Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Git   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Şehirler & Turizm


Şehirler & Turizm Çok gezen çok bilir diyenlerin bölümü. Şehirlerimiz, şehirleriniz ve şehirlerine detaylı bakış. Seyahat bilgileri, konaklama imkanları ve daha fazlası.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Eski 22.07.06, 16:19
GeL_Pisi_Pisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Kurdu
 
Giriş tarihi: 14.07.06
Konum: KAyiP :)
Yaş: 21
Mesajlar: 719
Karizma Puanı: 180
GeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura about
GeL_Pisi_Pisi - MSN üzeri Mesaj gönder
ToKaT

YÖREMİZ YERLEŞİMİNİN TARİHİ


M.Ö. 4000 yıllarından başlayarak 14 devlet ve birçok beyliğin yaşadığı ve egemen olduğu Tokat; geniş ve sulak vadilerle bunlar arasındaki geçitlerden oluşan bereketli alanların orta yerinde bulunmaktadır.


Kalkotik ve ilk tunç çağlarından sonra Büyük Hitit Devletinin doğu federasyonlarına bağlı birçok kentin, Yeşilırmak'ın kolları Kelkit, Tozanlı ve Çekerek kolu vadileri boyunca kurulması ile başlayan, Pers ve Pontus döneminde doruğa ulaşan derebeylik dönemi, Tokat, Niksar, Zile ve Turhal'da en tipik ve güçlü şeklini almıştır.


İlimiz toprakları üzerinde kurulan Hitit ve Frig yerleşim alanları, M.Ö. 2500 - 4000 yılları arasında, yüksek düzeyde sanat ve kültür yaşamına ulaşmıştır. İç Anadolu yaylalarını aşamayan İon Kültürünün M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren, Kolonileri ile birlikte, Karadeniz'den Polemonion ( Ünye) ve Amisos (Samsun ) yolu ile Komana ya ( Tokat ) gelmiş, güneydeki geleneksel "Kapadokya " ve doğudan gelen Pers kültürü ile kaynaşmıştır.


Daha sonra uzun bir dönem içerisinde Roma ve Bizans Egemenliği altına giren Tokat, Danişmend ve Selçuklu Türklerinin siyasi üstünlükleriyle birlikte Maveraünnehir'den gelen Türk İslâm kültürü ile tanışmıştır. 900 yıldan beri de Türk Egemenliği altındadır.


Selçuklular zamanında Anadolu'nun 6. büyük kenti olan Tokat, 12. yüzyılda Bizans ve Haçlı orduları, 1243 yılından itibaren de Moğol baskısı altında olmasına rağmen İlhanlı egemenliği sonuna kadar gelişmesini sürdürmüş, antik dönemlerde olduğu gibi ekonomi ve ticareti gelişmiş, doğu batı yönündeki büyük ticaret kervanlarının konakladığı hanlar, kervansaraylar ile düzenli yol ve köprüler inşa edilmiştir


Selçuklu Türklerinin Anadolu'da yarattığı, özü güzellik ve sabır olan bu uygarlığın kültür, sanat, mimarlık, bayındırlık eserleri ile Tokat'ta hemen yüz yüze gelinir. Moğolların yaptığı büyük tahribatın ardından 14. yüzyıl sonunda Osmanlı egemenliğine giren Tokat, yükselme döneminde bölgenin tarım ve sanayi merkezlerinden biri olmuştur.


Evliya Çelebi'nin uzun uzun anlattığı gibi "Tokat'ın bağ. bahçe ve ovaları Osmanlı Ordularının konaklama ve gıda ambarı olmuş, bakırcılık, ipekçilik, pamuklu dokuma ile çeşitli sanayi ve el sanatları gelişmiş, iş hanları ve çarşıları Bağdat, Bursa ve Halep'tekiler ile kıyaslanır olmuştur." ifadeleri bunun kanıtıdır.


17. yüzyılın bitimi ile beraber gerileyen imparatorluk döneminde, Tokat olumsuz etkilenmiş, gelişme ve canlılığını yitirmiştir. Osmanlı Devleti'nin gelişme devrinde önemini yitiren ve pek çok ekonomik sorunlarla karşılaşan Tokat, hiçbir gelişme gösterememiş, 1863'ten sonra Sivas'a bağlı bucak, 187S'de mutasarrıflık (sancak beyliği) 1920'de müstakil liva ve nihayet Cumhuriyetin ilanı ile beraber il olmuştur.





ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞINDA TOKAT'IN YERİ





Ulusal Kurtuluş Savaşımızda Tokat'ın önemli bir yen vardır. 16 Mayıs 1919 da Samsun'a hareket eden Bandırma Vapuru'nda Atatürk'ün yanında bulunan 18 kişiden birisi. Tokat'ın yerli eşraflarından Karargah komutanı Mustafa Vasfı Süsoy'dur.


Yeni bir Türkiye'nin tohumlarının atıldığı 26 Haziran 1919 günü, Amasya'dan Tokat'a hareket edildiğinde, Tokat girişinde Mustafa Kemal'i 20 kadar askeriyle bir binbaşı karşılar, Mustafa Kemal " Acaba bu binbaşı beni tevkif etmek için mi burada" düşünceleri içerisindeyken Binbaşının :" Paşam I Hoş geldiniz. Ben Askerlik Şubesi Reisi. 19 nefer, 1 çavuş ve 2 izinli ile emrındeyiz. " sözleri Mustafa Kemal'in kurtuluş aşkını, bir coşkuya dönüştürür.


Düşman kuvvetlerinin Anadolu'yu işgalleri sırasında Tokat halkı da kurdukları örgütlerle bu işgale karşı tepkisini açıkça ortaya koymuştur. 15 MAYIS 1919'da Yunanlıların İzmir'i işgal etmeleri üzerine, Tokat ve ilçelerinde kurulan Redd-ı İlhak Cemıyetierl'nin girişimiyle 20 HAZİRAN 1919'da Niksar'da bir mitingi düzenlenir. Niksar halkı miting sonunda alınan kararları Rsdd-i İlhak Cemiyeti Başkanı Mahir Bey ımzastyia İtilaf Devletleri temsilcilerine ve A.B.D. Cumhurbaşkanı VVilson'a gönderir. Bu kararda " Biz Türk olan her vatan parçasının Türk kalmasını istiyoruz. Sız de buna söz verdiniz. Şimdi ise sözünüzde durmadığınızı görüyoruz. Anadolu'ya uzatılacak bir tecavüz, bİZi öldürmek için atılacak bir adımdır, insaniyet ve adalet namına suikasttan vazgeçiniz.,, denmektedir.


Büyük Önder Atatürk 26 HAZİRAN 1919 dışında, ilimizi 5 defa daha ziyaret etmişlerdir.





TOKAT MÜZESİ








Arkeolojik, etnografik eserlerle sikkelerin sergilendiği müzemiz karma müzeler grubundadır. Yapı olarak 13. Yüzyılının ikinci yarısında bir Anadolu Selçuklu Dönemi eseridir. Açık avlulu, iki katlı, iki eyvanlıdır. Avlu, üç taraftan revaklarla çevrili olup, revaklar zemin katta devşirme sütunlar, üst katta dörtgen ayaklar taşımaktadır. Sütun başlıkları da devşirmedir. Doğu cephedeki taç kapı, yukarı ve dışa taşıntılıdır.


