Siyasi Serbest KürsüHaber veya kaynağa gereksinim duymaksızın, sadece kendi görüşleriniz üzerinden ülke siyaseti üzerine yorumlarda bulunabileceğiniz bir bölüm. Terbiyeyi öldürmemek şartıyla "Ateş Serbest!"
DEMOKRATİK ve laik bir rejimde vatandaşları inançlarından, düşüncelerinden, görüşlerinden, tenkitlerinden, farklılıklarından dolayı suçlamak, cezalandırmak, onlara baskı yapmak, onları tehdit etmek, onları sindirmek en büyük zulümdür.
Hakaret etmemek, şiddeti somut bir şekilde davet etmemek, âdil kanunları açık ve seçik şekilde çiğnememek şartıyla bütün dinî faaliyetler, ibadetler, ayinler, zikirler, dinî eğitim, dinî teşkilatlanma tamamen hür ve serbest olmalıdır.
1930’lu yıllarda Mason locaları kapatılmıştı. 40’lı yıllarda tekrar açıldı... İslâm tarikatları ise hâlâ kapalıdır. Bu “hâlâ” kapalı tutma, yasaklama keyfiyeti bir zulümdür.
Demokrat, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı, insan haklarına saygılı ülkelerin hukukçularına sorsunlar, “Tasavvuf tarikatlarının kapalı ve yasak olması demokrasiye, hukuka, insan haklarına uygun mudur?” Bir tek, “Uygundur” cevabı alamazlar.
Mevlevîlik tarikatının hâlâ kapalı ve yasak olması Türkiye için ne büyük bir kayıptır... Dünyanın aradığı sulh, kardeşlik, uzlaşma, hoşgörü zihniyeti bu tarikatta vardır ve bizim sistemimiz onu hâlâ kapalı tutuyor.
Tarikatlar açılırsa din sömürüsü yapılabilirmiş... Ne boş bir bahanedir bu. Sanki şu anda din ve mukaddesat sömürüsü yapılmıyor mu? Böyle diyenler, kendileri Atatürk sömürüsü yapmıyor mu?
Din sömürüsünün, mukaddesat bezirganlığının en güçlü ve şifa verici ilacı tasavvuftur, tarikatlardır.
Toplumumuzu saran genel kokuşmanın tedavisi için tarikatlara, tasavvufa son derece muhtacız.
Gerçek mutasavvıf, gerçek derviş, gerçek tarikatlı (tarikatçı demedim...) asla yalan söylemez, asla gıybet etmez, asla haram yemez, asla fitne ve fesat çıkartmaz, asla emanetlere hıyanet etmez.
Türkiye’nin fütüvvet ahlakına ihtiyacı vardır. Bu da tarikatların hizmet ve faaliyetleri ile olur.
Bugünkü ahlaksızlığın, faziletsizliğin, kokuşmanın, kirliliğin, şekavetin, hırsızlığın, rezilliğin ana sebebi; toplumdaki tasavvuf kontrolünün zayıflamış olmasıdır.
Gerçek tasavvuf, gerçek tarikatlar, gerçek şeyhler ve dervişler olsa toplum düzelmeye başlar, kötülükler azalır, salah aydınlıkları ortalığı nurlandırır.
İslâm tasavvufu, tarikatlar üzerindeki yasaklar, baskılar, tabular Kıyamet’e kadar devam eder mi?
Edemez. Ya bu gayr-i âdil yasaklar kalkacak, yahut Türkiye batacaktır.
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
__________________ Doğruyu söylemek değil, anlatmak güçtür. Akıllı insanlara gülmek, delilerin ayrıcalığıdır. (Jean de La Bruyere)
Suskunluğum aseletimdendir...
Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
Birde söyleyene bakarım adammı diye... Balonların gururu, iğnelerle karşılaşıncaya kadardır. Bilginin efendisi olmak istersen, çalışmanın kölesi olmalısın. (Honore de Balzac)
Tarikat sehyleri eskiden osmanli ülkesinden özel bir diploma alirlardi. Seyhlik diplomasi diye. Bence öyle bir sistem cok süper olur. Olup olmadik seyhler ortalikda türemez. Devlet kontrolunda olmasi lazim tüm kuruluslar. Devlet ve din ic ice olmasi gerekir.
Tarikat sehyleri eskiden osmanli ülkesinden özel bir diploma alirlardi. Seyhlik diplomasi diye. Bence öyle bir sistem cok süper olur. Olup olmadik seyhler ortalikda türemez. Devlet kontrolunda olmasi lazim tüm kuruluslar. Devlet ve din ic ice olmasi gerekir.
evet katılıyorum ayrıca onlar tüm ilmi ve dini bilgileri bilirlerdi yanni yalnızca dini bilgileri değil buda osm nin gelişmesinde çok büyük bir etkiye sahipti
ya arkadaşlar ayıptır sorması likliğin kelime anlamını biliyormusunuz? din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Sorarım Atatürk laikliği getirmeseyydi halimiz ne olurdu. osmanlının başı dinded yandı . dindar kesim kendi menfatleri için bişeyler yaptı sonra devlet o yapacağı işi yapamadı evlet geriledi ve çöktü. aynı şeyin bu günde omasını isteyen olabilir . onlarda akıllanır elbet 2. bir kurtuluş savaşı cıkarsa
ya arkadaşlar ayıptır sorması likliğin kelime anlamını biliyormusunuz? din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Sorarım Atatürk laikliği getirmeseyydi halimiz ne olurdu. osmanlının başı dinded yandı . dindar kesim kendi menfatleri için bişeyler yaptı sonra devlet o yapacağı işi yapamadı evlet geriledi ve çöktü. aynı şeyin bu günde omasını isteyen olabilir . onlarda akıllanır elbet 2. bir kurtuluş savaşı cıkarsa
ben bu arkadaşım görüşlerine katılmıyorum yine
__________________
Konu bar10... tarafından (05.05.08 Saat 19:12 ) de değiştirilmiştir..
bu arkadaş yine saçmalama modunda, boşverin takmayın arkadaşlar
Asıl saçmalayan sensin ve senin gibiler.Tarikatlar şu anda zaten serbest.Hatta büyük tarikatların mensupları ülke yönetiminin en önemli kademelerinde.
Atatürk'ün şu sözü yeterlidir durumu açıklamak için :
"Efendiler ve ey millet, biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz. En doğru en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır."
__________________
''Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir.''Mustafa Kemal Atatürk
Asıl saçmalayan sensin ve senin gibiler.Tarikatlar şu anda zaten serbest.Hatta büyük tarikatların mensupları ülke yönetiminin en önemli kademelerinde.
Atatürk'ün şu sözü yeterlidir durumu açıklamak için :
"Efendiler ve ey millet, biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz. En doğru en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır."
-tarikatların faaliyette olduğunu biliyorum ve devletin kontrolunde yapılmasını istiyorum
-şeyh, derviş , mürit ile MECZUP nasıl olurda aynı cümlede ardarda sıralanır.
ben bu söze karşıyım. Tarikat derken de günümüzde mevcut olan bazı abuk subuk tarikatları kastedmiyorum
__________________
Konu bar10... tarafından (05.05.08 Saat 19:13 ) de değiştirilmiştir..