![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Duyurular |
| Siyasi Serbest Kürsü Haber veya kaynağa gereksinim duymaksızın, sadece kendi görüşleriniz üzerinden ülke siyaseti üzerine yorumlarda bulunabileceğiniz bir bölüm. Terbiyeyi öldürmemek şartıyla "Ateş Serbest!" |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| |||
| AKP’ye oy verme ülkeni koru! Türkiye’yi Türkler yönetsin diyorsan AKP’ye oy verme 22 Temmuz seçimleri yaklaştı. AKP iktidarının Türkiye’ye 4.5 yıldır yaşattığı kabusun ve ihanetin hesabını sorma şansı halkın eline geçti. Türkiye’yi yöneten emperyalizmin uşakları ilk defa bu kadar net bir şekilde yüzlerini gösterdiler. “Ben Türk’üm” diyemeyen, hatta demeyi de “ırkçılık ve ayrımcılık” addeden bir Potamyalı Başbakan’a sahibiz. Türklerin bu ülkeyi yönetme iddiasına açıkça karşı olduğunu sık sık beyan etmesine rağmen, bu Başbakan, sürekli kendisinin ve karısının etnik kimliğini vurgulamaktan ve övünç malzemesi yapmaktan çekinmedi. Etrafına Kürt kökenli bir danışmanlar ordusu kurdu. Her işinde etnik bölücülük her işinde etnik ayrımcılık vardı. ![]() ![]() ![]() Türkiye’nin başına çöreklenen bu Kürt-İslamcı çetenin mensupları kendi meşruiyetlerini ve güçlerini ulustan değil ABD’den aldıklarını her fırsatta yinelediler. Daha milletvekili bile olmayan bir “lider” ABD Başkanı Bush’un huzuruna çıkarıldı. Ortak pozlar verildi. Gerektiğinde Kürt-İslamcı elçilerle ABD’ye mesajlar yollandı: “Başbakan’ı deliğe süpürmeyin. Hâlâ kullanılmaya müsaittir.” Kısacası Türkiye’yi Türkler yönetmiyor. Hatta açık Türk düşmanları yönetiyor. Güçlerini de sadece “ABD bizi seviyor ve kullanıyor” kozundan alıyorlar. Hepsinden önemlisi, Türkiye’nin başına çöreklenen bu Kürt-İslamcı çetenin mensupları kendi meşruiyetlerini ve güçlerini ulustan değil ABD’den aldıklarını her fırsatta yinelediler. Daha milletvekili bile olmayan bir “lider” ABD Başkanı Bush’un huzuruna çıkarıldı. Ortak pozlar verildi. Gerektiğinde Kürt-İslamcı elçilerle ABD’ye mesajlar yollandı: “Başbakan’ı deliğe süpürmeyin. Hâlâ kullanılmaya müsaittir.” Kısacası Türkiye’yi Türkler yönetmiyor. Hatta açık Türk düşmanları yönetiyor. Güçlerini de sadece “ABD bizi seviyor ve kullanıyor” kozundan alıyorlar. Türkiye’yi Türkler yönetsin, TBMM’ye Türk Milleti’nin düşmanları, bölücü, gerici isimler girmesin diyorsak AKP’ye oy yok! ABD-İsrail uşakları, Müslüman düşmanlarına oy yok AKP iktidarı bir ABD-AB sivil darbesiyle kuruldu. Yıllarca dinimiz İslam’ı kullanarak siyaset yapanların ilk icraatları ABD emrinde Müslüman kanı dökmek için TBMM’de tezkereler hazırlamak oldu. AKP iktidarı, Türkiye tarihinde görünmedik bir oranda ABD ve İsrail’in sömürgeci katliam politikalarına uşaklık etti. Siyonist kasap Sharon ve ABD teröristi Bush’un en sevdiği ve takdir ettiği politikacılar oldular. Musevi Cesaret Ödülü’nü bile kaptılar. Eğer Türk Milleti ve Ordusu’nun direnişi başarısız, AKP’nin ABD’ye uşaklık planları başarılı olsaydı; bugün