Cephenin 1/3’ünü kaplamaktadır ki, döneminin tipik özelliğidir. Bitkisel ve geometrik kademeli bordürlerle çevrili taç kapının mukarnas kavsalası üzerinde iki yanda pencere yer almaktadır. Bu durumuyla Anadolu Selçuklu mimarisinde özel yere sahiptir. Kitabe yeri boş bırakılmıştır.


Avluya bakan cepheleri gök mavisi ve patlıcan moru renklerden oluşan geometrik, bitkisel ve yazı (hat) karakterli süslemeye sahiptir. Gökmedrese ismini de gök mavisi renkli çinilerden almaktadır. Tıp eğitiminin verildiği yapı “Pervane Darüşşifası” olarak da bilinmektedir. Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yapılış amacına uygun olarak yıllarca sağlık hizmetinde kullanılmıştır.


1926 yılından itibaren H. Turgut CİNLİOĞLU’nun çevreden topladığı eserlerle depo müze olarak kuruluşuna başlanan müzemiz, 1974 yılına kadar sınırlı teşhir odalarıyla hizmet vermiş olup, 1974-1982 yılları arasında yapılan onarım ve çağdaş teşhir-tanzim anlayışıyla modern müzecilik faaliyetini sürdürmektedir.


Alt (zemin) ve üst kattaki odalarda eserler kronolojik tasnif göz önüne alınarak teşhir edilmektedir. M.Ö. 3000 yılı Eski Tunç Çağı’ndan itibaren, Hitit, Frig, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin eserleri sergilenmektedir. Kazı çalışmaları tamamlanan Maşat Höyük buluntuları ile Müze Müdürlüğü’nce yapılan kurtarma kazıları sonucu ele geçen eserler teşhirin ağırlıklı bölümünü oluşturmaktadır.


Girişin sağındaki İlk Tunç Çağı eserleri, takip eden odalarda Hitit; Frig (Demir Çağı) dönemi eserleri, kilise eşyaları sergilenmektedir. Müzenin bu bölümünün kubbeyle örtülü ve daha geniş tutulmuş mekanı olan son odasında ise Osmanlı dönemine ait Dini eserler ve yazı takımları teşhir edilmektedir.


Baş eyvanın kuzeyindeki mekan, medreseyi yaptıran Pervane Muiniddin Süleyman’ın aile mezarlığı olup, halk arasında “Kırkkızlar Türbesi” olarak bilinmektedir. Efsane değerinde başka kimliklerde yüklenen yirmi sandukalı mezar odası müze teşhirine tabii bir zenginlik katmaktadır.


Eyvanın güneyindeki mihrap nişli geniş mekanda ise (mescit) halılar, kilimler ve heybeler sergilenmektedir.


Mescitten sonra sırasıyla; bölgemizin geleneksel erkek giysileri, kadın giysileri, takılar, aydınlatma araçları, hamam eşyaları gibi etnografik karakterli eserler sergilenmektedir. Takip eden odalarda; ev dokuma tezgahı, el baskısı yazma örnekleri ve kalıpları, 19. yüzyıla ait barut kapları ile son odada bakırcılık zanaatının ürünleri olan bakır kaplar ve kapı tokmakları teşhir edilmektedir.


Üst katın bir bölümü idari hizmetler için kullanılmakta olup, güney revaka açılan odalarda sırasıyla; sikke ve altın süs eşyaları, Ulutepe kurtarma kazısı buluntuları, Roma dönemine ait pişmiş toprak, metal ve cam eserler ile son odada Bizans çağı eserleri sergilenmektedir.


Müzemiz avlusunda girişin bulunduğu ön bahçede ve kuzey bitişiğimdeki Anadolu Selçuklu Dönemi yapı temellerinin bulunduğu alanda, Hellenistik, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait taş eserler teşhir edilmektedir.


LATİFOĞLU KONAĞI








Tokat’ın Gazi Osman Paşa Bulvarı üzerinde bulunan Latifoğlu Konağı planı ve süslemeleriyle 19. yy. ev mimarisinin özelliklerini taşımaktadır.


Konak “L” şeklinde bir plan üzerine iki katlı olarak ve ahşap karkas arası kerpiç dolgu malzeme kullanılarak inşa edilmiştir. Alaturka kiremit kaplı kırma çatı ile örtülüdür. Taş döşeli avluda bir havuz bulunmaktadır.


Türk evinin ana esaslarına ve kalabalık aile düzenine uygun olarak, ancak daha serbest bir plan anlayışı ile yapılan konağın odaları “L” şeklinde bir sofanın etrafında yer almaktadır.


Zemin kattaki tek kubbeli hamam, yapının dışına çıkma yapmaktadır. Kare planlı, dikdörtgen formlu taşlarla döşeli bu Türk Hamamı alttan ısıtılmaktadır. Burası küçük bir soğukluk-soyunmalık kısmına açılmaktadır. Yine bu bölümde ocaklı bir oturma odası-hamam odası bulunmaktadır.


Günlük işlerin yapıldığı, aynı zamanda mutfak olarak da kullanılan aşevi-işevi ile idare olarak kullanılan bölümde bu katta yer almaktadır.


Sofa, günümüzde danışma ve hatıra eşya satış yeri olarak düzenlenmiştir.


Üst katta; selamlık-paşa odası, harem-havuzbaşı odası, yatak odası ve bir depo odası mevcuttur. Sofada dört bölümlü bir vitrinde takılar, silahlar, porselen eşya ve elişleri teşhir edilmektedir.


Latifıoğlu Konağı ahşap, kaleişi ve alçı süslemeleriyle zengin bir görünüme sahiptir.


Paşa odası ahşap işçiliğin en güzel örneklerini sunmaktadır. Dıştan kare, içten dairesel bir form içindeki barok tavan göbeğinde ahşap, dantel gibi işlenmiştir. Dolap ve yüklük kapaklarında, kapılarda ahşap oymalar mevcuttur.


Havubaşı odasının duvarları kalemişi panolar halinde çiçek motifleri ve İstanbul Manzarası tasvirleri ile bezelidir. Tavan yaldız boyalı bitkisel motifler ve ahşap oymalarla süslenmiştir.


Hamam odasının kapısı, tavanı, yüklük ve dolap kapaklarında yine bitkisel motifli ahşap işçilik dikkati çekmektedir.


Alçı işçiliğinin güzel örneklerini ocak davlumbazları ile tepe pencerelerinde görmek mümkündür. Paşa odasının ocak davlumbazındaki plastik akantus yaprakları batı etkisini, havuzbaşı odasındaki ocağın kabartma alçı üzerine boya ile yapılmış karanfil, lale gibi çiçek motifleri klasik üslubun özelliklerini yansıtmaktadır. Tepe pencerelerinde alçılı vitray görülmektedir ve bunlarda kullanılan “Mühr-ü Süleyman” Türk süsleme sanatında sevilen motiflerden biridir.


