Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Kültür, Sanat ve Kitap > Edebiyat > Türk Edebiyatı

Duyurular

Türk Edebiyatı Binlerce yıllık ulusumuzun hayallerine usta kalemleriyle tercümanlık etmiş, gerçeklerini usta kalemleriyle tatlı kılmış üstad yazarlarımız ve eserlerinin incelendiği güzel bir bölüm.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Gösterim Modu
  #1 (Daim)  
Alt 04.12.07, 17:19
RoSe_Lady - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GüLLeRe SeVDaLı&TuTKuN
 
Üyelik Tarihi: 23.11.07
Şehir: Jeddah
Mesajlar: 2.427
Karizma Puanı: 296
RoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond repute
Karacaoğlan

Karacaoğlan

(Memet Fuat'tan)
Karacaoğlan'ın yaşamı üzerine, belge değeri olan yazılı kaynaklarda bilgi yoktur. Kendi şiirlerinden, halk söylentilerinden, kuşaktan kuşağa anlatılagelen menkıbelerden çıkarılan bilgilerin ise birbirini tutmadığı görülüyor.
Nereli olduğu bile kesinlikle anlaşılamamıştır. Barak Türkmenleri onu kendilerinden sayarken, Kilis'in Musabeyli bucağında yaşayan Çavuşlu Türkmenleri de kendilerinden olduğunu söylerler. Batı Anadolu'da yaşayan Karakeçili aşiretine göre onlardandır. Mersin'in Silifke, Gülnar, Mut ilçelerinde yaşayanlar kendi ilçelerinden olduğunu ileri sürerler. Gazianteplilere göre, bugün Suriye sınırları içinde kalan Akpınar köyündendir. Kırım'da derlenen bir menkıbeye bakılırsa Belgrad'lıdır. Bir söylentiye göre Kozan Dağı yakınındaki Bahçe ilçesinin Varsak köyünde, başka bir söylentiye göre gene Kozan'a bağlı Feke ilçesinin Gökçe köyünde doğmuştur.
Şiirlerinde ise şöyle diyor: "Kozan Dağı'ndan neslimiz /, Arı Türkmen'dir aslımız / Varsak'dır durak yerimiz"; Göğçe idi benim yerim durağım"; "Göğçe'den çıktım çocuktum"; "Vatanımız Adana Maraş"; "Yaylamız Bulgar Dağı'dır"; "Maraş illerine giden kervancı / Selam söyle bizim il'e obaya"; "Binboğâ dır benim ilim"; "Erzurum dur benim ilim"; "Mamalı'da ben bir Rıdvanoğluyum'; "Öz Adım Halil'dir köyümüz Hama".
Uzmanlar bu karışıklığı şöyle açıklıyorlar: Karacaoğlan halkımızın benimsediği, varlığında eridiği ozanlardandır. Türk halkı onun söylediği şiirlerle yetinmemiş onun adına şiirler söylemiştir. Yunus'a Pir Sultan'a yaptığı gibi. Şiirlerinden hangilerinin gerçekten kendisinin olduğunu hangilerinin sonradan uydurulduğunu ayırmak kolay değildir. Aynca, bazı şiirleri başkalarınca tekrarlanırken, ağızdan ağıza geçerken, ya da derlenirken, söyleyenlerin, derleyenlerin gönüllerine göre değiştirilmiştir. Örnekse, bir yerde "Binboğa'dır benim ilim" diye yazıya geçirilmiş bir dize, başka bir yerde "Erzurum'dur benim ilim" diye yazılıdır. Birinin yanlış olduğu yüzde yüz, ama belki ikisi de yanlıştır. Halkımızın Karacaoğlan'ı benimseme özlemiyse sonsuzdur. Yapılan yorumlar da hep bu özlemle biçimleniyor. Kırşehir'in Mecidiye ilçesinde bir Mamalı köyü var, ama hayır, Erzurum'lulara göre, Karacaoğlan'ın andığı Erzurum'un Mamahatun köyüdür. Daha ilginci, araştırmacılar Güney Doğu Anadolu'da Hama adında bir köy bulunmadığını söylüyorlar, yalnızca Kozan Dağı'nda bu adı taşıyan bir gedik varmış.
Bütün bu karışıklık arasında uzmanlar, Akşehirli Hoca Hamdi Efendınin 1875-76 yıllarında yazdığı yolculuk anılarına dayanarak, Karacaoğlan'ın Kozan Dağı yakınındaki Bahçe ilçesinin Varsak köyünde doğduğu söylentisini daha bir önemsiyorlar. Gene önem verilen bir söylenti de Kozan'a bağlı Feke ilçesinin Gökçe köyünde doğduğudur.
Karacaoğlan'ın adı Kırım'da derlenen menkıbeye bakılırsa Simayil, bir şiirine göre Halil, başka bir şiirine göre Hasan'dır. Hoca Hamdi Efendi de anılarında onun adının Hasan olduğunu yazıyor.
Gene bu anılara göre babasının adı Kara İlyas'tır. Varsak köyü Türkmenlerinden olan Kara İlyas, 1604'te, Kozan derebeylerinden Hüsam Beyin "tut kap asker devşirdiği" kargaşada tutolup sayıl askeri yazılmış, sonra da ortadan yok olmuştur. Böylece de Karacaoğlan' ın soyuna Sayıloğlu denmiştir. Bu Sayıloğlu sözü bir dizesinde de geçer. Başka bir söylentiye göre de o sırada Çukurova'da derebeylik eden Kozanoğulları ile arası açıldığı için, genç yaşta (24) memleketinden ayrılıp gurbete çıkmıştır.
Şiirlerinde pek çok yer adı anar: Adana, Ankara, Aydın, Bolu, Bursa, Diyarbekir, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Gümüşhane, Halep, Hama, İçel, Karaman, Kars, Kayseri, Konya, Malatya, Maraş, Mardin, Niğde, Sıvas, vb. Ayrıca, "Ne İstanbul koydum ne Diyarbekir", "Gidip İstanbul'dan ferman getirdim" gibi dizeleri, İstanbul'a; "Coşmuş Karadeniz köpüğün saçar" dizesi de Karadeniz kıyılarına gittiğine kanıt sayılabilir. Acaba Karacaoğlan andığı her yere gitmiş midir? Bağdat, Mısır, Trablus, Tunus, Şam, Yemen, hadi buralara da gitti diyelim, ama o Buhara, Hindistan, Çin'den de söz ediyor! Nerelere gittiğini, nereleri gitmeden andığını ayırmak olanaksızdır. Avusturya savaşları için şiir yazdığına, Firengistan'ı dolaştığını söylediğine bakılırsa, Rumeli'ye de geçmiş olduğıı anlaşılıyor. Ama uzmanlar Karacaoğlan'ın ömrünün çoğunu Çukurova, Gaziantep, Maraş dolaylarında, Toros dağlarında geçirdiği kanısındalar. Bütün yaşamı boyunca gurbette kalmadığı, obası ile birlikte göçlere katıldığı şiirlerinden de belli oluyor.
