Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Siyaset ve Politika > Siyasi Serbest Kürsü
Duyuru

Siyasi Serbest Kürsü Haber veya kaynağa gereksinim duymaksızın, sadece kendi görüşleriniz üzerinden ülke siyaseti üzerine yorumlarda bulunabileceğiniz bir bölüm. Terbiyeyi öldürmemek şartıyla "Ateş Serbest!"

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #31 (Daim)  
Eski 12.08.07, 15:31
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 18.07.07
Yaş: 27
Mesajlar: 13
Karizma Puanı: 42
cengiz_ayten has a spectacular aura aboutcengiz_ayten has a spectacular aura aboutcengiz_ayten has a spectacular aura about
Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin

Akif_Er´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin


YouTube - Bahceli Ermeni mi ?


Sevgili Ülküdaşlarım.. Şimdi yazacaklarıma eminim inanamayacaksınız. Çünkü ben de ilk duyduğumda inanamamıştım. Adana Nüfus Müdürlüğünden emekli olan bir uzak akrabamı yaptığım ziyarette, Devlet BAHÇELİ ve ailesi hakkında inanılmaz şeyler söylemişti. O zaman son derece safkan bir ülkücü olan ben, bütün bunları peşinen reddetmiş ve o nüfus memuruna, -bir şey yapamazdım çünkü yaşını başını almış olgun biriydi- sert çıkıp, ülkücü harekete düşman olduğunu, bu tür uydurma şeyleri ulu orta yerde söylememesi gerektiğini ifade etmiştim. Adamın dedikleri yenilir yutulur şeyler değildi. Ancak bir süre sonra tekrar karşılaştığımızda, ileri sürdüğü iddaaların kanıtlarının artık elinde olduğunu eğer onunla beraber evlerine gidersem bana teker teker kanıtlayacağını söylemişti. Adamın iddiasına göre BAHÇELİ ailesi çok karışık bir nesebe sahipti. Ailesinden ERMENİden YAHUDİye kadar bir çok soy karışımı olmuştu Merakımı yenemedim ve adamla beraber evlerine gittim.
Sonra gördüklerime inanamadım. Eminim siz de inamamayacaksınız.
Şimdi okuyacaklarımı inanılmaz bulacaksını ama dediklerimde haklı olduğumu anlayacaksın dedi yaşlı nüfus memuru. Yüzüne anlamsız ifadelerle baktım. Hala bu herifin Ülkücü Harekete bir kastının olduğuna inanıyor ve attığı iftiraya karşı doyurucu açıklama yapamazsa bizzat cezasını ben kendi elimle orada verecektim.
Bir tomar silik fotokopi kağıdı çıkardı adam. Masaya geçip yanına oturmamı söyledi Eline aldığı belgeleri sakin sakin inceleyip mırıldanarak konuştuktan sonra hepsini kendince alt alta sıraladı. Ve hazır olduğunu ifade eden bir işaret yaptı. Başlıyordu anlatmaya.

DUYDUKLARIMA İNANAMIYORUM

Bak evlat dedi, Devlet BAHÇELİ; Salih ve Samiye oğlu 1948 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna kayıtlı.
Bunda şaşıracak bir şey yoktu, genel başkanımızın doğum bilgilerini MHPnin tüm arşivlerinde bulmak mümkündü. Tatmin olmayan gözlerle baktım adama. Devam etti:
Anne Samiye BAHÇELİ Ökkeş ve Melek kızı. 1341 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna kayıtlı. Samiye hanımın kızlık Soyadı KIRIKKANAT Osmaniye Merkez nüfusuna kayıtlıymış. Annesi Melek Hanım: Melek KIRIKKANAT: Hacı Hüseyin ve Melek kızı. 1318 Osmaniye Merkez nüfusuna kayıtlı.
Sabrım tükeniyordu. Bu rakamlar ve yıllar hiç bir anlam ifade etmiyordu. Yani, annesinin ve anne annesinin kızlık soyadlarını bilmek marifet değildi ki?
Yaşlı adamın susacağı yoktu.
Şimdi dedesine bakalım dedi yaşlı adam:
Ökkeş KIRIKKANAT: Halil-Emişten olma Osmaniye Merkez kayıtlı.
Ve bu kısım tamam, acele etme evlat sakin ol ve dikkatini dağıtmadan beni dinle
Ama benim sabrım kalmamıştı:
Şimdi sıra babasının soy kütüğünü takip etmekte diyerek alttaki kağıdı çekti ve okumaya başladı:
Baba Salih BAHÇELİ: Turan ve Ayşeden olma. 1320 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusu.
Dikkatini şimdi çekerim, dedesinin soy ismine dikkat et:
Yani babaennesinin babasının soyundan Dede Turan SOYLU: Ahmet ve Raziyeden olma 1278 Osmaniye Merkezine kayıtlı. Yani BAHÇELİ ailesinde SOYLU soyismine rastlarsak şaşırmayalım ve devam edelim.
Yeğen Ülker BAHÇELİ: Turan ve Muhteremden olma. 1958 Osmaniye-Hasanbetli nüfusuna kayıtlı.
Ülker hanım evlenince soyismi ÇERÇİ oluyor.
Ve karışıklık başlıyor:
Lyudmyla ÇERÇİ: Mikola, Tetyanadan olma. 1977 Osmaniye Merkeze kayıtlı.
İşte buna inanmam mümkün değildi. Ancak ihtiyarın elinde tuttuğu kütük fotokopisinde her şey kayıtlıydı. Devlet BAHÇELİnin yeğenleri ERMENİ olamazdı, bunana inanmam çok zordu Hatta ağırıma gitmişti. Nüfus memurunun yüzüne ters ters baktım ama onun susacağı yoktu.
;İstersen Anne tarafını takip edelim biraz da:
Nezihat SOYLU: Süleyman ve Fatmadan olma, 1941 Osmaniye Merkez kayıt.
Nezihat hanım evlenince soy ismi ne oluyor dersin:?
Yaşlı adamın suratına nerden bileceğim sorusunu sorarmış gibi baktım. Cevabı hazırdı:
BOZDUĞAN bak Nezihat BOZDUĞANın kaydı işte burada:
Nezihat BOZDUĞAN: Anne adı: Fatma, baba adı: Süleyman. Doğum tarihi: 1941 İşte Osmaniye Merkezdeki nüfus kaydı. Sustu yaşlı adam, bir sigara yaktı. Sanki çok önemli bir şey açıklar gibi canımı yakan cümleleri kullanmaya başladı:
Coron Catherine BOZDUĞAN kimdir dersin? Robert ve Hildadan olma 1969 doğumlu Osmaniye Merkez nüfusuna kayıtlı?...
Cevabını bilmediğim bir soruydu. Robert, Hilda, Catherine Bunlar ancak Kemal DERVİŞin soy kütüğü olabilirdi. Liderimle ne ilgisi vardı ki?
Moda tabirle Devlet Bahçelinin kuzen çocukları bunlar delikanlı. Dikkatini çekerim, kuzenleri büyük ülkücü, Türkçü liderinin!
susmak bilmiyordu adam:
Bu Catharine hanım sonra Ufuk Beyle evlendi. Ve Cem isminde bir çocukları oldu. 2001 yılında hem de. Altlardan bir kağıt çekti.
İşte bak onun kaydını da buldurdum bizim emektar dostlardan. O günün doğum tutanaklarında bir BOZDUĞAN daha vardı delikanlı. Sıla BOZDUĞAN., Ama ilk adı ELVİN konulmuştu çocuğun. O da 2001 doğumlu ve Osmaniye Merkez kayıtlı.
Nefesim tıkanmış, sesim kısılmıştı sanki. Neler saçmalıyordu bu adam. Ama ben istemiştim ve o da susmak bilmiyordu:

