Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Genel Kültür > Türk Kültürü
Duyuru

Türk Kültürü Dünyanın en eski ve en detaylı kültürlerinden birisi olan Türk Kültürünün inceliklerine vakıf olmak isteyenler için müstesna bir bölüm.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (Daim)  
Eski 15.07.06, 13:32
muraD - ait Avatar
Forum Kurdu
 
Üyelik Tarihi: 14.07.06
Mesajlar: 559
Karizma Puanı: 134
muraD is on a distinguished road
Post Türk Hat Sanatı

TÜRK HAT SANATI:


Hat sanatı denilince Arab harfleri çevresinde oluşmuş güzel yazı sanatı akla gelir. İslam dünyasında gelişmiş olan yazı sanatı Arab harflerinin 6.-10. yüzyıllar arasında geçirdiği uzunca bir evrim döneminden sonra ortaya çıkmıştır.

Türkler, İslam'ı kabul etmelerinden ve Arab alfabesini benimsedikten sonra hat sanatını geliştirme alanındaki çabalarına Anadolu'ya geldikten sonra başladılar. Birkaç yüzyıl içerisinde hat sanatının en parlak dönemleri de Osmanlılar zamanında Anadolu'da ve özellikle İstanbul'da yaşandı.

Bağdat'taki Abbasi halifesinin himayesinde hat sanatını yeni bir evreye getiren ve Amasyalı olduğu nakledilen Yakut-ı Mustasımi'nin Anadolu'daki etkisi XIII. yüzyıl ortalarından başlayıp XV. yüzyıl ortalarına kadar sürdü. Bu yüzyılda yetişen Şeyh Hamdullah (1429-1520) Yakut-ı Mustasımi'nin harfler konusunda koyduğu kurallarda bazı değişiklikler yaparak Arab yazısına daha sıcak, daha yumuşak bir görünüm kazandırdı.

Türk hat sanatının kurucusu sayılan Şeyh Hamdullah'ın üslup ve anlayışı XVII. yüzyıla kadar sürdü. Hafız Osman (1642-98) Arab yazısına estetik bakımdan en olgun biçimini kazandırdı. Bu tarihten sonra yetişen hattatların hemen hepsi Hafız Osman'ı izlemişlerdir.

Türkler altı tür yazı (aklâm-ı sitte) dışında, İranlılar'ın bulduğu tâlik yazıda da yeni bir üslup yarattılar. Önceleri İran etkisinde olan tâlik yazı XVIII. yüzyılda Muhammed Esad Yesari (ölümü:1798) ile oğlu Yesarizade Mustafa İzzet'in (ölümü:1849) elinde yepyeni bir görünüm kazandı.

Türk hat sanatı 19. yüzyılda ve 20. yüzyıl başlarında da parlaklığını sürdürdü, ama 1928'de Arab alfabesinden Latin alfabesine geçilince yaygın bir sanat olmaktan çıkıp yalnızca belirli eğitim kurumlarında öğretilen geleneksel bir sanat durumuna geldi. Hat sanatı günümüzde yeniden gündeme alınarak yetişen sanatçılar elinde tekrar bir canlanma dönemine girmiştir.

Hat sanatı günümüzde klasik usta-çırak ilişkisi ile bu sanatı öğreten kurslar yanında akademik düzeyde de bazı üniversitelerde, Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü bünyesinde öğretilmektedir.

Yazı Türleri:

Hat sanatının doğduğu dönemde ortaya çıkan altı tür yazı ile İranlılar'ın bulduğu tâlik dışında başka birçok yazı türü daha vardır. Bunların bir bölümü fazla yaygınlaşamamış, bir bölümü de belli alanlarda kullanılmıştır. Örneğin Türkler'in geliştirdiği divani yazı yalnızca Divan-ı Hümayun'da yazılan önemli belgelerde, yazılması ve okunması özel eğitim gerektiren siyakat ise mali kayıtlarda kullanılmıştır. Kolay yazıldığı için günlük yaşamda yaygın olarak kullanılan bir yazı türü olan rik'a da 19. yüzyılda sanat yazısı durumuna gelmiştir. Rik'a ile altı yazı türünden biri olan rika birbirine karıştırılmamalıdır.