Türkiye’nin Güneydoğusu’na Irak’ı işgal bahanesiyle 80 bin Amerikan askeri yerleşmiş olacaktı. Türkiye sadece kardeş ve mazlum Irak halkının değil, kendi ölüm fermanını da AKP’nin 1 Mart tezkeresiyle imzalamış olacaktı. Esas parçalanmak ve işgal edilmek istenen ülke Türkiye’ydi. Bu engellendi. Ancak bu plan hâlâ devrede. AKP şimdi de İran’ın işgali için “Beni kullanın” diyor. ABD’nin kurmak istediği “Büyük Kürdistan”a ve Büyük Ortadoğu Projesi’ne hizmet ediyor. ABD ve İsrail uşaklarına geçit vermeyelim. Başta Türk Ulusu olmak üzere tüm Ortadoğu uluslarını hem Batılı sömürgecilerden hem de yerli işbirlikçilerinden korumak için AKP’ye oy yok! AB onursuzluğuna oy yok AKP iktidarı döneminde Türkiye bağımsız bir ülke olmaktan tamamen çıktı. Askeri ve ekonomik kararlar ABD’ye devredildi. Siyasi egemenliğimiz ise Türk düşmanı olduğunu defalarca gösteren Avrupalı emperyalistlerin birliği olan AB’ye teslim edildi. “AB’ye uyum süreci ve demokratikleşme” adı altında AKP iktidarı gerici ve bölücü tüm amaçlarını teker teker gerçekleştirdi. MGK tasfiye edildi. Türk Ordusu’nun eli kolu bağlandı. Terör örgütüne ve bölücü harekete hayat öpücüğü verildi. Azınlıklara ve etnik cemaatlere imtiyazlarla, Kürtçe eğitim gibi dayatmalarla ve mezhepsel kışkırtmalarla ulusal birliğimiz dinamitlendi. AB istiyor diye kırmızı çizgilerimiz çiğnendi, Milli Davalarımız satıldı, ulusal çıkarlarımız yok sayıldı. En sonunda Türkiye o kadar çabuk zayıf düşürüldü ki, AB oyunu çok erken bitti. AB, siyasi yöntemlerle Türkiye’den alabileceği her şeyi aldığı için oyun oynamayı bıraktı. Artık ne AB ne Türkiye’deki AB sözcüleri ne de AKP, “Türkiye AB’ye girecek” demiyor. Türkiye artık ABD ve AB’nin kuşatması altında. Tüm uluslararası haklarını ve davalarını kendi elleriyle kendi düşmanlarına teslim etti. AB onursuzluğuna hayır demek ve Türkiye’yi yeniden ayağa kaldırabilmek için AKP’ye oy yok! ![]() Tayyip Erdoğan PKK’ya “masaya oturma” çağrısı yaptı. Bu açıklamalar terörü daha da azdırdı. O masanın koalisyon masası olduğu bugün ortaya çıktı. Bugün Türk Ordusu’nun Kuzey Irak’a girmesine karşı çıkan, bunu provokasyon ve bataklığa sürüklenmek olarak nitelendiren Tayyip Erdoğan Kürt-İslamcı iktidarını koruyabilmek için açıkça DTP’yle yani PKK’yla koalisyon kurabileceklerini ilan etti. Milli Dava’yı satanlara, kırmızı çizgileri yok ettirenlere, kukla Kürt devleti kurduranlara oy yok ABD ve AB desteğiyle ayakta kalabilmek için AKP iktidarı bu ülkeye her türlü ihaneti yaptı. Binlerce şehidimizin kanıyla kurtarılan vatan toprakları pazarlık masasına kondu. Ege’de, Kıbrıs’ta, Musul-Kerkük’te ve bölücü teröre karşı mücadelede 1923’ten bugüne ne pahasına olursa olsun savunduğumuz Milli Davalara AKP iktidarı ihanet etti. Devlet politikası yok edildi. “Uzlaşmada bir adım önde olacağız, ABD, AB ve Yunanistan’ı şaşırtacağız” söylemleriyle Türkiye’nin en haklı ve en güçlü davaları felç edildi. Kıbrıs’ta yılların mücahidi Rauf Denktaş’ı