![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Blogs | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Duyuru |
| Siyasi Serbest Kürsü Haber veya kaynağa gereksinim duymaksızın, sadece kendi görüşleriniz üzerinden ülke siyaseti üzerine yorumlarda bulunabileceğiniz bir bölüm. Terbiyeyi öldürmemek şartıyla "Ateş Serbest!" |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| |||
| Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin
Evet güzel ve iyi abartılmış bir hikaye bende sana tayyib erdoğan ve saz heyeti hakkında bilgi verecek bir kaynak tavsiye edeyim Bak "Kaynak" diyorum dikkat et seninki gibi düzmece yaşlı nufus memuru hikayesi değil. " Musanın Çocukları" / Yazar:Ergun Poyraz Bu kitabı al ve oku. milletin kafasınıda uyduruk hikayelerle yanıltma yok eskiden ülkücüymüşde yok sinirlenmişte senin gibiler daha " Dokuz ışık" nedir onu bile bilmez be sen çocukmu kandırıyosun. |
| ||||
| Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin Biraz Tarih Fettahoğulları beyliğinin 592 yıllık tarihi genellikle hikaye yoluyla, babadan oğula anlatılarak günümüze kadar gelmiş. Adana Düziçi (Haruniye), Bahçe, Osmaniye, Hasanbeyli, Tabzon Vakfıkebir ile Bayburt'un Yazyurdu köyünde Fettahoğulları ile alakalı tarihi izlere rastlanır. Osmanlı arşivlerinde Fettahoğlu Beyliği ile ilgili dokümanlar olduğu bilinmekte. Osmanli arşiv kaynakli Maras tapu-tahrir defterleri, fermanlar, hüccet i irade, sancak, beylik beratları, tapu nüfus kayıtları, silsilname belgeleriyle Osmaniye vilayeti Bahçe, Hasanbeyli, Düzici(Haruniye), Maraş Helete yörelerinde yaşayan Fettahogulları ailesinin 600 yıla kadar olan bu bölgedeki tarihini incelemek mümkün. Türk kaynaklari bir yana yabancı kaynaklı eserlerde de ailenin izlerine rastlamak mümkün. Mesela Fransız kaynaklarındaki Türk Beyliklerini anlatan eserde anlatılan bilgilere göre ailenin kökleri Oğuz boyuna dayanıyor. Aynı kaynaklara göre 1337 yılında Maraş Elbistan dolaylarında bir beylik kurmuşlar. Elbistan' dan sonra Maraş başkentleri olmuş. Kuruluşundan itibaren 62 yıl Mısır, Suriye, Memluk İmparatorluğu'na, 117 yıl da Osmanlı'ya bağlı kalmışlar. Fatih'in Trabzon'u alması ile Fettahoğulları'nın ataları buralara yerleştirilmiş. Türk beylikleri olan Dulkadiroğulları ve Ramazanoğulları ile komşu olmuş, Osmanlı İmparatorluğu'na kız vererek akrabalık kurmuşlar. Ailenin şeceresi IS36'ya kadar kayıtlı. Kaynak olarak belirtilen bilgiler arasında tam bağlantı sağlanamamış. Bu durum zaten araştırmayı yapanlar tarafından, "Tarihler ile anlatılan bazı olayların yakıştırıldığı veya tercüme eden tarafindan bağlantı kurulamadığı" notu düşülerek açıklanmış. 