Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Git   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Siyaset ve Politika > Siyasi Serbest Kürsü


Siyasi Serbest Kürsü Haber veya kaynağa gereksinim duymaksızın, sadece kendi görüşleriniz üzerinden ülke siyaseti üzerine yorumlarda bulunabileceğiniz bir bölüm. Terbiyeyi öldürmemek şartıyla "Ateş Serbest!"

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Eski 21.08.06, 21:30
Kemalist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tam Paylaşımcı
 
Giriş tarihi: 21.08.06
Mesajlar: 193
Karizma Puanı: 0
Kemalist is an unknown quantity at this point
Hiç Yaşanmamış Özgürlüğe Ağıt - Şeriat

Tahran'da yeni açılan Kayali Park (Park-e Sengi), dogal yapisi ve güzel bitki dokusu nedeniyle son derece ilgi duydugum bir parktır.
Parkın en sevdigim köşesi ise büyük bir blok taş'tan dudak şekli verilerek oyulmuş çeşmenin yakınındaki banktı.

79 Subatinda İran'da gerçekleşen ve adına "islami devrim" denen o felakete dogru hızla sürüklenen 2500 yıllık bir uygarlığın çöküşüne tanık olmak, bir ulusun daha yeni yeni filizlenen özgürlük umudunun ve onurunun ayaklar altına alınması, son derece acı bir deneyimler dizisini yasatmistir bana. O sürecte, bir daha Kayalı Park'a gitme şansım olmadı. Ancak sonradan duydugum kadarı ile, "böyle sanatın içine tüküreyim" kafasında olanlar o güzelim dudak şekilli çeşmenin suyunu kesmekle kalmayıp, genel ahlaka uygun olmadığı icin, bir gün ortadan kaldırıvermişler. Siz o dudaklarda susuzlugunuzu gideremediniz.


Peki, şöyle gönlünüzce istediginiz müzigi, istediginiz yerde ve zamanda dinleme hakkından yoksun kaldınız mı?


Ya, eşinizle (sevgilinizle, flörtünüzle demiyorum) elele sonbaharda bir orman yolunda yürümenize kimse engel oldu mu?


Güzelim yaz aylarının sıcağında denize mayo ile girdiginiz icin tekme - tokat bir araca bindirilip, günlerce hakarete uğrayacağınız gözalti hücresine atıldınız mı?


Kısa pantolonunuzla evinizin bahçesindeki çimleri biçerken, kendilerini sizin namus bekçiniz olarak görenlerin saldırgan söz ve davranışlarına hedef oldunuz mu?


Kırk yılın başı canınız çektiğinde içeceğiniz bir yudum biradan yoksun kaldığınız icin, evde bira yapmasını, votka damıtmasını öğrenmek zorunda kaldınız mı?


Evinizde ara sira oynadiginiz tavlanizi sömineye atip, müzik kasetlerinizi tavan döşemelerini söküp gizlediniz mi?


Peki ya bir gün açıik renk takım giysilerinizi giymenin, kravat takmanin yasak olabilecegini, kravatınızdan tutulup yerlerde sürükleneceginizi, düşünüzde görseniz inanır mısınız?


Ya da, kısa kollu gömlek ile (bayanlardan söz etmiyorum) dolaştığınız için, güvenlik güclerince gözaltina alınacağınız aklınıza gelir miydi?


Ya siz bayanlar, yazın gölgede 40 - 45 derece sıcaklıkların olağan olduğu bir kentte dışarı gezmeye, alışverişe çıkarken kalın çorap, ayak bileklerine kadar uzun bir manto, saçınızın bir tek teli bir görünmeyecek şekilde başörtüsü takmak zorunda kalabileceginiz, hic aklınıza geldi mi?


Peki, ya miras hukukunda payınızın oğlan kardeşinizin payının yarısı kadar olabilecegi?


Eşinizin cok eşlilik hakkını kullanmayı aklından geçirebileceği?


Tabii, bu sizi o kadar korkutmasin. İkinci ya da ücüncü kadını kendisine hak gören eşiniz, yine de sizin "rızanızı" yani olurunuzu alma zorunda. Yalnız unutulmaması gereken bir küçük nokta var. Eger rıza göstermezseniz, evinizin reisi ailenizin karar vermede en yetkilisidir ve siz kocanızın sözüne (kararina) karşı gelirseniz, sizin olurunuzu isteyen etiniz, sizi yatakta yalnız bırakmaktan dövmeye, belki de boşanmaya kadar uzanabilecek bir dizi yaptırım ile düşüncelerinizin değişmesine neden olabilir.