hançerleyenler, K. Irak’ta da Türklere yönelik soykırımları memnuniyetle izlediler. Askerlerimizin başına ABD’liler ve Peşmergeler tarafından çuval geçirilmesini mantı yiyerek sevinçle karşıladılar. Türkiye’nin güneyinde göz göre göre ABD kuklası bir Kürt devleti kurdurdular. Hem de bu sözde devletin başındaki Türk topraklarına göz diken şımarık aşiret reislerini kardeş ilan ederek, milyarlarca dolarlık iş ortaklıkları kurarak, Diyarbakır’a, Mersin’e, İzmir’e kadar Kürt aşiretlerinin egemenliğini yayarak bunu yaptılar. Çünkü onların “derin devlet”, “derin Türkiye” dedikleri, Türk Milleti’nin ve Ordusu’nun direnişinin baltalandığı her yerde kendi iktidarlarının daha da güçlendiklerini hissettiler. Sonunda Ermeni Patriği’nden, Rum liderlerden, Barzani ve Talabani’den hatta PKK şeflerinden açık çek aldılar. “AKP seçimlerde desteklenmelidir” noktasında tüm Türk düşmanlarını birleştirdiler. Tehlike altındaki Misak-ı Milli’ye, ihanet uğrayan Milli Davalarımıza, devletin kırmızı çizgilerine sahip çıkmak için AKP’ye oy yok! Terörü hortlatanlara, teröristlerin önüne siper olanlara, PKK’yla koalisyon kuracağız diyenlere, şehit düşmanlarına oy yok AKP sıfır terörlü bir Türkiye devraldı. Bugün ise terör dağlardan, şehirlere indi. Şimdi ise AKP ile birlikte Meclis’e ve hatta hükümete çıkacaklar. Artık her gün bir şehit cenazesi kaldırıyoruz. Şehit cenazelerinde ABD-AKP ve PKK’ya öfke kusan şehit yakınları ise Tayyip Erdoğan ve diğer AKP’liler tarafından provokatör ilan ediliyor. Hapse atılmakla tehdit ediliyor. Diğer yandan AKP’nin dışarı saldığı Orhan Doğan eceliyle öldükten sonra cenazesinde “Şehitler ölmez, Kürdistan bölünmez!” diyenler AB demokrasinin tüm nimetlerinden yararlanmaya devam ediyor. AKP’nin AB’yi bahane ederek hapisten çıkarttığı PKK üyeliğinden hüküm giyen Leyla’lar, Orhan’lar ilk olarak Abdullah Gül ile buluşup, kucaklaşmıştı. Bu çok doğaldı. Çünkü PKK kongrelerinde alınan kararlar AKP iktidarı tarafından kültürel haklar adı altında birer birer uygulanıyordu. Leyla’lar da PKK’nın siyasallaşma kararı üzerine dışarı salınmıştı zaten. Türkiye’nin üniter yapısı AKP iktidarı döneminde dinamitlendi. PKK hem siyasallaştı hem de ABD’nin elinde daha da vahşi bir terör örgütüne dönüştü. Bu arada Tayyip Erdoğan “Kürt sorunu vardır, sorunun kaynağı 80 yıllık yanlış devlet politikalarıdır” diyerek açıkça PKK’yla birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin karşısında olduğunu Diyarbakır’da ilan etti. Hatta PKK’ya “masaya oturma” çağrısı yaptı. Bu açıklamalar terörü daha da azdırdı. O masanın koalisyon masası olduğu bugün ortaya çıktı. Bugün Türk Ordusu’nun K. Irak’a girmesine karşı çıkan, bunu provokasyon ve bataklığa sürüklenmek olarak nitelendiren Tayyip Erdoğan Kürt-İslamcı iktidarını koruyabilmek için açıkça DTP’yle yani PKK’yla koalisyon kurabileceklerini ilan etti. PKK’yla koalisyon kurmayı düşünebilen bir Başbakan’ın, Türk Ordusu’na engel olmasından, tüm milletin