Hadi anne tarafının izini sürmeye devam edelim. Biliyorsun Devlet bahçelinin annesinin kızlık soyadı KIRIKKANAT. İstersen Osmaniye Merkezdeki akrabalarına bir bakalım.
İşte bak Süheyla hanım Mesela. Süheyla KIRIKKANAT; İsmail ve Cemileden olma 1949 doğumlu Süheyla Hanımdan. Süheyla Hanım sonra Hataya aktarmış kaydı. Reyhanlı Nüfus memurluğunu araştırırsan, Süheyla Hanımın gerçek soy isminin HIZAL olduğunu göreceksin. Ve bu ailenin çocuklarına koydukları isimlere bakalım:
Guse Selis HIZALl; Mehmet Fırat ve Seyhan Sönmez görünüyor ebeveyn.
Enver Jan HIZAL. Nadiye ve Fıratın iki yaşındaki oğulları. Yine Hatay Reyhanlı nüfusuna kayıt ettirmişler.
Beynim kitlenmişti artık. Yaşlı adama durmasını söyledim. Bana bakıp gülümsedi, İnanmıyordun ama bak görüyorsun dedi. Kağıtları bir tarafa bırakıp bana çay getirdi. Sonra oturup devam etti.
Bu HIZAL ailesinde Sabiha hanım önemli bir isim. 1941 doğumlu, İslam bey ve Hava Hanımdan olma. Ne güzel isimler değil mi? tam müslüman gibi. Bak bakalım Sabiha Hanımın soy ismi neye dönüşüyor: Sabiha APİŞ!!!
Hadi şimdi bu Apişlerin peşine düşelim bakalım bizi nereye çıkaracak
Meryem APİŞ; Ahmet Bekir, Faize, 1949, Hatay-Reyhanlı..
Meryem Hanımın da soy ismi değişiyor, ŞAPSO oluyor.
MERYEM ŞAPSO: Ahmet Bekir, Faize, 1949, Hatay-Reyhanlı..
Bak şimdi bu ŞAPSO ailesi nasıl dönüp dolaşıp bahçelinin anne tarafının bir kolu olan BOZDUĞANlar ile birleşecek. Dümdüz okuyorum dikkatle dinle:
Aysun ŞAPSO: Ali Hikmet ve Elmastan olma, 1960 doğumlu, Hatay-merkez
Aysun SAVAŞ: Ali Hikmet ve Elmastan olma, 1960 doğumlu, ama kütük değişiyor bu sefer; Balıkesir-Manyas nüfus Müdürlüğüne kayıtlı.
Evlilik filan değixl üstelik. İçinden çıkılmaz bir durum, çünkü Aysun hanımın ablası Hülya hanımın soy ismi evlenene kadar SAVAŞ, sonra ALTUNDAĞ oluyor.
Bak sen de gör:
Hülya SAVAŞ: Ali Hikmet, Elmas, 1955 Balıkesir-Manyas.
Hülya ALTUNDAĞ: Ali Hikmet, Elmas, 1955, Mardin Ömerliye kayıtlı.
İstersen burada kütük bilgilerini detaylandırayım. Çünkü şimdi lazım olacak. Hülya Hanımın cilt nosu: 2, Hane Nosu: 81.
Aynı cilt ve hane numarasında bir başka isim söyliyeceğim sana, yine Mardin Ömerliden
Hikmet ALTUNDAĞ: Hıdır, Sabiha, 1952, Mardin Ömerli kayıtlı.
Bu Hikmet ALTUNDAĞ soy isminde küçük bir değişiklik yapıyor sonra: ALTUNDAĞ iken ALTINDAĞ oluyor. Ve bu iki soy isim sonra birleşiyor BAHÇELİ VE ALTINDAĞlar yani..
İşte böyle ilginç bir çember üzerinde geziniyor Devlet BAHÇELİnin kökeni evlat!
Yorulmuştum ve kafam karışmıştı. Açıkçası daha dinlediklerimi tam sindirmeden yeni isimlere hazmedemezdim. İzin istedim, bana nereye gittiğimi sordu, daha anlatacakları varmış. Ertesi gün geleceğime söz verip ayrıldım. Sizi bilmem ama ben şok olmuştum, gece boyu böylesi bir mutlak davanın liderinin bu kadar karışık bir aileden gelmesini içime sindirememeye başlamıştım. Nasıl olur Devlet BAHÇELİNİN YEĞENLERİ DENEBİLECEK İNSANLARIN NEREDEYSE TAMAMI Ermeni ya da Hıristiyan isimleri alabiliyordu.???

ERTESİ GÜN YAŞADIĞIM ŞOK DAHA DA BÜYÜDÜ!

Yine emekli nüfus memurunun gecekondu mahallesindeki evinin kapısındaydım. Dünkü gerilimli saatlerden sonra bu sefer beni güleryüzle karşıladı. Belli ki hazırlık yapmıştı. Hemen masaya geçtik ve anlatmaya başladı:
Bugünkülere hiç inanmayacaksın belki ama madem başladık anlatıp bitireyim. Amca kızına bakalım:
SERPİL BAHÇELİ: Salih; Saniyeden olma 1946 Osmaniye-Hasanbeyliye kayıtlı.
Serpil hanımın yeri soy ismi nedir biliyor musun: FETTAHOĞLU!
Bu FETTAHOĞLU ailesinde AKSAY VE ÇANGA soyadları önemli. Bak şimdi bu zincir bizi nereye çıkaracak:

AYŞE NEZİHE ÇANGA: Mustafa ve Fatmadan olma, 1936 Adano-kozan nüfusuna kayıtlı. Nezihe hanımn esas soy ismi ÇAMURDANOĞLU. Hatta sonra OĞLU kısmın çıkartıyorlar sadece ÇAMURDAN kalıyor. Al bakalım sana bir kaç tane aynı kütüğe kayıtlı ÇAMURDAN soy isimli kişi:
DERYA ERİKE ÇAMURDANOĞLU: Mustafa Ökkeş ve Ayşe Ayselden olma 1957 doğumlu. Adana-kozan nüfusu.
ANİTA Deniz ÇAMURDANOĞLU: Gürkaynak ve ERİKAdan olma. 1959. yine Adana-Kozan.
AGNES MARİA MAGDELENE ÇAMURDAN: FRANCOUİS JEAN PİERRE VE MARİE LOUİSSE CHARLOTTE ADREAdan olma, Adana-Kozan nüfusuna kayıtlı.
Selçuk Emre ÇAMURDAN: Mehmet Cihan ve AGNES MARİE MADELEİNEden olma 1985 doğumlu Adana-Kozan nüfusuna kayıt ettirilmiş.
Yine beynim uyuşmuştu. Türçülük, Ülkücülüğün sembol isminin aile kökenindeki isimler içimi ;cız ettirmişti. Boğazıma bir yumruk tıkanmıştı sanki. Yutkunamıyordum. İhtiyar adam anladı. Gözlüklerinin üstünden bana baktı ve Bunlar daha ne ki hele bir dinle dedi. Devam etti:
Aynı ailenin çocuklarının isimleri. Artık gizlenmeye bile gerek duymuyorlar:
SÜREYYA ELSA MİLLER: SAMUEL BERT, Sakine Semadan olma. 1986, Adana-Kozan..
RİFAT ORHAN ÇAMURDAN: Mehmet Cihan, AGNES MARİE MADELEİNEnin çocuğu. Adana-Kozan doğumlu 1980.
SELİNA SAKİNE MİLLER: B una annesinin ismi de konmuş: SAMUEL BERT, Sakine Semadan olma. 1992, Adana-Kozan.
SERPİL FETTAHOĞLUnun ailesindeki Öznur Hanıma dikkatlice bakarsak bizi çok daha ilginç bir noktaya götürecek.
ÖZNUR FETTAHOĞLU: Mahmut nedim, Emine kızı, 1948, Osmaniye-Hasanbeyli.
Sonra küçük bir kayıt değişikliğini iyi farketmek lazım:
ÖZNUR FETTAHOĞLU: Mahmut nedim, Emine kızı, 1948, Osmaniye-Düziçi!!!
Neden düziçi? Diye soracak olursan, şimdi söyleyeceğim isim bunun cevabı olacak sanırım:
Düziçi Nufus memurluundaki FETTAHOĞLU kayıtlarında Algan soy ismi kimsenin dikkatini çekmez. BAHÇELİNİN annesinin yakın akrabası olan bu aileden bir isim yakında yapılacak seçimlerin kaderini belirleyen bir isimdir desem şaşırırmısın
Şaşır o zaman bak bu kim?
TUFAN ALGAN: Ahmet ve Sultan;dan olma, 1939 Osmaniye Düziçi Nüfus müdürlüğüne kayıtlı.
Bu tam bir şoktu. Demek TUFAN ALGAN ile DEVLET BAHÇELİ akraba idi. Hem de hiç de uzak olmayan akraba!
İhtiyar durdu, gözlüğünü çıkarıp masaya koydu, elleriyle gözünü oğuşturup:
Şimdi söyle bakalım başka hangi ülkede, birisi siyasi parti lideri, diğeri Seçim kurulu Başkanı olan iki akraba olabilir. Üstelik bunlardan biri, Yani TUFAN ALGAN, akrabası BAHÇELİnin rakiplerini ekarte etti. RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE NECMETTİN ERBAKAN;IN seçim yasağı almasında akrabalık bağının hiç etkisi olmadığını kim söyleyebilir. Üstelik karar bir oy fazlasıyla alınmışken ve o fazlalık oy TUFAN ALGANa aitken!! Bu seçim dürüst ve namusludur denilebilir mi?
Artık kafam karman çorman olmuştu. Duyduklarıma inanamıyordum. Allahtan bunu kimse bilmiyor diye sevindim ilk başta.b Ama bu dürüstçe bir davranış değildi. Hem ailesindeki Ermeniler, Hıristiyanları bilmeyen biz Ülkücü Gençlik bu adamın ardından nasıl hala gidebilirdik ki?
Yaşlı adam devam etmek istedi:
Biliyorsun Devlet BAHÇELİnin annesi, ÖKKEŞ ALP KIRIKKANATIN HALASIDIR. Bunu dün sana ayrıntılarıyla anlattım. Hadi şimdi KIRAKKANAT ailesine bir göz atalım.
SANEM KIRIKKANAT: Remzi, İlkinden olma, 1974, Osmaniye merkez kayıtlı.
Sanem hanımı takip edelim:
SANEM GEÇER: : Remzi, İlkinden olma, 1974, Osmaniye Merkez kayıtlı.
Sus artık, tek kelime duymak istemiyorum!!
BağırmıştımYaşlı adam tedirgin oldu. Bir an için ona zarar verebileceğimi düşünmüş olacak ki, sandalyeden kalkacakmış gibi doğruldu. Öyle bir niyetim olmadığını belli ettim.
Çok sağolasın iki gündür anlattıklarında kafamdaki sisleri dağıttın dedim emekli memura.
Beni kapıdan uğurlarken gülümseyerek:
Tekrar gel delikanlı. Bu sefer sana DEVLET BAHÇELİnin annesi ile AHMET NECDET SEZERİN karısı arasındaki ilginç zinciri anlatırım. Ermenilerin, Yadudi halkaların bulunduğu zinciri. Kimbilir Belki SEMRA SEZER KÜRÜMOĞLUnun Ermeni olduğunu ispatlarım sana!Yine ne saçmalıyordu bu adam, Cumhurbaşkanı;nın karısı Ermeni miydi?
Dönüp tekrar dinleyecektim ama liderimin yıkılan kişiliğinin enkazı altında ezilmişti ruhum. Soruyorum şimdi size, Ermeni dölü bebek katili terörist başı Apo ile Benim Liderim arasında nasıl bir zincir vardı ve ben ne yapmalıyım!!!
İYİCE DÜŞÜNÜP ARAŞTIRALIM!!