Hat sanatında yazılar büyüklüklerine göre de farklı adlarla anılırdı. Duvarlara asılan levhalarda, cami, türbe gibi dinsel yapılardaki kuşak ve kubbe yazılarında, her tür yazıtta kullanılan ve uzaktan okunabilen yazılara iri anlamında celi adı verilirdi. Daha çok sülüs ve tâlik yazının celi'si kullanılmıştır. Alışılmış boyutlardan daha küçük harflerle yazılan yazılara hurde, gözle kolay seçilemeyecek boyuttaki yazılara da gubari (toz) denilirdi.

Hat Araç-Gereçleri:

Hat sanatında da yazının temel aracı kalemdir. Hat sanatında kalem olarak daha çok kamış kullanılırdı. Kamışın ucu yazılacak yazının kalınlığına göre makta denilen sert maddelerden yapılmış altlığın üstünde eğik olarak tutulur ve kalemtıraş olarak adlandırılan özel bir bıçakla yontulurdu. Celi yazılar ise ağaçtan yapılmış kalın uçlu kalemlerle yazılırdı. Çok ince yazılar için madeni uçlar da kullanılmıştır.

Hat sanatında kullanılan mürekkep de özel olarak hazırlanırdı. Yağlı isin çeşitli katkı maddeleriyle karıştırılmasıyla elde edilen bu mürekkep akıcı biçimde yazı yazmayı sağlar, yanlış yazma durumunda da kolayca silinirdi. Hat sanatında kullanılan kâğıtlar da özeldi. Mürekkebi emip dağıtmaması, kaleme akıcılık sağlaması için kâğıtlar âhar denilen bir maddeyle saydamlaştırılırdı.

Klasik Hat Eğitimi:

Hat sanatıyla uğraşan kişiye "hattat" adı verilir. Hattatlar yüzyıllar boyu usta-çırak ilişkisi içinde yetişmişlerdir. Hat sanatını öğrenmeye heveslenen kişi bir hattattan ders alırdı. Başlangıçta alıştırma niteliğinde çalışmalara dayanan ve "meşk" adı verilen bu dersler tek tek harflerin yazılışının öğrenilmesiyle başlar, harflerin birleşme biçimleriyle, sözcüklerin ve tümcelerin yazılış tarzlarının öğrenilmesiyle sürerdi.

Ortalama üç beş yıl kadar süren bu eğitimin sonunda hattat adayı iki ya da üç hattatın önünde yazı yazarak bir çeşit sınav verirdi. Hattatlar bu yazıyı beğenirlerse altına imzalarını koyarlardı. Buna, başarı ya da izin belgesi anlamına gelen "icazetname" adı verilirdi. İcazetname almamış kişi hattat sayılmaz, dolayısıyla yazdığı bir yazının altına adını koyamazdı.

TÜRK HAT SANATININ USTALARI:


Türk Hat Sanatı'nın tarih boyunca asırlara direnen eserler vermiş en büyük ustaları Şeyh Hamdullah (1436- 1520), Ahmet Karahisari (irtihali:1556), Hafız Osman (1642-1698), Yesarizade Mustafa İzzet (irtihali:1849), Mahmud Celaleddin (1750-1829) ve Kazasker Mustafa İzzet (1801-1876) olarak bilinir.
Türkiye Cumhuriyeti döneminde de kısmen diğer plastik sanatlar yanındaikinci plana itilse de Türk hat geleneğinin bu dönemdeki ustaları tuğrakeş İsmail Hakkı Altunbezer (1873-1946), Hacı Ahmed Kamil Akdik (1861-1941), Mustafa Halim Özyazıcı (1898-1964), Hamid Aytaç (1891-1982) Hocazade Mehmed Hulusi Yazgan (1869-1940), Mehmed Necmeddin Okyay (1883- 1976), Kemal Batanay (1893-1981) olarak sıralanabilir.
__________________
___________________________
. . .


