![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Duyurular |
| Siyasi Partiler Bizi temsil eden siyasi oluşumları; yandaş ve karşıt ikileminde doya doya eleştirip, yapıcı fikirler üretebileceğiniz bir bölüm. Demokrasinin nimetlerinden sonuna kadar faydalanmak isteyenlerin arenası. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| ||||
| Ce: Sizce Fark Var mı ? burdan da anlaşılacağı üzere bütün partilerin ekonomi modeli aynı.. yani hiç biri biz bu ekonomi modelinin değiştireceğiz dememiş.. buyrun Saadet partisinin ki...kırmızı yazıya dikkat... Kutan: Türkiye ateş çemberinde Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, NTV’de yayınlanan liderler turu programına katıldı. Kutan, “Terörü ABD, İsrail ve bazı AB ülkeleri destekliyor. PKK işin kuklası. Kuklayı oynatan kuklacıyı hedef almak lazım” dedi. Türkiye’deki mevcut ekonomik politikanın tepeden tırnağa değişmesi gerektiğini kaydeden Kutan, “Ana hedef, 75 milyon insanın tamamının insanlık onuruna yakışır bir seviyeye gelmesini sağlamak olmalı” şeklinde konuştu. Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan dün NTV’de “Seçim Özel” programına katılarak Oğuz Haksever’in sorularını cevapladı. Türkiye’nin çevresinde ve içinde çok ciddi ve tehlikeli gelişmeler yaşandığını anlatan Kutan, bu gelişmeleri “Dış politikada yaşanan tehlikeli gelişmeler, ekonomik yıkım, millî ve manevî değerlerimizdeki tahribat” şeklinde üç ana başlıkta topladı. Türkiye’nin çevresinin ateş çemberi ile sarıldığını belirten Kutan, “Irak’ta tehlikeli gelişmeler yaşanıyor. ABD, İsrail ve İngiltere tarafından Irak’ın emperyalist amaçlar uğruna işgal edildiği artık iyice ortaya çıktı. Kuzey Irak meselesi yeni değildir ve 1. Körfez savaşından sonra başlamıştır. Bir yandan ABD, bir yandan da İsrail askerleri orada peşmergeleri eğitiyorlar ve bundan daha da önemlisi PKK terörünü destekliyorlar” dedi. Kutan, “ PKK kukladır. Asıl kuklayı oynatanlara bakmak gerekiyor ve öncelikle onları hedef almak lazım” şeklinde konuştu. IMF’i kovacağız AKP’nin ekonomi politikalarını eleştiren Kutan, “İktidar ekonomide başarılı olduğunu ve işsizlik oranını düşürdüğünü iddia ediyor. Ama bu meseleyi bilimsel olarak ele alan araştırmalar net olarak ortayı koyuyor ki, Türkiye’de net işsizlik oranı yüzde 20’dir. 5 kişiden biri işsizdir. IMF’in desteklediği ekonomik politikalarıyla istihdam sağlamak mümkün değildir. Yine IMF’nin ekonomi politikalarıyla ekonomimizi düzlüğe çıkaramayız. Saadet Partisi olarak biz iktidara geldiğimizde IMF ile olan bütün ilişkilerimizi keseceğiz. Buna karşın ahlaki temelli, sosyal donanımlı, ihracata, yatırıma ve adil bölüşüme önem veren ekonomi politikalarını uygulamaya koyacağız. Bugün Türkiye’de memur, işçi ve çiftçi perişan. Onların parası olmayınca esnaf ve sanatkâr perişan durumda. Ülkemizde her geçen gün zengin daha zengin, yoksul daha yoksul oluyor. Bölgeler arasındaki uçurum sürekli artıyor. Biz Türkiye’nin imkânlarının geniş ve büyük olduğuna inanıyoruz. Uygulayacağımız politikalarla ülkemizi daha önce yaptığımız gibi yeniden düzlüğe çıkaracağız” ifadelerini kullandı. |