Latifoğlu Konağı geçmişteki fonksiyonlarına göre yörenin eşyası ile donatılmış mankenlerle canlı ve gerçekçi bir teşhir yapılarak 1989 yılında müze-ev olarak hizmete açılmıştır.
__________________
BiLGi PayLaştıkÇa BüYüR

Barış Batuhan Şahin
Online Sinema Keyfi..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Eski 22.07.06, 16:21
GeL_Pisi_Pisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Kurdu
 
Giriş tarihi: 14.07.06
Konum: KAyiP :)
Yaş: 21
Mesajlar: 719
Karizma Puanı: 180
GeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura about
GeL_Pisi_Pisi - MSN üzeri Mesaj gönder
Ce: ToKaT
















__________________
BiLGi PayLaştıkÇa BüYüR

Barış Batuhan Şahin
Online Sinema Keyfi..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Eski 22.07.06, 16:23
GeL_Pisi_Pisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Kurdu
 
Giriş tarihi: 14.07.06
Konum: KAyiP :)
Yaş: 21
Mesajlar: 719
Karizma Puanı: 180
GeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura about
GeL_Pisi_Pisi - MSN üzeri Mesaj gönder
Ce: ToKaT

ALmus
Almus ‘un tarihi hakkında kesin bilgimiz ve kayıtlar çok az olmasına rağmen en inanılır kaynak olarak kabul edilen Vakıflar Dergisi Cilt:6, Sayfa 55’de ki bilgilere göre;


“Fatih Sultan Mehmet devrinde Rum eyaletinin bir kısmında mevcut seraskerliklerin Şöylece dağıldığı görülmektedir. Amasya müstakil bir seraskerlik bölgesi sayıldığı halde,Tokat-Yıldız-Tozanlı ile birlikte tek bir seraskerlik GAVURNİ-KAFİRNİ (Şimdiki Almus) ayrı bir seraskerlik görülmektedir.


Eyalet ‘i Rum’daki l5.asır kalelerinden bahsedilirken Tozanlı Nahiyesinde bir kale kaydı bulunmaktadır. Burasının Akarçay (Meğelli) Kasabası yaylasının üzerinde bulunan ve AKINCI KALESİ diye adlandırılan yer olması kuvvetle muhtemeldir.


Yukarıdaki kayıtlara göre Almus ‘un bulunduğu mıntıka yani Tozanlı nın mevcudiyetini 1453’den öncelerine kadar götürmek mümkün olabilmekte, bundan öncelerine ait devirler hakkında kayda dayanan bilgimiz bulunmamaktadır.


Bugün ilçe hudutları dahilinde eski tarihe ışık tutacak kalıntıları bulmak zaman, zaman Merkez,Kasaba ve Köylerimizde topraktan pişmiş mezar lahitleri,küp kırıklarına rastlamak mümkün olmaktadır. Buna göre Almus ve civarının Bizans ve ondan öncesi Roma İmparatorluğu devirlerinde meskun bir alan olduğu söylenebilir.


Yerleşme alanlarının daha ziyade dere civarlarına veya tepelere dağıldığını kalıntıların buralarda bulunuşu teyit etmektedir.


Almus ‘un Osmanlı İmparatorluğu devrinde mevcut 1772 kayıtlarına göre Tozanlı Nahiyesinden ayrı olarak GAVURNİ-KAFİRNİ adı ile anılan yer olduğu anlaşılmaktadır. Sonradan şimdiki ismini aldığı ,başlangıçta köy ve nahiye iken idari taksimatta bucak merkezi olmuş 1/Mart/1954 yılında ALMUS İLÇESİ Kurulmuştur.


COĞRAFİ DURUMU


Almus Orta Karadeniz Bölgesinde Tokat İline bağlı 36 Km mesafede bir ilçe olup,


Doğusunda: Reşadiye İlçesi ve Sivas İli Hafik İlçesi,Batısında:Tokat İli,Kuzeyinde:Niksar İlçesi, Güneyindeivas İli bulunmaktadır.


Kuzey Yarım Küresinde,Enlemi:40 derece,22 dakika,Boylamı:36 derece 55 dakikadır.Yüzölçümü 750 Km2 olup,832 rakımlıdır.


Almus ‘un iklimi Karadeniz in tesiri altında kalan sahalarla Orta Anadolu ‘nun kara iklimi yanında geçiş teşkil eder.


Yağış genellikle aylara dağılmıştır. Ortalama olarak yağış 5442 mm.dir .Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarında maksimum dereceye yükselir. En az yağış düşen aylar Temmuz ve Ağustos’ dur.Baraj yeri İlçenin en verimli arazileri üzerinde bulunmaktadır. Vadinin aşağı kısımlarına doğru kaya mütecanis massif ve ince taneli andezidik lavlardan müteşekkildir. Bu andezitler genellikle kütle halinde olup, üst kısımlarına doğru iyice tabakalaşmış, lav akıntıları breş,konglemera ve tüfleri ihtiva etmektedir.


Almus Baraj Gölünde su tutulmaya Ekim 1966 da başlanmış olup yüzölçümü 3130 Ha. dır.


Almus Yurdumuzun Orta Karadeniz Bölgesinde Tokat İline bağlı ve il merkezine uzaklığı 36 Km olan şirin bir ilçemizdir. Yeşil ile mavinin tüm tonlarını bu şirin ilçemizde görmek mümkündür. Şöyleki ilçenin hangi yönüne olursa olsun 5-10 dakikalık yürümek sonucu doğal piknik alanlarına ulaşabilirsiniz.Baraj gölünün oluşturduğu koyularda olta balıkçılığı, biraz yukarılarda piknik yapılabilir.Yazın Baraj gölünde yüzmek ayrı bir güzelliktir.


En ünlü mesire yerlerimizin başında Ormanevleri, Tufantepe, Harami Yaylası, Köse Pınarı gelmektedir.Almus Ormanevleri Sadece Almuslunun değil İlçemize dışarıdan gelen Sivas, Amasya, Çorumlu vatandaşlarımızın da uğrak yeridir. Haftanın hemen her günü buraya piknik amacı ile gelen onlarca aile vardır. İlçemizde faaliyet gösteren alabalık üreticilerinin yapmış oldukları kendin pişir kendin ye türünden yapılan küçük lokantalar baraj gölü etrafını süslemektedir. Yine İlçemize bağlı olan Çevreli Kasabasının çatak yaylası tam bir doğa harikasıdır.Yayla ortasından geçen çatak deresi yaylaya bambaşka bir hava vermektedir. Çatak Yaylasından çıktıktan sonra insan rüyada gibidir çatak yaylasından 10 kilometre yukarıya çıktığınızda artık şehir ve köy hayatı yoktur. Yayla hayartı başlamıştır Dumanlı Dağı etrafına kurulan ilçemize bağlı köylerin yaylaları birbiri peşine sıralanır. Bir yayladan diğerine geçmek suretiyle İlçenin en uzak köyü Kolköy ün yaylasına kadar her yer yayladır.