ve Ordu mensuplarının “Ordu Irak’a” derken teröristlere kol kanat germesinden, hatta “Irak’ta 500 terörist bile yok” diye yalan söylemesinden doğal bir şey olamaz. Türklüğe ve Cumhuriyet’e karşı Kürt-İslam birliği onlar için en kutsal değerdir. Terör belasını yeniden Türkiye’nin başına saran, PKK kararlarını bir bir hükümet programı yapan, şehitlere kelle, terörist başına sayın diyen, şehit annelerine hakaret eden, sokakları PKK’lı göstericilere teslim eden, Türk Ordusu’nun önüne geçip adeta PKK ve Barzani’ye siper olan, ABD’den, Talabani’den, PKK’dan büyük övgüler kazanan Kürt-İslam baronları hesap verecek. Tek dil, tek bayrak, tek millet, tek devlet için AKP’ye oy yok! Kürt istilasının ve sokak terörünün hamilerine oy yok AKP iktidarı döneminde Kürt istilası her yeri sardı. Kürt-İslam iktidarının faşizan yönetimlerinin sokak gücü PKK mafyası ve aşiret terörü oldu. Türkiye’nin tüm kıyı şeridini PKK mafyası ele geçirdi. İstanbul sokaklarında yürünmez oldu. Kapkaççı ve çete kılığındaki PKK’lılar şehirlere egemen oldu. Sıradan vatandaş yüz yıllarca değerlerini yaşattığı, ekmek kazandığı, toprağını sürdüğü köylerde ve kentlerde istilacı Kürtlerin ve PKK mafyasının haracına bağlandı. Tüm yaşananlar, başa geldiği her dönem PKK terörünü patlatmayı ve Kürt mafyasını palazlandırmayı başaran Diyarbakırlı bir İçişleri Bakanı’nın gözetiminde gerçekleşti. Şimdi AKP palazlandırdığı bu güçlere dayanarak yeniden iktidara gelmek istiyor. Türk Milleti’nin üstünde daimi bir Kürt-İslam diktatörlüğü kurmak istiyorlar. Emeğine, toprağına ve bayrağına kitlesel bir refleks ile karşı çıkan sıradan vatandaş ise linççi, provokatör, ırkçı ilan ediliyor. Kısacası AKP itleri saldı, taşları bağladı. Kerkük’ün binlerce yıllık Türk ahalisinin bugün başına gelenlerden ders alalım. ABD güdümlü etnik istilanın sonu Türklere yönelik soykırımdır. Bayrağımıza, vatanımıza, topraklarımıza ve namusumuza sahip çıkmak için AKP’ye oy yok! Türk kimliği düşmanlarına, Ermenicilere oy yok AKP iktidarı Ermeni dostu, Türk düşmanı bir iktidardı. Ermeni taleplerini uluslararası bir komisyonda görüşmeyi kabul eden ilk iktidar AKP oldu. AKP iktidarı, Türkiye’nin Uluslararası La Hey Adalet Divanı’nda sözde Ermeni soykırımı iddiaları için hesap vermesini sözde çözüm olarak savundu. AKP Ermenistan’a uçak seferleri başlattı. Karabağ’ı işgal eden, on binlerce Türk’ü orada soykırıma uğratan ve açıkça Türkiye’den toprak ve tazminat isteyen Ermenistan’a koşulsuz dostluk eli uzatıldı. AKP iktidarı bu kadar taviz vermesine rağmen Ermeni istekleri azgınlaştı. Tayyip Erdoğan’ın “dost ve müttefik” dediği tüm Batılı devletler ve liderleri Ermeni taleplerini Türkiye’ye dayatan yeni politikalar geliştirdi. Türkleri ve Türk tezini savunanları hapse atacak ırkçı düzenlemeler Batı parlamentolarında yasalaştı. Kısacası Kıbrıs, Ege, Patrikhane, terör ve K. Irak konularında olduğu gibi Ermeni dayatmaları konusunda da AKP’nin Batıya teslimiyet ve uzlaşma