İşte, Türkiye'de de bazılarının istediği "İslamiyete dayalı düzen" eşittir "Şeriat"tan küçük bir kesit okudunuz...

alıntıdır...
__________________
Efendiler, Türkiye şeyhler,müritler,meczuplar ülkesi olmayacaktır!

'Bu beşik; tabiatın rüzgarları ile sallandı, beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk; tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu. Sonra onlara alıştı. Onları tabiatın babası tanıdı. Onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu; tabiat oldu. Şimşek, yıldırım, güneş oldu. Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.''

M.Kemal ATATÜRK

Kemalist tarafından (21.08.06 Saat 21:36) değiştirildi.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Eski 21.08.06, 21:35
SUPERMAN-3000 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Süper Paylaşımcı
 
Giriş tarihi: 14.07.06
Konum: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 280
Karizma Puanı: 137
SUPERMAN-3000 has a reputation beyond repute
Ce: Hiç Yaşanmamış Özgürlüğe Ağıt - Şeriat

Bazıları (bu forumun dışından) bunu okusun. Teşekkürler.
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Eski 21.08.06, 21:43
Kemalist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tam Paylaşımcı
 
Giriş tarihi: 21.08.06
Mesajlar: 193
Karizma Puanı: 0
Kemalist is an unknown quantity at this point
Ce: Hiç Yaşanmamış Özgürlüğe Ağıt - Şeriat

SUPERMAN-3000 kullanıcısından alıntı Mesajı göster
Bazıları (bu forumun dışından) bunu okusun. Teşekkürler.
neden sadece bu forumun dışından ? Bu forumda da yeterince yobaz var.
__________________
Efendiler, Türkiye şeyhler,müritler,meczuplar ülkesi olmayacaktır!

'Bu beşik; tabiatın rüzgarları ile sallandı, beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk; tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu. Sonra onlara alıştı. Onları tabiatın babası tanıdı. Onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu; tabiat oldu. Şimşek, yıldırım, güneş oldu. Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.''

M.Kemal ATATÜRK
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Eski 21.08.06, 22:34
bozkirkurdu
Guest
 
Mesajlar: n/a
Ce: Hiç Yaşanmamış Özgürlüğe Ağıt - Şeriat

İran'da uygulanan tam anlamıyla şeriat değil. İslamcı faşizm uygulanıyor. Unutmamalı ki Türkler bugüne şeriat sayesine gelebildiler. Şerri hükümler ilk hukuk hükümlerindendir.
Kapanmak her müslüman kadının görevlerindendir, demogoji yaparak kapanmayı, dinin buyruklarını insanların gözünde büyütmek ve sorunmuş gibi göstermek alçaklıktır...
O giyilen sarıklar , benzeri giysiler ve çarşaflar aslında o yörelerin iklimlerine göre en uygun olan giysiler. Bakın bedevilere en basitinden güneydoğudaki vatandaşlarımıza bakın...
Yanlış anlaşılmasın şeriat yanlısı değilim.Yalnız bazı konularda din düşmanlarının dini yaşamaya çalışan, eğitimsiz, geri kalmış insanları yok etmek istercesine eleştirmeleride sinirimi bozuyor.
Anayasanın dinden çok uzak olduğunada inanıyorum. Tecavüz, hırsızlık, adam öldürmek gibi suçlar anayasada şeriata yakın karşılık bulsalardı şu anki suç patlaması ve kültürel yozlaşma olmazdı ülkede.
Dünyada asıl olmamız gereken yer Türk ve İslam alemidir. Bizim hamurumuz doğudur. Bunu yitirdiğimiz anda yavaş yavaş erimeye başlarız ki 1950 den beri bunu yaşıyoruz. Batı'nın özenilcek nesi var ki? Tüm sapkınlıklar,rezillikler ve asıl geri kalmışlıklar batıdan çıkmadır. Onlar esasında en bağnaz insanlardır...
Kısa kısa örnekler vermek istiyorum... İlk üniversiteyi kuran müslümanlardır, tıp ilminin kurucusu müslümandır,matematiğin kurucuları, astrolojinin kurucları müslümandır... Medeniyeti insanlığa kazandıran müslümanlardır. At gözlüğüyle bakmakla suçladığımız insanlardan (yobazlardan) olmamak için bizim çok daha geniş bakmamız gerekir dünyaya.İran gibi ülkeleri kötülemektense onları kucaklamalı ve birşeyler katlamalıyız kısacası yapıcı olmalıyız. Şeriat dediğimiz şey esasında dinin hükümlerinin en iyi şekilde anlaşılıp ülke yönetim biçimlerinde uygulanmasıdır.Bu ülkeler kendilerince yorumlamışlar ve bu noktaya gelmişler...