20 bin hanenin üzerinde bulunduğu tahmin edilen Fettahoğulları, Adana, Düziçi /Osmaniye, Bahçe, Bayburt, Trabzon, Rize, Malatya, Diyarbakır, Urfa, Van Gaziantep, Kahramanmaraş, Hatay, Mersin, Antalya, Konya, Kocaeli, Amasya, Ordu ve İstanbul'da yaşıyorlar. Ailenin en kalabalık olduğu yer Adana - Osmaniye. Adana'da 6 bin hane Fettahoğlu kimliğini taşıyor. Onu bin 5OO hane ile Trabzon izliyor. Fettahoğulları sülalesinin 44 ile dağıldığını görmekteyiz. Bunun dısında BatiTrakya türkleri icerisinde olanlarida unutmamak lazim (Fettahli Rauf Bey, gibi isimler Bati Trakya Türkleri icerisinde unutulmayan isimlerden) Geçmişten günümüze kadar Türk tarihinde önemli yere sahip olan Fettahoğulları’nın ibret verici hayat hikayeleri var. Baskınlar, göçler, isyanlar, idamlar serüvenindeki Fettahoğulları. Konu elif_22 tarafından (21.09.07 Saat 17:19 ) de değiştirilmiştir.. |
| ||||
| Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin Fettahoğulları Aşina soyundan Fettahoğulları’nın geçmişleri hakkında çok bilgi bulunuyor. Ailenin Göktürk Devleti’ni kuran Aşina (Kurt) ailesinden geldiği ortaya çıkıyor. Fettahoğulları ailesinden Memiş Ağa isimli bir araştırmacı 1834 yılında yazmış olduğu silsilenamesinde şöyle diyor: “Geçmiş ecdadımız Kûfe şehrinden göç etmişlerdir. Asılları Göktürk aşiretindendir.” Göktürk Devleti’ni kuran Aşina (Kurt) ailesi M.S 552-750 arasinda OrtaAsyada yasamıs olup, 750 yılında Uygurların öncülük yaptığı diğer Türk kabilelerinin saldırıları sonucu Orta Asya’yı Türkmenlerle birlikte terk ederek Irak’ın Kûfe şehrine gelip yerleşiyorlar. Burada İslamiyeti kabul eden Aşina ailesi Abdülfettahoğulları adını alıyor. Aile beylerinin ilk isimleri İslamiyet ve Kûfe şehrinin etkisiyle Hasan olarak değişir. Fettahoğulları ailesi ile ilgili olarak araştırmalar yapan ve ilginç bulgulara ulaşan araştırmacı–tarihçi Cezmi Yurtsever de ailenin soyunun Göktürk hanedanından geldiğinin kesin olduğunun altını çiziyor. Yurtsever: “Göktürk Devleti’ni kuran Aşina ailesi M.S 750 yılında baskınlar sonucunda Orta Asya’yı terk ederler. Buradan Kûfe’ye gelip İslamiyeti kabul etmişler ve isimleri Abdülfettahoğulları olarak değişmiştir. Daha sonra aile buradan van uzerinden Anadolu'ya gelip yerleşir. Anadolu’dan da değişik yerlere dağılırlar. Trabzon’a yerleşen Hacıfettahoğlu’nun soyundan gelenlere Kurt İbrahim Ağa denilmektedir. Ailenin “Kurt” unvanı taşıması 14. yüzyılda Osmanlı’nın Trabzon’u alması ve o yöreye yerleşen Fettahlıların taşıdığı soy şöhretidir. Yine 14. ve 15. yüzyıllarda Adana ile Maraş arasinda stratejik onemi olan Gavurdağı vadilerine arasinda bulunan yöreye yerleşen Fettahlı beylerinin özellikle Bahçe de bulunan mezar taşları üzerlerindeki süslemeler in Orhun Anıtalrındakine benzerliği dikkat cekicidir. Osmanli Devleti adına Adana valisinin hazırladığı Cukurovanin güvenliğini esas alan fermana imza atan asiret beyleri arsinda Gavur Dağı Ayanı Fettah Bey in de adı geçer. ( 1828 yılı Osmanlı Arşivi Hattı Humayun Serisinden ) . |
| ||||
| Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin Aileye ayanlık ünvanı Kûfe’ye yerleşen Abdülfettahoğulları daha sonra Anadoluya göç edip, Van’a yerleşirler. Göç ile birlikte isimleri de Fettahoğulları olarak değişir. Van’a yerleşen aile burada güçlü beylerin baskılarına dayanamayarak Anadolu’nun dört bir yanına dağılır. Aileden kalabalık bir kol Trabzon tarafına gidip Of ve Vakfıkebir yöresine yerleşir. Diğer bir grup ise Maraş’a gelir. Burada Dulkadiroğulları’nın yanındaki Helete bölgesine yerleşirler. Maraş’ın Osmanlıya bağlanmasından sonra Helete’deki aileden kopan bir parça Adana–Maraş–Halep kervan yolunun kavşağındaki Bahçe’ye yerleşir. Van’dan ayrılan Fettahoğulları’ndan üçüncü grup ise Siverek, Mardin ve Diyarbakır yöresine yerleşir. Anadolu'ya yayılan Fettahoğulları Osmanlı’nın hakimiyeti ile birlikte birtakım görevlere getirilirler. Gülekboğazı'ndan Halep’e doğru uzanan kervan yolunun Gavurdağları vadilerindeki güvenliğinin sağlanması görevi Fettahoğulları’na verilir. Bu tarihte Fettahoğulları beylerinin resmi sıfatı “Gavurdağı Ayanlığı”dır ve 1700 – 1865 yillari arasinda bölgenin yönetimini ellerinde bulunduran Fettahlı beyleri ayanlik statusünde yarı bağımsız hükümet durumundadırlar. Fettahoğulları “ayanlık” yaptıkları dönem boyunca, bölge asayiş bakımından büyük bir başıboşluğun içindedir. 19. yüzyıl başlarında Anadolu’nun genelinde olduğu gibi Çukurova ve özellikle Gavurdağları’nda asayiş bozulmuş, ferdi hareketler baş göstermiştir. Türkmen beyleri ve aşiretlerin vergi yükü altında ezilmesi beraberinde isyanları getirmiştir. Osmanlı yönetimi hac ve tüccar kervanlarının Adana’dan ötede “Halep Yolu” olarak tanımlanan güzargahın Misis–Payas yöresinde güvenliği sağlayamıyordu. Gavurdağları ve Payas yöresi derebeyi Küçükalioğlu Halil, emrindeki yüzlerce eşkıya ile yolları basıyor, kervanları soyuyordu. İskenderun sahillerinde güvenlik tehlikeye girmişti. Padişah’ın hac kervanı da Payas’ta soyulmuştu. İstanbul’dan Adana’ya ulaşan Sürre—i Hümayun Kervanının Karataş sahillerinde gemi ve kayıklarla Suriye sahillerine taşınmasına karar verilmişti. Hatta bir ara Küçükalioğlu Halil’e “devlete yardımcı olur düşüncesiyle” Özerili (Payas) Mirimiranlığı görevi bile verilmişti. Ancak Halil yine baskınlarına devam ediyordu. Bu durum böyle devam ederken, bir müddet sonra Halil’in yerine geçen Mıstık’ın üzerine askeri harekat düzenlenir. Mıstık ise Fettahoğulları korumasındaki Gavurdağları’na sığınır. Maraş Valisi, Bayazıtlılardan olan Kalender Paşa’dan olaydan sorumlu tuttuğu Ağca Bey’i yakalayıp cezalandırmasını ister. Kalender Paşa Ağca Bey’in suçsuz olduğu gerekçesiyle operasyonu yavaşlatır. Bunun üzerine Kalender Paşa görevinden alınıp Girit’e sürülür. Ağca Bey de geçici olarak affedilir. 1854 yılında Gavurdağları eteğinde Maraş’a doğru giden Adana valilik kervanı saldırıya uğrar. Saldırıda 40’a yakın asker ölür. Olayin gectigi yer “Kanlı geçit” adıyla anılır o gün bu gündür. Saldırıyı yapanlar Gavurdağları eşkıyaları olmasına ve kervanin Fettahlıları ziyarete gitmekte olmasına rağmen kabak yine Fettahoğullarının başına patlar. Fettahlı beylerine husumet besleyen Gavurdagli kaypak ağalarin sikayeti eksik sorusturma ve iftira sonucu yörenin güvenliğini sağlayamadıkları için Fettahoğullarının cezalandırılmasına karar verilir. İstanbul’dan yola çıkan infaz taburu Adana ve Maraş valilik askerleriye Gavurdağları’na gelir. Fettahlı Ağca Bey’in oğulları Ahmet ve Mehmet beyler teslim