Yaylaların ortasında kalan Mescit Köyü İlçenin en güzel yerlerindendir. En yüksek olması sebebi ile yılın kar olmayan her ayı yeşildir.Yemyeşil bir vadi olan Mescit Ovası Arıcıların ve büyükbaş sığır üreticilerin vazgeçemedikleri bir yerdir.


İlçede Tarihi eser kalıntılarının fazla olmayışı ilçenin 1. derece deprem bölgesinde olmasındandır. İlçeye bağlı Babaköyüne 2 km uzaklıkta bulunan bir doğal mağara bulunmaktadır. Bu mağaranın oluşumu İlimizde bulunan Ballıca Mağarasını anımsatmaktadır.İlçemizden fotoğraf manzaraları için [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
__________________
BiLGi PayLaştıkÇa BüYüR

Barış Batuhan Şahin
Online Sinema Keyfi..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Eski 22.07.06, 16:23
GeL_Pisi_Pisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Kurdu
 
Giriş tarihi: 14.07.06
Konum: KAyiP :)
Yaş: 21
Mesajlar: 719
Karizma Puanı: 180
GeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura about
GeL_Pisi_Pisi - MSN üzeri Mesaj gönder
Ce: ToKaT

TARİHİ BİLGİLER


Artova ; Tokat İline bağlı bir bucak iken, Mart 1921 tarihinde Sulusaray mevkii İlçe merkezi olmak üzere Mülki taksimatta yer almıştır. 1923 yılında meydana gelen depremden büyük zarar görünce, şu anda merkez ilçeye bağlı bir bucak olan Çamlıbel İlçe merkezi yapılmış olup, 01 Haziran 1944 tarihinde Artova İlçe merkezi olmuştur.


Bazı tarihi kaynaklar Artova İlçesinin kuruluşunun Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran seferine dayandırmaktadırlar. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde “ ...Şimale doğru giderek Çamlıbel dağından, Sivas eyaleti toprağında mahsulü çok, mamur ve müzeyyen kasaba misali köylerden geçtik. Arıkova (Artova) kasabasına geldik. Oradan da yine şimale giderek Şeyh Nusrettin Tekkesine uğradık” kaydı bulunmaktadır.


COĞRAFİ BİLGİLER


Artova İlçesi Tokat İline 38 Km. mesafededir. İlçe 36 derece 18 dakika 15 saniye boylam ve 40 derece 07 dakika 02 saniye enleminde yer almaktadır. Yüzölçümü ise 493 Km2 olup, deniz seviyesinden yüksekliği 1165 m. dir. İlçeye bağlı 27 köy, genellikle düzenli bir biçimde belirli güzergahlarda gruplanmıştır. İlçenin kuzeyinde 4 köy, Zile yolu istikametinde 11 köy, güneydeki grup yolu üzerinde 7 köy, Yeşilyurt yolu istikametinde ise Kunduz ve Kunduzağılı köyleriyle, Çelikli beldesi bulunmaktadır. Buna ilaveten Kunduz bağlantısı üzerinde 3 köy mevcuttur, ulaşım imkanları yeterlidir. Araziler ve nüfusun yoğunluğu Çekerek ırmağı vadisi ile Sivas- Samsun demir yolu üzerindedir.


İlçenin kuzeyinde 20 Km. uzunluğunda kaplama bir kara yolu ile Sivas- Tokat karayoluna, buradan Tokat İline de 18 Km. mesafede olup, güneyindeki 17 Km. mesafelik karayoluyla Yeşilyurt ve 29 Km. lik karayolu ile Sulusaray İlçesine ulaşım sağlanmaktadır. Köy Hizmetleri sorumluluğundaki Zile- Artova arası, 60 Km. uzunluğunda asfalt yolla kaplıdır. Ayrıca Aşağıgüçlü, Sağlıca köyü ve Çelikli kasabasına İlçe merkezinin asfalt yollarla bağlantısı vardır. Ayrıca 22 Km. stabilize yol ile Pazar İlçesine bağlıdır.


İDARİ YAPI


İlçenin 01 Ağustos 1988 tarihinde 58 bağlı köyü var iken, bu tarihte Yeşilyurt ve Sulusaray kasabalarının İlçenden ayrılarak ayrı birer ilçe olmaları nedeniyle mülki hududun daralmıştır. Şu anda İlçeye Çelikli kasabası ile 27 köy bağlı bulunmaktadır.


İlçe merkezinde 5, Çelikli kasabasında ise 3 mahalle muhtarlığı vardır. Köylerin genellikle toplu yerleşim alanlarında kurulmuş olmaları, ulaşım ve kamu hizmetlerinin bu birimlere götürülmesine kolaylık sağlamaktadır.


EKONOMİ


İlçe ekonomisinde belli başlı ekonomik uğraş tarım ve hayvancılık, mevsimlik inşaat işçiliği, halıcılıktır. Tarla tarımı bütün köylerde ve İlçe merkezinde en temel uğraş olup sadece hayvancılıkla geçinen köy bulunmamaktadır. Ancak ekonomisinde hayvancılığın ağır bastığı köyler vardır.


SOSYAL DURUM


İlçemiz nüfusunun çoğunluğu geçimini tarım ve hayvancılık ile sağlamaktadır. Halkın çoğunluğu tek katlı binalarda ikamet etmektedir. İlçe halkının ekonomik düzeyinin zayıf olması sonucunda sosyal etkinliklerden mahrumdur. İlçe merkezinde 6 kahvehane, 1 bilardo salonu, 1 öğretmen evi, 4 lokanta ve 2 pide salonu bulunmaktadır. Çay bahçesi, restaurant, eğlence yeri, sinema, çocuk parkı vs. yoktur
__________________
BiLGi PayLaştıkÇa BüYüR

Barış Batuhan Şahin
Online Sinema Keyfi..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Eski 22.07.06, 16:24
GeL_Pisi_Pisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Kurdu
 
Giriş tarihi: 14.07.06
Konum: KAyiP :)
Yaş: 21
Mesajlar: 719
Karizma Puanı: 180
GeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura about
GeL_Pisi_Pisi - MSN üzeri Mesaj gönder
Ce: ToKaT

ERBAA : TARİHİ BİLGİLER Bu günkü Erbaa'nın tarihte ilçe olarak yer alması yaklaşık yüz yıllık bir geçmişe dayanmaktadır. Bu haliyle çok yeni bir yerleşim birimi sayılabilir. Buna karşılık, İmbat deresinin ilçe merkezinden ayırdığı HOROZTEPE ile, çevredeki bazı köylerin tarihi geçmişi çok daha eski zamanlara uzanmaktadır. Şu halde Erbaa'ya ilişkin tarihçeyi, sadece ilçe merkezinin geçirdiği evrelere değil, ilçe topraklarının tamamını içine alan bölgeye oturtmak gerekmektedir. Erbaa'nın tarihi, bilhassa Amasya-Niksar ile daha sonra Tokat tarihleriyle iç içedir.


