![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Bloglar | Yardım | Kullanıcı Listesi | Sosyal Gruplar | Ajanda | Arama | Bugünkü Mesajlar | Konuları Okundu İşaretle |
| Siyasi Partiler Bizi temsil eden siyasi oluşumları; yandaş ve karşıt ikileminde doya doya eleştirip, yapıcı fikirler üretebileceğiniz bir bölüm. Demokrasinin nimetlerinden sonuna kadar faydalanmak isteyenlerin arenası. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| |||
| Ce: Laiklik, İslâm, Şeriat ve Müslümanlar
Bak sana birşeyler yazayım abi... Karşılıklı rıza ile zinanın mübah kılınması, halen isami olduğu iddiasındaki bazı ülkelerde genelevler açılması için ruhsat verilmesi, belirli yerlerde içki içmenin serbest olması, bu gibi yerler açmak ve içki yapımı için ruhsat verilmesi, faizin serbest bırakılması ve faizle çalışan bankalar açılması için ruhsat verilmesi, eğlence-müziğin serbest bırakılması vs... gibi şeyler vardır değil mi? Allahın indirdiği ayetleri değıiştirmenin, onun helal kıldıklarını haram kılmanın ya da haramlarını helal kılmanın küfür olduğunu söylüyorum. Neye dayanarak mı? "Gerçek şu ki, Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden itibaren Allahın kitabında on iki'dir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte dosdoğru olan hesap(din) budur. Öyleyse bunlarda kendinize zulmetmeyin ve onların sizlerle topluca savaşması gibi siz de müşrikler ile topluca savaşın. Ve bilin ki Allah takva sahipleriyle beraberdir. Haram ayları ertelemek ancak küfürde ileri gitmektir. Bununla ancak kafir olanlar saptırılırlar. Allahın haram kıldığının sayısını tamamlamak için onu bir yıl helal sayarlar. Bir yıl da haram sayarlar. Böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılmış olurlar."(Tevbe Suresi: 9\37) |
| ||||
| Ce: Laiklik, İslâm, Şeriat ve Müslümanlar
|
| ||||
| Ce: Laiklik, İslâm, Şeriat ve Müslümanlar İlk olarak her fırsatta şuraya gidin, buraya gidin diyenlere söyleyeceklerim ve soracaklarım var. Sorularım; - Bu vatan kimin? - Bu vatanda, şerefi ve onuru ile yaşayanlara hangi kimlikle ve cüret ile git diyebiliyorsunuz? - Eğer bu vatan sizinse, git dediklerinizin vatanı neresidir? - Bu vatanın, "git" dediklerinize ait olmadığını düşünüyorsanız, bu vatan nasıl sizin oluyor? Git dediğin vatandaşın soyu, sülalesi bu vatan için canını vermedi mi? Siz kimsiniz de bu vatan için can vermiş kişilerin torunlarına, soylarına bu vatandan git diyorsunuz? Kimsiniz ya da nesiniz? Söyleyeceklerim; - "Bu ülke laiktir laik" kalacak diyenler şunu da iyi bilsin ki; bu millet Müslüman'dır ve Müslüman kalacak. Sadece gösteri yapıyorsunuz. - Bir arkadaşımız da "Ordu def edecek" gibi bir cümle kullanmış. Ordu dediğin kim biliyor musun? Az önce "git" dedikleriniz, ben, sen, o... Ordu biziz. Mantıksız cümle kurmayın. Ben bu sene giderim, sen 2 sene sonra gidersin, "git" dediğin de belki askerdir. - Kimse size saldırır gibi konuşmadığı halde, neden her mesajınız öfke dolu? Nedir bu kin? Nedir bu düşmanlık? Bir yaranız var da ondan mı gocunuyorsunuz? Nedir bu Müslüman nefretinizin sebebi? Ne istiyorsunuz Müslüman'lardan. Sakın biz de Müslüman'ız demeyin. Çok komik oluyor. Hiç bir Müslüman Allah'ın emri başörtüsüne karşı olamaz. Yüreği titrer. Üniversite kapılarında gözyaşı döken başörtülü hanımları gördüğünde içi parçalanır. ----------- Şimdi gelelim mevzunun inceliklerine; Şimdi ilk olarak Allah'ın Kelamı olan Kur'an-ı Kerim'den ayetler veriliyor. Yorum yazan kardeşlerimizden hiç biri açıp da bu ayetler doğru mu diye baktı mı? Bence bakan yoktur. Yani bu durumda ne oluyor? İşkembe-i Kübra... Bu sözüm ayetleri yazan kardeşimize