Komünizme tamamen karşıyım, Doğu Perinçek'i de hiç sevmem. Ama TİP'li bir arkadaşımın geçenlerde yayınladığı bir makaleyi paylaşmak istiyorum.


Hz. Muhammed’in medeniyet devrimi

·Bilim, İslamiyet’e dinler arası cepheleşme ve bağnazlığın içinden bakmaz.
·Dünyanın bütün bilim merkezlerinde İslam’ın ortaya çıkışı, Ortaçağ’ın en büyük devrimidir ve Hz. Muhammed de, bu büyük devrimin önderidir.

İslamiyet’in ortaya çıkışı, tarihi en az bilen için, yeni bir dinin doğuşudur; ancak tarih içindeki yerine oturtacak olursak, yeni bir uygarlığın kurulmasıdır. Hz. Muhammed, bir peygamberdir. Ama aynı zamanda yeni bir devletin, yeni bir toplumun kurucusudur; büyük bir devrimin önderidir.

BÜTÜN BOYUTLARIYLA DEVRİM
Siyasal açıdan bakarsak, İslamiyet, kabileler halinde örgütlenmiş bir toplumun devlete sıçramasıdır. Kabileler arasında baskın basanındır kuralının geçerli olduğu yağmacılığın yerini, devlet düzeninin sağladığı barış ve huzur ortamı almaktadır. Böylece özel mülkiyet ve ticaretin gelişmesi için gerekli koşullar yaratılmaktadır.
Ekonomik açıdan, kabilenin kapalı ekonomisinden ticaretin gelişmesi yoluyla para ekonomisine geçilmektedir. Para kazanan kişi, Allah’ın sevgili kuludur; yani “El-kasip habibullah.” Mülkiyet ilişkileri açısından, kabilenin ortaklaşa mülkiyeti çözülürken, özel mülkiyet serpilip gelişmektedir.
Bu zeminde kabilenin akrabalık ilişkileri, İbni Haldun’un deyişiyle “asabiye” bağı, Morgan ve Engels’in diliyle “gentilice” (kanbağı) ilişkiler dağılmakta, onun yerini ümmet almaktadır. Bedir savaşında Arap yarımadasında ilk kez akrabalar karşı karşıya gelmiş ve birbirleriyle savaşmışlardır. Bu akrabalığa dayanan toplumun çözülmesi, onun yerini ümmet ilişkilerinin almasıdır. İslamiyet, kabile içindeki kardeşliği, bütün müminlere yayarak ümmet kardeşliğine dönüştürmüştür.
Hz Muhammed’in getirdiği yeni hukuk sistemi, kervanların basılması ve yağmalanmasını yasaklamış, özel mülkiyet ve ticareti korumuş, böylece devlet düzenini sağlamış ve Arap yarımadasında oluşan büyük bir enerjiyi birleştirip batıya ve doğuya doğru yönelterek büyük bir imparatorluğun önkoşullarını yaratmıştır.
Kuşkusuz bu büyük yönelişin ideolojik ve psikolojik iticilerini de gözden uzak tutmamak gerekir. Toplumu ümmet kardeşliği içinde birleştiren yeni iman, toplumun psikolojisini sarmalamış, büyük bir kolektif enerjiyi ateşlemiş ve cihat yoluyla dışa doğru yayılmayı örgütlerken, tarihsel açıdan da toplumun kendi mücadelesiyle medeniyete sıçramasının manevi gücünü yaratmıştır.
MEDENİYETE GEÇİŞ
Siyaset, ekonomi, toplum ve mülkiyet ilişkileri, hukuk, ideoloji ve toplum psikolojisi açısından toplam olarak baktığımız zaman, İslamiyet’in doğuşu ve gelişmesi, bir devrimdir. Bu devrim, tarihsel açıdan medeniyete geçiş devrimidir. İnsanlığın Sümer’lerden ve Çin uygarlığının kuruluşundan beri dalga dalga yaşadığı olay, başka bir tarihsel düzlemde bir kez daha yaşanmıştır.
“Hayatta en hakiki yol göstericinin bilim olduğunu” kabul eden Atatürk ve diğer Kemalist Devrim düşünürleri de, İslamiyet’in bu tarihsel rolünü açık bir dille saptamışlardır.