| ||||
| Ce: Sizce Fark Var mı ? Sizce fark var mı- 2 Kendi belgelerinden Amerikancılık ve Avrupacılık CHP CHP'nin AB'ciliği; ''Tü rkiye'yi…hı zla Avrupa Birliği' ne taşı yacağız... Terör, her şekli ve boyutu ile dünya barışını ve insan onurunu zedeleyen bir unsurdur. NATO üyeliğimiz, bu ilkemizin uygulamasına güç katmaya devam edecektir. Avrupa Birliği öncelikli hedefimizdir... Avrupa Birliği içinde yer almanın gerektirdiği gayreti kararlılıkla sürdüreceğiz. Ülkemizi en kısa sürede AB'ye tam üyeliğe taşıyacağız. AB Uyum yasalarının uygulanmasını sağlayacağız. '' (Parti Programı) CHP'nin Amerikancılığı;01. 05. 2005 Star Gazetesi. Türk-Amerikan İşadamları Derneği Başkanı Zeynel Abidin Erdem, Baykal'a Türkiye-ABD ilişkisini Sordu ''BAYKAL: 'Türk Amerikan ilişkileri… ABD'nin bu bölgede uzun vadeli bekleyişleri için büyük önem taşıyor. ..Biz Türkiye'yi çağdaş dünyaya taşımak istiyoruz. Amerika da diyor ki, 'Evet Türkiye'de bu konuda müthiş bir çaba var'. Buna sahip çıkmak lazım, destek olmak lazım. Bunları da yeni Avrupa'nın kurucu unsuru kabul etmek lazım. ABD bizi ilk günden itibaren Avrupa'nın bir parçası olarak ilan etti. Arkasından OECD, arkasından NATO, hepsi bu doğrultuda gelişti. Bu bizim için önem taşıyor. ABD Türkiye'nin istikrarsızlaştırılması çabalarına hiç yüz vermedi. Soğuk savaş döneminde Türkiye'nin güçlü bir devlet olarak ayakta durması önemliydi. Onun gereği dürüstçe yapıldı.' 'Türkiye Avrupa Birliği konusunda, gümrük birliği konusunda en büyük desteği ABD'den gördü. Biz PKK terörü ile uğraşırken, bu konuda Avrupa ülkelerinin çoğu bize güçlük çıkarırken, ABD bize daha anlayışlı davrandı. Bütün bunlar Türkiye için büyük önem taşıyor. Son ekonomik krizin aşılması doğrultusunda ABD'nin yine ciddi anlayışına tanık olduk. Türkiye'nin ekonomik krizden çıkması için gerekli destek verildi. Bütün bunları görüyoruz. Hepsi büyük önem taşıyor. Bunlar unutulmaz. Günlük olaylar gelir geçer ancak bunlar daima ayaktadır.' 'ABD büyük bir ülke. Büyük devletlerle ilişkilerde çok net ve dürüst olmak lazım. Büyük ülkeleri yanıltmamak lazım. Kararlı ve ilkeli davranmaya ihtiyacımız var. ABD ciddi bir şekilde aldatıldığı duygusu içine girdi. Bu bizim ilişkilerimizde geçmişte hiç rastlamadığımız bir tablodur. Bu konularda çok net ve berrak tavır takınmak gerekirdi. Çok büyük ve tarihi bir hata yapıldı. ' 'Türkiye'nin uzun vadeli olarak ABD ile paralel hareket etmesine karşı olmak için herhangi bir neden görmüyorum… Hiçbir mesele yoktur. Halkımızın Amerika'daki insanlar için sevgi, saygı, dostluk gibi duygular dışında bir his beslediğini söylemek gerçekçi değildir. İdeolojik bir harp olduğunu söylemek çok yanlıştır. Olmayan bir şeyi dile getirmenin anlamı yoktur. Toplumun ABD 'ye bakışı tamamen dostluk çerçevesindedir. Kore'de omuz omuza çatışmışız, Somali'de beraberdik, Afganistan'da beraberiz. Her zaman çok boyutlu dostluklar içinde olmuşuz. 