![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Yardım | Üye Listesi | Sosyal Gruplar | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Şiirler Satırlarına gözyaşı ve hüzün bulaşmış şiirlerin sayfası. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| |||
| Ce: Senin adın AŞK! " Ellerinden sunulmuş ayrılık, Kendince bana verilmiş bir ödülse; Senin kollarında ölmek, Bana verebileceğin en güzel hediyedir.." Zamanı durdurup Git diyorsun , git... Neden, Neden gitmeliydim... Kelimelerin alev alev, Sanki yanardağları içirmişsin yüreğine. Gözlerin bir cellat gibi acımasız, Bakışların bir o kadar anlamsızdı. Nefesin kan kokuyordu, Sanki kör bıçakları giyinmişsin üzerine.. Heybeme yalnızlığı doldurup Git diyorsun, git... Nereye, Sensiz yüreğimi nereye gömmeliydim ? Aşka ödenmiş tövbelerin yarım yamalak, Ayrılık kelimelerin bir o kadar çıplak... Gözlerin, bir fırtına kadar hırçın, Sesin, bir o kadar kırgın... Git diyorsun, git.... Tek kelime bile etmeden, Yalnızlığa gömüyorsun beni. Ve sonra üzerime geceyi devirip Karanlığın içinde kayboluyorsun.. Ayrılığınla yüreğimi ezip Ardına bakmadan gidiyorsun... Git diyorsun, git... Sancılar giriyor hücrelerime. Çicek diye öptüğüm baharlardan, Günahkâr kurşunlar yağıyor Sipersiz yüreğime. Yığılıyorum olduğum yere. Kanıyorum içten ice.. Son kez hayata tutunmak için Bulutların eteklerini ararken Arsız yangınlar sarılıyor dizlerime.. Git diyorsun, git.. Oysa ben " sana" ölüyordum. Göğsümden boşalan kanlar Kırık kaldırım taşlarına sarılıyor. Ruhum kanatlanırken gökyüzüne, Yalnızlığın iki yüzlü toprağında Terkedilmiş yüreğim tek başına Uçurumlara yaslanıp kan ağlıyor.... |
| |||
| Ce: Senin adın AŞK! Birgün Beni Nasıl Paslı Bir Makasla Nasıl Derinden Budayıp Gittiğini Farkettim Yeni bir Filiz Veremeyecek kadar Derindi Kesip Attıkların Sensizlikle Oluşmuş Hastalığıma Senin Bile Çare Olamayacağını Benim İçin Çok Gecikildiğini Anladım |
| |||
| Ce: Senin adın AŞK! ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Sensizliğin müebbetindeyim Sevdam..... Gidişinden arta koskoca ßir sensizlik doğuyor geceme, Şafağının gölgesinde hasretin yeşeren Zamanın maharetli elleri,yokluğunu yüreğime nakış nakış işlerken Gözyaşımın acı seremonisi eşliğinde Uğurluyorum seni, Yüreğimden Hasret Şehrine..... ![]() İnan üzülmüyorum Sevdam Nasılsa Rüzgar Saçlarına konan yağmur kristallerinin bestesini okuyarak çarpacak, Serseri sokaklarımın köhne köşelerine. Zaman Sensizliği işleyecek yüreğimin her zerresine, Ah bir bilsen ne fırtınalar kopar her gece Gözyaşımın hasret denizinde Üzülmüyorum işte Şiirler nasılsa Şairlerin kaleminden sıyrılıp esecek yüreğime, Bülbüller yokluğunu mısralarda şekillendirip güfte yapacak sensizliğe Yüreğim ise,Saniyelerin sessizliğe diz çöküşünden beri Sensizlik türküsünün sağır esaretinde Şimdi gecenin sabıkalı yalnızlığında kah senli kah sensiz, kazırım imkansız sevdamı Yüreğimin Ta şurasına..... ![]() Derbeder sokaklarda seni esen rüzgar, bırakmış ahengini saniyelerin tozlu Sayfasına ßak Ağır sevdam.Gözlerim yine sensizliğe küsmüş, kapatmış perdelerini yokluğunun yamacına Güzelliğine diz çöken ay, sarılmış karanlığın Namahrem kucağına Ölüm biraz daha aşina olmuş, biraz daha yanaşmış hayat Irmağıma Sensizliğin ßuruk isyanı dudaklarımdan damla damla Yer yüzüne düşerken, Yokluğunun zorunlu seyircisi olarak yaşıyorum bu sinemada Bana verilen rol ise imkansız bir sevda..... ![]() Hani sensiz olmak varya, hani sensizliğin hazanında yaşamak Hani yalnızlığımın katili olan sensizlik varya Karanlığın ellerinden, Bir çığ gibi düşüyor omuzlarıma Kaldırımlar koymuş postasını, Duvarlar sitemli bana Gündüzler kırmış kalemimi, kader SEVDİĞİM için ferman çıkarmış başıma… iki buçuk damla göz yaşımı, Adını zikreden yorgun nefesimi, emanet ediyorum, Rüzgarın takatsiz kollarına Mısralarımı rüzgara sürgünlüyorum. Her