![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Blogs | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Duyuru |
| Sağlık Sağlam üye sağlam forumda bulunur gerçeğine binaen, sağlık sorunları ve haberlerini merak edenler için müstesna bir bölüm. Forum reviri. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| |||
| Tıbbi terimler sözlüğü ABDOMEN Karın Bölgesi, Batın ABORTUS Çocuk Düşürme,Düşük. ABSANS Kısa Süreli Şuur Kaybı. ABSE Çevre Dokulardan Kese Tarzında Doku İle Sınırlı İçerisi Cerahat İle Dolu Oluşum. ABSORBSİYON Emilme, Örn.Sindirim, Gıdaların Barsaklarda Absorbsiyonudur Denilebilir. ADRENALİN Böbreküstü Bezlerinin İç Kısımları Tarafından Salgılanan Bir Hormondur. Tabiatta Bu Hormonun Görevi, Organizmayı Acil Harekete Hazırlamaktır Ve Etkisini, Nabzın Atışı, Kanın İç Organlar Ve Deriden Kaslara Sevk Edilmesi, Karaciğerdeki Glikojenin Glikoza Değişmesi Ve Böylelikle Acil Bir Enerji Kaynağı Sağlanması Şeklinde Gösterir. AFAKİ Gözde, Lensin Olmaması. AFAZİ Beyindeki İlgili Alanların Tahribi Sonucu, Konuşma Veya Konuşulanı Anlama Yeteneğinin Kaybı. Disfazi, Aynı Durumun Daha Hafif Bir Formudur. AFONİ Ses Kaybı. Kısmi Veya Tam Olabilir. Afoni Sebepleri, Genellikle Konuşma Kaslarını Kontrol Eden Sinirlerin Hastalığı Veya Zedelenmesi, Boğaz, Gırtlak Hastalıkları Veya Nörozdur. Histerik Afoninin Nedeni, Şuuraltı, Hiç Konuşamamak Veya Özel Bir Durumda Konuşmamamk Arzusudur. AFRODİZYAK Cinsi Arzuyu Artırıcı Maddeler, İlaçlara Verilen İsim. AGLÜTİNASYON Sıvı Bir Süspansiyonda, Ufak Cisimciklerin Bir Araya Gelip Birbirlerine Yapışmasıdır. AGORAFOBİ Geniş, Açık Bir Sahada Yalnız Kalınca Hissedilen, Kontrol Edilemeyen Bir Korkudur. AJİTASYON Kişinin Etrafa Saldırganlığı, Aşırı Aktivitesi İle Karakterize Durum. AJİTE Rahatsız, Huzursuz, Taşkınlık Yapan. AKNE Yüz, Omuzlar, Sırt Ve Göğüsteki Yağ Bezleriyle İlgili Kronik Bir Deri Hastalığıdır. En Çok 14-20 Yaşlar Arasında Görülür Ve Bu Hastalığın Tipik Belirtileri Olan Siyah Noktalar, Sivilceler, Gençlerin Bu En Hassas Devirlerinde Genellikle Psikolojik Rahatsızlıklara Yol Açar. Yağ Bezlerinin Kanalında Bir Tıkaç Oluşur Ve Bu Tıkacın Başı Sertleşip Siyahlaşır. Bazen, Kanal Tıkalı Olduğu Halde, Bez Yağ Salgılamaya Devam Eder Ve Böylece İçi Yağ Dolu Bir Kist Oluşur. Siyah Noktalara Tıpta Komedon Adı Verilir. AKOMODASYON Gözün Optik Sisteminin Çeşitli Uzaklıklara Uyum Yaparak Net Görmenin Sağlanması. AKONDROPLAZİ Tedavisi Olmayan, Sebebi Bilinmeyen Kalıtsal Bir Cücelik Tipidir. Gövde Normal Büyüklüte Olup, Kol Ve Bacaklar Anormal Derecede Kısa Ve Baş Normalden Büyüktür. AKROMEGALİ Beyin Tabanında Bulunan Hipofiz Bezinin