Evet güzel ve iyi abartılmış bir hikaye bende sana tayyib erdoğan ve saz heyeti hakkında bilgi verecek bir kaynak tavsiye edeyim Bak "Kaynak" diyorum dikkat et seninki gibi düzmece yaşlı nufus memuru hikayesi değil.
" Musanın Çocukları" / Yazar:Ergun Poyraz
Bu kitabı al ve oku. milletin kafasınıda uyduruk hikayelerle yanıltma yok eskiden ülkücüymüşde yok sinirlenmişte senin gibiler daha " Dokuz ışık" nedir onu bile bilmez be sen çocukmu kandırıyosun.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #32 (Daim)  
Eski 21.09.07, 17:14
elif_22 - ait Avatar
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 21.09.07
Mesajlar: 19
Karizma Puanı: 36
elif_22 is on a distinguished road
Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin

ben bu videoyu sadece karalama kampanyası olarak görüyorum hiç bi bilimsel gerçekliği yok bazıları kuyruk acısından ne yapacağini şaşırmiş anlaşılan...ben FETTAHLIYIM.....gerçek türkler bilir.fettahlıoğulları orta asyadan göçen bir TÜRK boyudur ve devlet bahçeli fettahlıoğullarından gelmektedir.......
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #33 (Daim)  
Eski 21.09.07, 17:16
elif_22 - ait Avatar
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 21.09.07
Mesajlar: 19
Karizma Puanı: 36
elif_22 is on a distinguished road
Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin

Biraz Tarih Fettahoğulları beyliğinin 592 yıllık tarihi genellikle hikaye yoluyla, babadan oğula anlatılarak günümüze kadar gelmiş. Adana Düziçi (Haruniye), Bahçe, Osmaniye, Hasanbeyli, Tabzon Vakfıkebir ile Bayburt'un Yazyurdu köyünde Fettahoğulları ile alakalı tarihi izlere rastlanır. Osmanlı arşivlerinde Fettahoğlu Beyliği ile ilgili dokümanlar olduğu bilinmekte. Osmanli arşiv kaynakli Maras tapu-tahrir defterleri, fermanlar, hüccet i irade, sancak, beylik beratları, tapu nüfus kayıtları, silsilname belgeleriyle Osmaniye vilayeti Bahçe, Hasanbeyli, Düzici(Haruniye), Maraş Helete yörelerinde yaşayan Fettahogulları ailesinin 600 yıla kadar olan bu bölgedeki tarihini incelemek mümkün.


Türk kaynaklari bir yana yabancı kaynaklı eserlerde de ailenin izlerine rastlamak mümkün. Mesela Fransız kaynaklarındaki Türk Beyliklerini anlatan eserde anlatılan bilgilere göre ailenin kökleri Oğuz boyuna dayanıyor. Aynı kaynaklara göre 1337 yılında Maraş Elbistan dolaylarında bir beylik kurmuşlar. Elbistan' dan sonra Maraş başkentleri olmuş. Kuruluşundan itibaren 62 yıl Mısır, Suriye, Memluk İmparatorluğu'na, 117 yıl da Osmanlı'ya bağlı kalmışlar. Fatih'in Trabzon'u alması ile Fettahoğulları'nın ataları buralara yerleştirilmiş. Türk beylikleri olan Dulkadiroğulları ve Ramazanoğulları ile komşu olmuş, Osmanlı İmparatorluğu'na kız vererek akrabalık kurmuşlar. Ailenin şeceresi IS36'ya kadar kayıtlı. Kaynak olarak belirtilen bilgiler arasında tam bağlantı sağlanamamış. Bu durum zaten araştırmayı yapanlar tarafından, "Tarihler ile anlatılan bazı olayların yakıştırıldığı veya tercüme eden tarafindan bağlantı kurulamadığı" notu düşülerek açıklanmış.

20 bin hanenin üzerinde bulunduğu tahmin edilen Fettahoğulları, Adana, Düziçi /Osmaniye, Bahçe, Bayburt, Trabzon, Rize, Malatya, Diyarbakır, Urfa, Van Gaziantep, Kahramanmaraş, Hatay, Mersin, Antalya, Konya, Kocaeli, Amasya, Ordu ve İstanbul'da yaşıyorlar. Ailenin en kalabalık olduğu yer Adana - Osmaniye. Adana'da 6 bin hane Fettahoğlu kimliğini taşıyor. Onu bin 5OO hane ile Trabzon izliyor. Fettahoğulları sülalesinin 44 ile dağıldığını görmekteyiz. Bunun dısında BatiTrakya türkleri icerisinde olanlarida unutmamak lazim (Fettahli Rauf Bey, gibi isimler Bati Trakya Türkleri icerisinde unutulmayan isimlerden)
Geçmişten günümüze kadar Türk tarihinde önemli yere sahip olan Fettahoğulları’nın ibret verici hayat hikayeleri var. Baskınlar, göçler, isyanlar, idamlar serüvenindeki Fettahoğulları.

Konu elif_22 tarafından (21.09.07 Saat 17:19 ) de değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #34 (Daim)  
Eski 21.09.07, 17:17
elif_22 - ait Avatar
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 21.09.07
Mesajlar: 19
Karizma Puanı: 36
elif_22 is on a distinguished road
Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin

Fettahoğulları Aşina soyundan

Fettahoğulları’nın geçmişleri hakkında çok bilgi bulunuyor. Ailenin Göktürk Devleti’ni kuran Aşina (Kurt) ailesinden geldiği ortaya çıkıyor. Fettahoğulları ailesinden Memiş Ağa isimli bir araştırmacı 1834 yılında yazmış olduğu silsilenamesinde şöyle diyor: “Geçmiş ecdadımız Kûfe şehrinden göç etmişlerdir. Asılları Göktürk aşiretindendir.”



Göktürk Devleti’ni kuran Aşina (Kurt) ailesi M.S 552-750 arasinda OrtaAsyada yasamıs olup, 750 yılında Uygurların öncülük yaptığı diğer Türk kabilelerinin saldırıları sonucu Orta Asya’yı Türkmenlerle birlikte terk ederek Irak’ın Kûfe şehrine gelip yerleşiyorlar. Burada İslamiyeti kabul eden Aşina ailesi Abdülfettahoğulları adını alıyor. Aile beylerinin ilk isimleri İslamiyet ve Kûfe şehrinin etkisiyle Hasan olarak değişir.

