![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Duyurular |
| Soru? ve Cevap! , Sözlük Aklınıza takılan her türlü soruyu sorup, her soruya cevap verebilen yurdum insanının fikirleriyle aydınlanabileceğiniz bir bölüm. Kafanıza takılanı sorun, yorumlansın. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| ||||
| Cin Modern veya antik birçok din ve inanışta, semavi dinler de dahil, bulunan bir tür ruhani yaratık. Farklı inanışlarda farklı karakteristiklere ve özelliklere sahiptir. Tonicle iyi gittiği söylenen. Ağız kokusu yapmayan sert bir içecek
__________________ Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de, dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer...!!! |
| ||||
| Ce: Cin 1. islam inancında olağanüstü yeteneklere sahip fakat insandan daha aşağı olan bir yaratık türü. 2. doksanlarin basi ogrenci argosunda ironik anlamda birinin ustun zekasini ovmek icin kullanilan sozcuk. 3. ayaklarının ters oldugu rivayeti olan insan dışı varlıklardır.çocukken çok fazla ışıga bakıp gözlerimi kapatınca ortaya çıkan lekeli görüntüyü cin sanırdım 4. cebindeki bozukluklarla yiyebileceğin güzel tatlı şey.. (Eti Cin) 5. mekke'de nâzil olmuştur: 28 (yirmisekiz) âyettir. cinlerin kur'an dinleyip hidayete geldikleri anlatıldığından, sûre bu ismi almıştır. hz. peygamber, amcası ebu talip ve eşi hz. hatice'yi kaybettikten sonra tâif'e gitmiş, orada çirkin davranışlarla karşılaşmıştı. bu sıralarda kureyş müşrikleri de müslümanlara karşı düşmanlıklarını iyice arttırmış bulunuyorlardı. işte tâif dönüşünde nâzil olarak resûl-i ekrem'e teselli veren bu sûre, yalnız insanların değil, cinlerin de kur'an'a tâbi olduklarını bildiriyor, islâm'ın muzafferiyetini müjdeliyordu. rahmân ve rahîm (olan) allah'ın adıyla. 1. (resûlüm!) de ki: cinlerden bir topluluğun (benim okuduğum kur'an'ı) dinleyip de şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: gerçekten biz, hârikulâde güzel bir kur'an dinledik . 2. doğru yola iletiyor, ona iman ettik. (artık) kimseyi rabbimize asla ortak koşmayacağız. 3. hakikat şu ki, rabbimizin şânı çok yücedir. o, ne eş ne de çocuk edinmiştir. 4. doğrusu bizim beyinsiz olanımız (iblis veya azgın cinler), allah hakkında pekaşırı yalanlar uyduruyormuş. 5. halbuki biz, gerek insanlar gerekse cinler allah hakkında asla yalan söylemezler, sanmıştık. 6. şu da gerçek ki, insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kimselere sığınırlardı da, onların taşkınlıklarını arttırırlardı. 7. onlar da sizin sandığınız gibi, allah'ın hiç kimseyi tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı. 8. doğrusu biz (cinler), göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev huzmeleriyle doldurulmuş bulduk. 9. halbuki, (daha önce) biz onun bazı kısımlarında (haber) dinlemek için oturacak yerler (bulup) oturuyorduk; fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir alev huzmesi buluyor. 10. bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa rableri onlara bir hayır mı diledi? 11. gerçekten biz, -kimimiz sâlih kişiler, kimimiz ise bunlardan aşağıda olmak üzere- türlü türlü yollar tutmuştuk. 12. (artık) şu gerçeği şüphesiz anladık ki, biz yeryüzünde bulunsak da allah'ı âciz bırakamayacağız, başka yere kaçmakla da elinden kurtulamayacağız. 13. doğrusu biz, o hidayeti (kur'an'ı) işitince ona iman ettik. kim rabbine iman ederse, artık ne bir (ecrinin) eksikliğe uğratılmasından ne de haksızlık edilmesinden korkar. 14. içimizde, (allah'a) teslimiyet gösterenler de var, hak yoldan sapanlar da var. teslimiyet gösteren kimseler, doğru yolu arayanlardır. 15. hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır. 16. şayet doğru yolda gitselerdi,onlara bol su verirdik. 17. bu hususta kendilerini denememiz için , kim rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır. 18. mescidler şüphesiz allah'ındır. o halde, allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin). 19. allah'ın kulu, o'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi. 20. (resûlüm!) de ki: ben ancak rabbime yalvarırım ve o'na kimseyi ortak koşmam. 21. de ki: doğrusu ben (kendi başıma) size ne zarar verme ne de fayda sağlama gücüne sahibim. 22. de ki: gerçekten (bana bir kötülük dilerse) allah'a karşı beni kimse himaye edemez, o'ndan başka sığınacak kimse de bulamam. 23. (benim yaptığım) ancak allah katından olanı, o'nun gönderdiklerini tebliğdir. artık kim allah ve resûlüne karşı gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır. 24. sonunda, tehdit edilip durduklarını (azabı, kıyameti) gördükleri zaman, kim yardımcı olma bakımından daha güçsüz ve sayıca daha az imiş, bileceklerdir. 25. de ki: tehdit edilegeldiğiniz (azap), yakın mıdır, yoksa rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, ben bilmem. 26. o bütün görülmeyenleri bilir. sırlarına kimseyi muttali kılmaz; 27. ancak, (bildirmeyi) dilediği peygamber bunun dışındadır. çünkü o, bunun önünden ve ardından gözcüler salar, 28. ki böylece onların (peygamberlerin), rablerinin gönderdiklerini hakkıyla tebliğ ettiklerini bilsin. (allah) onların nezdinde olup bitenleri çepeçevre kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır (kaydetmiştir).
__________________ ![]() Mazluma umut Zalime Korku !.... |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|