şiirimi alıp, kaderden firari olarak ßırakacak yüreğinin sevdalı sularına..... Ellerin var nasır tutmuş yüreğimin bitkin ellerine, Hayalin gizli,Sensizliğin kahpe saniyelerinde, Zaman sensizliği esmiş, kader umutsuzluk mührünü bırakmış namahrem gözlerime..... ![]() Bir özlem tutturmuşum ki,Öylece sarılmışım denizin mahur bedenine Vuslat çaresizce gardiyanlığa tayin edilmiş, Kader mahkemesi bana sensizliğin müebbetini vermiş, Hayatım ise satır aralarında kelepçelenmiş Ömrüm 5 noktanın ilkinde tükenmis..... Titrek ellerimle okşarken gecenin sen kokan saçlarını Umudum Bahara ertelenmiş Bahar ise çoktan seninle beraber Gönül Şehrimi terk etmiş… Hislerim sensizlikte, her nefeste yeşerirken, Umudum sensizliğin gölgesinde tükenmiş Şimdi Gecenin ihtiyar kodesinde, Gözlerinin zindanında, Ölümün penceresinden görünür sevdam, ay ışığının ak dudaklarında Zaman yokluğunda durdu Ağır sevda..... ßu saatlerde gece ßenim şiirmi okuyacak pencerene ßir göz yası olacağım pencerenin buğusunda çırpınarak, eriyen ßir şiir yazacağım şairlerin mısraları katleden Ve bir isimle veda edeceğim ßu ağustosa Kaderin kurduğu dar ağacına çıkacağım kaygısızca Ay ışığının dudaklarında yaşayacağım sevdamın nihayetini Son Arzum sorulduğunda, Dudaklarımdan ölümün ellerine dökülen 2 Kelime ile sarsılacak Dünya AĞIR SEVDAM..... ![]() ![]() |
| |||
| Ce: Senin adın AŞK! Bekledim… gidip gelip baktım o telefonun anlamsız ekranına… Bekledim aramanı her dakika belkiler geçti aklımdan, her saniye keşke dedim kimse duymadan…korktum anlatmaya, hala seni sevdiğimi, hala sana deliler gibi aşık olduğumu anlamalarından korktum… insanların o lanet olasıca yüzlerinden sakladım gözlerimi… Evet artık korkarak seviyorum seni ve bekliyorum… beklediğim günleri biriktiriyorum… her sabah uyandığım yeni güne senin adını veriyorum… gidişine yüklüyorum bütün mutsuzluklarımı… her gün karşılaşıyorum pişmanlığımla… Allah kahretsin neyi sevdim ben sende diyorum. her seferinde bir cevap bulmaktan nefret ediyorum… Sana bakarken gözlerinde kendimi bulmayı sevdim… Sana sarılmayı,teninin sıcaklığını dudaklarımda hissetmeyi sevdim. Sana sarılıp uyumayı,başımı göğsüne yaslamayı sevdim… Seni sevdiğimi defalarca haykırabilmeyi sevdim yüzüne… Yokluğundan sonra fark ettim bağıra çağıra kavga etmeyi sevdim ben aslında… Vurdum duymazlığındı belki de beni sana bağlayan…-kaçan kovalanır aptal kaçan kovalanır�?-bunu bir türlü kabul ettiremedim beynime de kalbime de ve bu yüzden hep kovaladım….sende kaçtın…hızlı ve büyük adımlarla….kimi zaman koşarcasına kimi zaman yürüyerek…tam yakaladığımı sandığımda her defasında yerde buldum kendimi,elimde sen değil çakıl taşlarının bıraktığı yaralar oldu…derim parçalanıyordu seni severken,yavaş yavaş tükenmek buydu işte… Seni severken bittim ben…yokluğunla tamamlanacak,yok olmaktan kurtulacaktım oysaki…nerden bilebilirdim ki gidişinin bitmek olduğunu,nerden bilebilirdim ki yokluğunun aslında öldürdüğünü beni… İnsan bazen dönüşü olmayan kararlar veriyormuş onu anladım…saçma sapan bir inattı belki de yokluğunun sebebi….önemsizce bir olay sonunda tüketilen tek bir cümle hayatımın rotasını değiştirdi….artık fırtınada sürükleniyorum…yokluğunun,gidişinin fırtınası…. Ne olurdu sevsen beni?ne olurdu son bir şans verseydin bana? Anlamıyorum,aklım almıyor bu kadar çabuk mu parçalanır sevgiler…bahsettiğim senin sevgin de değil belki bilmiyorum bilemiyorum…en azından benim sevgime saygı gösterseydin…ölür müydün sanki sevseydin beni? Bu kadar zor olmamalıydı…ben fazlasını yapıyorum çünkü…zorlanmadan, korkmadan, bıkmadan, herkese-her şeye inat seviyorum…. Yazık benim kadar olamadı yüreğin…..ben senin sevgisizliğinden korkarken sen sevmekten korktun…işte en büyük fark buydu ve sen bunu hiç kabul etmedin… Önceleri hatayı kendimde aradım,suçladım kendimi,aklımdaki her cümle seni haklı