Hoca Hamdi Efendi'nin anılarında, "karayağız, seyrek sakallı, şuh meşrep, uzunca boylu levent bir adam" diye tanıtılan Karacaoğlan'ın yaşamı üzerine, çeşitli şiirleri yorumlanarak edinilen daha başka bilgiler de var: Gurbete iki kız kardeşiyle çıkmış, arkalarında da bir ağlayanları yokmuş, (anlaşılan anası da ölmüşmüş). Bir ara Bursa da ev bark sahibi olmuş. Kaç kere evlendiği bilinmiyor. Bir yerde başlık parası bulamadığından, bir yerde de çocuğu olmadığından yakınıyor. Sonra çocukları olmuş, ama karısı ölmüş herhalde, anasız kalmışlar. Evlat acısı da görmüş. Bir şiirine göre de aşireti devletçe Hama'ya sürgün edilmiş. Çok uzun yaşamış, öldüğünde iyice yaşlı imiş.
Karacaoğlan'ın, doğduğu yer gibi, öldüğü yer de belli değil. Hoca Hamdi Efendi'nin anılannda "Maraş civarında Cezel Yaylasında doksan altı yaşında iken vefat eyleyüp vasiyeti üzerine tenha bir pınar başına defn olunup sazı çürüyünceye kadar başucunda ağaçta asılı durduğu" söylentisi yazılı. Bir araştırmacıya göre, Nizib'in Keklice köyünde sazını dalına astığı bir ağacın altında yatıyor. Bir başkasına göre, Oltu'nun Penek köyünde ölmüş, Zemzem Dağı'ndaki Yasamal Yaylası'na gömülmüş. Bir söylentiye göre de, Tarsus'taki Ashab-ı Kehif Mağarası'na girip bir daha çıkmamış. Uzmanların gerçeğe en yakın saydıklan söylenti ise İçel'in Mut ilçesinin Çukur köyünde bir tepenin üstünde yattığıdır. Bu tepeye bugün Karacaoğlan Tepesi deniyor. Tepede bakımsız bir mezar, bir su sarnıcı, bir iki eski ev temeli var. Karşısındaki başka bir tepenin adı ise Karaçakıl Tepesi. Ozan'ın sevgilisi Karacakız'ın da o tepede gömülü olduğuna inanılıyor. Karacaoğlan kışları bu güzel yerlerde, kendi adını alan tepedeki bir mağarada geçirir, yaz gelince yaylalara çıkıp oradan oraya gezermiş. Ölümünden sonra Silifke, Gülnar, Mut köylerinde yaşayan köylüler onu ermişler arasına katıp mezarını adak yeri yapmışlar. Günümüzde de her yıl Haziran ayında Mut halkı bu mezarlara gelip saygı gösterisinde bulunmakta, bir Karacaoğlan günü düzenlemekteymiş.
Bir mezhep, bir tarikat adamı olmayan Karacaoğlan ele aldığı konularla çok geniş alanlarda yankılanmış, herkesin ilgisini çekmiş, herkesin sevdiği bir ozan durumuna gelmiştir. Şiirlerinin dilden dile çok dolaşması, çok değiştirilmesi, onun adına çok şiir uydurulması doğaldır.
Bu bakımdan uzmanlar Karacaoğlan'ın şiirlerinden gelen, çoğu birbirini tutmaz bilgilere pek güvenmiyorlar. Şiir Karacaoğlan'ın mı? Bir değiştirmeye uğramış mı, uğramamış mı? Bu soruların karşılığını bulmak kolay değil. Elli yıldır Karacaoğlan üzerine yapılan araştırmalar olumlu sonuç vermediği gibi, büsbütün karışıklık doğurmuştur, deniyor. Nitekim günümüzde bile uzmanlar kitaplarının bir baskısından öbür baskısına ozanın yeni yeni şiirlerini ekliyorlar. Ele geçen her cönkten değişik bir şeyler çıkabiliyor.
Halk söylentilerine göre Karacaoğlan 1606'da doğmuş, 1679 ya da 1689'da ölmüştür. Akşehirli Hoca Hamdi Efendi'nin anılarına göre ise, Karacaoğlan'ın babası 1604'te sayıl askeri yazılmıştır. Yani doğumu bu tarihten önce, ya da en geç 1605 olabilir. Doksan altı yıl yaşadığı söyleniyor ki, o zaman ölüm tarihi 1701'e kadar çıkar.
Uzmanlar böyle kesin tarihler veremiyorlar. Yalnız şiirlerde bazı tarihsel olaylara değinmeler var, onlardan yararlanarak şairin on yedinci yüzyılda yaşadığını söylüyorlar.
Örnekse, "Halebi Osmanlı aldı / Dağı taşa katar bir gün" beyti ile 1658 yılında Abaza Hasan Paşa'nın devlete başkaldınp ertesi yıl cezalandınlmasına değinildiği; "Sana derim sana ey Acem Şahı / Üstüne Mağrip'ten asker geliyor / Tahtını yıkıp da mülkün almaya / Sultan Murad kalkmış kendi geliyor" diye başlayan destanla 1622-1639 arası Osmanlı-İran savaşlarına değinildiği; gene "Hazır ol vaktına Nesme Kralı / Yer götürmez asker ile geliyor / Patriklerin inmiş tahttan diyorlar / Bir halife kalmış o da geliyor" diye başlayan destanla Fazıl Ahmet Paşa nın 1663-1664 Avusturya Seferine değinildiği kesindir deniyor.
Karacaoğlan'ın on yedinci yüzyılda yaşadığına kanıt gösterilebilecek daha başka şiirler de var, ama uzmanların en çok önem verdikleri kanıt şudur: Ozanın dili kesinlikle on yedinci yüzyılda yaşamış âşıklann diline benziyor. Önceki yüzyıllarda yaşamış ozanların kullandığı sözcükler onda yok. Bir de şu: Karacaoğlan'ın şiirlerinin bulunduğu cönklerin hiçbiri on yedinci yüzyıldan eskiye gitmiyor, Daha önceki yüzyıllarda yazılmış cönklerde onun şiirlerine rastlanmıyor.
Bir ara Karacaoğlan'ın on altıncı yüzyılda yaşadığını gösteren bazı belgeler bulunmuştu, ama sonradan bunların Karacaoğlan adlı başka bir ozanla ilgili olduğu, "Karacaoğlan" adının çok eskiden beri kullanılan bir ad olduğu ortaya çıktı.
Bütün belgesizliklerin ötesinde, uzmanlar, Karacaoğlan'ın on yedinci yüzyılda Güney Anadolu'da yaşadığına, ömrünün çoğunu Çukurova, Gaziantep, Maraş dolaylannda, Toros dağlarında geçirdiğine kesinlikle inanıyorlar.