alınır. Mehmet ve Ahmet beylerin idamı Bahçe’de babalarının yapmış olduğu caminin önündeki çınar ağacında infaz edilir. Fettahlı ailesi olaydan dolayı derin üzüntü içine girmiştir. Acı olayın ardından mutluluk verecek bir olay gerçekleşir; Fettahlı Mehmet’in eşi bir erkek çocuğu dünyaya getirir. Dünyaya gelen çocuğa dedesinin ismi olan Ağca Bey adı verilir. Fettahoğulları bu korkunç maziyi hiçbir zaman hatırlamak istemiyorlar. Bazı aile üyelerinden başka kimsenin bilmediği ve bilmesini istemedikleri bu acı olayı gün yüzüne çıkaran Tarihçi Cezmi Yurtsever bu sessizliği şöyle anlatıyor: “Aile bu acı olaydan dolayı çok üzülüyor. Bu olayı aile içinde ileri gelenler biliyor. Ama içlerinde hep bir acı vardır. Çünkü Fettahoğulları dedelerinin idamından çok etkilenmişler. Aslında bu tarih Fettahoğulları için bir milat teşkil ediyor. Çünkü bundan sonra aile dağılır ve büyük bir suskunluk dönemine geçilir. Ben de bir kaç yıl önce aldığım bir bilgi sonucu buraya gittim ve mezar taşlarını okudum. Taşlarda acı olay açıkça anlatılıyor.” Fettahoğulları idam edilen ata dedeleri Ahmet ve Mehmet için ayrı ayrı mezar yaptırmış. Hece taşından yapılan mezarların üzerinde hayat hikayeleri bulunuyor. Bahçe’deki mezarlıklar yüzyılların suskunluğunu taşıyor. Anneleri tarafından yaptırılan türbelerin üzerinde “şehid olmuşlardır” ibaresi bulunuyor Edebiyatımızda Halk siirlerinde Kozanoğullari olayları diye gecen olaylarda da Fettahlıları görmekteyiz (bkz. Halk Siirimizde Kozanogullari olaylari / Kültür Bakanlığı Halk kültürü araştırma daire bsk yard. A. Esat Bozyiğit ) Dadaloğlu, bir şiirinde Çapanoğullarından bir bey olan Necip Paşa ile Kozanoğlu'nu karşılıklı konuşturmaktadır Bu siirinde bölgedeki Fettahlı etkisini su mısralarda görmekteyiz : .. HASAN PAŞA : |
| ||||
| Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin Birbaşka kaynak ta Siverekteki Fettahlıları görmekteyiz: Fettahlılar, Osmanlı Devletinin iskan politikası ile Anadolu’nun çeşitli bölgelerine yerleştirilmiş ve genellikle yönetici sınıfına mensup bir aşiret yada aile olarak bilinmektedirler. Siverek bölgesine de bu ailenin yerleştirildiği halen ellerinde mevcut bulunan belge ve fermanlardan da açıkça anlaşılmaktadır. Hicri 1144 tarihli belgede Fettahlıların aynı zamanda Mutasarrıflık yapan Diyarbekir Alay Beyi Abdulfettahzade Mehmet’in Siverek ve Samsat bölgelerinde Malikane (kaydı hayat şartı ile tasarruf) sahibi oldukları belirtiliyor. O dönemdeki Ordu ve toprak sistemi gereği elindeki toprakla orantılı olarak seferde Bağdat muhafızı Vezir Ahmet Paşa komutasında 1000 tımar askeri ile hazır olduğu belirtilmektedir. Yine belgelerden anlaşıldığı gibi bölgedeki diğer aşiretler ve toprağı işleyen halkla aralarındaki anlaşmazlıklar zaman zaman dersaadete (İstanbula) şikayet konusu olmuş ve sultan tarafından ikaz edilmişlerdir. Osmanlı devletinin iskan politikaları sonucu çeşitli bölgelere yerleştirilen Fettahlıların son dönemlere kadar Siverek’te etkin oldukları “Keşkül” adlı eserde de belirtilmektedir. Siverek’te en uzun süre