değil, yazılanlar hakkında olumsuz yorum yapmaya kalkanlara... Diyorsanız biz baktık, bunlar yazsa da yazmasa da bizim için fark etmez, bizim kitabımız Kur'an değil, Nutuk'tur. Ona söyleyecek bişeyim yok. Herkes dinini kendisi seçer. Ben öyle yapmadım ve yazılan ayetleri Kur'an-ı Kerim mealinden tespit ettim ve karşılaştırdım. İlk dikkatimi çeken, Maide Suresi 44. Ayet'te; "İçinde hidayet ve nur olan (yol gösteren ve aydınlatan) Tevrat'ı şüphesiz biz indirdik. Allah'a teslim olan peygamberler o Tevrat'la Yahudilere hükmederler. Allah'ın kitabını korumakla görevli olan alimler ve rabbaniler de onun Allah'ın hükmü olduğuna, şahitlik yaparak o kitapla hükmederler. Şu halde (Ey Yahudiler ve hakimler!) İnsanlardan korkmayın, Benden korkun. Azıcık para karşılığında ayetlerimi satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendisidir." buyruluyor. Burada en can alıcı nokta; "Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendisidir." cümlesidir. Bu cümle herşeyin özetidir aslında... Allah (C.C), hayat boyu karşımıza çıkabilecek tüm konular hakkında bir ayet, bir söz söylemiştir. Kurallar koymuş ve uygulamamızı emretmiştir. Açıklayıcı ve yol gösterici peygamberler göndermiştir. Ayet'te örneği verilen Yahudiler misali... Allah'ın kanunlarını mı uyguluyorlar, kendi kurallarını mı? Eğer Allah'ın hükmettiği kanunlar ile hükmetmiyorlarsa, Allah'u Teala karşısındaki durumları ortadadır. Ayet'te Yahudiler üzerinde durulmuş ancak son cümle şöyle bağlanmıştır. "Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse; işte onlar kafirlerin ta kendisidir." Ben bu cümleye aykırı herhangi bir yorum yapmayı bırakın, aklımdan bir saniye bile geçirmekten Allah'a sığınırım. Şimdi sayın laik kardeşler, Allah'ın sonsuz iradesi ile belirlemiş olan kurallar mı, yoksa aciz insan iradesi ile oluşturulmuş kurallar mı? İnsan iradesi diyeceğinizden zerre kadar şüphem yok. Ve inanın şaşırmam da... Çünkü Allah bu durum içinde her durumda olduğu gibi bir kelam söylemiştir; "Gerçek şu ki; Biz onlara melekler indirseydik, onlarla ölüler konuşsaydı ve herşeyi karşılarına toplasaydık, Allah'ın dilediği dışında yine onlar inanmayacaklardı. Ancak onların çoğu cahillik ediyorlar." (Enam Suresi, 111)
__________________ ![]() Tek Din İslam, Tek İlah Allah'tır. Ne Mutlu Müslüman'ım Diyene! (Siteye eskisi kadar giremiyorum. Bazıları cevap yazamadığımı zannetmesin! Onlar kendini bilir...) |
| ||||
| Ce: Laiklik, İslâm, Şeriat ve Müslümanlar UURBEY ve METAL_TR. İkinizi de tebrik ederim. Bir konu bu kadar güzel özetlenemezdi. Artık eldurun denen arkadaşa ve diğerlerine cevap verecek değilim. Fakat tek sözüm o bizi bu vatandan kovma, kovdurma telaşesinde olanlara. HADİ ORADAN.
__________________ BİR GÜN DEVRAN DEĞİŞİR, MENFAATLER GELİR DİZE, NE BU DÜZEN BÖYLE GİDER, NE DE DÜNYA KALIR SİZE. Dünya üzerindeki son mazlum zulümden kurtuluncaya kadar, zalimle savaşımız devam edecek. Zalimler İçin Yaşasın Cehennem. www.mcuneyt.tr.cx |
| |||||
| Ce: Laiklik, İslâm, Şeriat ve Müslümanlar Bu güne kadar siyaset ile işim olmadı bugünde olmayacak , bundan sonrada olmasın inşaallah.Konunun siyasi bölümü ilgilendirmiyor ve cevap vermiyorum.Dini boyutuna cevap yazıyorum.Fakat genel olarak aynı dili konuşuyoruz.Konuşuyoruz da sizin Tefsir alimlerinin birini beğenmedim.Diğerlerini de tanımıyorum.Ehl-i Sünnet itikadına ters düşen alimlerin ne bir alıntısı ne de bir sözü lazım değildir bize.
Müslümanın Elhamdülillah diyen birinin çıkıp ta ilk önce kendi nefsi ile uğraşacağına kalkıp da anlamadığı konular ile uğraşması pek tabii ki alimler tarafından 3 . sınıf bir konu olarak görülmüştür.