(Öner Yağcı'dan)
Bugüne kadar gelen şiirlerinden, türkülerinden adını bildiğimiz Karacaoğlan hakkında Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar önemli bir bilgi edinilememiştir. Halk edebiyatımızın öteki usta ozanlarında olduğu gibi, Karacaoğlan'la ilgili derinliğine bilgilerin sağlanması da ancak ciddi, bilimsel araştırmalara başlanmasıyla ve birçok bilim adamının kendisini halk edebiyatına adamasıyla birlikte olanaklı olmuştur.
Osmanlı Devleti döneminde araştırmaya ve incelemeye dayalı bir "halkbilimi'nden söz edilmeyeceği için, halk edebiyatımızın araştırılmasında, yaşamın her alanında, bilimde, teknikte olduğu gibi halk edebiyatı alanında da önemli bir gecikmeden söz edebiliriz. Bu gecikme nedeniyle, kendiliğinden oluşan birkaç önemli yapıt dışında bir halk edebiyatı incelemesinden söz edilemiyor. Var olan yapıtlara bakıldığında ancak 19. yüzyılın sonlarına kadar geriye gittiğimizde somut çalışmaların yapılmaya başlandığını saptayabiliyoruz.
Atilla Özkırımlı'nın "Tüık Edebiyatı Ansiklopedisinde Karacaoğlan'ın "l6.yüzyılın sonları ile 17. yüzyılın başlarında yaşadığı sanılmaktadır" deniliyor. Çukurovalı olduğu, Türkmen aşiretleri arasında yetiştiği, asıl olarak Anadolu olmak üzere Osmanlı'nın birçok ilini gezip dolaştığı Rumeli'yi gördüğü ve uzun yaşadığı da toparlanan ve kesin olmayan bilgiler arasındadır. Mezarının bulunduğu yerler konusunda da değişik düşünceler ileri sürülmektedir. Ayrıca tıpkı Pir Sultan Abdal'da olduğu gibi bir "Karacaoğlan Geleneği'hin oluştuğu da söylenmekte ve bu gelenek içinde yetişen Karacaoğlan'lardan hangisinin gerçek Karacaoğlan olduğu konusunda da kesin bilgilerin olmadığı yinelenmektedir. Bu nedenle gerçek Karacaoğlan'ın yaşamöyküsünü ve şiirlerini kesin olarak saptayabilmek olanaksızdır.
16. yüzyılda yaygınlaşan bir Karacaoğlan ününden söz etmek; dönemin birçok cönklerinde şiirlerin rastlanılması, birçok halk hikâyesine girmesi nedeniyle doğru bir saptama olacaktır. Ayrıca yalnız Anadolu'da ve Rumeli'de değil Azerbaycan, Kırım gibi ülkelerde de Karacaoğlan'ın ünlenmiş olduğu bilinmektedir. Örneğin Leh asıllı Ali Ufki'nin "Mecmua-i Sâz ü Söz" adlı koleksiyonunda Karacaoğlan'ın iki türküsünün notalarıyla bulunması, onun yapıtlarının saray çevrelerinde de bilindiğini, türkülerinin çalındığını ve söylendiğini göstermektedir.
Pertev Naili Boratav, "Folklor ve Edebiyatı adlı yapıtının ikinci cildinde Karacaoğlan'ın "kelimenin bütün geniş anlamıyla" şair olduğunu söylemektedir. Boratav'a göre "en büyük iki Güney şairinden biri" (ikincisi Dadaloğlu) olan Karacaoğlan, Güney'in manzaralarıyla çerçevelenmiş insan duygularını en iyi dokuyan halk ozanımızdır. Ünü geniş bir alana yayılmış olan Karacaoğlan, bugüne gelebilen beş yüzden fazla şiiriyle dönemine damgasını vurmuş bir ozanımızdır.
Böyle bir büyük şairin yaşamı da elbette sıradan insan yaşamları gibi olmayacaktır. Karacaoğlan'ın yaşamı menkıbelerle doludur ve onun yaşamını ancak ana hatlarıyla ve menkıbeler halinde bilme şansımız vardır.
Boratav'ın yukarıda sözü edilen yapıtına göre Karacaoğlan'ın yurdu olarak Bahçe ilçesinin Farsak Köyü ile Feke ilçesinin Gökçe Köyü en yakın olasılıklar olarak ortaya çıkıyor. Şiirlerinde anlattıkları olaylarla, yaşadıklarıyla hangi dönemleri içine alan bir zaman diliminde ve nerelerde yaşamış olduğunu da ancak güçlü olasılıklar olarak ortaya koyabiliriz. Yukarda söylediğimiz iki köy, onun asıl memleketi olması olasılığı en güçlü olan yerleşim yerleridir. Bozulmuş, değiştirilmiş şiirlerinden yola çıkılarak Mersin, Maraş, Gaziantep, Silifke, Gülnar, Mut, Kırşehir, Erzurum, Kilis gibi yerlerin Karacaoğlan'ı kendilerine mal etme çabaları, halkın sahiplenmesinin göstergesidir. "Denebilir ki, Karacaoğlan, gönüllerden doğmuş ve gönüllere gömülmüştür.
Şiirlerinden yola çıkılarak yapılacak araştırmalar Karacaoğlan'ın "kimliği" konusunda "kesine yakın" sonuçları vermektedir bize.
Karacaoğlan, "Torosların, Torosların Suriye'ye doğru kol atmış olan Gâvur Dağları bölgesinin şairidir. Yine şiirlerine göre Karacaoğlan'ın 1609'da doğduğunu, 1679 veya 1689 yıllarında öldüğünü kabul etmek gerekiyor.
Söylencelerle, çeşitli halk hikâyelerine konu olan değişik yaşamlarıyla Karacaoğlan, sevgiyle, insan duygularıyla yüklü, sonsuz doğayı içine alan şiirleriyle 17. yüzyıl halk şiirinin doruğa çıkmış olan ozanıdır.
Gezdiği, dolaştığı yerlerin dağları, ovaları; yaylaları onun şiirine öyle bir sinmiştir ki, doğanın hüznünü, acısını, sevincini, coşkusunu bir insan yüreğinin dışavurmuş duyguları olarak algılatır. Onun şiirlerinde doğa, içinde yaşamları, sevgileri, duyguları barındıran bir çerçeve gibidir.
Karacaoğlan, bu canlılığı sevgiye, aşka bağlamaktaki başarısıyla da "sevdanın ozanı" kimliğini kazanmıştır.
__________________
Sen Sen Ol Başkalarının Seni Yönetmesine İzin Verme!