ÖZGÜNLÜĞÜ
Ancak bu olay, eski medeniyetlerin bir tekrarı değildir. Devlete, özel mülkiyete, para ekonomisine, kanbağı ilişkilerinin çözülerek toplumun sınıflara bölünmesine ve feodal bağımlılıkların oluşmasına, felsefe ve bilimin doğuşuna geçiş anlamında, bütün medeniyetlerin oluşması, her toplumda farklı zamanlarda yaşanmakla birlikte, en sonunda aynı tarihsel aşamaya denk düşer. Ancak her medeniyet, farklı coğrafyalarda, farklı serüvenlerden gelen, farklı birikimler oluşturmuş toplumlar tarafından kurulduğu için, aynı zamanda kendine özgüdür.
Arap yarımadasında yaşayan Bedeviler, Hz. Muhammed’in başlattığı devrimle, feodal bir ticaret uygarlığı kurdular. Batıda İspanya’ya doğuda Asya içlerine kadar uzanan yeni imparatorluk, 7-11. yüzyıllar arasında dünya uygarlığının merkezi ve öncüsü oldu.
İslam uygarlığı, Sümer’lerden başlayan Ortadoğu, sonra Yunan ve Roma uygarlığının mirasını geliştirdi ve kapitalist Batı uygarlığına taşıdı. İslam uygarlığı ve Türk uygarlığı, bu açıdan 7. yüzyıl ile 15-16. yüzyıl arasında köprü oldu; öte yandan Çin ve Hint uygarlığı ile Batı uygarlığı arasında da bir köprü oluşturdu.
9-11. yüzyılın dünyasına baktığınız zaman, insanlığın kapitalizme doğru sıçrayışını, Ortadoğu merkezinden yapacağı izlenimini edinirsiniz. O sıralar Batı Avrupa, uygarlığın merkezinde değil fakat kenarlarındadır ve bir bakıma derin ve karanlık bir uykunun içindedir. Ancak ummanları aşan denizcileri sayesinde Batı, 15. yüzyıldan başlayarak dünya ticaretine hükmeder; büyük zenginlikler biriktirir. Artık uygarlığın merkezi, Batı Avrupa’ya kaymıştır. Böylece insanlık, kapitalist uygarlığa sıçramasını Avrupa’nın Atlantik kıyılarından gerçekleştirir. Dünün uygarlık merkezi olan Doğu geriliğin kuyularına itilir.

TAŞLAŞAN ÖNYARGILAR VE BİLİMİN BAKIŞI
Dinler birbirine farklı cephelerden bakarlar. Haçlı savaşları ve cihat, bin yıl aşan bir süredir devam edip gelmektedir. Bu savaşlar, dinler arası savaş gibi görülür ama temelinde imparatorluklar ve sınıflar arasında savaştır; zaman zaman da ileri ile geri arasındaki savaştır. Bu savaşlarda din bayrağı altında toplanan imparatorlar ve toplumlar, birbirleri hakkında yüzyılların derinleştirdiği yargılar oluştururlar. O yargılar taşlaşır, karikatürlere yansır.
Ama bilim, İslamiyet’e bu cepheleşme ve bu bağnazlığın içinden bakmaz. Dünyanın neresinde olursa olsun, ister Çin’de, ister Batı’da Atlantik kıyılarında, ister Rusya, ister Güney Afrika’da, dünyanın bütün bilim merkezlerinde İslam’ın ortaya çıkışı, Ortaçağ’ın en büyük devrimidir ve Hz. Muhammed de, bu büyük devrimin önderidir.
Bir televizyon programından sonra vicdanlı bir grup İlahiyat Fakültesi profesörü, dokuz hocamız ziyaretime gelmişlerdi. Masaya oturur oturmaz, “Biz dünyaya tarihsel bakıyoruz” dediler. O gün hayatımın büyük mutluluk duyduğum sohbetlerinden birini yaşadım. İbn Haldun’un deyişiyle “Tarih bilimlerin anasıdır.” Hatta sosyal bilim, tarihten ibarettir. Tarihsellik, gerçeklere yaklaşmanın biricik anahtarıdır
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Eski 21.08.06, 22:44
Kemalist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tam Paylaşımcı
 