Belediye Başkanlığını Fettahlılardan Hacı Yılmaz Fettahlıgil yapmıştır. Çok uzun dönem Diyarbakır ve Siverek çevresinde yöneticilik, toprak malikleri olarak yaşayan Fettahlılar buradan diğer şehirlere göç etmişlerdir. Fettahlıların ecdadından ve ulemadan Abdal Ağa ve Hacı Muhiddin Efendilerin türbeleri bugün dahi halk tarafından ziyaret edilmektedir. Son yıllarda Abdal Ağa türbesi ve kabristanı, H. Bahaddin Fetttahlı tarafından yeniden düzenlenerek hemen yanına Fettahlı Abdal Ağa Camii yaptırılmıştır. |
| ||||
| Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin Siverek’in en eski ailelerinden “Fettahlı Ailesi”nin elinde bulunan ve bu aile mensupları adına yazılmış Osmanlı Berât’larından olan bir belgede, Osmanlı toprak sistemi ve bu sistemin Siverek’te uygulanışı ile ilgili önemli bilgiler mevcuttur. Hicri 1144 tarihli olan bu belgede özetle ; “Siverek ve Samsat bölgesinde Malikane mutasarrıfı Diyarbakır Alay Beyi Abdü’l-Fettahzade Mehmet ’in 1000 nefer tımar askeri ile seferde, yine babası Diyarbakır Alay Beyi Abdülfettah ’ın tımar erbabı ile birlikte Bağdat Muhafızı Vezir Ahmet Paşa’nın yanında sefere hareket için hazır olduğu anlaşılmaktadır. Yine aynı belgede özetle; Abdülfettahzade Mehmet hakkında vuku bulan, reaya’ya zulm ettiğine dair şikayet üzerine mutasarrıfı olduğu mukatanın kendisinden alınarak daha önceki mutasarrıfı (belgede Seyit Gazi Bey adında birisi olarak belirtilmektedir) ile şikayetçi Büziği (Baziki aşireti ) aşiretinden Ali Bey ve Ebubekir’e 2500 guruş muaccel kira bedeliyle verildiği anlaşılmıştır. No.8/14 Belgede; Sonradan yapılan tahkikat sonucu Fettahlıların işlettiği topraklar, yapılan şikayetin asılsız olduğu anlaşılınca kendilerine geri verildiği belirtilmektedir. Yine Fettahlılara ait Hicri 1151 tarihli başka bir belgede özetle Siverek Sancağı dahilinde Üsve nahiyesinin Urgur karyesinde 2000 akçelik tımara sahip Hüseyin’in, Alay beyi Mustafa ’nın da arzı ve yine erbab-ı timardan başka bir Hüseyin’in ihbarı ile Sefer-i Hümayun’a katılmadığı sabit olduğundan sahip olduğu tımarın kendisinden alınmasına dair bir ferman gönderilmiştir. Devlet için lüzumlu olan askerin mühim kısmının tımar sistemi ile temin edildiği bilinmektedir. Fettahlı Ailesine ait yukarıdaki belgede bu durum açık bir şekilde görülmektedir. Bundan başka Siverek’ten çeşitli seferlere asker gönderildiğini belgeleyen farklı kaynaklarımız da mevcuttur. Bunlardan birisi de 966/968-1558-1560 tarihli ve 3 numaralı “Mühimme” defterinde geçen aşağıdaki belgedir. Bu konuda Diyarbakır Beylerbeyliğine gönderilen bir fermanda da benzer durum görülmektedir. “Diyarbakır Beylerbeyine, Arap eşkıyanın Basra’ya yeniden saldırma ihtimali üzerine, bunu defetmek için Van, Ergani ve Siverek’ten Basra’ya gönderilmesi emrolunan asker ile kürekçi, zahire, toprak, demir, tel, kalay vs. hakkında gönderdiği mektubun alındığı; bundan sonra da aynı şekilde kendisine emrolunan hizmetlerin yerine getirilmesinde gerekli gayreti göstermesi ve bildirmesi lazım gelen bilgileri de arz etmesi.” 5 nolu Muhimme defterindeki belgenin orijinali ( Mühimme defterleri, Osmanlı döneminde sadaret (başbakanlık) dairesinde tutulan, önemli kararların ve yazışmaların kayıtlarının tutulduğu bir çeşit bakanlar kurulu defteri. Tarihe ışık tutan en önemli arşivlerdir ) |
