναηℓαя вιz∂єη ∂є мє∂єηι...leylim'den çalıntı... ŞANLI TARİHİMİZ |