Fettahoğulları ailesi ile ilgili olarak araştırmalar yapan ve ilginç bulgulara ulaşan araştırmacı–tarihçi Cezmi Yurtsever de ailenin soyunun Göktürk hanedanından geldiğinin kesin olduğunun altını çiziyor. Yurtsever: “Göktürk Devleti’ni kuran Aşina ailesi M.S 750 yılında baskınlar sonucunda Orta Asya’yı terk ederler. Buradan Kûfe’ye gelip İslamiyeti kabul etmişler ve isimleri Abdülfettahoğulları olarak değişmiştir. Daha sonra aile buradan van uzerinden Anadolu'ya gelip yerleşir. Anadolu’dan da değişik yerlere dağılırlar. Trabzon’a yerleşen Hacıfettahoğlu’nun soyundan gelenlere Kurt İbrahim Ağa denilmektedir. Ailenin “Kurt” unvanı taşıması 14. yüzyılda Osmanlı’nın Trabzon’u alması ve o yöreye yerleşen Fettahlıların taşıdığı soy şöhretidir. Yine 14. ve 15. yüzyıllarda Adana ile Maraş arasinda stratejik onemi olan Gavurdağı vadilerine arasinda bulunan yöreye yerleşen Fettahlı beylerinin özellikle Bahçe de bulunan mezar taşları üzerlerindeki süslemeler in Orhun Anıtalrındakine benzerliği dikkat cekicidir. Osmanli Devleti adına Adana valisinin hazırladığı Cukurovanin güvenliğini esas alan fermana imza atan asiret beyleri arsinda Gavur Dağı Ayanı Fettah Bey in de adı geçer. ( 1828 yılı Osmanlı Arşivi Hattı Humayun Serisinden ) .
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #35 (Daim)  
Eski 21.09.07, 17:17
elif_22 - ait Avatar
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 21.09.07
Mesajlar: 19
Karizma Puanı: 36
elif_22 is on a distinguished road
Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin

Aileye ayanlık ünvanı

Kûfe’ye yerleşen Abdülfettahoğulları daha sonra Anadoluya göç edip, Van’a yerleşirler. Göç ile birlikte isimleri de Fettahoğulları olarak değişir. Van’a yerleşen aile burada güçlü beylerin baskılarına dayanamayarak Anadolu’nun dört bir yanına dağılır. Aileden kalabalık bir kol Trabzon tarafına gidip Of ve Vakfıkebir yöresine yerleşir. Diğer bir grup ise Maraş’a gelir. Burada Dulkadiroğulları’nın yanındaki Helete bölgesine yerleşirler. Maraş’ın Osmanlıya bağlanmasından sonra Helete’deki aileden kopan bir parça Adana–Maraş–Halep kervan yolunun kavşağındaki Bahçe’ye yerleşir. Van’dan ayrılan Fettahoğulları’ndan üçüncü grup ise Siverek, Mardin ve Diyarbakır yöresine yerleşir.


Anadolu'ya yayılan Fettahoğulları Osmanlı’nın hakimiyeti ile birlikte birtakım görevlere getirilirler. Gülekboğazı'ndan Halep’e doğru uzanan kervan yolunun Gavurdağları vadilerindeki güvenliğinin sağlanması görevi Fettahoğulları’na verilir. Bu tarihte Fettahoğulları beylerinin resmi sıfatı “Gavurdağı Ayanlığı”dır ve 1700 – 1865 yillari arasinda bölgenin yönetimini ellerinde bulunduran Fettahlı beyleri ayanlik statusünde yarı bağımsız hükümet durumundadırlar.
Fettahoğulları “ayanlık” yaptıkları dönem boyunca, bölge asayiş bakımından büyük bir başıboşluğun içindedir. 19. yüzyıl başlarında Anadolu’nun genelinde olduğu gibi Çukurova ve özellikle Gavurdağları’nda asayiş bozulmuş, ferdi hareketler baş göstermiştir. Türkmen beyleri ve aşiretlerin vergi yükü altında ezilmesi beraberinde isyanları getirmiştir. Osmanlı yönetimi hac ve tüccar kervanlarının Adana’dan ötede “Halep Yolu” olarak tanımlanan güzargahın Misis–Payas yöresinde güvenliği sağlayamıyordu. Gavurdağları ve Payas yöresi derebeyi Küçükalioğlu Halil, emrindeki yüzlerce eşkıya ile yolları basıyor, kervanları soyuyordu. İskenderun sahillerinde güvenlik tehlikeye girmişti. Padişah’ın hac kervanı da Payas’ta soyulmuştu. İstanbul’dan Adana’ya ulaşan Sürre—i Hümayun Kervanının Karataş sahillerinde gemi ve kayıklarla Suriye sahillerine taşınmasına karar verilmişti. Hatta bir ara Küçükalioğlu Halil’e “devlete yardımcı olur düşüncesiyle” Özerili (Payas) Mirimiranlığı görevi bile verilmişti. Ancak Halil yine baskınlarına devam ediyordu. Bu durum böyle devam ederken, bir müddet sonra Halil’in yerine geçen Mıstık’ın üzerine askeri harekat düzenlenir. Mıstık ise Fettahoğulları korumasındaki Gavurdağları’na sığınır. Maraş Valisi, Bayazıtlılardan olan Kalender Paşa’dan olaydan sorumlu tuttuğu Ağca Bey’i yakalayıp cezalandırmasını ister. Kalender Paşa Ağca Bey’in suçsuz olduğu gerekçesiyle operasyonu yavaşlatır. Bunun üzerine Kalender Paşa görevinden alınıp Girit’e sürülür. Ağca Bey de geçici olarak affedilir.


1854 yılında Gavurdağları eteğinde Maraş’a doğru giden Adana valilik kervanı saldırıya uğrar. Saldırıda 40’a yakın asker ölür. Olayin gectigi yer “Kanlı geçit” adıyla anılır o gün bu gündür. Saldırıyı yapanlar Gavurdağları eşkıyaları olmasına ve kervanin Fettahlıları ziyarete gitmekte olmasına rağmen kabak yine Fettahoğullarının başına patlar. Fettahlı beylerine husumet besleyen Gavurdagli kaypak ağalarin sikayeti eksik sorusturma ve iftira sonucu yörenin güvenliğini sağlayamadıkları için Fettahoğullarının cezalandırılmasına karar verilir. İstanbul’dan yola çıkan infaz taburu Adana ve Maraş valilik askerleriye Gavurdağları’na gelir. Fettahlı Ağca Bey’in oğulları Ahmet ve Mehmet beyler teslim alınır. Mehmet ve Ahmet beylerin idamı Bahçe’de babalarının yapmış olduğu caminin önündeki çınar ağacında infaz edilir. Fettahlı ailesi olaydan dolayı derin üzüntü içine girmiştir. Acı olayın ardından mutluluk verecek bir olay gerçekleşir; Fettahlı Mehmet’in eşi bir erkek çocuğu dünyaya getirir. Dünyaya gelen çocuğa dedesinin ismi olan Ağca Bey adı verilir.


Fettahoğulları bu korkunç maziyi hiçbir zaman hatırlamak istemiyorlar. Bazı aile üyelerinden başka kimsenin bilmediği ve bilmesini istemedikleri bu acı olayı gün yüzüne çıkaran Tarihçi Cezmi Yurtsever bu sessizliği şöyle anlatıyor:

“Aile bu acı olaydan dolayı çok üzülüyor. Bu olayı aile içinde ileri gelenler biliyor. Ama içlerinde hep bir acı vardır. Çünkü Fettahoğulları dedelerinin idamından çok etkilenmişler. Aslında bu tarih Fettahoğulları için bir milat teşkil ediyor. Çünkü bundan sonra aile dağılır ve büyük bir suskunluk dönemine geçilir. Ben de bir kaç yıl önce aldığım bir bilgi sonucu buraya gittim ve mezar taşlarını okudum. Taşlarda acı olay açıkça anlatılıyor.”
Fettahoğulları idam edilen ata dedeleri Ahmet ve Mehmet için ayrı ayrı mezar yaptırmış. Hece taşından yapılan mezarların üzerinde hayat hikayeleri bulunuyor. Bahçe’deki mezarlıklar yüzyılların suskunluğunu taşıyor.