Cüz: 5 Rûhu'l-Beyân 99 "Ey îmân edenleri Allah'a itaat edin. Peygambere ve sizden olan ulülemre de itaat edin." Ulülemr, yâni emîr sahibi olan idareciler, hule-fâ-i râşidîn ve onların peşinden giden dosdoğru devlet başkanları gibi hak üzere hareket eden emirler ve adaletle hükmeden idareciler. Zâlim idareciler ise, itaatin vâcib olması konusunda Allah ve Rasûlüne atfedilme*yi hak etmekten uzaktırlar. Çünkü onlar, insanların mallarını haksız yere ve zorla aldıkları için zorba hırsızlardır. Cenab-ı Hak kullarına edep öğretmek için "Allah'a itaat edin. Pey*gambere ve sizden olan idarecilere de itaat edin" buyurarak Allah'a itaati tek başına peygambere ve idarecilere itaati ise beraber zikretmiş; ayrı olarak "Sizden olan idarecilere itaat edin" buyurmamıştır. Bu edep, Allah'ın adı ile başka varlıkların adını bir arada zikretmemektedir. Mah*luklara gelince onların adlarını bir arada zikretmek caizdir. "Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz"Tenezeğa"nın kökü olan “Nezeğa" kelimesi aslında çekmek demektir. Çünkü anlaşmazlığa düşenlerden her biri diğerini kendi tarafına çekmeye çalışır. Yâni, siz ve sizden olan idareciler herhangi bir dînî konuda ihtilâfa düşerseniz "-Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız- onu Allah'a" Allah'ın kitabına "ve ra-sûl'e" O'nun (s.a.v) sünnetine "götürün", müracaat edin. Çünkü Allah'a ve âhiret gününe îmân etmek bunu gerektirir. Allah'a îmânın bunu gerek*tirmesi gayet açıktır. Ahiret gününe inanmanın bunu gerektirmesi ise, bu emre karşı gelmek yüzünden âhirette ceza verilecek olması sebebiyledir. Zahir ehli bu âyetin zahirine bakarak ictihad ve kıyâsın caiz olmadığını söylemişlerdir. Çünkü Allah Teâlâ burada Kitab'a ve sünnete başvur*mayı emrediyor. Her hâdise ile ilgili açık bir nas olmadığına göre, Allah Teâlâ mevcut nasların muhtevasını düşünmeyi ve bunların medlul ve muktezâlarıyla amel etmeyi emretmiştir. Oysa bu âyet gerçekten kıyâsın hüccet olmasına delildir. Nasıl delil olmasın ki anlaşmazlığa düşülen ko*nuyu, hakkında nas olan konuya götürmek, ancak benzetme ve hükmü onun üzerine bina etmekle olur. Kıyas ile kastedilen de zâten budur. Allah'a ve Rasûlü'ne (s.a.v) itaat emrinden sonra onun emredilmiş olması bu görüşü desteklemektedir. Çünkü bu, hükümlerin üç türlü olduğunu göstermektedir: Kitapla sabit olanlar, sünnetle sabit olanlar ve kıyas yo*luyla Kitap ve sünnete götürülerek sabit olanlar. Demiş Hazret.....Peki sizin alıntı ne demiş tefsirde...? bak...
Eğer sizde , anlaşmazlık olan bir konuda , her şeyinizi Allah c.c. ve Rasülüne S.a.v. Efendimize danışıyorsanız....ne ala..Bundan sonrada yazmam ve sesimi de keserim. Şimdi de bana.. -Ben her işimi Allaha c.c. ve Rasulüne canlı canlı baş gözü ile görürüm ve danışırım..... Var dersen boynumuz bükük... Yok ...yok çünkü bu vasfı taşıyan adamın buralarda işi olmaz.Onlar ,günlerini tartışmalarla değil de vuslat ile geçirirler.Onlar Rasulullah Sa.v. Efendimizle , Allah c.c. ile beraberdirler her daim.