politikası emperyalist güçleri ve işbirlikçilerini daha da azgınlaştırdı. Yine bir Kürt-İslam provokasyonu sonucu ölen Türk karşıtı Hrant Dink’in cenazesini bahane eden Kürt-İslamcılar, AKP’nin davetiyle yurt dışından İstanbul’a sokulan eski Asalacılar ve diğer Ermeni ırkçıları İstanbul’un ortasında Türk Milleti ve devletine hakaret eden büyük bir gösteri düzenledi. AKP iktidarının 8 km.lik güzargah açtığı, on binlerce polis ile koruduğu ve fiilen destek verdiği “Hepimiz Ermeni’yiz” yürüyüşünde, “Katil devlet hesap verecek!” sloganları atıldı. Türklüğe hakaret edildi. Tayyip Erdoğan ise bu bölücü-gerici-ırkçı gösteriyi “Tek kelimeyle mükemmeldi” diyerek onayladı. Türk kimliğinden rahatsız olan AKP’liler, Kürt-Ermeni-Rum her türlü etnik kimliği baş tacı etti. Kürt İslamcıların Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül, Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözünü “ırkçılık ve ilkellik” ilan ederken, Tayyip Erdoğan Türk milliyetçiliğini bölücülük ve ırkçılık olarak nitelendirirken, her türlü etnik ırkçılık resmi söylem haline geldi. Türkiye’yi etnik ve dini kimlik çeteleriyle birlikte yönetmeye karar verdiler. Türk kimliğine düşman, Kürtçü-Ermenici-Rumcu ırkçılara bir dönem daha Türkiye’yi yönetmek fırsatı tanımayalım. AKP’ye oy yok! Topraklarımızı, değerlerimizi, emeğimizi satan, yoksul halkı sömüren talancı, hortumcu Kürt-İslam oligarklarına oy yok AKP iktidarı döneminde Türkiye’nin en değerli toprakları, ekonomik işletmeleri, devlet kurumları, bankaları teker teker Batı sermayesine ve Türkiye düşmanı karanlık çevrelere satıldı. AKP iktidarı döneminde Türkiye parçalanma sürecine sokulurken, pastadan pay kapmak isteyen eski Sevrci güçlerin hepsi Türkiye’den banka satın alma derdine düştüler. Yunan Patrikhanesi’nin bankası Yunan Milli Bankası bile banka sahibi oldu. Türkiye’de bugün neredeyse bir tek milli banka kalmadı. Topraklarımız ve ülkenin en stratejik mevkileri yabancılara satıldı. Devletin en kârlı ve en stratejik kurumları çok ucuz fiyata emperyalist sermayeye teslim edildi. AKP’li “Şeriat mücahitleri” İsrail sermayesiyle birlikte İstanbul’u ve kıyı şeritlerimizi talana koyuldular. Bu arada Kürt-İslam oligarşisi malına mal kattı. Maliye Bakanlığı hemen hemen her AKP’li için (bakanın kendisi dahil) ayrı bir af yasası çıkardı. Başbakan’ın tüm çevresi ve sülalesi köşeyi döndü. Oğlu gemi sahibi oldu. Kızı devlet kapısında semiren “Müslüman” sermaye çevresine gelin gitti. Çeyizi de yeni devlet ihaleleri oldu. Tayyip Erdoğan’ın deyimiyle “ekonomi çok düzeldi.” Ama yoksul, emekçi Türk halkı her alanda ezildiği gibi, ekmek kavgasında da daha çok ezildi. Ekonomi, talan için Türkiye’ye akan yabancı sermayeyle sözde büyürken, işsizlik rekorları kırıldı. Üretim durdu. Çiftçiler tarlaları boş bırakmak zorunda kalırken, esnaf kepenk indirirken, işçiler üç kuruşa talim ederken; şikayetlerini dile getiren vatandaşların sorunlarına Başbakan “Ananı da al git!” diye