"ERBAA" kelimesi, Arapça olup "dört" anlamına gelmektedir. Resmi kayıtlarda 18. yüzyılın başlarından itibaren Erbaa adının kullanıldığı görülmektedir. Bir ara bu kelime "Nevahi-i Erbaa" şeklinde kullanılmıştır. O dönemlerde Niksar Amasya arasında en önemli yerleşim birimleri; Erek, Karakaya, Sosuna (Uluköy) ve Taşabat (Taşova) idi. Nüfus yönünden ancak birer nahiye büyüklüğünde ve aynı bölgede olmalarından hepsine birden Nevahi-i Erbaa yani "dört nahiye" deniliyordu. Hatta tahakkuk eden vergiler de bu isimle kaydediliyordu. H.1256/M.1840 da, Erbaa adıyla maruf dört nahiyenin (Erkek, :Karakaya, Sonusa, Taşabat) vergisi 47ı243 kuruş olarak resmi evraka geçmiştir. Buna göre Erbaa; Erek, Karakaya, Sonusa ve Taşâbat'ın genel bir adı olmuş, dördü birden sanki bir kaza (ilçe) görünümünü almıştır. Hatta resmiyette Kaza-i Erbaa tabiri de kullanılmıştır.


COĞRAFİ BİLGİLER


Erbaa İlçesi Orta Karadeniz bölgesinde Tokat iline bağlı olup, Kelkit ve Tozanlı çaylarının birleşerek Yeşilırmak (İris) adını aldığını yerde bereketli topraklar üzerinde kurulmuş şirin bir ilçemizdir. İlçe toprakları, kısmen Tozanlı çayı olmak üzere özellikle Kelkit Irmağı boyundaki bir ova ile bunu çevreleyen dağlık yerleri içine alan 1111 Kilometrekarelik bir sahadır.


Kuzeyden Samsun'un Çarşamba ilçesi ile Ordu ilinin Akkuş ilçesi, batıdan Amasya'nın Taşova ilçesi, doğudan Tokat'ın Niksar ilçesi, güneyden Tokat merkez ve güneybatıdan Turhal ilçesi ile çevrilidir. ilçenin üzerinde bulunduğu ovanın kuzeyinde; Canik dağı içerisinde değerlendirilen Karınca dağı, güneyinde Sakarat ve Boğalı dağları, doğu ve batısında da bu dağların uzantıları yer almaktadır.Toprağın doğal yapısı, jeoljik olarak daha ziyade ikinci zamanın (Kretase) devri ile üçüncü zamanın başlangıcı olan Miyosen, Ologosen devirlerinde teşekkül etmiştir. Genelde üçüncü zaman yaşlı olarak kabul edilir. Arazi filiş, kalker ve konglo meralardan oluşmaktadır. Toprağın rengi kırmızı ile kahverengi arasında değişir. Toprak çeşidi itibariyle yarı nemli iklim bölgelerinin toprakları içerisinde yer alır. Ovanın kurak olan kısımlarında, özellikle güneydeki alçak dağ yamaçlarında topraklar açık kahverengi "Step" toprağına benzerken, daha nemli olan kuzeydeki alçak dağ yamaçlarında renkleri kırmızılaşır. Buralarda yer yer nemli iklim şartları altında oluşan ve "Terra Roza" denilen kırmızı topraklara rastlanır.


İKLİM


Erbaa İlçesi Orta Karadeniz Bölgesi iklimi ile İç Anadolu Bölgesi iklimi arasında bir geçiş iklimi gösterir.Kuzey Anadolu'nun dağ silsilesi burada etkisini kaybettiğinden ve Yeşilırmak havzasının batısında rutubetli rüzgarlara maruz kaldığından ılıman bir iklim hüküm sürmektedir.Bu nedenle kışlar yağışlı ve ılıktır.Ayrıca burada Mikro Klimatik alanlara rastlanır.


Akdeniz İklimi özelliklerini ve bu iklimi karakterize eden bitkileri rastlanır.Kozlu, Meydandüzü, Osmanköy civarında Çatalan orman serisinde “Cedrus Libantika” yani Lübnan Sediri,yine Erbaa- Doğanyurt arasındaki alanlarda,Zeytin,İncir gibi bitkiler bunun en güzel örneğidir.Her mevsim yağışlı olan bu bölgede yağışlar ilkbahar ve kış aylarında yoğun olmakla birlikte yaz aylarında büsbütün kurak geçmez.İlçede yıllık yağış miktarı 363 m3 tür.



NÜFUS VE YERLEŞİM
Erbaa'nın kent nüfusu 1927'de 5.000'in biraz üzerindeydi (5625). 1927-1950 arasında ilçe merkezinin nüfusu %25 arttı. Asıl büyüme 1950'den sonra oldu. 1950-1980 arasında 3,5 katını aşarak 25.000 dolayına ulaştığı 1998 nüfus sayımında 33.554 rakamını gösteren kent nüfusu, şu anda 5.000 dolayında seyretmektedir. İlçe genelinde nüfus yoğunluğu olarak km²'ye 90 kişi düşmektedir ki (89,6), bu haliyle ülke ve il ortalamasının çok üzerinde bulunmaktadır.


EKONOMİ


Erbaa'da sanayileşme çok yenidir. 1942 deki yıkıcı depremden sonra kurulan yeni Erbaa 1946 da sadece bir un fabrikası ile Kızılay'ın bir hızar atölyesi bulunmakta idi. Çünkü halk o yıllarda bir yandan 2. Dünya savaşının getirdiği sıkıntıları atlatmaya çalışırken, bir yandan da arka arkaya bir kaç kez meydana gelen deprem felaketlerini göğüslemek zorunda kalmıştır.


1950'den sonra Erbaa'da hızlı bir gelişim ve değişim süreci yaşandığı 1968'lere doğru "Toprak Sanayi'nin" yıldızı parlamaya başladığı 1973 yılında Tokat kalkınmada öncelikli iller arasına alınınca, bu durum bölgede birkaç yatırımcının ilgisini çekmiş, sonuçta küçük çaplı bir takım yatırımlar yapılmıştır. Bu Yatırımlar yerel ve bölgesel pazara yönelik taşa toprağa dayalı sanayi dallarında yoğunlaşmıştır. 1980'den sonra Samsun Erzurum karayolunun sağı ve soluna dizi dizi kiremit ve tuğla fabrikaları sıralanmaya başlanmıştır. Toprak sanayinin yanı sıra orman ürünlerine dayalı ahşap parke ve kereste fabrikaları da bu hızlı gelişmede yerini almıştır. Erbaa'da toprak, orman ve tekstil sanayinden başka çeşitli sanayi kolları da gelişme halindedir.


Son verilere göre ilçede faaliyet gösteren belli başlı sanayi kuruluşları şunlardır: Tuğla ve kiremit fabrikaları 21 adet, Parke ve kereste fabrikaları 5 adet , Kireç fabrikaları 2 adet , Kireç paketleme fabrikaları 1 adet , Un fabrikaları 3 adet , Tekstil fabrikaları 12 adet , Çivi fabrikaları 1 adet , Çelik eşya fabrikaları 5 adet , Plastik ayakkabı fabrikası 1 adet , Mozaik fabrikası 1 adet .


Erbaa'daki mevcut sanayi sektörüne dikkat edildiğinde en baş sıraları toprak sanayi, orman sanayi ve tekstil sanayinin ağırlığı açıkça görülür.