| ||||
| Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin H. 1119 tarihli bir başka belgede; silahlı süvari zabite verilen ve tımarın bir üstü olan Zeametin Siverek’te varlığı ile alakalı bir mesele şu şekilde geçmektedir. Siverek Sancağı’nın İn nahiyesine bağlı Halebi karyesinde 20.000 akçelik Zeamete sahip İsmail orta boylu ela gözlü açık kaşlı (belgede kimlik tarifi bu şekilde yapılmaktadır) tezkiresini kaybetmiş olduğu için Dersaadete müracaat etmiş olduğu anlaşılmaktadır. İsmail’e, Alay beyi’nin bayrağı altında sefere katılması şartıyla 20.000 akçelik Zeameti için kendisine yeniden tezkire verilmiştir. Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan itibaren en iyi işleyen ve en önemli sosyo-ekonomik mekanizması söz konusu toprak sistemi yüzyıllar içerisinde zafiyet göstererek daha sonra Devletin başına büyük dertler açmıştır. Osmanlı toprak sistemi toplumun sosyal düzeni, ekonomik dengeleri ve askeri yapısı ile doğrudan irtibatlıydı. Bu düzendeki zafiyet yukarıda belirttiğimiz bütün müesseseleri, dolayısıyla Osmanlı toplum ve devlet yapısını temelinden etkilemiştir. Sınırlı bir döneme ait olmakla beraber Fettahlı Ailesi’nin sahip olduğu beratlardan da bu durumu tespit etmek mümkündür. Halka iyi davranılmadığı için zeamet arazisi bir dönem Fettahlılar’dan alınıp Bazüki aşireti nden Ali beye verildiği ancak durumun tekrar tahkik edilmesi sonucunda arazinin Fettahlılara geri verildiği anlaşılmaktadır. Bu tip şikayet ve çekişmelerin çokça meydana geldiği belgelerin genelinde göze çarpmaktadır. Esasen Siverekteki Fettahlı ailesine ait beratlardan Osmanlı Devleti'nin de bozulmanın farkında olduğu ve bu aksaklıkları düzeltmek için her beratın mukaddimesinde mutlaka nasihatlere yer verdiği anlaşılmaktadır. Şöyle ki; H. 1230 tarihli bir beratın mukaddimesinde; “Şam, Halep, Diyarbakır, Mardin, Adana, Ayıntab, Malatya ve Tokat bölgelerinde ve diğer bölgelerdeki mahallerin (Mir-i Maktua) tasarrufu bazı devlet ricali ile vilayet ileri gelenlerinin (Ayân) elinde olduğu ve bunların da üzerlerine düşen görevleri yapmadıkları, köylerdeki reayayı perişan ve rencide ettikleri belirtiliyor. Bu uyarılardan sonra nasihat olarak bu köylerin üzerlerine düşen işleri yapıp vergilerini verdikten sonra rencide edilmemeleri isteniyor. Yine bu durumla alakalı bir başka belgede; “Şam, Halep, Diyarbakır, Mardin, Adana, Ayıntab, Malatya ve Tokat bölgelerindeki bazı köylerin devlet adamlarının iltizamlarında olup bu durum bazen senede birkaç kez değişmekte, farklı kişilerin ellerine geçmekte bunun sonucunda burada yaşayan köylüler konulan ağır vergilerden ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmişlerdir. İhtiyaçlarını karşılayamayan bu köylüler tefecilerden faizle para almak durumunda kalıyor, aldıkları paralar her sene artan faizlerle ödenemez duruma geldiği için köylünün bir türlü borçtan kurtulamadığı bu durumun düzeltilmesi görevinin Şeyh’ül-İslam, Kadıasker, Nakib’ül-Eşraf tarafından güvence altına alınması belirtilmektedir. |