Sen Sen Ol kendine bu dünyada kara gününde arkanda olacak dostlar edinmeye çal‎‏ış!



“Ya Rab,yüzümü güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir”
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (Daim)  
Alt 04.12.07, 17:19
RoSe_Lady - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GüLLeRe SeVDaLı&TuTKuN
 
Üyelik Tarihi: 23.11.07
Şehir: Jeddah
Mesajlar: 2.427
Karizma Puanı: 296
RoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond repute
Ce: Karacaoğlan

1

İsmail Bey yaylasından kalkınca
Soğuk sulu yaylalarım kal demiş
Vefa yok imiş de attan deveden
Derde derman olmaz imiş mal demiş

Hani benim emmim oğlu Ömer'im
Ciğerime bir od düştü yanarım
Diyarbekir Afşar benim timarım
Bölge bölge timarlarım kal demiş

Hani benim emmim oğlu Bücür'üm
Yüreğime bir od düştü acırım
Sarı Haliloğlu çeksin ecirim
Bölge bölge timarlarım çal demiş

Karac'oğlan der ki kolu bağlıyım
Ciğerciği aşk oduyla dağlıyım
Mamalı'da ben bir Rıdvanoğlu'yum
Kaplan postu geydiklerim kal demiş

__________________
Sen Sen Ol Başkalarının Seni Yönetmesine İzin Verme!

Sen Sen Ol kendine bu dünyada kara gününde arkanda olacak dostlar edinmeye çal‎‏ış!