Erbaa Tokat'ın en Zengin ilçelerinden biridir. Fert başına düşen ortalama gelir, Türkiye standartlarının altında değildir. (1600-2000 Dolar) bununla birlikte ferdi gelir her gün biraz daha artmaktadır. Düşük gelirliler bilhassa dağ (orman) köylerinde oturan kesimdir. çünkü hem işlenecek toprak miktarı az, hem de mevcut arazi bayır bacak ve kalitesizdir. Buralarda hayvancılık ise uzun süren kış şartlarında çok yorucu ve bıktırıcı bir iştir. Ovay doğru inildikçe hayat standardı yükselmektedir. Çünkü arazinin her türlü tarıma uygunluğu ve verimin yüksekliği, bilhassa devlete kolayca pazarlama imkanı olan tütün ve şeker pancarı gibi endüstri ürünlerinin yetişmesi ovada oturanların yüzünü güldürmektedir. bu yüzden ova köyleriyle, dağ köyleri arasında büyük bir gelir dengesizliği göze çarpmaktadır.


İlçe merkezinde tarım ürünlerinin yanı sıra son 15 yıl içerisinde görülen bir sanayi patlaması söz konusudur. Açılan irili ufaklı fabrikalar sokakta boş gezen insanların gideceği bir ekmek kapısı haline gelmiştir. 1946'larda Erbaa'da sadece bir un fabrikası, birde Kızılay'ın hazır atölyesi olduğu hatırlanırsa (155) bu alanda büyük bir aşama kaydedildiği görülür. İlçe bazında hayat seviyesi çok yüksek olmasa bile, her geçen gün biraz daha iyileşmektedir. Bunun en güzel gösterisi; daha düne kadar kerpiç duvarlı evlerde oturanlar, şimdi çok katlı binaların sahibidirler. Eskiye göre bu gün Erbaalı; tarımda makineleşme ve modernleşme, sanayi ve ticarette serbest pazar imkanları sayesinde daha fazla üretim, daha fazla kazanç peşindedir.


Erbaa, öteden beri bir tarım beldesidir. Tarım Erbaa ekonomisinin temelidir. İlçenin doğal yapısı, iklimi, önemli su kaynakları ve verimli toprakları; turunçgiller dışında orta iklim kuşağı bitkilerinin hemen hemen tamamının yetişmesine elverişlidir. Bu yönüyle tarımsal potansiyeli oldukça yükseltir. Tokat ilinin bitkisel üretim değerinin %25 Erbaa'dan sağlanmaktadır. Erbaa'nın bu bakımdan Tokat ve Türkiye tarımı ve ekonomisine ayrı bir yeri vardır. Denizden yüksekliği 195 m ye kadar inen bu çok zeytin ağaçları ovada hemen göze çarpanlardandır. Tütün, üzüm, hububat, baklagiller, sebzeler, meyve çeşitleri üretilmekte, pamuk yetiştirmek bile imkan dahilindedir. Hatta bazı tarihi kaynaklarda pamuk, Erbaa'nın yetiştirdiği ürünlerin başında sayılmıştır. Erbaa'nın sahip olduğu iklim şartları ikinci bir ürün yetiştirmeye de elverişlidir. Önceleri tahıl ürünlerinin yanı sıra afyon ve keten gibi ürünler de yetiştirilmesine rağmen, şu anda üretimi yasaktır.


Eskiden ilkel metotlarla yapılan tarım işçiliği, bugün yerini modern usullere bırakmıştır. Yinede yukarı orman köylerinde, arazinin makineleşmeye el vermediği kesimlerinde kara saban, çiftçinin vazgeçilmez parçasıdır.


SOSYAL DURUM


Erbaa ve yöresi mutfağı hayli zengin yemekleri tat ve lezzette olup çoğunluğu yöreye aittir.


Bu yiyecekler genel olarak dört gurupta toplanır.


1- Çorbalar Katıklı çorba, Kara çorba, Zoğal (kızılcık) çorbası, Bulgur çorbası, Hamurlu çorba, Dutma çorbası, Toyga çorbası, Mısır çorbasI


2- Yemekler Keşgek (gendüme), Nohut yahnisi, Patlıcan Boranısı, Lahana Kavurması, Pancar yemekleri, Boranılı, Hazır ve Kesilmiş makarna, mevsime göre toplanan pancar çeşitleri bakımından Erbaa çevresi çok zengindir. Bunların en yaygın olanları, madımak, nivik, efelik, kömeç, kuş ekmeği, kazan karasıdır. Ayrıca yöremiz halkı mıhlama olarak bilinen yemekleride çok değişik şekilde yapmaktadır. Pancar, domates mıhlaması gibi.


3-Ekmek ve Börekler; börekler yapılış tarzlarına ve tatlarına göre değişik isimlerle söylenirler. Sinilerde sade börek (Çandır böreği), cevizli burma böreği, sade karafırın ekmekleri, cevizli ekmek ve börekler, mısır unundan güdül, saç ekmeği paağaç, bayramlarda yapılan cevizli, çökelikli, haşhaşlı yağlılar, parmak, bişi, katmer su böreği, çarşaf böreği, fetil, gömme, bileki;


4-Tatlılar; şipsili pasta, irmik tatlısı, baklavalar, kadayıflar, un helvaları yufka tatlıları, pekmezler, kabak tatlıları.
__________________
BiLGi PayLaştıkÇa BüYüR

Barış Batuhan Şahin
Online Sinema Keyfi..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Eski 22.07.06, 16:25
GeL_Pisi_Pisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Kurdu
 
Giriş tarihi: 14.07.06
Konum: KAyiP :)
Yaş: 21
Mesajlar: 719
Karizma Puanı: 180
GeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura about
GeL_Pisi_Pisi - MSN üzeri Mesaj gönder
Ce: ToKaT



İLÇENİN GENEL OLARAK TANITIMI



Kısa Tarihçesi

Niksar, Kelkit Irmağı ile Canik Dağları’nın kucaklaştığı, Karadeniz sahilleri ile Orta Anadolu bozkırlarının buluştuğu yerde, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan yol üzerinde bulunduğu için tarih boyunca hem ekonomik, hem de siyasi olarak önemli bir mevkii olmuştur.

Bu özellikleri ile hem stratejik bir bölge, hem de insanların çok hoşuna giden bir iklim ve verimli topraklar Niksar’ı cazibe merkezi haline getirmiştir. İşte bu cazibe de koskoca bir tarihin hiç ara vermeden bu şehirde yaşanmasına sebep olmuştur.