| ||||
| Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin Keşkül adlı el yazması eserde 1219 tarihlerinde Samsat Beylerinden Reşit Hüseyin Siverek'i işgal ettiği ve Diyarbekir Valisi Hasan Paşa büyük bir kuvvetle Siverek'i Samsat beyinin elinden aldığı belirtilmektedir. Tarihi suskunluk sona eriyor İdam olayından sonra, coğrafi yapısından dolayı Torosların Ergenekon’u olarak kabul edilen Bahçe nahiyesinden Fettahoğulları parçalanarak ayrılıyorlar. Bahçe’den ayrılan bir kol Hasan Bey önderliğinde Hasanbeyli’ye yerleşir Hasanbeyli adi buradan gelmektedir. Eski adiyla Haruniye simdiki ismiyle Düziçi - Osmaniye ve Adana’ya dağılanlar olur. Fettahoğulları ailesi 1850’li yıllardan 1980’li yıllara gelinceye kadar sessiz kalmayı, susmayı tercih etti. 1980’lerde Fettahoğulları soylarını araştırmaya başladılar. Aslında bu arayış ailenin tekrar toparlanma isteğinin de habercisi oluyor. Fettahoğulları henüz tam birleşmemelerine rağmen milyonu bulan sayılarıyla Türkiye’de etkili bir konuma gelmiş durumdalar. Göktürk Devleti’ni kuran ailenin mensupları 21. yüzyılda da Türk siyasi tarihine yön vereceğe benziyor. Yaklaşık 14 yüzyıl boyunca suskuk kalan Fettahoğulları 1980’den itibaren yavaş yavaş toparlanmaya başladılar. FET–DER Türkiye’nin dörtbir yanındaki mensuplarına “birleşelim” çağrısında bulundu. Şimdi ise aile artık yavaş yavaş toparlanıyor, taşlar yerine oturuyor. Fettahoğulları ilk iş olarak kendi silsilenamelerini bilimsel bir platforma taşıyıp kendi içinde inceleyecek. FET–DER: “Fettahoğulları ülkemizin aydınlık geleceğinde birlik, beraberlik ve hoşgörü içinde varlığını sürdürecek bir aile topluluğudur. Amacımız hoşgörü ortamı içinde etkili bir konuma gelmek. Bizim için parti önemli değil, önemli olan hizmettir. Biz aile olarak kendi geçmişimizle bütünleşmek istiyoruz” şeklinde amaçlarını açıklıyor. Fettahoğulları arasında çiftçi, sanayici, tüccar, öğretmen her daldan meslek sahipleri var. Siyasileri de unutmamak lazım. RP'nin kurucularından Hasan Fettahlıoğlu, devlet eski bakanlarından Hasan Aksay, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, eski içişleri bakanlarından ANAP'lı Ülkü Güney, eski CHP li Gençlik ve Spor Bakanlarından ve de Cumhuriyet Senatosu üyelerinden Muslihittin Yılmaz Mete ve Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Tufan Algan soyadıarı değişik olmalarına rağmen Fettahoğulları mensubu olan lardan sadece birkac isim. Hatta ikinci cumhurbaşkanımz İsmet İnönü nün babasının Hacı Reşit Fettahoğlu olduğu ve Malatya daki Fettahlılara mensub olduğu bilinmekte ( Fotoğraf ve belgesi Erkan Fettahoğlu nda mevcut ), yine değisik üniversitelerimizde öğretim görevlisi olanlar da mevcut bir kaç isim : Prof.Dr. Abdurrahman Fettahoğlu, Prof.Dr. Gülsüm Sağlamer, Okan Ömer Fettahlıoğlu, Hakan (Alpay) Fettahoğlu gibi ... Ailede Fettahoğlu soyadını taşıyanlar olduğu gibi, değişik soyadı olanlar da var. Fettahoğulları soyundan gelenler şu anda 100 değişik soyadı kullanıyor. Cenab—ı Hakk’ın 99 isminden biri olan ve fetheden yol açan kolaylaştıran anlamına gelen bu ismi Fettahoğulları yüzyıllardır kullanıyor. |