hakaret etmekten başka bir çare bulamadı. Başbakan’ın Alman devletinden hizmet ödülü olan fındık simsarı Kürt-İslamcı danışmanının Berlin borsalarında Türk köylüsünün sırtından daha fazla vurgun elde edebilmesi için fındık üreticilerinin üstüne ateş açılması emri yine AKP iktidarı tarafından verildi. AKP iktidarı döneminde, Apo posterleri açan, şehirlerde otobüs yakan, Türk bayrağını çiğneyen teröristlere demokrasi şekeri sunuldu. Tepkisini dile getiren Türk işçisi ve köylüsüne ya küfür, ya cop ya da kurşunla IMF’nin acı ilaçları içirildi. Vatanımızı babasının malı sananlar topraklarımızı, değerlerimizi, fabrikalarımızı “babalar gibi” satıyor. Türk Milleti’nin 80 yıllık alın teri ve emeğiyle kurulan devlet işletmeleri yok pahasına talan ediliyor. Türk bağımsızlığının temeli olan Atatürk’ün kurduğu milli ekonomi yok ediliyor. Her şey AKP’nin Kürt-İslamcı talan ve ihanet çarkı devam edebilsin, hortuma ve sömürüye dayalı ekonomi çarkı dönebilsin, AKP’lilerin emperyalist efendileri ve etnik ırkçılar daha ülkemiz parçalanmadan köşeleri tutabilsin diye… AKP’yi iktidara taşıyan İslamcı sermayenin dolandırdığı yüz binlerce vatandaşa Tayyip Erdoğan, “Bana mı sordunuz?” diye çıkışmıştı. Vatanımızı satanlara, Türkiye’yi bir sömürge haline getirenlere kimse oy vermesin, “Bana mı sordunuz?” dedirtmesin. Hırsızlıkların, yolsuzlukların, hortumların ve talanların hesabını sormak için AKP’ye oy yok! Cumhuriyet ve Ordu düşmanlarına oy yok AKP iktidarı döneminde devletin tüm kurumlarına saldırıldı. “Üniversitelerden hesap soracağız” dediler. Yüksek Yargı’yı “demokrasi düşmanı” ilan ettiler. Türk Ordusu’nu düşman belleyip çeşitli komplolarla komutanlarını tutuklatmak istediler. Sonunda AKP iktidarı başarılı oldu. Bugün Kürt-İslam faşizminin ele geçiremediği Türk devletinin tüm kurumları saldırı altında. Şeriatçı terör tıpkı bölücü terör gibi hortladı. Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül hedef gösterdikten hemen sonra Danıştay basıldı. Cumhuriyet’in yargıçlarına kurşunlar sıkıldı. Yükselen Kürt-İslamcı terör dalgasının faturası Atatürkçü aydınlara ve Türk Ordusu’nun komutanlarına kesilmeye çalışıldı. Şemdinli’de ABD-AKP-PKK komplosuyla yapılan provokasyon ile Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt mahkum edilmek istendi. Türk Ordusu savaş suçlusu, teröre karşı savaşan Türk subayları terörist olarak gösterilmeye çalışıldı. Cumhurbaşkanlığı seçimini bahane eden AKP saldırılarını daha da arttırdı. Çankaya onlar için ele geçirilecek son kaleydi. Tüm ülkeyi bu kaleyi ele geçirmek pahasına bir çatışma ortamına sürüklediler. Ermenilerden özür dilemeyi, Meclis’te Türk düşmanı Rum parlamenterleri ağırlamayı meziyet sanan AKP’li Bülent Arınç, “16 Mayıs’tan sonra hesaplaşacağız” diyerek Türk Ordusu’nun subaylarını ve komutanlarını tehdit etti. Cumhurbaşkanlığını ele geçirdikten sonra kuracakları düzeni açığa çıkardı. Ancak Türk Ordusu ve Türk Milleti kayıtsız kalmadı. Milyonlar