'Türkiye'de ABD aleyhtarı bir duygu yaratılmaya çalışıldı. Türkiye'de Irak savaşı ile ilgili bazı gelişmeler sonucunda bir hava oluştu. Hükümet ABD'nin karşısında tavır takınarak, ABD aleyhtarı havadan siyasi bir yarar sağlamaya yönelik duruş sergiledi. Bu tabi kesinlikle olamaz. Böyle bir şeyi kabul etmek mümkün değildir. Çünkü Türk Hükümeti başından beri özellikle Bush tarafından ABD'de çok büyük destek almıştır. Bu hükümetin ABD'nin kendisine yönelik katkısı ve desteği inkar edilemez. Şimdi böyle bir ilişkinin içinden gelmiş bir hükümetin ilk fırsatta Amerikan aleyhtarı bir rüzgar bölgede esiyor diye, ondan da nemalanmaya, pay kapmaya çalışır bir vaziyete girmesi, bu doğrultuda açıklamalar ve suçlamalar yapması izah edilemez bir tavırdır. ''Yani bu tip ilişkilerde kar ve zarar ortak olur. Yani kar ettiğin zaman var, zarar ettiğin zaman karşı tarafı suçlamak yok. Başkan Bush Türiye'ye başından beri destek oldu. İyi günde kötü günde sonuna kadar destek verdi. Bu sebeple ABD ile ilişkilerin ciddi kurulması lazım. Bize muhalefette bir parti olarak bu konularda çok soruldu. Çok dikkatli bir tavır sergiledik. Amerikan aleyhtarı bir oluşuma hiçbir şekilde katkı vermedik. Hiçbir şekilde Amerikan düşmanlığı sergileyecek bir tavır içine girmedik. Meydanlara çıkmadık, örgütümüze kesin talimat verdik. Çünkü biliyoruz ki ABD ile bizim aramızda bir takım sorunlar da olsa sonunda biraraya geleceğimiz, birlikte çalışmamız gereken bir ülkedir. Bu şansı kesinlikle doğru bir yaklaşımla ve dikkatle tutmak gerekir. Bizim de buna her zaman destek vermemiz gereklidir. Bu dikkat, bu anlayış içinde hareket ettik. Amerikalı muhataplarımızla görüşme fırsatı bulduğumuz her ortamda dürüstlükle bu anlayışımızı da yansıttık.' ''Amerika ile elbette her düzeyde sorumlu bir diyalog içinde oluruz. Bu konuda hiçbir tereddüdümüz yok. Kimsenin de bir tereddüt içine girmesine gerek yok .' 01.05.2005 Star Gazetesi MHP MHP'nin AB'ciliği; ''Ülkemizin geleneksel siyasi ve ekonomik yönelimleri ışığında büyük önem taşıyan, Avrupa ile siyasi ve ekonomik bütünleşmesi ve AB üyeliği hedefinin gerçekleşmesi için gereken çaba ve sorumluluğa, günübirlik siyasi mülahazaları aşan milli ve gerçekçi bir bakış açısı ile yaklaşılması ve bunun gereklerinin bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da yerine getirilmesinde kararlı davranılmasını hedeflemektedir.'' (2002 Seçim Bildirgesi S. 16) ''Ülkemizin üyelik esaslarını belirleyen Katılım Ortaklığı Belgesi'nin AB tarafından kabulünün ardından bu belgede yer alan hususların üstlenilmesini öngören 'Ulusal Program'ın kabul edilmesi ile birlikte, Tam üyelik konusundaki kararlılığını net bir şekilde AB'ne ve uluslar arası kamuoyuna ilan etmiştir. MHP, Ulusal Program'ın kabulünde ve bu programda öngörülen hukuki ve kurumsal düzenlemelerin yapılmasında milli çıkarımızı gözeten bir anlayış içinde olmuştur.'' (2002 Seçim Bildirgesi