HOCALI KATLİAMI “SOYKIRIM” OLARAK TANINSIN Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu, Ermenilerin Azerbaycan’ın Hocalı kentinde yaptıkları katliamın soykırım olarak tanınmasını istedi.
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, Hocalı katliamının 16. yıldönümü nedeniyle yayınladığı mesajda; 26 Şubat 1992'nin, Türk dünyası ve Azerbaycan için en acılı günlerden biri olduğunu belirterek, Ermeni diasporasının, bir taraftan sözde soykırım iddialarıyla Türkiye'yi suçlarken, diğer taraftan da 26 Şubat 1992'de 613 sivil Azeri'yi öldürdüğü Hocalı katliamını örtbas etmeye çalıştığını anlattı.
Yazıcıoğlu, 2005 yılında, Hocalı katliamının "Soykırım" olarak tanınması ve bir Türk soykırım anıtı dikilmesi istemi ile TBMM Başkanlığı'na bir mektup gönderdiğini ancak, beklediği ilgiyi göremediğini söyledi.
Hocalı katliamının ertesi günü Bakü’ye gittiğini anımsatan Yazıcıoğlu, “Rahmetli Elçibey’le görüştüm. Kamuflaj elbiseleriyle yanıma geldi ve yüzünde yaşanan acıyı gördüm, oradaki bacıların feryadı hala kulaklarımdan gitmiyor” dedi.
Yazıcıoğlu, şunları kaydetti: “Bosna’da Srebrenitsa’da bir gecede 8 bin Müslüman katledildi. 1992-1995 Bosna iç savaşının başta Srebrenitsa katliamı olmak üzere hâlâ hesabı verilmemişken, Boşnaklar, Sırbistan'ın kendilerine soykırım işlediği suçlamasıyla Lahey Uluslararası Adalet Divanı'na açtıkları davada hayal kırıklığına uğradı.
Divan, Bosna'da sadece Srebrenitsa'da 'soykırım' yapıldığına, ancak orada da Sırbistan'ın doğrudan sorumluluğu olmadığına karar verdi.
Bu soykırım değilmiş. Oysa Birleşmiş Milletler (BM) güvenli bölge ilan etmiş, Müslümanlara bütün silahlarınızı bırakın demişti, Müslümanlar da güvenip silahlarını bıraktı. Fransız Generalinin komutasındaki 350 Hollanda askerinin gözleri önünde silahlar teslim edildikten sonra Sırplar bütün Müslümanları topladılar, kimilerini ormana götürdüler kurşuna dizdiler, kimilerini de fabrikada yaktılar. 10 yıl sonra gittiğimizde hala fabrikada ceset kokuları vardı. Bu işgal ve hasta Ermeni milliyetçiliği Ermenistan halkına da hiçbir şey vermediği gibi, Türklere ve genel olarak Müslümanlara karşı işlenen cinayetler, katliamlar, soykırımlar da sözde hür dünya açısından gayet sıradan ve tabii bir iş olarak görülüyor.
Ancak ‘yavuz hırsız ev sahibini bastırır’ hesabı devlete isyan etmiş, erkeksiz köyleri basıp cinayetler işlemiş, çetelere karşı Türk Devleti’nin asayiş tedbirlerini soykırım olarak kabul ediyor, ama gözlerinin önünde işlenen katliamları, cinayetleri görmüyorlar.
Hocalı katliamı da dünya tarafından görülmek istenmemiştir. Daha çığlıkları gitmemiş, kanları bile kurumamış olan Hocalı’da katledilen soydaşlarımızın hakkını takipte sadece dünya sessiz kalmamıştır, maalesef bizim milletimizin duyarsızlığı ve takipsizliği de kahredicidir. Birileri yüz yıl öncenin hala hesabını sormaya çalışırken, biz Türkler daha 16 yıl öncekini neredeyse unutma noktasına getirildik. Bize yapılanlar unutturuluyor, bize yönelik haksız suçlamalar ise hep taze tutuluyor.
Bir kere daha Hocalı’da Ermeni saldırılarıyla şehit olan Azeri soydaslarimizi rahmetle anıyorum.”