Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Eğitim, Öğretim & İş Dünyası > Eğitim, Öğretim Genel > Tarih
Duyuru

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (Daim)  
Eski 19.11.07, 09:54
*Gül-üm-se* - ait Avatar
-*уσяgυη_ρяєηѕєѕ*-
 
Üyelik Tarihi: 08.05.07
Şehir: 03-AfYoK-03
Mesajlar: 4,175
Blog Başlıkları: 53
Karizma Puanı: 490
*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute*Gül-üm-se* has a reputation beyond repute
Atatürk ve Felsefe

ATATÜRK VE FELSEFE Burada yapılacak kısa incelemede, Atatürk’ün bazı felsefi görüşleri ile kendi yönetim ve inkılabına dayanak olan felsefi esaslar ele alınacaktır. Mustafa Kemal’in doğuştan önder yaradılışta ve bağımsız bir ruha sahip olduğu bilinmektedir. Bu özelliğini kendisi şöyle anlatıyor. “Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben, milletin en büyük ve atalarımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailemle ilgili bulunan özel ve resini hayatımın her evresini yakından tanıyanlarca bu aşkım bilinir. Bence , bir millette şerefin, onurun, namusun ve insanlığın doğup yaşayabilmesi, mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasına bağlıdır. Ben, yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı olmalıyım.” Mustafa Kemal’in eserinin, kendi yetişme tarzı ve yaradılışıyla ilgisi pek büyüktür. O’nun karakterindeki özgürlük ve bağımsızlık vasfı, kısmen inceleme ve araştırmacılarının, daha çok yaradılışının ve geçirdiği deneylerin ortaya çıkardığı felsefi inançların kaynağıdır. Şu halde, O’nun kuracağı düzenin toplumsal ve bireysel bağımsızlık ve özgürlük ilkelerini yansıtan bir öğreti ve onun kökeni niteliğindeki bir felsefi inanç olması kadar doğal bir şey yoktur. Mustafa Kemal, insanı laik ve özgürlüklerini kısıtlayan, herhangi bir toplum üzerinde diğerlerini kayıtsız şartsız egemen kılan, demokratik yollar dışında bir millete iktidar olma iddiasında bulunan görüşlere, felsefelere: bireylere ve kuruluşlara düşmandır. O’nun yönetim ve hedefi, giderek, gelişmek ve olgunlaşmak suretiyle ulusal bağımsızlık ve egemenliğe dayanarak milli iradenin ve meşru temsilcilerinin etki ve yönetimiyle milli ülküleri gerçekleştirmektedir. Bu ülküye kaynak olan felsefe, Atatürkçü felsefedir; başka bir deyişle Mustafa Kemal kendi felsefesinin uygulayıcısıdır. SOSYO-PİSİKOLOJİK GÜCÜN HAREKETE GEÇİRİLMESİ Mustafa Kemal Paşa’nın sosyal gücü oluşturma yolunda neden ince ve ayrıntılı düşüncelerle hareket ettiğini anlamak için, O’nun o dönemde, milletin mevcut padişahlık müessesine ne kadar bağlı olduğu belirtilmeye değer . O, bu durumu şöyle anlatır: “Burada, pek önemli noktayı da belirtmeli ve açıklamalıyım. Millet ve ordu Padişah ve Halife’nin karşı yüzyılların kökleştirdiği din ve gelenek bağlarıyla içten bağlı ve sadık. Halifesiz ve padişahsız kurtuluşun anlamını kavrama yeteneğinden yoksun. Bu inançla bağdaşmaz görüş ve düşüncelerini açığa vuracakların vay haline!Hemen dinsiz, vatansız, hain, istenmez olur.” O dönemde bir başka önemli nokta da düşman safında yer alan büyük devletlerle başa çıkılamayacağı ve onları gücendirmeme düşüncesiydi. Bu düşüncenin sahibi laik kitleleri değil, bazı aydın ve seçkin kişilerdi. Milletin, durumu ve gidişhatı hakkında karanlıklar içinde bulunuşu, öncelikle onu uyarmayı ve birlikte harekete geçmeyi gerektiriyordu. Mustafa KEMAL’in işgale ve düşmanca hareketlere karşı kamusal tepkinin daha canlı ve somut olarak gösterilmesi için Havza’dan 28 mayıs 1919’da, valilere, mutasarrıflara ve askeri birliklere gönderdiği genelge , milli heyecanı yaymak için ve canlı tutma amacını güdüyordu. “İzmir’e ve daha sonra ne yazık ki Manisa’ya ve Aydın’a düşmanın girişi, gelecek tehlikeyi daha açık olarak sezdirmişti. Yurt bütünlüğümüzün korunması için, milli tepkilerin daha canlı olarak gösterilmesi ve sürdürülmesi gerekir. Milli yaşayışı ve bağımsızlığı bozan düşmanın yurda girişi gibi olaylardır.
__________________
.
мuħ┬ξ$Эм DöяτŁŬ
●●мιѕℓιηα ℓєуℓιм *Gül-üm-sє* вєу_zα●●•
.
*AnGeL*
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Eğitim, Öğretim & İş Dünyası > Eğitim, Öğretim Genel > Tarih


Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dine Rağmen Felsefe adnan_18 Felsefe 0 04.09.07 01:01
Felsefe Nedir? Thesephiroth Felsefe 0 20.08.07 17:07
Felsefe Tarihi SportMan Dersler 0 30.01.07 21:47
Felsefe ile ilgilenen arkadaslarrr!!!! guney26 Yıllık Ödevler 6 13.01.07 19:11
dersimiz felsefe... LaViNia Konusuz Konular 5 15.12.06 19:12


Şuan saat: 15:04 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0