S. 13) ''Milliyetçi Hareket Partisi, devlet politikası mahiyeti kazanmış olan Avrupa Birliğine tam üyeliği ilke olarak benimsemektedir'' ( Parti Programı –AB) MHP'nin Amerikancılığı; ''ABD ile ilişkilerimizin, çıkar birliğimiz olan alanlarda, gerçek anlamda gerçek anlamda güçlü bir strarejik ortaklığa dönüştürülmesi ve bunun için stratejik ilişkilerin siyasi, güvenlik ve savunma boyutlarının ekonomik boyutla tamamlanması için çaba harcanmalıdır. Bu çerçevede, ekonomik ve ticari ilişkilerimizin iki ülke arasındaki stratejik ittifakın gerekli kıldığı düzeye çıkarılması önem taşımaktadır.'' (2002 Seçim Bildirgesi S. 121) Demokratik Toplum Partisi (DTP) DTP'nin AB'ciliği ''AB tarihsel kökleri aydınlanma ve Rönesans'a kadar uzanan güncel, çağdaş bir siyasal, sosyal ve ekonomik değerler bütünüdür. ''(DTP Parti Programı S. 15)'' DTP, Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği, AGİT gibi uluslar arası ve bölgesel kuruluşlarla işbirliği ve dayanışma temelinde ilişki geliştirecektir… DTP, Türkiye'nin AB'ye katılımını hızlandırmak; müzakere sürecinin AB'ye tam üyelikle sonuçlandırılması için çaba içinde olunacaktır…'' (DTP Parti Programı s. 49)
__________________ 'herkes aynı fikirde ise kimse düşünmüyor demektir' |
| ||||
| Ce: Sizce Fark Var mı ? Sizce fark var mı?- 3 Ulusal ekonominin yıkımı ve özelleştirme; AKP ''Devletin ilke olarak her türlü ekonomik faaliyetin dışında olması gerektiğini benimser.'' (AKP Parti Programı III. Ekonomi 3. 1. Ekonomi Anlayışımız) ''Hızlı…. bir özelleştirme gerçekleştirecektir. rekabete dayalı bir enerji piyasası oluşturulacaktır.Madenlerimiz… özelleştirilecektir.'' ( Acil Eylem Planı) ''…liman işletmeciliğinde.. özelleştirmeye gidecektir.'' (Parti Programı 3.3 özelleştirme ) ''sağlık, eğitim, kültür, sosyal yardımlaşma, turizm, çevre, köy hizmetleri, tarım, hayvancılık, imar ve ulaşım hizmetlerinin il düzeyinde karşılanması sağlanacaktır. ''Enerji piyasasının rekabete açılması hızlandırılacaktır. Elektrik enerjisi üretim ve dağıtım tesislerinin özelleştirilmesi hızlandırılacaktır. Ruhsatı kamuya ait maden sahaları tedricen özel sektöre devredilecek''yabancılara mülk satışına imkan veren hukuki düzenlemeler yapılacak. '' (58. Hükümet Programı Abdullah Gül Hükümeti 23 Kasım 2002) CHP ''Kamu kaynakları, verimsiz kamu işletmelerinin… tahribatından kurtarılmalıdır… Kamu,…. özelleştirme ya da sosyalleştirme yapabilmesini olanaklı kılan bir konuma sahip olmalıdır.'' (Parti Programı) ‚'Stratejik mal ve hizmet üreten KİT'leri özerkleştireceğiz; teknolojik yapılanma ile etkin, verimli yapıya ve iç ve dış piyasalarda rekabet gücüne kavuşturacağız. • Stratejik KİT'lerin …yabancı kuruluşlarla ortaklıklar oluşturarak, yeniden yapılanmalarını ve dış pazar etkinliklerini artırmalarını hedef alacağız. • rekabetçi elektrik piyasasının oluşturulması için gerekli girişimleri yapacağız.'' (2002 Seçim Bildirgesi) "Kurallar belli. Piyasa ekonomisi gerçeğini değiştirmeye gerek yok " diye konuşan Baykal, …Türkiye'de siyasetin piyasa ekonomisi kurallarını işletmesinin ötesinde, yeni bir rol üstlenmeye yönelmesini de engellemek gerektiğini ifade ettiBaykal, dünyanın hiçbir yerinde 'sanayileşmeyi devlet yapsın, kamu yapsın' diye bir anlayışın söz konusu olmadığını belirtti. Bir ülkeyi ada gibi, dünya ekonomisi kurallarının dışına çıkarmak mümkün değil. O kurallar içinde yarışacağız.'' (10. 