“Ya Rab,yüzümü güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir”
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (Daim)  
Alt 04.12.07, 17:22
RoSe_Lady - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GüLLeRe SeVDaLı&TuTKuN
 
Üyelik Tarihi: 23.11.07
Şehir: Jeddah
Mesajlar: 2.427
Karizma Puanı: 296
RoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond repute
Ce: Karacaoğlan

2

Akça ceyran çölden çıkıp kaçınca
Mayil oldum yâr göğsünü açınca
Vakti gelip aşiretler göçünce
Düzülür yollara il karmakarış

Yüklendi barhanam çekildi göçüm
Kimseler bilmiyor kimsenin suçun
Taramış zülfünü indirmiş saçın
Dökmüş ince bele tel karmakanş

Yaşını sorarsan on beş yaşında
Hile yoktur kirpiğinde kaşında
Yedi türlü çiçek vardır başında
Kokar reyhan ile gül karmakarış

Karac'oğlan der ki bu kimin nesi
İnginden yüceden geliyor sesi
Eğilmiş pınardan doldurur tası
lçene veriyor bal karmakarış

3


Bir aşçım olsa da doldursa kazı
Türlü nimetlerle güldürse bizi
Öğlene eke de akşama kuzu
Sabaha kaymakla bal ister gönül

Beş yüz atım olsa beş yüzü doru
Binse etbalarım eylese harı
Beş yüzü de üveyk bini de kırı
Beş yüz yedeğine al ister gönül

Acap şu dünyada ne kadar mal var
Düşünme Mevlâ'ya Allah'a yalvar
Bir altun saatla bir çuha şalvar
Bir dahi lefirden şal ister gönül

Karac'oğlan gönül ne ister bizden
Hiç gitmiyor gönül gelinden kızdan
Günde beş yüz sarım gelse faizden
Dünyada tükenmez mal ister gönül


4
Gönül ne gezersin sarp kayalarda
İniver aşağı yola gidelim
Bir güzel sevmeyle gönül eğlenmez
Gel güzeli bolca il'e gidelim

Koyuverin gitsin sefil baykuşu
Durmuyor akıyor gözümün yaşı
Kadir kıymat bilmez imiş her kişi
Kadirli kıymatlı il'e gidelim

Şahanı koyverin avını alsın
Yârenim yoldaşım yanıma gelsin
Şu garip illerde düşmanım ölsün
Emmili dayılı il'e gidelim

Karac'oğlan der ki yiyip içmeden
Güzeller usanmaz konup göçmeden
Muhanatın köprüsünden geçmeden
Düşelim de azgın sele gidelim




__________________
Sen Sen Ol Başkalarının Seni Yönetmesine İzin Verme!

Sen Sen Ol kendine bu dünyada kara gününde arkanda olacak dostlar edinmeye çal‎‏ış!



“Ya Rab,yüzümü güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir”
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (Daim)  
Alt 04.12.07, 17:26
RoSe_Lady - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GüLLeRe SeVDaLı&TuTKuN
 
Üyelik Tarihi: 23.11.07
Şehir: Jeddah
Mesajlar: 2.427
Karizma Puanı: 296
RoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond repute
Ce: Karacaoğlan

5

Ala gözlerini sevdiğim dilber
Sana bir tenhada sözüm var benim
Kumaş yüküm dost köyüne çezildi
Bir zülfü siyaha nazım var benim

Ak ellere al kınalar yakınır
Ala göze siyah sürme çekinir
Dostu olan dost yoluna bakınır
Dosta giden yolda izim var benim

Yiğit olan gizli sırrı bildirmez
Güzel olan gül benzini soldurmaz
Her olur olmaza meyil aldırmaz
Bir şahan avlar da bazım var benim

Karac'oğlan der ki konanlar göçmez
Bu ayrılık bizlen arasın açmaz
Bir kötü gönlüm var güzelden geçmez
Ne güzele doymaz gözüm var benim



6

Ala gözlerini sevdiğim dilber
Şu gelip geçtiğin yerler öğünsün
Kadir Mevlâ'm seni öğmüş yaratmış
Nasibi olduğun kullar öğünsün

Hörü kızlarından var mı soyunda
Kız nazarım kaldı usul boyunda
Kadir gecesinde bayram ayında
Üstüne gölg'olan dallar öğünsün

Hörü kızlar sürmelemiş gözünü
İlin aşiretin çeksin nazını
Kaldır perçemini görem yüzünü
Yüzüne dökülen teller öğünsün

Karac'oğlan der ki garibim garip
Garibin halından ne bilsin tabip
Akşamdan soyunup koynuna girip
Boynuna dolanan kollar öğünsün

7

Ala gözlerini sevdiğim dilber
Göster cemalini görmeye geldim
Şeftalini derde derman dediler
Gerçek mi sevdiğim sormaya geldim

Gündüz hayallerim gece düşlerim
Uyandıkça ağlamaya başlarım
Sevdiğim üstünde uçan kuşların
Tutup kanatlann kırmaya geldim

Senin âşıkların gülmez dediler
Ağlayıp yaşını silmez dediler
Seni bir kez saran ölmez dediler
Gerçek mi efendim sonnaya geldim

Senin işin yiyip içmek dediler
Yâran ile konup göçmek dediler
Göğsün cennet koynun uçmak dediler
Hak nasib ederse görmeye geldim

Mayıl oldum senin ince beline
Canım kurban olsun tatlı diline
Âşık olup senin hüsnün bağına
Kırmızı güllerin dermeye geldim

Karac'oğlan der ki işin doğrusu
Gökte melek yerde hüma yavrusu
Söyleyim ben sana sözün doğrusu
Soyunup koynuna girmeye geldim
__________________
Sen Sen Ol Başkalarının Seni Yönetmesine İzin Verme!