Anneleri tarafından yaptırılan türbelerin üzerinde “şehid olmuşlardır” ibaresi bulunuyor

Edebiyatımızda Halk siirlerinde Kozanoğullari olayları diye gecen olaylarda da Fettahlıları görmekteyiz (bkz. Halk Siirimizde Kozanogullari olaylari / Kültür Bakanlığı Halk kültürü araştırma daire bsk yard. A. Esat Bozyiğit )

Dadaloğlu, bir şiirinde Çapanoğullarından bir bey
olan Necip Paşa ile Kozanoğlu'nu karşılıklı konuşturmaktadır

Bu siirinde bölgedeki Fettahlı etkisini su mısralarda görmekteyiz :
.. HASAN PAŞA :
- Kozanoğlu, yapma benimle inadı
Dedem, deden ile bir dem sınadı
Bizim kovduğumuzun kalmkmaz kanadı
Pençe vurup ciğerini çekmem var
KOZANOĞLU:
- Derebeyiyim de menendim yoktur
Sorun aşirete şecerem çoktur
Elde yalın kılıç çarka çalıktır
Al kanını Adana'ya dökmem var
DADALOĞLU:
- Issız kalmış Fettahlı'nın dağları
Dikiş tutmaz kalan bunun çağları
Dadaloğlum çakıştırır beyleri
İkinizin bir maskına bakmam var

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #36 (Daim)  
Eski 21.09.07, 17:18
elif_22 - ait Avatar
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 21.09.07
Mesajlar: 19
Karizma Puanı: 36
elif_22 is on a distinguished road
Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin

Birbaşka kaynak ta Siverekteki Fettahlıları görmekteyiz: Fettahlılar, Osmanlı Devletinin iskan politikası ile Anadolu’nun çeşitli bölgelerine yerleştirilmiş ve genellikle yönetici sınıfına mensup bir aşiret yada aile olarak bilinmektedirler. Siverek bölgesine de bu ailenin yerleştirildiği halen ellerinde mevcut bulunan belge ve fermanlardan da açıkça anlaşılmaktadır.

Hicri 1144 tarihli belgede Fettahlıların aynı zamanda Mutasarrıflık yapan Diyarbekir Alay Beyi Abdulfettahzade Mehmet’in Siverek ve Samsat bölgelerinde Malikane (kaydı hayat şartı ile tasarruf) sahibi oldukları belirtiliyor. O dönemdeki Ordu ve toprak sistemi gereği elindeki toprakla orantılı olarak seferde Bağdat muhafızı Vezir Ahmet Paşa komutasında 1000 tımar askeri ile hazır olduğu belirtilmektedir.
Yine belgelerden anlaşıldığı gibi bölgedeki diğer aşiretler ve toprağı işleyen halkla aralarındaki anlaşmazlıklar zaman zaman dersaadete (İstanbula) şikayet konusu olmuş ve sultan tarafından ikaz edilmişlerdir. Osmanlı devletinin iskan politikaları sonucu çeşitli bölgelere yerleştirilen Fettahlıların son dönemlere kadar Siverek’te etkin oldukları “Keşkül” adlı eserde de belirtilmektedir.
Siverek’te en uzun süre Belediye Başkanlığını Fettahlılardan Hacı Yılmaz Fettahlıgil yapmıştır. Çok uzun dönem Diyarbakır ve Siverek çevresinde yöneticilik, toprak malikleri olarak yaşayan Fettahlılar buradan diğer şehirlere göç etmişlerdir.
Fettahlıların ecdadından ve ulemadan Abdal Ağa ve Hacı Muhiddin Efendilerin türbeleri bugün dahi halk tarafından ziyaret edilmektedir. Son yıllarda Abdal Ağa türbesi ve kabristanı, H. Bahaddin Fetttahlı tarafından yeniden düzenlenerek hemen yanına Fettahlı Abdal Ağa Camii yaptırılmıştır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #37 (Daim)  
Eski 21.09.07, 17:20
elif_22 - ait Avatar
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 21.09.07
Mesajlar: 19
Karizma Puanı: 36
elif_22 is on a distinguished road
Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin

Siverek’in en eski ailelerinden “Fettahlı Ailesi”nin elinde bulunan ve bu aile mensupları adına yazılmış Osmanlı Berât’larından olan bir belgede, Osmanlı toprak sistemi ve bu sistemin Siverek’te uygulanışı ile ilgili önemli bilgiler mevcuttur.
Hicri 1144 tarihli olan bu belgede özetle ;
“Siverek ve Samsat bölgesinde Malikane mutasarrıfı Diyarbakır Alay Beyi Abdü’l-Fettahzade Mehmet ’in 1000 nefer tımar askeri ile seferde, yine babası Diyarbakır Alay Beyi Abdülfettah ’ın tımar erbabı ile birlikte Bağdat Muhafızı Vezir Ahmet Paşa’nın yanında sefere hareket için hazır olduğu anlaşılmaktadır.
Yine aynı belgede özetle; Abdülfettahzade Mehmet hakkında vuku bulan, reaya’ya zulm ettiğine dair şikayet üzerine mutasarrıfı olduğu mukatanın kendisinden alınarak daha önceki mutasarrıfı (belgede Seyit Gazi Bey adında birisi olarak belirtilmektedir) ile şikayetçi Büziği (Baziki aşireti ) aşiretinden Ali Bey ve Ebubekir’e 2500 guruş muaccel kira bedeliyle verildiği anlaşılmıştır. No.8/14
Belgede; Sonradan yapılan tahkikat sonucu Fettahlıların işlettiği topraklar, yapılan şikayetin asılsız olduğu anlaşılınca kendilerine geri verildiği belirtilmektedir.
Yine Fettahlılara ait Hicri 1151 tarihli başka bir belgede özetle
Siverek Sancağı dahilinde Üsve nahiyesinin Urgur karyesinde 2000 akçelik tımara sahip Hüseyin’in, Alay beyi Mustafa ’nın da arzı ve yine erbab-ı timardan başka bir Hüseyin’in ihbarı ile Sefer-i Hümayun’a katılmadığı sabit olduğundan sahip olduğu tımarın kendisinden alınmasına dair bir ferman gönderilmiştir.
Devlet için lüzumlu olan askerin mühim kısmının tımar sistemi ile temin edildiği bilinmektedir. Fettahlı Ailesine ait yukarıdaki belgede bu durum açık bir şekilde görülmektedir. Bundan başka Siverek’ten çeşitli seferlere asker gönderildiğini belgeleyen farklı kaynaklarımız da mevcuttur. Bunlardan birisi de 966/968-1558-1560 tarihli ve 3 numaralı “Mühimme” defterinde geçen aşağıdaki belgedir. Bu konuda Diyarbakır Beylerbeyliğine gönderilen bir fermanda da benzer durum görülmektedir.
Diyarbakır Beylerbeyine,
Arap eşkıyanın Basra’ya yeniden saldırma ihtimali üzerine, bunu defetmek için Van, Ergani ve Siverek’ten Basra’ya gönderilmesi emrolunan asker ile kürekçi, zahire, toprak, demir, tel, kalay vs. hakkında gönderdiği mektubun alındığı; bundan sonra da aynı şekilde kendisine emrolunan hizmetlerin yerine getirilmesinde gerekli gayreti göstermesi ve bildirmesi lazım gelen bilgileri de arz etmesi.”
5 nolu Muhimme defterindeki belgenin orijinali
( Mühimme defterleri, Osmanlı döneminde sadaret (başbakanlık) dairesinde tutulan, önemli kararların ve yazışmaların kayıtlarının tutulduğu bir çeşit bakanlar kurulu defteri. Tarihe ışık tutan en önemli arşivlerdir )
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #38 (Daim)  
Eski 21.09.07, 17:20
elif_22 - ait Avatar
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 21.09.07
Mesajlar: 19
Karizma Puanı: 36
elif_22 is on a distinguished road
Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin

H. 1119 tarihli bir başka belgede; silahlı süvari zabite verilen ve tımarın bir üstü olan Zeametin Siverek’te varlığı ile alakalı bir mesele şu şekilde geçmektedir.
Siverek Sancağı’nın İn nahiyesine bağlı Halebi karyesinde 20.000 akçelik Zeamete sahip İsmail orta boylu ela gözlü açık kaşlı (belgede kimlik tarifi bu şekilde yapılmaktadır) tezkiresini kaybetmiş olduğu için Dersaadete müracaat etmiş olduğu anlaşılmaktadır. İsmail’e, Alay beyi’nin bayrağı altında sefere katılması şartıyla 20.000 akçelik Zeameti için kendisine yeniden tezkire verilmiştir.

Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan itibaren en iyi işleyen ve en önemli sosyo-ekonomik mekanizması söz konusu toprak sistemi yüzyıllar içerisinde zafiyet göstererek daha sonra Devletin başına büyük dertler açmıştır. Osmanlı toprak sistemi toplumun sosyal düzeni, ekonomik dengeleri ve askeri yapısı ile doğrudan irtibatlıydı. Bu düzendeki zafiyet yukarıda belirttiğimiz bütün müesseseleri, dolayısıyla Osmanlı toplum ve devlet yapısını temelinden etkilemiştir. Sınırlı bir döneme ait olmakla beraber Fettahlı Ailesi’nin sahip olduğu beratlardan da bu durumu tespit etmek mümkündür. Halka iyi davranılmadığı için zeamet arazisi bir dönem Fettahlılar’dan alınıp Bazüki aşireti nden Ali beye verildiği ancak durumun tekrar tahkik edilmesi sonucunda arazinin Fettahlılara geri verildiği anlaşılmaktadır. Bu tip şikayet ve çekişmelerin çokça meydana geldiği belgelerin genelinde göze çarpmaktadır. Esasen Siverekteki Fettahlı ailesine ait beratlardan Osmanlı Devleti'nin de bozulmanın farkında olduğu ve bu aksaklıkları düzeltmek için her beratın mukaddimesinde mutlaka nasihatlere yer verdiği anlaşılmaktadır. Şöyle ki;

H. 1230 tarihli bir beratın mukaddimesinde;

“Şam, Halep, Diyarbakır, Mardin, Adana, Ayıntab, Malatya ve Tokat bölgelerinde ve diğer bölgelerdeki mahallerin (Mir-i Maktua) tasarrufu bazı devlet ricali ile vilayet ileri gelenlerinin (Ayân) elinde olduğu ve bunların da üzerlerine düşen görevleri yapmadıkları, köylerdeki reayayı perişan ve rencide ettikleri belirtiliyor. Bu uyarılardan sonra nasihat olarak bu köylerin üzerlerine düşen işleri yapıp vergilerini verdikten sonra rencide edilmemeleri isteniyor.

Yine bu durumla alakalı bir başka belgede;

“Şam, Halep, Diyarbakır, Mardin, Adana, Ayıntab, Malatya ve Tokat bölgelerindeki bazı köylerin devlet adamlarının iltizamlarında olup bu durum bazen senede birkaç kez değişmekte, farklı kişilerin ellerine geçmekte bunun sonucunda burada yaşayan köylüler konulan ağır vergilerden ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmişlerdir. İhtiyaçlarını karşılayamayan bu köylüler tefecilerden faizle para almak durumunda kalıyor, aldıkları paralar her sene artan faizlerle ödenemez duruma geldiği için köylünün bir türlü borçtan kurtulamadığı bu durumun düzeltilmesi görevinin Şeyh’ül-İslam, Kadıasker, Nakib’ül-Eşraf tarafından güvence altına alınması belirtilmektedir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #39 (Daim)  
Eski 21.09.07, 17:21
elif_22 - ait Avatar
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 21.09.07
Mesajlar: 19
Karizma Puanı: 36
elif_22 is on a distinguished road
Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin

Keşkül adlı el yazması eserde 1219 tarihlerinde Samsat Beylerinden Reşit Hüseyin Siverek'i işgal ettiği ve Diyarbekir Valisi Hasan Paşa büyük bir kuvvetle Siverek'i Samsat beyinin elinden aldığı belirtilmektedir.

Tarihi suskunluk sona eriyor

İdam olayından sonra, coğrafi yapısından dolayı Torosların Ergenekon’u olarak kabul edilen Bahçe nahiyesinden Fettahoğulları parçalanarak ayrılıyorlar. Bahçe’den ayrılan bir kol Hasan Bey önderliğinde Hasanbeyli’ye yerleşir Hasanbeyli adi buradan gelmektedir. Eski adiyla Haruniye simdiki ismiyle Düziçi - Osmaniye ve Adana’ya dağılanlar olur. Fettahoğulları ailesi 1850’li yıllardan 1980’li yıllara gelinceye kadar sessiz kalmayı, susmayı tercih etti. 1980’lerde Fettahoğulları soylarını araştırmaya başladılar. Aslında bu arayış ailenin tekrar toparlanma isteğinin de habercisi oluyor.

