Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Git   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Siyaset ve Politika > Siyaset Haberleri


Siyaset Haberleri Ülkemiz siyasi arenasının hızına yetişebilmek isteyenler için bir bölüm. En son haberlere ulaşabilir ve özgürce yorumlayabilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Eski 04.10.06, 05:48
BjKaaN
Guest
 
Mesajlar: n/a
AKP'nin Askerle İrtica Diyaloğu

Kuvvet Komutanları ve Org. Büyükanıt'ın zincirleme yaptıkları "irtica" çıkışına Başbakan'ın nasıl yanıt vereceği uçakta ortaya çıktı. Hasan Cemal analiz etti... Hasan Cemal/Milliyet
Siyaset mi Üniforma mı?
Siyaset mi, üniforma mı? Hangisi? Atatürk ne yapmıştı?
Bu soruları uçakta, Erdoğan-Bush görüşmesinden sonra Londra'ya uçarken konuşuyoruz. Başbakan'ın yakın çevresinden biri şöyle diyor:
"Atatürk, İstiklal Savaşı sonrası üniformayla siyaset arasına duvar çekmiş, yakın dava arkadaşlarına sormuştu, siyaset mi, üniforma mı diye... Kimi siyaseti, kimi üniformayı tercih etmiş, yola böyle devam edilmişti. Ordu, milli ordu sıfatını asıl bu tercihle kazanmış ya da pekiştirmişti."
Uçakta böyle bir konunun niye gündeme geldiği malumdu:
Büyükanıt Paşa'nın konuşması...
Başbakan Erdoğan, Amerika'ya uçarken Türkiye'de irtica tehdidinin olmadığını söylemiş, bu tartışmaların lüzumsuzluğuna değinmiş, bu yüzden Türkiye'nin siyaseten gerildiğini, ekonominin zarar gördüğünü belirtmişti. Ayrıca bu konuyu aynı gün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt'la da konuştuğunu, kendisinden de anlayış gördüğünü söylemişti.
Pazar akşamı Georgetown Üniversitesi'nde konuşurken de, bir soru üzerine Türkiye'nin bir demokrasi olduğuna, askerin anayasal olarak sivil otoriteye bağlılığına dikkat çekmişti.
Ama ertesi gün Erdoğan'ın söylediği gibi olmadı. Yani Büyükanıt Paşa önceki günlerde komutanların yaptığı gibi konuştu, Başbakan'ın söylediğinin tam tersini söyledi, "İrtica tehdidi vardır!" dedi.
Şimdi ne olacaktı?
Siyasetle üniforma arasında irtica tehdidi vardı, yoktu tartışması devam edip gidecek miydi? Türkiye biraz daha gerilecek miydi?
Yoksa ateşkes mi yapılacaktı?
Pazartesi günü Londra'ya uçarken Erdoğan heyetinin kafasını meşgul eden konuların başında herhalde bu da vardı. Başbakan Erdoğan'la Dışişleri Bakanı Gül, uçağın ön tarafındaki küçük ofiste irtica var, yok ile ilgili harekât tarzını düşünmüş olmalıydılar.
Edindiğim izlenimlere gelince:
(1) İrtica tartışmasını kamuoyu önünde sürdürmekten kaçınacakları, bu konuyu zamana bırakmak istedikleri anlaşılıyor. Yani ateşkes tercih ediliyor. Ekonomik ve siyasal istikrarsızlıktan kaçınmak için bunun gerekli olduğuna inanılıyor.
(2) İrtica konusunda Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'la sıkı diyalog kurulması düşünülüyor. Sözgelimi bu çerçevede Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in Genelkurmay Başkanı'na gönderilmesi de var.
(3) Komutanların irticayla ilgili her türlü şikâyetlerini meşru zeminlere, kapalı kapılar arkasında örneğin Milli Güvenlik Kurulu'na, Başbakan'la Genelkurmay Başkanı arasındaki olağan görüşmelere taşımalarının sağlanması bir başka nokta...
(4) İrtica nedir, ne değildir? Bu soruyla ilgili somut bir tarif yapmak, bu konuyu bilimsel bir temele oturtmanın önemi de gündeme getiriliyor.
(5) Komutanların yaptığı irticaya ilişkin konuşma ve çıkışların dindar, mütedeyyin insanları rahatsız ettiği, tedirgin ettiği konuşuluyor.
(6) Bu arada Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, kendisiyle her türlü konuda diyalog kurulabilecek, konuşulabilecek makul bir kişi olarak kabul görüyor.
Beyaz Saray buluşmasına gelince...
Londra'ya uçarken bir ara Erdoğan-Gül ikilisiyle kısa bir süre sohbet ettim. İkisi de Başkan Bush görüşmesinden memnundu. Hem içerik, hem üslup, hem de PKK ve teröre karşı işbirliği açısından buluşmanın çok iyi geçtiğini söyledi Erdoğan...
Ateşkes sonrası PKK'yı dağdan indirmek için af benzeri bazı telkinler Beyaz Saray buluşmasında gündeme gelmiş miydi?
Bu sorunun yanıtı hayır.
Ama bununla birlikte, başka kanallardan af konusunun Washington tarafından yoklandığı anlaşılıyor.
Edindiğim izlenime gelince:
Bu konu çok hassas! PKK'nın tümden silah bırakması gibi büyük bir gelişme yaşanmadığı takdirde, af, eve dönüş ya da pişmanlık gibi bir konunun ancak seçim sonrası gündeme gelebileceği anlaşılıyor.
Bu arada abdest suyu...
Erdoğan-Gül ikilisiyle baş başa sohbet ederken, gazetemizin başarılı bir fikri takip ile sonuçlanma aşamasına getirdiği bu konuyu da sordum. Milliyet, son iki günlük haberleriyle din dersi kitabında tahrifat yapıldığını belgelemiş, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de ders kitabının yeni baskısından bu bölümün çıkarılacağını söylemişti.
Erdoğan ne düşünüyordu?..
Fazla konuşmak istemedi. Ancak, alyuvarlar gibi olmayan bir şeyin kitaba girdiğini söylerken, yanlışın neresinden dönülürse kârdır havasındaydı.
Başbakan'ın Washington-Londra uçağından izlenimlerimin özeti de böyleydi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Siyaset ve Politika > Siyaset Haberleri


Konuyu Toplam 1 Kullanıcı okuyor. (0 Kayıtlı kullanıcı ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni konular gönderemezsiniz
Mesajlara cevap yazamazsınız
Mesajınıza eklentiler ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB Kodu açık
[IMG] Kodu açık
HTML-Kodu kapalı
Trackbacks are açık
Pingbacks are açık
Refbacks are açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Akp'nin Iki Yüzü.. ::caner:: Siyasi Serbest Kürsü 100 01.08.07 01:04
AKP'nin Sonu İdin Mirza Siyasi Serbest Kürsü 54 26.12.06 17:34
ABD Büyükelçisi: İrtica tartışmaları kuru gürültü hakan3232 Türkiye Gündemi 0 03.10.06 17:44
Ana-Kız Diyaloğu maskeli_yabanci Geyik Muhabbet Ve Komedi 0 29.08.06 07:59
Şehirler Arası Yolcuk Diyaloğu maskeli_yabanci Geyik Muhabbet Ve Komedi 0 27.08.06 12:38


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 23:09.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0