Sen Sen Ol kendine bu dünyada kara gününde arkanda olacak dostlar edinmeye çal‎‏ış!



“Ya Rab,yüzümü güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir”
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (Daim)  
Alt 04.12.07, 17:28
RoSe_Lady - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GüLLeRe SeVDaLı&TuTKuN
 
Üyelik Tarihi: 23.11.07
Şehir: Jeddah
Mesajlar: 2.427
Karizma Puanı: 296
RoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond repute
Ce: Karacaoğlan

8

Ala gözlüm benim ile gidersen
Bahar ayları gelsin de gidelim
Dağlar almış ılkımını karını
Yollar çamur kurusun da gidelim

Erisin dağların karı erisin
İniş seli düz ovayı bürüsün
Türkmen ili yaylasına yürüsün
Ak kuzular melesin de gidelim

Medh ederler Karaman'ın ilini
prüsü yok geçemedim selini
Kervan Yaylası'nı Perçem Beli'ni
Lale sünbül bürüsün de gidelim

Üç gün oldu bizim evler göçeli
Beş gün oldu Ceyhan Suyu'n geçeli
Önü al önlüklü yüzü peçeli
Hanım kızlar yürüsün de gidelim

Karac'oğlan der ki ama ne fayda
Rağbet kalmadı hiç yoksula bayda
Bu ayda olmazsa gelecek ayda
On'ki ayın birisinde gidelim


9

Bir yiğit de bir güzeli severse
Emrettiği yere hemen gelmeli
Ardına düşmeyle güzel sevilmez
Güzelleri koşup koşup bulmalı

Zehirdir kötünün ekrrıeği yenmez
Merd olan erkeğin ışığı sönmez
Bir güzel seversen sözünden dönmez
Sevdiğinin halından da bilmeli

Dolandım dağları borlara düştüm
Kız senin derdinden odlara düştüm
Çaresi bulunmaz dertlere düştüm
Dostunun derdine ortak olmalı

Karac'oğlan der ki n'olup n'olmadan
Dost ağlayıp düşman bize gülmeden
Biri ölüp biri ile kalmadan
Ölecekse ikisi de ölmeli


10

Ala gözlerini sevdiğim dilber
Bana nisbet ilen gez uğrun uğrun
Muzır değilim ki bozam arayı
Yadlara düğmeni çöz uğrun uğrun

Zulüm üstüne de olur mu zulüm
Bir gün duyarlarsa nic'olur halım
Kapının önüne uğrarsa yolum
Yaşmağını aç da süz uğrun uğrun

Karac'oğlan der ki yalandır yalan
Aldatıp yârimi elimden alan
Gözyaşın mürekkep kirpiğin kalem
Ayrılık defterin yaz uğrun uğrun
__________________
Sen Sen Ol Başkalarının Seni Yönetmesine İzin Verme!

Sen Sen Ol kendine bu dünyada kara gününde arkanda olacak dostlar edinmeye çal‎‏ış!



“Ya Rab,yüzümü güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir”
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (Daim)  
Alt 04.12.07, 17:30
RoSe_Lady - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GüLLeRe SeVDaLı&TuTKuN
 
Üyelik Tarihi: 23.11.07
Şehir: Jeddah
Mesajlar: 2.427
Karizma Puanı: 296
RoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond repute
Ce: Karacaoğlan

11

Her sabah her sabah salınan güzel
Salınma karşımda ilâzım değil
Ben bilirim senin gönlün bendedir
Benim gönlüm geçti ilâzım değil

Yine habar geldi yârdan yanıma
Kötü sözler kâr ediyor canıma
Gel der iken gelmez idin yanıma
Kız senin sevdiğin ilâzım değil

O güzelin ayağında mesti var
Mutlak bizi öldürmeye kasdı var
Benden başka sarılacak dostu var
Onlar varsın sarsın ilâzım değil

Karac'oğlan cemalini kaldırsın
Mevlâm güzelliğin daha artırsın
Ölürsem cenazem iller kaldırsın
Gelmesin üstüme ilâzım değil


12

Ak kuğular sökün etti yurdundan
Koç yiğitler yatamıyor derdinden
Sabah namazında belen ardından
Saydım altı güzel indi pınara

Üçü orta boylu gayetle güzel
Üçü uzun boylu gözlerin süzer
Dedim akça ceyran gölde ne gezer
Al kınalı keklik indi pınara

Karac'oğlan gene coştu bulandı
İnip aşkın deryasını dolandı
Güzel gitti diye pınar ağladı
Acıdı yüreğim yandı pınara


13

İzin ver hey ağam ben de gideyim
Ah çekip de arkam sıra ağlar var
Bakarım bakarım sılam görünmez
Aramızda yıkılası dağlar var

Coşkun sular gibi akıp durulma
Kuru gazel gibi esip savrulma
Nerde güzel görsen ona çevrilme
Bizim ilde cana kıyar beyler var

Karşıdan karşıya yanar bir ışık
Bunu söyleyenin dilleri âşık
Bir buğday benizli zülfü dolaşık
Gitme diye beni yolda eğler var

Karac'oğlan der ki kendim öğeyim
Taşlar alıp kara bağrım döveyim
Güzel sevme derler nasıl sevmeyim
Kaşlar arasında çifte benler var

__________________
Sen Sen Ol Başkalarının Seni Yönetmesine İzin Verme!

Sen Sen Ol kendine bu dünyada kara gününde arkanda olacak dostlar edinmeye çal‎‏ış!