05. 2007 Referans Gazetesi- Deniz Baykal'ın Erdal Sağlam'la yapılan ropörtaj) MHP '' MHP rekabetçi piyasa ekonomisini ve özel teşebbüsü esas alan bir sistemi hedeflemektedir'' (2002 Seçim Bildirgesi S. 15)''MHP devlet teşebbüsünün değil, özel teşebbüsün esas olduğu istikrarlı, rekabetçi bir piyasa ekonomisini savunmaktadır'' (2002 Seçim Bildirgesi S. 20) ''Devletin asıl fonksiyonlarına kavuşturulması esas olduğundan, nihai aşamada özelleştirme veya tasfiye yolu ile Devletin KİT sisteminin dışına çıkması sağlanacaktır.'' (2002 Seçim Bildirgesi S. 38) ''Kar eden KİT'ler Pazar fiyatı mümkün olduğunca yüksek tutularak vakit kaybedilmeden özelleştirilecektir.'' (2002 Seçim Bildirgesi S. 39) ''Ziraat Bankası ve Halkbank'ın… özelleştirilmeleri sağlanacaktır. Bu çerçevede Vakıfbank'ın B Grubu hisselerinin satışı gerçekleştirilerek, kamunun bankacılık sektöründen çekilmesi sağlanacaktır. (2002 Seçim Bildirgesi S. 44-45) ''Özelleştirme ile devletin ekonomiye doğrudan müdahalesinin sınırlandırılması … amaçlanmaktadır. (Parti programı 7.6. özelleştirme) ''Enerji kaynaklarının üretiminden tüketimine kadar her aşamada… özel kesimin en üst düzeyde yatırım ve işletme faaliyetlerine katılımı sağlanacaktır.'' (Parti Programı- Enerji) ''Tarım sektöründe faaliyet gösteren KİT'ler, zaman içinde faaliyet alanları sınırlandırılarak gerekli hâllerde müdahale görevini üstlenen kuruluşlar hâline getirilecek.'' (Parti Programı- Tarım sektöründeki işletme, kuruluş ve kooperatiflere ilişkin yapısal düzenlemeler) DYP ''Devlet asli görevleri olan Adalet, Barış, İç Ve Dış Güvenlik, Dış İlişkiler ve Eğitim alanına çekilecek, piyasanın işlediği her yerde devreden çıkacaktır. (DYP Parti Programı - Merkezi İdare Reformu) ''Özelleştirme faaliyetlerinde satış gelirlerinin yüksekliği hedef alınmayacak … ehil yatırımcılara geçmesi sağlanacaktır. Özelleştirme programı aksatılmadan ve takvimi daraltılarak uygulanacaktır. Yabancı sermayenin özelleştirme uygulamalarına katılımını sağlayacak özendirici düzenlemeler yapılacaktır. Havayolu taşımacılığı uluslararası rekabet gücüne ulaştırılacaktır. THY' nın özelleştirilmesi turizm sektörüne katkı sağlayacak şekilde değerlendirilecektir.'' (Parti Programı -Özelleştirme) ''Bütün tesisler, büyük hidroelektrik santralleri, termik santraller dahil, özelleştirilecektir.'' (Parti Programı -Özelleştirme) Genç Parti (GP) ''Devlet, ekonomik faaliyetlerin hemen her alanından çok süratli bir şekilde çekilmeli, gerçekleştiren değil, düzenleyen ve yol gösteren bir yapıya kavuşmalıdır. Devlet hiçbir