Bursevi Hazretleri diyor ki : Burada Hak talibinin bütün günlerini ve ömrünü Hakk ı talep yolunda sarf etmesi gerektiğine işaret vardır.Tamamını olmazsa üçte ikisini , bu da olmazsa yarısını sarf etmesi gerektiğine işaret vardır.O da olmazsa üçte birine işaret vardır. Bu da olmazsa ( üçte biri ) haram olduğuna işaret vardır..Ömrünün üçte birinden az Hakkı talep eden iflah olmaz........Nitekim Allah Teala "İşte din budur" buyurmuştur.Yani ömrünün bir kısmını Hakk ı talep dışında sarf eden kimsenin dini düzgün değildir......Dininde Hakkı talep dışında geçirdiği vaktin miktarı kadar eğrilik vardır...Bunu iyi anla... Sonra Allah c.c.o "aylar içinde" ömrün üçte birlik bölümünde kendinize zulmetmeyin buyurmuştur.Çünkü dört onikinin üçte biridir. Yani, ömrünüzün haram aylar mesâbesindeki üçte birlik bölümünden -.er hangi bir vakti dünyevî bir menfaat elde etmek için sarfederseniz kendinize zulmetmiş sayılırsınız. Bu ise sıfatlannın galebesi anında nefis*lerin kalpleri ve ruhları istilâ etmesi sebebiyle olur. Çünkü ömrün çoğu, zünya ve menfaatleri uğrunda sarfedildikçe ve nefsânî hazlann istîlası de*vam ettikçe nefis, kalbe ve ruha galip hale gelir. Bütün kötü sıfatlarıyla kalp ve ruha muhalefet eder, onlarla mücâdele eder. Dünyaya ve dünya şehvetlerine meyleder, hevasına kulluk eder. Böylece Allah'a şirk koşan ?ir nefis halini alır. Bu yüzden Allah Teâlâ: "Müşrikler" yâni nefisler ve onların sıfatlan "nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa, siz de" yâni .kalpleriniz ve sıfatlan, ruhlannız ve sıfatlan "onlarla topyekün savaşın." buyurmuştur. Nefislerle savaşmak onlara muhalefet etmek, onlan hevâlanndan men etmek, sıfatlannı kırmak, şehvetlerinden men etmek, tâatler ve iba*detlerle meşgul etmek, rûhânî ve kalbî muamelelerde kullanmakla olur. Nefisle savaş, kısaca nefsi körü vasıflardan tezkiye (anndırma) ve güzel huylarla süslemek demektir. Sonra Allah Teâlâ, "Bilin ki Allah, müttakîlerle beraberdir." buyurmuştur. Buradaki "mü£ta/cf/er"den maksat, şirkten yani Al*lah'tan başkasına iltifattan korunan kalpler ve ruhlardır. Şayet Allah, yardımıyla ve tevfîki ile onlarla beraber olmasaydı, kesinlikle koruna*mazlardı. Onlar Allah'ın dışındakilerden ancak Allah sayesinde, O'nun yardımıyla korunabilmişlerdir. et-Te'vîlâtü'n-*Necmiyye'de böyle geç*mektedir. Tamam mı kardeşim...alıntılarına dikkat et.Ayetleri kafasına göre tefsir edenler Vahhabilerdir.Bize lazım değil...Herkes kendi yoluna...Allah c.c. her şeyi bilendir.Sizide bu konuda dikkatlerinizi çekmeyi başarabildi isem ..bize ne mutlu.Yok...eğer -Benim dediğim dedik.haklıyım dersen de sen bilirsin.... Başka da buraya yazmıyorum. |
| |||
| Ce: Laiklik, İslâm, Şeriat ve Müslümanlar Bana 'bende seni olgun bir paylaşımcı zannediyordum' diyip bana -rep veren ama ismini bile bilmediğim sayın beyfendi: Nedemek istediğinizi anlamadım. Benim düşüncelerimden dolayı mı bana -rep verdiniz? Saygılarımla... |
| ||||
| Ce: Laiklik, İslâm, Şeriat ve Müslümanlar Konuyla hiç alakalı olmayan Replere getirdin ya işi helal sana. Bukadarmı düşkünsün Repine ıstersen ben sana verimde artı rep ozaman belki rahatlarsın. Bırakın bu Rep işini ya. Herkimse vermiş seninde buna hakkın var. Sende istediğin kişiye eksi rep verebilirsin. Hesap sormaya deymezki |
| |||
Sevgilerimle ve Saygılarımla... ___________ Bekir |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Kullanıcı okuyor. (0 Kayıtlı kullanıcı ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| beyaz müslümanlar | ArKaBiSrEm | Kitap & Dergi | 2 | 11.11.06 15:59 |
| Musul'da şeriat devleti propagandası | SuLTaNNeFi | Dünya Gündemi | 0 | 27.10.06 09:32 |
| ümmetçilik, şeriat Ve Türklük | hurbyy | Siyasi Serbest Kürsü | 0 | 01.09.06 01:11 |
| Hiç Yaşanmamış Özgürlüğe Ağıt - Şeriat | Kemalist | Siyasi Serbest Kürsü | 8 | 22.08.06 07:59 |
| şeriat Nedir | Neco | İslami Bilgi Ve Kaynaklar | 2 | 09.08.06 10:32 |