| ||||
| Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin Dr. Devlet Bahçeli Ailemiz fertlerinden olan Devlet BAHÇELİ 1948 yılında Osmaniye'de doğdu. İlk öğrenimini Osmaniye'de, orta öğrenimini İstanbul'da tamamlayan Dr. BAHÇELİ, üniversite öğrenimini Ankara İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisinde yapmıştır. Dr. BAHÇELİ, başlangıcından itibaren Ülkücü Hareket'in her kademesinde görevler üstlenerek Büyük Ülkü Davası'na hizmet etti. Dr. BAHÇELİ, 1967 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde öğrenci iken Ülkü Ocağı Kurucusu ve yöneticisi olarak görev aldı. 1970-1971 yıllarında Türkiye Milli Talebe Federasyonu Genel Sekreterliği görevlerinde bulundu. Dr. Bahçeli, bir yandan aktif olarak Ülkücü Hareket'te yeralırken, diğer yandan da ilmi alandaki çalışmalarını devam ettirmiştir. 1972 yılından itibaren Ankara İktisadi ve Ticari İlimler akademisi ve bağlı Yüksek Okullarda İktisat Bölümü asistanı olarak görev almıştır. Dr. BAHÇELİ, yine 1970'li yıllarda Ülkücü Maliyeciler ve İktisatçılar Derneği'nin (ÜMİD-BİR) kurucularından, Üniversite Akademi ve Yüksekokullar Asistanları Derneği'nin (ÜNAY) kurucularından ve Genel Başkanlarındandır. İyi derecede İngilizce bilen Dr. Devlet BAHÇELİ, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde İktisat Doktorası yapmış ve aynı üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Politikasında Ana Bilim Dalı'nda 1987 yılına kadar öğretim üyeliği görevini sürdürmüştür. Dr. BAHÇELİ yine bu süre içerisinde Türk-İslam alemi, Türkiye ve Dünya Ekonomisi, Türk Tarihi ve Dış Politika konularıyla ilgilenmiş ve bu alanlarda çalışmalar yapmıştır. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra cezaevlerine doldurulan MHP ve Ülkücü kuruluşların yöneticileri ile mensuplarının haklı davalarının her platformda savunulmasında takdirle karşılanan çalışmalarda bulunmuştur. Ülkücü kadroların yetişmesinde önemli görevler de üstlenen Dr. BAHÇELİ, Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ tarafından göreve çağırılması üzerine 17 Nisan 1987 tarihinde üniversitesindeki öğretim üyeliği görevinden istifa etmiş, 19 Nisan 1987 tarihinde yapılan MÇP Büyük Kurultay'ında parti yönetimine seçilmiş ve Genel Sekreterlik görevine getirilmiştir. MÇP ve MHP'nin yönetim kadrolarındaki görevi, günümüze kadar kesintisiz olarak sürmüştür. Çeşitli zamanlarda Genel Sekreterlik, Genel Başkan Yardımcılığı, Merkez Yürütme Kurulu Üyeliği, Merkez Karar Kurulu Üyeliği, Genel Başkan Baş-Danışmanlığı görevlerinde bulunan Dr. Devlet BAHÇELİ, 6 Temmuz 1997 tarihli 5'nci Olağanüstü Kongre sonrasında MHP Genel Başkanı görevini üstlenmiştir. 05 Kasım 2000 ve 12 Ekim 2003 tarihlerindeki MHP Olağan Kongreleri'nde tekrar Genel Başkan seçilmiştir. |