çıkartıyordu,artık kavgalarım kendimleydi…senden sonra bende kırdım kalbimi…bütün suçu onun üstüne attım,çaresizliğimden mi bilmiyorum tek sorumlu oydu kanımca… Artık sadece seni suçlamıyorum yüreğimi parçalarken, bende yardım ettim…şimdi dokunmayı bırak bakamıyorum bile ona…defalarca aldığı darbeler bile rahat bıraktı onu. Yüreğim artık yerde,yüzüne bile bakılmayacak bir leşten farkı yok…. Yüreğim paramparça….ve ona artık sadece sen değil bende bakmıyorum… Yüreğim…benim umutsuz,çaresiz,tükenmiş yüreğim…. Şimdilerde fark ediyorum sevmek sevdiğini haklı çıkartmakmış…bana yaptığın onca şeyi yeni yeni hissediyorum.kimi zaman güçleniyor kalbim ayaklanacak oluyor,o zaman değişiyor benimde duruşum,sana karşı daha güçlü daha dik oluyor bedenim…tek bir bakışın omuzlarıma yüklenip yıkabiliyor beni olduğum yere…seni çok sevdim de sen anlayamadın bunu…yada anlamak istemedin. kimse seni böyle sevmediği için bir garipti bakışların. anlamadığın,anlam veremediğin bir şeye baktın sen sadece. haklıydın artık bende anlam veremiyorum seni sevmeme…neden diyorum neden bu kadar çok?çünkü artık sevmek mutluluk değil acı veriyor bana…sevmek kolay değil…sevmek derken bile zorlanmalı dilin çünkü o kadar değerli ve zor.sen bunu hiç anlamadın.seni sevdiğimi anlamayı beklemiyorum artık insan mutsuz olmak,acı çekmek neden ister ki…. Artık seni sevmek sadece mazoşist eğilimlerden ibaret geliyor bana.çünkü ben seviyorum ve anladım ki bu sevgi bana sadece acı getiriyor. seni sevdikçe canım acıyor…derime batıyor sevgim.kanım fışkırıyor kesik yaradan içimdeki nefreti akıtıyor… Seviyorum ve yeniliyorum artık…. Düşündüm ve vazgeçtim Beklemekten seni. Sadece seviyorum… Paramparça yüreğimle…. |
| |||
| Ce: Senin adın AŞK! Kalbe atılmış bir imza kana buladı ortalığı. Aferim sana başarılısın sen.Bak nasıl da iz bıraktın... Bilmezsin ki tek attığın gerçek imza da buydu. Çünkü iz bıraktın sandığın sana sunulmuş o kalplerin pek çoğu zaten yapaydı. Belki benimkini de öyle sandın... Gece ihanetiydi... Bir adam bir kızı öldürdü Ve bir kız bir adamı Onursuzluk boğdu aşkı Aşk öldü... Gece öldü... Sabah öldü... o ÖLDü... ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Haklısın Aslında bendim sana çektiren Gökyüzündeki yıldızların göz kırpmasını izleten Bir çiçeğin nasılda büyüdüğünü öğreten Gidebilirsin, artık başkası vardır seni seven Haklısın Bir ben değilimdir sana bu düşleri gösteren Belki masumaneydi hayallerim Lakin benmişim öğrendim sana çektiren Azap gecelerinde yalnızlığınla gözyaşı döken Haklısın Fazla üzerine gitmişim bilmeden Seni olur olmaz düşlerimle bezdiren Var git,yollar seni bekler Bende kalsın yalnızlığınla acıyı öğreten Haklısın Sana mutluluklar Bana hayalleriyle kırık düşler kaldı... |
| |||
| Ce: Senin adın AŞK! Hiç oldu mu sana da böyle? Eğer yaşadıysan, bana yardım et ne olursun… İçimde koskoca bir çark var sanki.. Tam göğsümde durduramadığım… Bazen hızlanan, bazen yavaşlayan, hiç ama hiç durmayan… Canım yanıyor o döndükçe sanki çevresindeki her bir şeyi koparıp götürüyor beni, içimi parçalıyor… Nedenini bilemediğim bir şekilde parça parça içime yayılıyorum… Üşüyorum, İçimde bir uçurum var sanki onunu göremediğim.. Sanki her şeyin saçmalığını almışım da içime, Sanki dünyadaki her şeyin en uç noktası gelip sığmış da içime, Bana yer kalmamış çıkmak istiyorum… Herşey bitsin istiyorum, Ne varsa olan… En çok da neyi düşünüyorum biliyormusun? Öyle bir şey yazmalıyım ki, öyle bir şekilde anlatmalıyım ki Yasadıklarımı, kağıda döküldüğünde teker teker bitsinler.. Teker teker yok olup huzurumu geri getirsinler… Her yazının sonunda koskoca bir boşluk görüyorum kağıtta.. Bütün yazılarım siliniyor, içindeki hersey gelip yine içime yerleşiyor.. Çarkım dönmeye başlıyor… Uçurumum derinleşiyor… |
![]() |
|
| Etiketler |
| aŞk |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|