Niksar eski çağlarda Pontus adını taşıyan bölgenin içinde yer alıyordu. Yerleşme izlerine M.Ö.III.yy.da rastlanmaktadır. Bugünkü NİKSAR’ın yerinde bulunan ve adı bilinen en eski kent Hellenistik Kaberia’dır. Pontus kralı MİTHRİDATES VI’nın M.Ö.7l. yılında Roma Orduları Komutanı l. LUCULLUS’la yaptığı savaştaki yenilgisiyle bütün PONTUS ülkesiyle birlikte ROMA İMPARATORLUĞU’nun emrine girdi.M.S.l4-37 yıllarında Roma imparatorluğu TİBERİUS zamanında, kentin isminin NEOKAİZERİA (NEOKAİSERİA) olarak değiştirildiğini görüyoruz. Hıristiyanlığın yayılış dönemlerinde NEOKAİSERİA önemli bir merkez olmuştur. M.S.344-499 yıllarında meydana gelen iki büyük depremle kent tamamen yıkılmıştır.

XI.yy.ın sonuna kadar Bizans İmparatorluğuna bağlı kalan şehir bu tarihten sonra MELİK DANİŞMEND GAZİ tarafından DANİŞMENDLİLER BEYLİĞİ’ne katılmış ve bu Beyliğe bir süre Başkentlik yaparak NİKSAR adını almıştır.

XII.yy.da 2.Kılıçarslan Bizans İmparatorunu yenerek, son Danişmend Beyini de zehirleterek NİKSAR’ı SELÇUKLU topraklarına kattı. L397 yılına kadar SELÇUKLU egemenliğinde kalan NİKSAR bu tarihten sonra YILDIRIM BEYAZIT zamanında OSMANLI idaresine girmiştir.

Coğrafi Durumu :

Niksar İlçesi,Orta Karadeniz bölümünün iç kesiminde yer alan Tokat İli’nin 11 ilçesinden biridir. Tokat İl merkezine 60 Km. mesafede yer alan Niksar İlçesinin güney doğusunda Reşadiye,kuzey batısında Erbaa,güneyinde Almus, güney batısında Tokat, kuzeyinde Ordu Vilayeti sınırları bulunmaktadır.

Canik dağlarının kelkit vadisine inen eteklerinde kurulan ve Yeşilırmağın en büyük kolu olan Kelkit çayı Vadisi boyunca doğu-batı doğrultusunda uzanan Niksar; İç Anadolu’yu (Erzincan-Reşadiye-Niksar-Erbaa-Amasya yoluyla) batıya bağlayan yol kavşakları üzerinde bulunmaktadır.

Denizden yüksekliği 370 m. olup, coğrafi yerleşimi 40-35’ enlem, 36-58’ boylam arasındadır.

Yüzölçümü 955 Km2 dir.Yüzölçümü bakımından Tokat’ın 5. Büyük ilçesi olan Niksar’ın topraklarını Kelkit çayı ve bu çayın irili ufaklı kolları sular.Kelkit çayının uzunluğu 373 Km. olup, ilçenin tarım arazilerinin sulanmasında büyük kolaylık sağlar.

Her türlü tarıma elverişli bir iklim yapısına sahip olan Niksar, Karadeniz iklimi ve İç Anadolu iklimi arasında geçiş sağlayan bir özelliğe sahiptir. Kışlar yağışlı ve ılık,yazları ise sıcak geçer. Yağışlar daha çok ilkbahar ve kış aylarında görülür.Niksar suyu bol ve arazisi verimli bir ilçe konumundadır.

İdari Yapı :

Niksar Sosyo-Ekonomik özelliğinden dolayı 1840 yılında Sivas Vilayetinin Tokat Sancağına bağlı bir ilçe merkezi durumuna getirilmiş olup, 1861 yılında resmen Kaymakamlık kimliğini kazanmıştır. İki bucağı (Çamiçi-Gökçeli) ve biri merkez olmak üzere 9 adet Belediyesi 88 adet köyü bulunmaktadır.

./…

-2-


Nüfus Durumu :

Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre sayım sonuçları l990 yılında İlçe Merkezi

nüfusu 3520l Köylerin nüfusu 4973l olmak üzere toplam 84931, l997 yılında İlçe Merkezi nüfusu 31413, köylerin nüfusu ise 40035 olmak üzere toplam 71450 olarak belirlenmiştir.

2000 yılında yapılan nüfus sayımında kesin sayım sonuçlarına göre İlçe Merkezi Nüfusu 44808, köylerin nüfusu 45864 olmak üzere toplam nüfus 90672 olarak tesbit edilmiştir.

EKONOMİK DURUM :

Niksar ekonomisi geniş ölçüde tarıma dayalıdır.Ekonomisinin temelini de tarım ve orman ürünlerine dayalı sanayi kuruluşları teşkil etmektedir.

Kelkit Çayı’nın sulamış olduğu Niksar Ovası tamamen sulu tarıma ayrılmış, iklim koşullarının elverişli olması durumunda turunçgiller dışında her türlü tarım ve sanayi ürünleri yetiştirilmektedir. Tarım ürünlerinin başında tahıllardan buğday, arpa, mısır ve baklagiller(nohut, mercimek, ve beyaz fasulye) gelmektedir. Sanayi ürünlerinden ise; şeker pancarı, tütün, mahlep, patates ve salçalık domates üretimi yapılmaktadır. Niksar ekonomisinde ceviz ve mahlebin önemli bir yeri bulunmaktadır.

Yöreye özel bir ürün olan mahlep işlenerek tamamı yurtdışına pazarlanmakta ve ekonomiye katkı sağlamaktadır. Niksar ekonomisine şeker pancarı ve tütününde önemli miktarda katkıları bulunmaktadır.

Son birkaç yıldır yemeklik patates, salçalık domates ve soğan üretimi de büyük ekonomik girdiler sağlamaktadır. Niksar’ın konumu, komşu bölge pazarlarının boş oluşu, ürünlerinin pazarlanmasını kolaylaştırmış, gelirlerde büyük artış olmuştur.

Niksar’da kurulmuş ve faaliyette bulunan belli başlı sanayi kuruluşlarını şöyle sıralayabiliriz. Bunların hemen hemen tamamı özel sektöre ait kuruluşlardır.

İlçede;2 un fabrikası, 1 salça fabrikası, 2 kereste fabrikası, 1 modern kireç fabrikası, 2 tuğla fabrikası, 2 kolonya imalathanesi, 2 naylon bidon fabrikası, 1 otoklav tipi lastik ayakkabı fabrikası, 1 naylon branda ve poşet fabrikası, 2 membaa suyu dolum tesisi, 1 avize imalatı atölyesi, 2 akü imalat atölyesi gibi sanayi kuruluşları bulunmaktadır.

Bu sanayi kuruluşlarında üretimi yapılan malların çoğunluğu iç pazarda tüketilmesine rağmen bir kısmı da ihraç edilebilmektedir.

Niksar ekonomisinde küçük ve büyük baş hayvan besiciliğinin de büyük yeri vardır. Besi yapılan büyük ve küçük baş hayvanlar yurtiçi pazarlarında satılmakta olup, ekonomiye girdi sağlamaktadır. Yöredeki hayvan pazarının merkezi konumunda olduğundan bu sektör senenin her mevsiminde canlılığını korumaktadır.

Niksar Küçük sanayi sitesi 1975 yılında kurulmuştur. Gürçeşme kasabası yakınlarında bulunan Organize Sanayi bölgesinde altyapı inşaatına 18.04.2005 tarihinde başlanmış olup, çalışmalar halen devam etmektedir.