sokağa döküldü. Ordu, Cumhuriyet düşmanlarına karşı sessiz kalmayacağını açıkladı. Kürt-İslam faşizminin laikliğe, Türk Ordusu’na ve Cumhuriyet’e vurmak istediği son darbe engellendi. Tehlike geçmiş değil. Bu ülke Atatürkçü pek çok aydınını, devlet görevlisini ve yazarını Kürt-İslamcı teröre şehit verdi. Dişlerini hâlâ biliyorlar. Her mitinglerinde Cumhurbaşkanı’nı ve devletin kurumlarını yuhalatıyorlar. Ele geçirdikleri medyayı, Emniyet gücünü ve bazı yargı organlarını kullanarak Atatürkçüleri sindirmek için düzmece kampanyalar tezgahlamaya devam ediyorlar. Türkiye Atatürk düşmanlarına bırakılamaz. Cumhuriyet’e, ilkelerine ve onun yılmaz koruyucusu Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kini, düşmanlığı ve ihaneti tarihi bir miras gibi İstiklâl Savaşı yıllarından bugünlere taşıyanlara bir dönem daha iktidar olma şansı tanınamaz. Cumhuriyet için, bağımsızlık için, ulusal birliğimiz için ve bu uğurda düşen tüm şehitlerimiz için AKP’ye oy yok! AKP’den hesap sorulacak AKP’den bu vatana karşı yaptıklarından dolayı hesap sorulacak. Ancak önce sandıkta, sonra halkın Yüce Divanı’nda. İlk görevimiz: AKP’ye oy yok! Tek bir Türk’ün oyu AKP’ye gitmemeli. Bu bir vatan görevdir |
| |||
| Ce: AKP’ye oy verme ülkeni koru! Tabi sizin için demokrasi millet başını açsın herkes solcu olsun her zaman sol görüşlü cumhurbaşkanı olsun bilmemne. Bu ülke iktidara getirdi onları yine getirecek demekki halk memnun yapılan şeyler var. Bölücülük yapıyormuş ne alakası var bölücükle siz onun kadar zeki olsaydınız o insanlarla neden görüştüğünü çok iyi anlar ve ülkeyi bu kadar seven birine her lafında ''benim ülkeme sevdam var'' diyen birine bölücü diyemezdiniz. Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşananlar hangi adalet ahlakına sığıyor? kim yaptı bunu chp amacı sadece muhalefet yapmak olan o insanlara oy mu verecez gülerim sadece.. Yada 10 kişiyi daha ŞEHİT ETTİKMİ iktidara geliriz diyen MHP zihniyetinemi verecez amaçları şehit vererek o ailelerin oyunu almak olan zihniyet.. Üsluptan belli oluyor amaçları ŞEHİT ETTİKMİ demek ne demek ya bunu kavrayabiliyormusunuz siz. yada demokrat partiye verin anapla birleşme aşamasına girip herşeyi daha baştan yıkan demokratlara verin. Yada genç partiye verin bir kaç banka daha hortumlasın bu seferde ÜLKEYİ SATSIN.. uyan artık türkiye artık senin AK PARTİN VAR AÇ GÖZÜNÜ.. |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|
| | ||||
| Konu | Yazar | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bağımsıza oy verme PKK’yı Meclis’e sokma | prof.52 | Siyasi Serbest Kürsü | 0 | 21.07.07 21:24 |
| Fehmi Koru ve Fetullah Gülen | gagamarti | Türkiye'nin Sorunları | 0 | 06.07.07 18:44 |
| MSN adresini koru | aykutatasoglu | Msn Messenger | 1 | 01.07.07 20:58 |
| Allah'im Sen Bizi Koru Bunlardan... | angoren | Türkiye Gündemi | 9 | 07.05.07 21:10 |
| Erdoğan'ların şerrinden sen koru ALLAH'ım | tore | Siyasi Serbest Kürsü | 3 | 31.07.06 13:32 |