ekonomik alanda faaliyet göstermemelidir.'' (Parti Programı -Ekonomik Yapı Ekonomide Devletin Yeri ) ''Bütün kamu iktisadi kuruluşları özelleştirilmeli, verimli çalışması mümkün olmayanlar ise tasfiye edilmelidir. Ülke doğal kaynakları ile özel ve kamu sermayesi ile kurulmuş yerli reel, hizmet ve mali sektör şirketlerinin en yüksek değerden yabancı kuruluşlara devrine azami dikkat edilmelidir. ''Devlet, ulaştırma, haberleşme, enerji olarak tanımlanan altyapı yatırımlarının öncelikle özel sektör kuruluşları vasıtasıyla gerçekleştirilmesi için gerekli yasal ortamı yaratmalıdır. ''Bankalardaki mevduat üzerindeki devlet güvencesi kademeli olarak kaldırılmalıdır. Kamu bankalarının tümünün özelleştirilmesi, devletin bankacılık ve finans sektöründen bütünüyle çıkması esastır. Türk mali piyasalarının uluslararası mali piyasalar ile bütünleşmesi sağlanmalıdır.''Ülkemizde kullanılabilir arazilerin önemli bir bölümü devletin mülkiyetinde bulunmaktadır. Devletin sahip olduğu ve atıl durumda bulunan, fiilen kullanma imkanı olmayan arsa, arazi ve taşınmaz mallar, rayiç değerler üzerinden elden çıkartılmalıdır. ''Yerli ya da yabancı sermaye ayrımı ortadan kalkmalıdır. Yabancı sermaye herhangi bir izne tabi olmaksızın ülke içinde dilediği alanda faaliyete girebilmelidir. Sermayenin, özellikle de yabancı sermayenin önündeki tüm bürokratik engeller ortadan kaldırılmalı.'' (Parti Programı-Ekonomik Yapı Ekonomide Devletin Yeri ) Demokratik Toplum Partisi (DTP) '' özelleştirmede etkinlik, verimlilik ve sosyal yarar ölçüleri dikkate alınacaktır.'' (DTP Parti Programı s. 59) '' Ülkede faaliyet gösteren şirketlerde çıkan anlaşmazlıklarda yurttaşların bireysel ya da sivil toplum yapıları aracılığı ile, hükümetin ve şirketin kendisinin, yani tarafların tümünün seslerini duyurma ve haklarını ülke içinde ve uluslar arası mahkemelerde arayabilmeleri için gerekli düzenlemeler yapılacaktır'' (DTP Parti Programı s. 60 - 61) ''Özel girişimcilerin farklı nedenlerden dolayı yatırım yapmayacağı ya da yapamayacağı sanayileşmenin gelişmesine hizmet edecek yatırımlar kamu girişimciliği tarafından yapılacaktır. Mali ve özendirici tedbirlerle (krediler, vergi muafiyetleri teşvik vb.) iş alanı yaratacak özel girişimcilerin yolu açılacaktır.'' (DTP Parti Programı s. 70) İlmay Teker
__________________ 'herkes aynı fikirde ise kimse düşünmüyor demektir' |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|
| | ||||
| Konu | Yazar | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Yaşadığınız döneme kadar sizce hayatınız sizce nasıl geçti? | mudo | Anketler ve İstatistikler | 33 | 21.05.08 18:06 |
| Sizce iki Resim arasindaki fark nerede ben buldum sadece iki dakikami aldi. | Bruce40 | Geyik Multimedia | 27 | 04.10.07 11:22 |
| fark yok ki | mtx_krall | Fıkralar | 3 | 09.04.07 23:36 |
| Bence fark çook.. ya sizce..!!! | yalnızadam | Siyasi Serbest Kürsü | 12 | 08.09.06 12:13 |
| iKi FaRk | oguzm3t3 | Aşıklar Diyarı | 0 | 21.08.06 13:29 |