SAĞLIK DURUMU :

İlçe merkezinde 150 yatak kapasiteli bir devlet hastanesi mevcuttur. İlçemiz Devlet Hastanesinde 15 Uzman Hekim, 13 pratisyen hekim, 3 Diş Tabibi, 1 Sosyal Çalışmacı, 2 Eczacı, 1 müdür, 4 müdür yardımcısı, 1 Psikolog, 1 Diyetisyen, 2 Fizyoterapist ve 1 Başhemşire olmak üzere toplam 201 personelle yalnız ilçeye değil çevre ilçelere de hizmet vermektedir. Hastane bünyesinde 2 ameliyathane, 1 yoğun bakım ünitesi ve 8 makineli hemodiyaliz ünitesi bulunmaktadır. İlçemizde ayrıca 3’ü merkezde olmak üzere toplam 12 sağlık ocağı ve 1 Verem Savaş Dispanseri, 1 112 Acil Yardım ve Kurtarma istasyonu bulunmaktadır.

EĞİTİM DURUMU

İlçemizdeki en yüksek eğitim kurumu Tokat Gazi Osman Paşa Üniversitesine bağlı Niksar Meslek Yüksek Okuludur. Okul 1998-1999 eğitim-öğretim dönemine Çengelli köyü mevkiindeki yerde kendi kampüs binasında başlamıştır.

./…


-3-

Meslek Yüksek Okulu bünyesinde;

1 Teknik Proğramlar Bölümü,

a) Bilgisayar Teknolojisi ve Proğramlama

b) Elektrik Proğramı

c) Endüstriyel Elektrik Proğramı

d) Ev cihazları teknolojisi

2 İktisadi ve İdari Programlar Bölümü

a) İşletme

b) Muhasebe

c) Pazarlama ,

bölümleri mevcut olup, 385 öğrenci eğitim ve öğretim görmektedir.

Yüksek okulumuzda 12 akademik personel görev yapmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim ve öğretim kurumları yönünden ilçemizin durumu iç açıcıdır. Halen ilçe merkezinde 1 Genel, 2 Anadolu ve 5 meslek lisesi olmak üzere 8 lisemiz mevcut olup, liselerimizde 179 öğretmen 3036 öğrenciye eğitim vermektedir. İlçe merkezinde ayrıca 11 İlköğretim Okulumuzda 220 öğretmen 5093 öğrenciye eğitim ve öğrenim hizmeti sunmaktadır. İlçede ayrıca 3 pansiyon mevcut olup, bu pansiyonlarımızda 1803 öğrenci barınmaktadır.

İlçemizde eğitim birimleri olarak Halk Eğitim Merkezi, Mesleki Eğitim Merkezi ve Öğretmenevi bulunmaktadır.

İLÇENİN TURİSTİK VE DOĞAL YERLERİ

Orta Karadeniz Bölgesinin iç kısmında kalan Niksar, coğrafi konumu ve M.Ö.3 bin yılına dayanan tarihi geçmişi, tarihi eserleri ve doğal güzellikleriyle ilgi çeken turistik bir ilçe konumundadır.Zengin bir geçmişe sahip olan İlçe bugün, Roma ve Bizans dönemine ait Kalesi, köprüleri, çeşmeleri, han ve hamamları, mezar ve türbeleriyle, dünyaca tanınmış Ayvaz suyu, Çamiçi yaylası ve yemyeşil doğasıyla adeta turistleri beklemektedir.

Özellikle İlçe alanının büyük bir bölümünü kaplayan ormanlar, sayısız mesire yerlerinin ve avlanma imkanlarının doğmasını sağlar. Çamiçi yaylası, Kale, Ayvaz Parkı, Düztepe Parkı, Buğama suyu başlıca mesire yerleridir.

TARİHİ ESERLER


1- Niksar Kalesi l3- Cin Camii

2- Yağı basan Medresesi 14-Kırkızlar Kümbeti

3- Yağı basan Türbesi 15-Hacı Çıkrık Türbesi

4- Kalel Camii 16- Sunguriye Türbesi

5- Kale Hamamı 17- Yusufşah Türbesi

6- Kale Kilisesi 18- Erzurumlu Emrah'ın Türbesi

7- Melikgazi Mezarlığı 19- Lüleci Zade Kardeşler Çeşmesi

8- Melikgazi Türbesi 20- Taşmektep

9- Kulak Tekkesi (Kümbet) 21- Leylekli (Yılanlı)Köprü

10-Ak yapı Kümbeti 22- Talazan Köprüsü

11-Çöreği Büyük Camii 23- Hamamlar

12- Ulu Camii

İLÇEDE YÜRÜTÜLEN SOSYAL VE KÜLTÜREL FAALİYETLER


İlçe Kaymakamlığı öncülüğünde toplumu kaynaştırmak Sosyal ve kültürel kimliği ön plana çıkarmak amacıyla kurum ve kuruluşlar tarafından şiir geceleri düzenlenmektedir. Ayrıca Kaymakamlık, Belediye başkanlığı, Endüstri meslek lisesi işbirliği ile tarihi özellik taşıyan evlerin cephe düzenlemesi yapılarak restore edilmiştir. Özel sektör halı saha yapımına özendirilerek ilçe halkının sportif faaliyetlere katılımı sağlanmaktadır. İlçede Kaymakamlığın, Belediye Başkanlığının ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının iştiraki ile çeşitli proğram, sosyal ve kültürel etkinlikler yapılmaktadır. Ayrıca köy ve kasabalarımızda yöresel ve kültürel şenlikler yapılmaktadır. İlçede elemanları kamu kurumlarında çalışan personel ve İlçe halkından oluşan Kaymakamlık “Türk Halk Müziği” korosu kurulmuştur. Koro İlçe içi ve dışında çeşitli tarihlerde konserler vermektedir
__________________
BiLGi PayLaştıkÇa BüYüR

Barış Batuhan Şahin
Online Sinema Keyfi..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Eski 22.07.06, 16:31
GeL_Pisi_Pisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Kurdu
 
Giriş tarihi: 14.07.06
Konum: KAyiP :)
Yaş: 21
Mesajlar: 719
Karizma Puanı: 180
GeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura aboutGeL_Pisi_Pisi has a spectacular aura about
GeL_Pisi_Pisi - MSN üzeri Mesaj gönder
Ce: ToKaT

Güzel Şehrim Niksardan Resimler..

** FOTOĞRAFLARLA GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ""NİKSAR"" **

NOT:Fotoğraflarımız Hakkında Bilgi Almak İçin Fotoğrafları Tıklayınız
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
__________________
BiLGi PayLaştıkÇa BüYüR

Barış Batuhan Şahin
Online Sinema Keyfi..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Şehirler & Turizm


Konuyu Toplam 1 Kullanıcı okuyor. (0 Kayıtlı kullanıcı ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni konular gönderemezsiniz
Mesajlara cevap yazamazsınız
Mesajınıza eklentiler ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB Kodu açık
[IMG] Kodu açık
HTML-Kodu kapalı
Trackbacks are açık
Pingbacks are açık
Refbacks are açık



Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 23:14.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0