“Ya Rab,yüzümü güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir”
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (Daim)  
Alt 04.12.07, 17:32
RoSe_Lady - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GüLLeRe SeVDaLı&TuTKuN
 
Üyelik Tarihi: 23.11.07
Şehir: Jeddah
Mesajlar: 2.427
Karizma Puanı: 296
RoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond repute
Ce: Karacaoğlan

14

Yaz gelip de beş ayları doğunca
Açılmış bahçanın gülleri güzel
Yaktı beni Fadime'nin nazarı
Zülüften ayrılmış telleri güzel

Elif'i der isen nazlıdır nazlı
Esme'yi dersen de sırf ala gözlü
Söyletme Şerfe'yi bülbül avazlı
Söylüyor Zilha'nın dilleri güzel

Emine'yi dersen incedir ince
Bağdat'ın Mısır'ın gülleri gonca
Ayşe'nin kaşı da kalemden ince
Sevmeye Hürü'nün belleri güzel

Döne güzelliğin halka bildirir
Kamer pınardan da kabın doldurur
Eşşe yürüşünde beni öldürür
Sevmeli Cennet'in boyları güzel

Karadan da Karac'oğlan karadan
Sürün çirkinleri çıksın aradan
Herkesi sevdiğ'ne verse Yaradan
Sevdiğim Meryem'in benleri güzel


15

Seherden uğradım ben bir güzele
Her ne dedim ise yoğ inen gider
Uydurmuş yanına kendi menendin
Sandım ki sadrazam tuğ inen gider

Yel eser de ışılaşır sırmalar
Siyah zülfü mâh yüzünü tırmalar
Zamanede tülek olmuş turnalar
Dizilmiş katara çığ inen gider

Murad derler ben murada ermedim
Binip aşk atına meydan almadım
Güzel derler böylesini görmedim
Top zülüf gerdanda bağ inen gider

Der ki Karac'oğlan n'eyledim size
Çifte benler hub yaraşmış mâh yüze
Dedim dilber ben de yoldaşım size
Dedi yiğit bizle del'olan gider

16

Hele bakın şu güzelin halına
Benim olsa vermem dünya malına
Doyup usanmadım tatlı diline
Daha bu güzellik sana az gelin

Eğnine geyinmiş alınan moru
Gören yiğitler de çekiyor zârı
Mevlâ'm hub yaratmış şöyle bir yâri
Korkarım ki sana değer göz gelin

Sen asla kötüynen eyleme pazar
Hamaylılar takın değmesin nazar
Akça ceran gibi çölde ne gezer
Tülü maya gibi sallan gez gelin

Karac'oğlan der ki düşkün gezersin
Hey kız çok salınma bağrım ezersin
Her sevdiğin sen deftere yazarsın
Beni sev de defterine yaz gelin
__________________
Sen Sen Ol Başkalarının Seni Yönetmesine İzin Verme!

Sen Sen Ol kendine bu dünyada kara gününde arkanda olacak dostlar edinmeye çal‎‏ış!



“Ya Rab,yüzümü güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir”
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (Daim)  
Alt 04.12.07, 17:35
RoSe_Lady - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GüLLeRe SeVDaLı&TuTKuN
 
Üyelik Tarihi: 23.11.07
Şehir: Jeddah
Mesajlar: 2.427
Karizma Puanı: 296
RoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond repute
Ce: Karacaoğlan

17

Bir gülceğiz istedim de vermedi
Çocuk kadar hatırımı görmedi
Bilmem garip sandı yoksa bilmedi
Kalsın sana top zülüfü burmalı

Evinizin önü çevre ağıl mı
Bu bahalık güzellikten değil mi
Gülün kökü bahçanızda değil mi
Kalsın sana top zülüfü burmalı

Evinizin önü çevre koru mu
Bu bahalık güzellerin soyu mu
Gülü verdiceğin benden eyi mi
Kalkıp gidip o yâri bir görmeli

Evlerinin önü kerpiç aralık
Yine akşam oldu çöktü karanlık
Biz de aldık ondan beş on paralık
Top top edip güzellere vermeli

Has derdin de Karac'oğlan has derdin
Aramızda acı poyraz estirdin
Bir gül için ben garibi küstürdün
Önü sonu canı cana sarmalı


18

Karacaoğlan:
Suya giden allı gelin
Niçin böyle salınırsın
Gelin bir su ver içeyim
Gelin kimin gelinisin

Gelin:
Su değildir senin derdin
Görmek ise yeter gördün
Oğlan burda çokça durdun
Ağam gelir döğülürsün

Karacaoğlan:
Döğülürsem döğüleyim
Söğülürsem söğüleyim
Gelin sana kul olayım
Ölürüm kanlım olursun

Gelin:
Yaylalara göçmedin mi
Soğuk sular içmedin mi
Güzel görüp geçmedin mi
Beni görüp delirirsin

Karacaoğlan:
Türlü yaylayı görünce
Soğuk suları içince
Kocayıp vaktin geçince
Taşlar alır döğünürsün

Gelin:
Evlerinin önü solgan
Ağamı görürsen korkan
Telli perçemlisin oğlan
Ne dedim ki darılırsın

Karacaoğlan:
Karac'oğlan sana vurgun
Döşlerin alma'dan dolgun
Sevindirdin beni bugün
İnşallah cennet görürsün


19

Benim ahım ak geline kalmaya
Çeke çeke bin dert ile ölmeye
Gurbet ilden şu kocası gelmeye
Daha derdim az diyesin ak gelin

Yaz olanda ısıtmalar tutasın
Güz olanda terlenmeye yatasın
Acı acı kırk yıl ağrı çekesin
Daha derdim az diyesin ak gelin

Bacanın üstünde baykuşlar öte
Kapının önünde çalılar bite
Ben de kargış vermem ocağın yana
Daha derdim az diyesin ak gelin

Karac'oğlan der ki kaşın kaşıma
Acap değer m'ola başın başıma
Gurbet ilde dert yapışa peşine
Daha derdim az diyesin ak gelin
__________________
Sen Sen Ol Başkalarının Seni Yönetmesine İzin Verme!