Ön Bölümünün Aşırı Çalışmasına Bağlı Bir Durumdur. Büyüme Tamamlanmadan, Kemiklerin Uzaması Sona Ermeden Erken Çağlarda Baş Gösterirse Jigantism Adı Verilen Dev Görünüm Oluşur. Bozukluk Büyüme Çağının Bitiminden Sonra Baş Gösterirse, El Ve Ayakların Genişlemesi, Çene Ve Burnun Büyümesi Ve Sesin Kalınlaştığı Görülür. AKUSTİK SİNİR İşitme Siniri. AMBLİYOPİ Gözde Belirli Bir Bozukluk Olmaksızın Oluşan Görme Tembelliği. AMNEZİ Hafızanın Kısmen Veya Tamamen Kaybolması. ANALJEZİK Ağrı Kesici. ANEMİ Kısaca, Halk Arasında Kansızlık Olarak Bilinen Anemi, Alyuvarların Sayı Olarak Az Olması Ve Alyuvarların İçerisinde Bulunan Hemoglobin Adı Verilen Maddenin Miktarının Azlığıdır. ANEMİK Kan Değerleri Düşük Olan, Yani Kan Sayımında Eritrosit Sayıları Ve Hemoglobin Miktarı Düşük Olan Kişi. ANERJİ Özel Bir Antijene Cevap Verilmemesi Hali. Organizmanın Savunma Yeteneğinin Kaybolması. ANESTEZİ Doktorlar, Ameliyat Sırasında Ağrı Duymaması İçin, Ameliyattan Önce Hastaya Bir İğne Yapar Ya Da Solunum Yoluyla Bir Gaz Verirler. Hastanın Bilincini Yitirerek Uykuya Geçmesine Narkoz, Böylece Vücudundaki Ağrıları Duyamayacak Duruma Gelmesine Anestezi, Bu Duyu Yitimine Yol Açan Maddelere De Anestezik Denir. ANKSİETE İç Sıkıntısı, İç Daralması. ANOREKSİ Anorexia Nervosa, Özellikle Genç Kadınlarda Görülebilen, Yemek Yememek, Çok Az Uyumak, Buna Rağmen Çok Aktif Olmakla Beliren Psikolojik Bir Bozukluktur. Bu Durum Genellikle Kişinin Çok Şişmanladığı Kanısı İle Mübalağalı Bir Şekilde Rejim Uygulaması İle Başlar, Önceleri Kontrol Edilebilen İştah Bir Süre Sonra Hakikaten Yok Olur Ve Zayıflama Normal Ölçüleri Aşar. ANOSMİ Koku Alamama, Nezle Grip Gibi Enfeksiyonlarda Olabildiği Gibi Koku Siniri İle İlgili Beyin Bölgesindeki Patolojilerde De Görülebilir. ANSEFALİT Beyin İltihabı. ANTİENFLAMATUAR İltihabi Reaksiyonu Önleyen Madde, İlaç... ANTİSEPTİK Mikropları, Yani İnsan, Hayvan Ve Bitkilerin Dokularına Yerleşerek Hastalığa Yol Açan Bakteri, Virüs, Mantar Gibi Tek Hücreli Asalak Canlıları Yok Etmek Sağlıklı Yaşamın Temel Koşullarından Biridir. Antiseptik, Antibiyotik Ve Dezenfektan Gibi Değişik Adlarla Anılan Birçok Madde Bu Amaçla Geliştirilmiştir. Ama Genel Olarak "Mikrop" Öldürücüler Denen Bütün Bu Maddelerin Bazı Özellikleri Ve Kullanımları Farklıdır. ANTİSEPTİKLERİN TARİHİ İnsanlar, "Mikrop Kuramının" Bulunmasından Yüzyıllarca Önce Neden Ve Nasıl Etki Yaptığını Bilmeksizin Antiseptikleri Kullanıyorlardı. Örneğin Çiğ Etin Bol Tuz Ve Baharatla Yoğrularak Sucuk Biçiminde Saklanması, Sebzelerin Yoğun Bir Tuz Ve Limon Ya Da Sirke Çözeltisi İçinde Bekletilerek Turşu Yapılması, Bakterileri Büyük Ölçüde Yok Ederek Bu Besinlerin Bozulmasını Önlüyordu. Bugünkü Antiseptikler İse Louis Pasteur'ün Değerli Çalışmalarının Ürünüdür. Antiseptikler Nasıl Etki Yapar Kimyasal Antiseptiklerin Mikroplar Üzerinde Nasıl Etkili Oldukları Tam Olarak Açıklanamamıştır. Bu Maddeler Doğrudan Doğruya Mikrop Hücresine Girerek Yaşamsal İşlevlerini Engelleyebileceği Gibi, Mikrop Hücresinin Dış Zarını Eriterek De Yıkıcı Etki Gösterebilir. Ne Var Ki Birçok Antiseptik Normal Hücreler Üzerinde De Ayn Etkiyi Yapar. Bu Yüzden Bu Maddelerin Dikkatli Kullanılması Gerekir. Bazı Antiseptikler Ağızdan Alındığında Ya Da Vücuda Şırınga Edildiğinde Ağır Sonuçlara, Hatta Ölüme Yol Açabilir. ANTİSPAZMODİK Spazm Çözücü, Daha Çok İç Organlardaki Düz Kasların Kasılmalarını Çözen İlaç Grubuna Verilen İsim. ANTİSTATİK Statik Elektrik Birikimini Önleyen Madde. ANTİTOKSİK Toksin Giderici. ANTİTÜSSİF Öksürük Giderici. ANTİVİRAL Virüslara Etkili, Virusların Zararlı Etkilerini Önleyen. ANÜLER Halka Şeklinde. ANÜRİ İdrar Çıkaramama. ANÜS Makat, Sindirim Kanalının Bitiş Kısmı. AORTA Kalpten Çıkan, Vücudun En Büyük Damarı, Kalpten Çıktıktan Sonraki Kavisli Bölümüne Arcus Aorta, Göğüs Kafesi İçersinde Seyreden Kısmına Torasik Aorta Ve Karın İçersinde Seyreden Bölümüne De Abdominal Aorta Denir. AORTİK ANEVRİZMA Aort Damarının Her Hangi Bir Bölümünde Görülen Genişleme. APANDİSİT Kör Barsak (Apendiks) İltihabı. APATİ Çevre İle Anormal Derecede İlgisizlik, Duygusuzluk, Kayıtsızlık. APEKS Uç, Tepe, Zirve. APİROJEN Ateş Yükselmesine Neden Olan Herhangi Bir Madde Taşımayan. APNE Solunumun Geçici Bir Zaman İçinde Durması. APOPLEKSİ Felç, İnme. ARAKNOİD Beynin Üzerinin Örten İnce Zar. ASETABULUM Uyluk Kemiğinin Başının, Kalça Kemiği İle Eklem Yaptığı Çukurluk ASETİLSALİSİLİK ASİT Yaygın Olarak Kullanılan Ve Bilinen Aspirinin Kimyasal Adı. ASİDOZ Organizmanın Asit Baz Dengesinde Asit İstikametinde Bozulma Sonucu Ortaya Çıkan Entoksikasyon Tablosu. ASO Antistreptolizin O İçin Kullanılan Kısaltma. Streptolizin, "Hemolitik Streptokok" Adı Verilen Bakterilerin Salgıladığı Toksinin Adıdır. Bu Toksinin Varlığını Tespit İçin Yapılan Tetkike De Kısaca ASO Adı Verilir. ASO, Romatizma Gibi Bazı Hemolitik Streptokok Enfeksiyonlarında Yükselir Bu Açıdan Teşhis Te ASO Değerleri Önem Taşır. AŞİL TENDONU Baldır Arka Kısmındaki Kas Grubunun, Topuk Kemiğine Birleşmesini Ve Ayağın Aşağı Yukarı Hareketini Sağlayan Yapı(Kiriş). ATROPİN Belladonna (Güzel Avrat Otu) Adlı Bitkiden Elde Edilen Bir Alkaloiddir. Tıpta Çok Değişik Kullanım Alanları Vardır. Örneğin, Göz Dibinin Muayenesinde, Göz Bebeğinin Genişletilmesi İçin, Ayrıca Anesteziden Önce Üst Solunum Yollarında Salgıların Azaltılması İçin Kullanılır. |
| |||
| Ce: Tıbbi terimler sözlüğü BAĞIŞIKLIK Belirli Bir Mikroorganizmaya Karşı Vücudun Direncidir. Aktif Ve Pasif Olmak Üzere İki Tip Bağışıklık (İmmünite) Vardır. Aktif İmmünite, Hastalığın, Çok Hafif De Olsa, Bizzat Geçirilmesiyle Oluşur. Hastalığa Neden Olan Organizmalar, Vücutta Antikor Reaksiyonları Uyandırırlar Ve Bu Reaksiyonlar, Bazı Vakalarda, Hayat Boyu Devam Eder. Pasif İmmünite İse, Antikor Reaksiyonu Uyandırıcak Nitelikte, Fakat Kuvveti Azaltılmış Veya Değiştirilmiş Olan Mikropların Vücuda Aşılanmasıyla Oluşur. BAKTERİ Tek Hücreli Mikroorganizmalardır. Bunlar, Mantarlardan Küçük, Fakat Virüslerden Büyüktürler. Bazıları Hastalık Yapıcı, Bazıları Zararsızdır; Bazı Bakteriler İse, Faydalıdırlar Örneğin, Toprağın Nitrojen Yapıcı Bakterileri. Bakteriler, Şekillerine Göre Sınıflandırılabilirler Coccus'lar Yuvarlak, Bacillus'lar Çubuksu, Vibrio'lar Virgül Şeklinde, Spirillum'lar Dalgalıdır. BAKTERİYEMİ Bakterilerin Veya Bakteri Toksinlerinin Kana Geçmesiyle Oluşan Ateş, Titreme İle Seyreden Klinik Tablonun Adıdır. Eş Anlamlı Olarak Septisemi De Kullanılır. BALLİSMUS Kol Ve Bacakların, İstemsiz, Şiddetli, Atıcı Hareketleridir. Bu Durum, Gövdenin Yarısında Görüldüğü Takdirde, "Hemiballismus" Adını Alır. BANDAJ Yara Sarmaya Veya Yaraları Kapatan Gazları Ve Tespit Edici Tahtaları Yerinde Tutmaya Yarayan Kumaş Parçasıdır. BARBİTÜRAT'LAR Sinir Sistemini Uyuşturucu Etkileri Olan Maddelerdir. BASİL Çomak Şeklindeki Mikroorganizmalardır. Örneğin Tüberküloz'un Etkeni Koch Adı Verilen Basildir. BATIN Gövdenin, Göğüs Ve Pelvis Bölgeleri Arasındaki Kısmıdır. Göğüsten, Bir Kas Bölme Teşkil Eden Diafragma İle Ayrılmış Olan Batının, Alt Kısmında Pelvis Boşluğu İle Devamlılığı Vardır. BAZAL METABOLİZMA Vücut Yüzeyi Birimine Göre Hesap Edilen, İstirahat Anında Sarf Edilen Enerji Miktarıdır.Vücut Yüzeyi Şahsın, Boyu Ve Kilosundan Hesap Edilir.Troid Bezinin Fazla Çalışmasında, Bazal Metabolizma Yükselir. BELL PARALİZİSİ Yüz Siniri Felcidir. BENCE-JONES PROTEİNİ Myelomatosis Gibi Kemik İliğini İlgilendiren Hastalıklarda, İdrarla Çıkartılan Bir Cins Protein. BENİGN İyi Huylu. BERİBERİ B Vitamini Noksanlığında Meydana Gelen Ağır Bir Polinevrit. BİFİD İki Bölüme Ayrılmış Durumda Olan, Çatallı, Yarık. BİFURKASYON İki Dala Ayrılma Yeri. BİKONKAV Her İki Yüzeyide Konkav, İç Bükey Veya Oyuk Olan. BİLATERAL Her İki Tarafa Ait Olan, İki Taraflı. BİLİRUBİN Hemoglobinin Yıkılmasından Açığa Çıkan Kırmızı Boya. BİLİRUBİNEMİ Kanda Bilüribinin Artması. BİSEKSÜEL İki Cinsiyetli, Hem Erkek Hem Dişi. BİYOPSİ Canlı Bir Dokudan Muayene Edilmek Üzere Küçük Bir Parça Alınması. BLEFARİT Göz Kapaklarının, Özellikle Kenar Bölümlerinin İltihabı. BONE Kemik. BOTULİSMUS Basillus Botulismus Toksinleri İle Meydana Gelen Zehirlenme. BRADİKARDİ Kalbin Dakikadaki Atım Sayısının Azalması. BRAKİYALJİ Kol Ağrısı. BRONCHİOLİTİS Solunum Sisteminin En Küçük Fonksiyonel Üniteleri Olan Bronşiollerin İltihabına Denir. BÜL Ciltte İçi Sıvı Dolu Kabarık Oluşumlar. Çapları 0.5 Cm'den Büyüktür. Küçük Olanlarına Vezikül Denir. BÜLLÖZ Büllerden Oluşan Lezyon. |
| |||
| Ce: Tıbbi terimler sözlüğü CADUCEUS Mitolojide Tanrı'nın Habercisi Olan Merkür'ün Asasıdır. ABD Ordusu Tıp Mensuplarının Sembolü Olup, Tıp Biliminin Sembolü Olan Eskülap Asaından Farklıdır. Merkür Asaının Çevresinde İki Yılan Vardır, Eskülap'ta İse, Bir Yılan Bulunur. CAISSON HASTALIĞI Vurgun. Dalgıçlarda Ve Çok Yükselen Havacılarda Atmosfer Basıncının Ani Değişimlerine Bağlı Olarak Meydana Gelir. CALCANEUS Topuk Kemiği. CANDIDA Bir Mantar Çeşidi. CERAHAT Alyuvarlar, Bakteri Ve Yıkılmış Doku Kalıntıları Gibi İltihap Ürünlerini Kapsayan Doku Sıvısıdır. CERRAHİ Tıbbın En Eski Dallarından Biridir. İlaçla Ya Da Başka Tedavi Yöntemleriyle İyileştirilemeyen Hastalıkların, Yaralanmaların, Vücuttaki Yapı Bozukluklarının Ameliyatla Onarılmasına Ya Da Hastalıklı Organı Kesip Çıkararak İyileştirilmesine Dayanır. CERUMEN Kulak Kiri. İnsan Kulağında Normal Olarak Bulunan Balmumu Kıvamındaki Salgıdır. Bu Salgının Fazlalığı, Kulak Tıkanması Ve Geçici Sağırlığa Yol Açar. CESTODIASIS Yassı Solucan Enfeksiyonudur. CLAVİCULA Köprücük Kemiği. COR Kalp. |
| |||
| Ce: Tıbbi terimler sözlüğü DAKRİYOADENİT Gözyaşı Bezi İltihabı. DAKRİYOLİT Gözyaşı Taşı. DAKRİYOSİSTEKTOMİ Gözyaşı Kesesinin Ameliyatla Çıkartılması. DAKRİYOSİSTİT Gözyaşı Kesesi İltihabı. DAKRİYOSİSTOGRAFİ Kontrast Madde Verilerek Gözyaşı Kesesi Ve Kanalının Radyolojik Olarak İncelenmesi. DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ Gözyaşı Kanalının Tıkalı Olduğu Durumlarda Uygulanan, Kesenin Burun Boşluğuna Diranajını Sağlayan Ameliyat. DALTONİZM Renk Körlüğü. DANSİMETRE Yoğunluk Ölçen Cihaz. DEBİLİTE Zeka Geriliği. DEFEKASYON Dışkının Dışarı Atılması. DEFEKT Eksiklik, Kusur. DEFİBRİLATÖR Kalbin Normal Dışı Hızlı Atımını Durdurarak Tekrar Normal Kalp Ritmine Dönmesini Sağlayan Araç. DEFLORASYON Kızlık Zarının Yırtılması. DEFORMASYON Şeklini Bozma. DEFORMİTE Şekil Bozukluğu. DEJENERASYON Dokuların Normal Yapılarının Bozulup Normal Fonksiyonlarını Yapamıyacak Hale Gelmeleri. DEKOMPRESYON Baskı Yapan Gücün Veya Baskının Kaldırılması. DEKONJESTAN Konjesyonu (Şişme) Azaltan, Dekonjessif. DEKÜBİTİS Yatalak Olanlarda Hareketsizlik Sonucu Sırtta Ve Kalçalarda Açılan Yaralar. DELİRİUM Zehirlenmeler, Ateşli Hastalıklar, Epilepsi, Histeri Ve Akıl Hastalıklarında Görülebilen, Titreme, Hallüsinasyonlar Ve Saldırganlıkla Birlikte Bilincin Kaybolması Tablosuna Verilen İsim. DEMANS Bunama, Muhtelif Formları Vardır.Senil Demans, Presenil Demans, Toxic Demans. DEMİYELİNİZASYON Sinir Liflerinin Etrafını Saran Myelin Tabakasının Kaybı. DEMONSTRASYON Göstererek Öğretme. DEMORALİZASYON Moral Çöküntü. DEONTOLOJİ Aynı Meslek Grubunda Olan İnsanların Birbirleri İle Olan İlişkilerinde Uyulması Öngörülen Ahlaki, Moral Değerler. DEPİLASYON Kılların Çıkartılması İşlemi. DEPRESYON Ruhsal Ve Bedensel Çöküntü, İsteksizlik. DERMABRAZYON Deri Üzerindeki Benler Veya Yara İzlerini Ortadan Kaldırma Amacı İle Yapılan Kazıma İşlemi. DERMATİT Cildin İltihabi Durumu. DERMATOLOJİ Cildiye, Cilt Hastalıklarını İnceleyen Bilim Dalı. DERMİS Ciltte En Üst Tabaka Olan Epidermis'in Altındaki Tabakaya Dermis Adı Verilir. DÜŞÜK Fetusun, Gebeliğin 28. Haftasından Önce Ölümü, Ve Rahmin Dışa Atılmasıdır. |
| |||
| Ce: Tıbbi terimler sözlüğü E.E.G Elektroansefalografi Kelimesi İçin Kullanılan Kısaltma. E.K.G Elektrokardiogram Kelimesi İçin Kullanılan Kısaltma. EDEMA Ödem, Vücudun Her Hangi Bir Yerinde Hücre Dışında Anormal Su Birikmesi. EFERVESAN Suya Atıldığı Zaman Küçük Gaz Kabarcıkları Çıkartarak Köpüren, Eriyen. EFFEKT Tesir, Etki. EFFEKTİF Etkili, Tesirli. EFFÜZYON Vücut Boşluklarında Veya Doku İçerisinde Sıvı Birikmesi. "Plevral Effüzyon" İki Plevra Yaprağı Arasında Sıvı Birikmesidir. EKİNOKOK Köpek Ve Kurtlar, Nadiren Kedilerde Bulunan Bir Parazit Olup Larvaları Memeli Canlılarda Büyüyerek Hidatik Kistleri Yaparlar. EKLAMPSİ İlerlemiş Gebeliklerde Veya Doğumdan Hemen Sonra Yüksek Kan Basıncı, Ödem Ve İdrarda Protein Yükselmesi İle Karekterize Nöbetler Ve Önlem Alınmazsa Bilincin Kaybolması Hali. EKO Yankı. EKOENSEFALOGRAM Beynin Ekoensefalografi İle Elde Edilen Çizelgesi. EKOKARDİYOGRAM Ekokardiyografi Yoluyla Elde Edilen Çizelge. EKOKARDİYOGRFİ Kalp, Damar Sisteminin Teşhisinde Kullanılan Ultrasonik Bir Yöntem. EKOLALİ Hastanın Kendisine Söylenilen Sözleri Anlamsız Şekilde Aynen Tekrarlaması. EKSİZYON Bir Dokunun Çıkartılıp Atılması. EKTAZİ Genişleme. Örn. Bronşektazi. EKTODERM Derinin En Dış Tabakası. EKTOPİ Her Hangi Bir Organın Normal Bulunması Gereken Yerde Değilde, Vücudun Başka Bir Yerinde Olması Hali. EKTROPİON Göz Kapaklarının Serbest Kenarlarının Dış Tarafa Kıvrılmaları. EKZEMA Deride Kızarıklık, Şişme, Veziküller, Kaşıntı Gibi Belirtilerle Görülen Daha Çok Psikosomatik Nedenli Cilt Rahatsızlığı. Akut Ve Kronik Diye Ayrıldığı Gibi Yaş Ve Kuru Ekzema Cinsleri De Vardır. ELEKTROANSEFALOGRAFİ Beynin Elektriki Faaliyetlerinin Grafik Olarak Gösterilmesi. ELEKTROKARDİOGRAFİ Kalp Adelesinin Faaliyetlerinin Grafik Olarak Gösterilmesi. ENDOKRİNOLOG Endokrin Sistemin Yapı, Patolojileri Ve Tedavisi Konusunda Uzman Kişi. ENDOKRİNOLOJİ İç Salgı Bezlerinin Fonksiyonlarını, Normal Dışı Çalışma Sonucu Oluşan Hastalıklarını Ve Bunların Tedavilerini İnceleyen Tıp Dalıdır. ENSEFALON Beyin. ENVAZYON Yayılma, Örneğin Kafatasındaki Bir Tümörün Beyin Dokusuna Envazyonu Denince Tümörün Beyine Yayılması Kastedilir. EPİTEL Organ Ve Vücut Yüzeylerini Örten Hücre Tabakası. EROZYON Deri Veya Mukozada Görülen, Sınırlı Bir Bölgede Epitel Kaybı, Yüzeyel Yaralar. Örneğin; Cervical Erozyon, Halk Arasında Rahim Ağzında Yara Olarak Bilinir. |
| |||
| Ce: Tıbbi terimler sözlüğü ADRENALİN Böbreküstü Bezlerinin İç Kısımları Tarafından Salgılanan Bir Hormondur. Tabiatta Bu Hormonun Görevi, Organizmayı Acil Harekete Hazırlamaktır Ve Etkisini, Nabzın Atışı, Kanın İç Organlar Ve Deriden Kaslara Sevk Edilmesi, Karaciğerdeki Glikojenin Glikoza Değişmesi Ve Böylelikle Acil Bir Enerji Kaynağı Sağlanması Şeklinde Gösterir.RACRUH TAN ALINTI SAĞLIK BAKANIMIZ ÇOŞŞŞTU |
| |||
| Ce: Tıbbi terimler sözlüğü FALKS SEREBRİ Beynin Sağ Ve Sol Yarı Kürelerini Birbirinden Ayıran, Orağa Benzediği İçin Bu İsim Verilen Kalın Zar. FALLOP TÜPLERİ Her Biri Yaklaşık 10 Ar Cm. Uzunluğunda, Uterusun Üst Köşelerinden Yumurtalıklara Kadar Uzanan İki Borudur. Tuba Uterina Veya Uterus Tüpleri De Denir. FALLOT'S TETRALOGY Kalbin Doğumsal Bir Anomalisine Verilen İsim. FAMİLYAL Irsi, Kalıtsal, Herediter. FARİNKS Yutak. FASİAL PARALİZİ Yüz Siniri Felci, Bu Sinirin Felcinde Yüzün Yarısı Kısmen Hareketsiz Ve İfadesiz Kalır. Santral Ve Periferik Olmak Üzere İki Türlü Olur. FASİAL SİNİR Yüz Siniri, Yedinci Kafa Çifti. FAT Yağ. FATAL Öldürücü, Ölümle Sonuçlanan. FEBRİL Ateşli, Hummalı. FEÇES Dışkı. FEKALİT Barsakta Bir Kısım Dışkının Sertleşmesi Sonucu Oluşan Dışkı Taşı. FEMUR Uyluk Kemiği. FERMENT Bazı Organların Salgılarında Bulunup Kimyasal Değişikliklere Etki Eden Maddeler. FERMENTASYON Mayalanma. FERRİTİN Demir Elementinin Vücutta Depo Edilen Şekli. FERTİL Gelişme Yeteneği Olan, Doğurabilen. FERTİLİTE Doğurma Yeteneği, Verimlilik. FETAL Fetus'a Ait. FETUS Üçüncü Gebelik Ayı Başından Doğuma Kadarki Devre İçinde Ana Rahmindeki Canlıya Verilen İsim. FİBRİN Kanın Pıhtılaşmasına Yarayan Albumin Cinsinden Bir Madde. FİBRİNEMİ Kanda Fibrin Bulunması. FİBRİNÜRİ İdrarda Fidrin Çıkması. FİBROM İyi Huylu Bağ Dokusu Uru. FİBRO-SARKOM Bağ Dokusunun Kötü Huylu Tümörü. FİBRÖZ Lif Dokusu FİBULA Bacaktaki İki Kemikten Dış Kısımda Olanıdır. Üstte Tibia İle Eklem Yapar Diz Eklemi Yapısına Girmez, Altta İse Ayak Bileği Eklemine İştirak Eder. FİLARİA Omurgalı Canlıların Kanında Ve Dokularında Yaşayan Kıl Kurdu Cinsi Parazit. Elefantiazis Denilen Rahatsızlığa Neden Olur. FRENİK SİNİR Nervus Frenicus. Göğüs Boşluğu İle Karın Boşluğunu Birbirinden Ayıran Diafragmanın Sinirine Verilen Addır |
| |||
| Ce: Tıbbi terimler sözlüğü GALAKTEMİ Kanda Süt Bulunması. GALAKTORE Memeden Kendiliğinden Süt Gelmesi. GALAKTOSEL Memede, İçi Süt Dolu Kist. GALAKTOZ Süt Şekeri. GALAKTOZÜRİ Gebelerde İdrarla Galaktoz Çıkması. GALAKTÜRİ İdrarın Süt Görünümünde Çıkması. GANGLİON Lenf Bezi, Bazı Ufak Urlara Verilen İsim. GANGREN Dokunun Ölmesidir, Ancak Halk Arasında Daha Çok Bir Uzvun Vücuda Bağlıyken Ölmesi Anlaşılır. GASTRİT Mide İltihabı. GASTRODÜODENİT Mide Ve Onikiparmak Barsağının İltihabı. GASTROENTERELOG Mide, Barsak Hastalıkları Mütehassısı. GASTROENTERİT İshalle Seyreden Mide Barsak İltihabı. GASTROENTEROLOJİ Mide, Barsak Hastalıkları Bilgisi. GASTROİNTESTİNAL Mide - Barsak. GASTROLİT Mide Taşı. GASTROMEGALİ Midenin Genişlemesi. GASTRONOMİ İyi Yemek Yeme Bilimi. GASTROPTOZİS Mide Düşüklüğü. GASTROSKOPİ Hastaya Yutturulan Bir Kamera İle Midenin Görerek Muayene Edilmesi. GİARDİA Tek Hücreli Organizmalardandır. Esas Adı Giardia Lamblialis Olup, Sindirim Sisteminde Yerleşir. GİARDİASİS Giardia İntestinalis Adlı Mikroorgnizmanın Sebep Olduğu Hastalık. |
| |||
| Ce: Tıbbi terimler sözlüğü HABİTÜEL İtiyadi, Alışkanlığa Bağlı. HALLUKS Ayak Başparmağı. HALLÜSİNASYON Gerçekte Olmayan Şeyleri Algılamak. HALOTAN Anestezik Bir Madde. HAMARTOM Yeni Oluşmuş Kan Damarlarında Meydana Gelen Tümör. HAMARTROZ Eklem Boşluğuna Kan Dolması. HAŞİŞ Esrar, Haşhaş. HEMAGLÜTİNASYON Kan Yuvarlarının Aglütinasyonu. HEMANJİEKTAZİ Kan Damarlarının Genişlemesi. HEMANJİOM Kan Damarlarından Dogan Urlar. HEMATEMEZ Kan Kusma. HEMATOLOG Kan Hastalıkları Uzmanı. HEMATOM Organ İçerisinde Veya Aralarında Kan Birikmesi. HEMATOMİYELİ Omurilikte Kanama. HEMATOSEL Testis Torbalarında Kan Birikmesi. HEMORAJİ Kanama. HERPES Uçuk, İçi Sıvı Dolu Vezikül. HERPES SİMPLEKS Aynı Adı Taşıyan Virüsün Sebep Olduğu Çeşitli Deri Ve Mukoza Bölgelerinde Yaygın, Küçük, İçi Sıvı Dolu Oluşumlar İle Belirgin Virütik Enfeksiyon. HİLER Hilus'a Ait. Örneğin, Hiler Lenf Adenopati Denildiği Zaman Hilus'a Komşu Lenf Bezlerinde Büyüme Anlaşılır. HİLUS Organlarda Büyük Damar Ve Sinirlerin, Akciğerlerde Solunum Yollarının Giriş Kapısı. HİPERKROMAZİ Pigment Fazlalığı Gösteren. HİPOFİZ Beyin Tabanında Burun Arkasının Üst Kısmına Uyan Bölgede Hormon Salgılayan Bir Bezdir. |