Giriş tarihi: 21.08.06
Mesajlar: 193
Karizma Puanı: 0
Kemalist is an unknown quantity at this point
Ce: Hiç Yaşanmamış Özgürlüğe Ağıt - Şeriat

bozkirkurdu kullanıcısından alıntı Mesajı göster
Türkler bugüne şeriat sayesine gelebildiler
EVET.
Eğer biz Avrupada meydanagelen Rönesans ve arkasından Reform hareketlerini kendi ülkemizde gerçekleştirebilseydik şu anda bu halde olmazdık.
__________________
Efendiler, Türkiye şeyhler,müritler,meczuplar ülkesi olmayacaktır!

'Bu beşik; tabiatın rüzgarları ile sallandı, beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk; tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu. Sonra onlara alıştı. Onları tabiatın babası tanıdı. Onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu; tabiat oldu. Şimşek, yıldırım, güneş oldu. Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.''

M.Kemal ATATÜRK
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Eski 21.08.06, 23:49
erkan14 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Paylaşımcı
 
Giriş tarihi: 21.08.06
Mesajlar: 53
Karizma Puanı: 110
erkan14 is a name known to all
Ce: Hiç Yaşanmamış Özgürlüğe Ağıt - Şeriat

Rönesans ve reform islama karşı değil hristiyanlığa karşı yapılmıştır.Biz islamı tam yaşamayı son 400 yıldır bırakmasaydık böyle olmazdık.İranın yaptıkları islamı bağlamaz.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Eski 22.08.06, 00:03
sonakıncı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Kurdu
 
Giriş tarihi: 20.07.06
Mesajlar: 542
Karizma Puanı: 163
sonakıncı is a jewel in the roughsonakıncı is a jewel in the roughsonakıncı is a jewel in the rough
Ce: Hiç Yaşanmamış Özgürlüğe Ağıt - Şeriat

İnanın bu ülkede "şeriatten korkanlar"ın sayısı, "şeriat isteyenlerin" sayısının 10 katı...

Kuran bir ceza kanunu, medeni kanun, anayasa kitabı değildir. Madde madde yazmaz orda kurallar.

Bir sistem geliştir, bir kanun yap Kurana aykırı olmasın ve adına ne dersen de ben onu istiyorum ....
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Eski 22.08.06, 00:41
bozkirkurdu
Guest
 
Mesajlar: n/a
Ce: Hiç Yaşanmamış Özgürlüğe Ağıt - Şeriat

Bundan söz etmiştim bende...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Eski 22.08.06, 07:59
erkan14 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Paylaşımcı
 
Giriş tarihi: 21.08.06
Mesajlar: 53
Karizma Puanı: 110
erkan14 is a name known to all
Ce: Hiç Yaşanmamış Özgürlüğe Ağıt - Şeriat

Sen bundan bahsettin ama konuyu açan bundan bahsetmemiş.Önyargıyla yazılmış bir yazıyla konu açmış.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Siyaset ve Politika > Siyasi Serbest Kürsü


Konuyu Toplam 1 Kullanıcı okuyor. (0 Kayıtlı kullanıcı ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni konular gönderemezsiniz
Mesajlara cevap yazamazsınız
Mesajınıza eklentiler ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB Kodu açık
[IMG] Kodu açık
HTML-Kodu kapalı
Trackbacks are açık
Pingbacks are açık
Refbacks are açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Beyrut'a Ağıt... Brifkanî Lawkêxizir Konusuz Konular 3 24.08.06 22:59
şeriat Nedir Neco İslami Bilgi Ve Kaynaklar 2 09.08.06 10:32
Aşık Veysel'den -Atatürk'e ağıt- tore Türk Edebiyatı 0 19.07.06 09:51


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 23:21.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0