Sen Sen Ol kendine bu dünyada kara gününde arkanda olacak dostlar edinmeye çal‎‏ış!



“Ya Rab,yüzümü güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir”
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (Daim)  
Alt 04.12.07, 17:37
RoSe_Lady - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GüLLeRe SeVDaLı&TuTKuN
 
Üyelik Tarihi: 23.11.07
Şehir: Jeddah
Mesajlar: 2.427
Karizma Puanı: 296
RoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond repute
Ce: Karacaoğlan

20

Ak kolların sala sala yürüyen
Nasıl getireyim seni ele ben
Ben şahan olsam da sen bir balaban
Alsam çırnağıma çıksam yola ben

İlinizde yok mu idi kadılar
Ak ellerin altun tasta yudular
Seni bana yeşil ördek dediler
Onun için dolaşırım göle ben

Yüklettim yedeğim deste katanm
Yüküm kumaş ben alana satarım
İki bülbül bir kafeste öterim
Konmaz mıyım yeni açmış güle ben

Hemene de Karac'oğlan hemene
Çanlı kervan indirmişim Yemen'e
Sevdim ise ben yârimi kime ne
N'ettim ola şu koğlaşan il'e ben

21

Aciz kaldım şu gönlümün elinden
Benim gitmediğim yollar mı kaldı
Cevr idi ki yüz döndürüp serime
Başıma gelmedik hallar mı kaldı

Taşkın sular gibi akıp çağlarım
Dîdârın görüben gönül eğlerim
Dünyaya geleli her dem ağlarım
Çeşmim karışmadık seller mi kaldı

Alları çıkarıp karalar geyip
Sen varıp illerin sözüne uyup
Bir gün ben kendime kıyarım deyip
Urgan atmadığım dallar mı kaldı

Karac'oğlan eydür dost bizim iller
Biter menevşesi dermeli güller
Dinledim hep bizi söyleşir iller
Benim düşmediğim diller mi kaldı


22

Be çağlayıp akan ırmak
Vaktlı vaktsız akmak olmaz
Lekeliktir be gaziler
İl üstüne düşmek olmaz

Binelim Arab atlara
Yaraşır koç yiğitlere
Ağzı açık namertlere
Yiğit sırrın açmak olmaz

Arab at da Burak olur
Koç yiğitte yürek olur
Bun deminde gerek olur
Yiğide hor bakmak olmaz

Ararsan var kalbin ara
İller sana ne der göre
Tuz ekmek yediğin yere
Hiyanetlik etmek olmaz

Karac'oğlan'ın dediği
Namerde boyun eğdiği
Koç yiğidin sevdiği
Gelirse de koçmak olmaz
__________________
Sen Sen Ol Başkalarının Seni Yönetmesine İzin Verme!

Sen Sen Ol kendine bu dünyada kara gününde arkanda olacak dostlar edinmeye çal‎‏ış!



“Ya Rab,yüzümü güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir”
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #10 (Daim)  
Alt 04.12.07, 17:39
RoSe_Lady - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GüLLeRe SeVDaLı&TuTKuN
 
Üyelik Tarihi: 23.11.07
Şehir: Jeddah
Mesajlar: 2.427
Karizma Puanı: 296
RoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond reputeRoSe_Lady has a reputation beyond repute
Ce: Karacaoğlan

23

Dinle sana bir nasihat edeyim
Hatırdan gönülden geçici olma
Yiğidin başına bir iş gelince
Anı yad illere açıcı olma

Mecliste ârif ol kelamı dinle
İI iki söylerse sen birin söyle
Elinden geldikçe sen eylik eyle
Hatıra dokunup yıkıcı olma

Dokunur hatıra kendisin bilmez
Asılzadelerden hiç kemlik gelmez
Sen eylik et de o zayi olmaz
Darılıp da başa kakıcı olma

İI âriftir yoklar senin bendini
Dağıtırlar tuzağını fendini
Alçaklarda otur gözet kendini
Katı yükseklerden uçucu olma

Muradım nasihat bunda söylemek
Size layık olan onu dinlemek
Sev seni seveni zay etme emek
Sevenin sözünden geçici olma

Karac'oğlan söyler sözün başarır
Aşkın deryasını boydan aşırır
Seni bir mecliste hacil düşürür
Kötülerle konup göçücü olma


24

Deli gönül gezer gezer gelirsin
Arı gibi her çiçekten alırsın
Nerde güzel görsen orda kalırsın
Ben senin derdini çekemem gönül

Santur mu istersin saz mı istersin
Ördek mi istersin kaz mı istersin
Tomurcuk memeli kız mı istersin
Ben senin derdini çekemem gönül

Çıkıp yücelere bakmak istersin
Coşkun sular gibi akmak istersin
Her güzelle yatıp kalkmak ist