Başlayan Her Şey Bit€r !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (Daim)  
Eski 01.07.07, 14:09
Foruma Erişimi Yasak

 
Üyelik Tarihi: 28.04.07
Şehir: Anadolu
Yaş: 18
Mesajlar: 433
Karizma Puanı: 0
cihan2407 is a glorious beacon of lightcihan2407 is a glorious beacon of lightcihan2407 is a glorious beacon of lightcihan2407 is a glorious beacon of lightcihan2407 is a glorious beacon of lightcihan2407 is a glorious beacon of light
cihan2407 - MSN üzerinden Mesaj gönder
Ce: Türk Hat Sanatı

paylaşım için sağolasın
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (Daim)  
Eski 01.07.07, 17:46
e_crocodile - ait Avatar
Forum Canavarı

 
Üyelik Tarihi: 27.05.07
Şehir: wahşibatı
Mesajlar: 806
Karizma Puanı: 128
e_crocodile has much to be proud ofe_crocodile has much to be proud ofe_crocodile has much to be proud ofe_crocodile has much to be proud ofe_crocodile has much to be proud ofe_crocodile has much to be proud ofe_crocodile has much to be proud ofe_crocodile has much to be proud ofe_crocodile has much to be proud ofe_crocodile has much to be proud of
Ce: Türk Hat Sanatı

güzel paylaşım tşk
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (Daim)  
Eski 01.07.07, 17:57
yusuf444
Guest
 
Mesajlar: n/a
Ce: Türk Hat Sanatı

teşekkürler...................
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (Daim)  
Eski 15.09.07, 17:55
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 15.09.07
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1
Karizma Puanı: 0
korgun is on a distinguished road
Ce: Türk Hat Sanatı

Yazmak insanca bir eylemdir. İnsanlık tarihinin en önemli gelişmelerinden biri de yazının icat edilmesidir. Fakat daha da önemlisi, sürekli değişim ve gelişim halinde bulunan insanın yazıyı geliştirmesi ve sanatın yazı boyutunu tüm zenginliği ile ortaya koymasıdır belki de... Çünkü bizim kültürümüzde sanat “mutlak sanatkar”a ulaşma çabasıdır. Sanat,-Roger Garaudy’nin ifadesiyle- görünen ve bilinen güzellikleri kopya etmek değil, gözle görülemeyen “mutlak güzel”i arayış çabasıdır.
Her dönemde insan topluluklarının estetik anlayışları mevcuttu. Fakat Arapça asıl sanatsal boyutuna İslam’dan sonra kavuşmuştur diyebiliriz. Bu sebeple yazı sanatı denildiğinde “hüsn-ü Hat” akla gelmektedir. İslam’ın resim ve heykel gibi bazı sanat dallarına mesafeli yaklaşımı müslümanların değişik sanat alanlarına yönelmelerini sağlamıştır. İşte hat sanatının müslüman toplumlarda gelişmesinin en önemli sebebi budur. Hat sanatının gelişimini temel olarak şu sebeplere bağlamak mümkündür: Birincisi; İslam’ın –iyiliği emretmek, kötülüğü engellemek- ilkesi, ikincisi; “Allah güzeldir, güzeli sever” hadisinde ifadesini bulan estetik anlayışıdır.

Kur’an-ı Kerim’in vahyedildiği zamanlarda yazıya geçirilmesiyle başlayan yazıyla tebliğ metodu İslam’ın coğrafi ve bilimsel olarak yayılmasına paralel bir gelişim göstermiştir. Kur’an-ı Kerim’in elyazması olarak çoğaltılması, Kur’an ilimlerine temel teşkil eden kaynak hadis ve fıkıh eserlerinin te’lif edilmesi, ilmi çalışmaların yaygınlaşması hat sanatının da gelişim sürecine paraleldir. İslam’ın ilk yıllarında vahiy katiplerinin Kur’an ayetlerini yazıya geçirmelerini hat sanatının gelişim sürecine başlangıç olarak esas alabiliriz. Ancak hat sanatı asıl hünerlerini Osmanlı İmparatorluğu’nun elinde, diğer sanat dallarının da zirvede olduğu dönemlerde ortaya koymuştur. “Kur’an Mekke’de nazil oldu, Mısır’da okundu ve İstanbul’da yazıldı” sözü boşuna değildir. Arapça, Osmanlı döneminden itibaren hattatlarımızın mahir parmaklarında en güzel formuna kavuşmuş, göz zevkine hitabeden bir estetiğe ve ruhlara işleyen bir derinliğe bürünmüştür.

Osmanlı Devleti’nin yükseliş döneminden itibaren sanatın hemen her dalında olduğu gibi hat sanatı alanında da muhteşem eserler verilmeye başlanmıştır. Bu dönemlerde en güzel camiler inşa edilmiş ve süslemeleri için de en güzel hat eserleri ortaya konulmuştur. Halen bu camiler İslam sanatının ve maneviyatının abideleri olarak dimdik ayakta durmaktadırlar. “Allah ” lafzı ve “Muhammed ” ismiyle birlikte raşid halifeler ve aşere-i mübeşşere (cennetle müjdelenen on sahabe)’nin isimleri hemen her caminin baş süslemelerini teşkil etmektedir. Bunlarla birlikte özellikle kubbe süslemelerinde daha çok “ayet-ül kürsi” ya da “esma-ü’lhüsna” (Allah’ın güzel isimleri) kullanılır. Ayrıca duvar ve sütunlarda uygun yerlere Kur’an-ı Kerim’den kısa ayetler ya da ayet ve hadislerden parçalar işlenmiştir. Böylece ne kadar çok değişik camiye giderseniz, Allah lafzının, Muhammed isminin, ayet ve hadis metinlerinin o kadar değişik formunu görebilirsiniz. Bu yazılar kimi zaman sülüs biçiminde çıkar karşınıza, kimi zaman geometrik ve kufi olarak görürsünüz, bazen nefis bir divani yada hoş bir ta’lik şeklinde nakşolur hafızanıza. Ama her birinde ayrı bir zevk yaşar, Cemal-u’llah (Allah’ın güzelliği)’ın dünyaya yansımasını yalın bir şekilde görürsünüz.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (Daim)  
Eski 02.01.08, 15:50
albatros - ait Avatar
Forum Vekili
 
Üyelik Tarihi: 14.12.07
Şehir: aşkın başladığı yer
Yaş: 32
Mesajlar: 2,557
Karizma Puanı: 290
albatros has a reputation beyond reputealbatros has a reputation beyond reputealbatros has a reputation beyond reputealbatros has a reputation beyond reputealbatros has a reputation beyond reputealbatros has a reputation beyond reputealbatros has a reputation beyond reputealbatros has a reputation beyond reputealbatros has a reputation beyond reputealbatros has a reputation beyond reputealbatros has a reputation beyond repute
Ce: Türk Hat Sanatı

güzel bir paylaşım emeğine salık
__________________

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (Daim)  
Eski 05.09.08, 21:14
_DrAgOn_ - ait Avatar
Forum Canavarı

 
Üyelik Tarihi: 06.02.07
Şehir: Kadıköy
Mesajlar: 946
Blog Başlıkları: 3
Karizma Puanı: 153
_DrAgOn_ has a brilliant future_DrAgOn_ has a brilliant future_DrAgOn_ has a brilliant future_DrAgOn_ has a brilliant future_DrAgOn_ has a brilliant future_DrAgOn_ has a brilliant future_DrAgOn_ has a brilliant future_DrAgOn_ has a brilliant future_DrAgOn_ has a brilliant future_DrAgOn_ has a brilliant future_DrAgOn_ has a brilliant future
_DrAgOn_ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Ce: Türk Hat Sanatı

emeğine sağlık teşekkürler...

__________________





.....................FENERBAHÇE


.........................................
..................Fenerbahçelilik yürek ister..



............Ve Fenerbahçelilik herşey demektir..

....Bu yüzden herkes FenerbahçeliOLAMAZ..

....................h....h


...................h
Uzun Bi Süre Yokum......
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Genel Kültür > Türk Kültürü

Etiketler
hat, sanatı, türk


Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şuan saat: 11:23 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0