Fettahoğulları henüz tam birleşmemelerine rağmen milyonu bulan sayılarıyla Türkiye’de etkili bir konuma gelmiş durumdalar. Göktürk Devleti’ni kuran ailenin mensupları 21. yüzyılda da Türk siyasi tarihine yön vereceğe benziyor.
Yaklaşık 14 yüzyıl boyunca suskuk kalan Fettahoğulları 1980’den itibaren yavaş yavaş toparlanmaya başladılar. FET–DER Türkiye’nin dörtbir yanındaki mensuplarına “birleşelim” çağrısında bulundu. Şimdi ise aile artık yavaş yavaş toparlanıyor, taşlar yerine oturuyor. Fettahoğulları ilk iş olarak kendi silsilenamelerini bilimsel bir platforma taşıyıp kendi içinde inceleyecek. FET–DER: “Fettahoğulları ülkemizin aydınlık geleceğinde birlik, beraberlik ve hoşgörü içinde varlığını sürdürecek bir aile topluluğudur. Amacımız hoşgörü ortamı içinde etkili bir konuma gelmek. Bizim için parti önemli değil, önemli olan hizmettir. Biz aile olarak kendi geçmişimizle bütünleşmek istiyoruz” şeklinde amaçlarını açıklıyor.
Fettahoğulları arasında çiftçi, sanayici, tüccar, öğretmen her daldan meslek sahipleri var. Siyasileri de unutmamak lazım. RP'nin kurucularından Hasan Fettahlıoğlu, devlet eski bakanlarından Hasan Aksay, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, eski içişleri bakanlarından ANAP'lı Ülkü Güney, eski CHP li Gençlik ve Spor Bakanlarından ve de Cumhuriyet Senatosu üyelerinden Muslihittin Yılmaz Mete ve Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Tufan Algan soyadıarı değişik olmalarına rağmen Fettahoğulları mensubu olan lardan sadece birkac isim. Hatta ikinci cumhurbaşkanımz İsmet İnönü nün babasının Hacı Reşit Fettahoğlu olduğu ve Malatya daki Fettahlılara mensub olduğu bilinmekte ( Fotoğraf ve belgesi Erkan Fettahoğlu nda mevcut ), yine değisik üniversitelerimizde öğretim görevlisi olanlar da mevcut bir kaç isim : Prof.Dr. Abdurrahman Fettahoğlu, Prof.Dr. Gülsüm Sağlamer, Okan Ömer Fettahlıoğlu, Hakan (Alpay) Fettahoğlu gibi ...

Ailede Fettahoğlu soyadını taşıyanlar olduğu gibi, değişik soyadı olanlar da var. Fettahoğulları soyundan gelenler şu anda 100 değişik soyadı kullanıyor. Cenab—ı Hakk’ın 99 isminden biri olan ve fetheden yol açan kolaylaştıran anlamına gelen bu ismi Fettahoğulları yüzyıllardır kullanıyor.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #40 (Daim)  
Eski 21.09.07, 17:22
elif_22 - ait Avatar
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 21.09.07
Mesajlar: 19
Karizma Puanı: 36
elif_22 is on a distinguished road
Ce: Mhp Lideri Bahçeli Ermenimi ? Videoyu İzleyelim Kararınızı Sİz Verin

Dr. Devlet Bahçeli


Ailemiz fertlerinden olan Devlet BAHÇELİ 1948 yılında Osmaniye'de doğdu. İlk öğrenimini Osmaniye'de, orta öğrenimini İstanbul'da tamamlayan Dr. BAHÇELİ, üniversite öğrenimini Ankara İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisinde yapmıştır.
Dr. BAHÇELİ, başlangıcından itibaren Ülkücü Hareket'in her kademesinde görevler üstlenerek Büyük Ülkü Davası'na hizmet etti. Dr. BAHÇELİ, 1967 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde öğrenci iken Ülkü Ocağı Kurucusu ve yöneticisi olarak görev aldı. 1970-1971 yıllarında Türkiye Milli Talebe Federasyonu Genel Sekreterliği görevlerinde bulundu. Dr. Bahçeli, bir yandan aktif olarak Ülkücü Hareket'te yeralırken, diğer yandan da ilmi alandaki çalışmalarını devam ettirmiştir.



1972 yılından itibaren Ankara İktisadi ve Ticari İlimler akademisi ve bağlı Yüksek Okullarda İktisat Bölümü asistanı olarak görev almıştır. Dr. BAHÇELİ, yine 1970'li yıllarda Ülkücü Maliyeciler ve İktisatçılar Derneği'nin (ÜMİD-BİR) kurucularından, Üniversite Akademi ve Yüksekokullar Asistanları Derneği'nin (ÜNAY) kurucularından ve Genel Başkanlarındandır. İyi derecede İngilizce bilen Dr. Devlet BAHÇELİ, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde İktisat Doktorası yapmış ve aynı üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Politikasında Ana Bilim Dalı'nda 1987 yılına kadar öğretim üyeliği görevini sürdürmüştür.

Dr. BAHÇELİ yine bu süre içerisinde Türk-İslam alemi, Türkiye ve Dünya Ekonomisi, Türk Tarihi ve Dış Politika konularıyla ilgilenmiş ve bu alanlarda çalışmalar yapmıştır. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra cezaevlerine doldurulan MHP ve Ülkücü kuruluşların yöneticileri ile mensuplarının haklı davalarının her platformda savunulmasında takdirle karşılanan çalışmalarda bulunmuştur.

Ülkücü kadroların yetişmesinde önemli görevler de üstlenen Dr. BAHÇELİ, Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ tarafından göreve çağırılması üzerine 17 Nisan 1987 tarihinde üniversitesindeki öğretim üyeliği görevinden istifa etmiş, 19 Nisan 1987 tarihinde yapılan MÇP Büyük Kurultay'ında parti yönetimine seçilmiş ve Genel Sekreterlik görevine getirilmiştir.

MÇP ve MHP'nin yönetim kadrolarındaki görevi, günümüze kadar kesintisiz olarak sürmüştür. Çeşitli zamanlarda Genel Sekreterlik, Genel Başkan Yardımcılığı, Merkez Yürütme Kurulu Üyeliği, Merkez Karar Kurulu Üyeliği, Genel Başkan Baş-Danışmanlığı görevlerinde bulunan Dr. Devlet BAHÇELİ, 6 Temmuz 1997 tarihli 5'nci Olağanüstü Kongre sonrasında MHP Genel Başkanı görevini üstlenmiştir.

05 Kasım 2000 ve 12 Ekim 2003 tarihlerindeki MHP Olağan Kongreleri'nde tekrar Genel Başkan seçilmiştir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Siyaset ve Politika > Siyasi Serbest Kürsü


Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz