Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Güncel > Türkiye Gündemi > Manşet
Duyuru

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (Daim)  
Eski 20.01.08, 15:10
Forum Vekili
 
Üyelik Tarihi: 15.11.07
Mesajlar: 3,344
Karizma Puanı: 364
Manşet is a name known to allManşet is a name known to allManşet is a name known to allManşet is a name known to allManşet is a name known to allManşet is a name known to all
Bu sorular soruldukça...

"Biz kaç kişiyiz?" toplantılarında Tuncay Özkan'ı dumura uğratan soru

Tuncay Özkan'a yöneltilen bir soru, ümitlerimi artırdı. Bunlar soruldukça sis bulutlarının dağılacağına inanmaya başladım. Çünkü sadece bir soru yöneltmek, rakamlar, istatistikler ve tespitlerle süslenen anlatımları bir noktaya kilitlemeyi başarıyor:



İyi de çare nedir?



Ya da "Anlattıklarınıza iştirak etmemek mümkün değil. Bu durumda bizden ne istiyorsunuz? Neler yapmalıyız?"



***



Tuncay Bey, Anadolu'yu dolaşıyor. Eğer bir isim koymak gerekirse "Biz kaç kişiyiz?" toplantıları yapıyor. Daha evvel de aynı yolu deneyenler olmuş, çalışmalarını milletvekilliği ile noktalamak istemişti.



Bunlar güzel şeyler. Fildişi kulelerden inip, insanların arasına karışmak gayet güzel. Onların nabzını tutmak, isteklerini öğrenmek, vekâletlerini alıp, mücadelesini Meclis çatısı altında sürdürmek isteyene kim ne diyebilir?



"Problemleri çözebilecek insan benim." diyen herkes bu yolu yürümek zorundadır. Tuncay Bey de siyaset yolunun yokuşlarını ve kıvrımlarını geçtikçe kim bilir neler görecek, neler düşünecek?



"Çarıklı erkan-ı harbin" aslında her şeyi fark ettiğini ama vekaletini gönül rahatlığı içinde verecek temsilciler bulmakta zorlandığını görebilmek başka türlü mümkün değil.



***



Evet, vatandaş birçok şeyin farkında. Ekranlardan, meydanlara kurulan kürsülerden mahrum olduğu için o da kendi imkânları ölçüsünde bir şeyler yapmaya çalışıyor.



Arkadaşlarımdan biri geldi. Tuncay Bey'i dinlemiş. Duyduklarını benimle de paylaşmak istemiş. Verilen rakamlara, ortaya konulan problemlere bakınca ümitleri kırılmış.



Konuştuk. Anlattıklarını müzakere ettik.



Tuncay Bey, memleketin AKP iktidarıyla nasıl bir kötü sona doğru gittiğini anlatmış. Dış borçların nerelere vardığını rakamlarla vermiş. Ardından birinci problem olarak depremi gördüğünü söylemiş. Tedbir alınmadığı takdirde can ve mal kaybı olarak depremle önümüze çıkacak maliyeti çıkarmış. Bazılarının depremi birinci sıraya koymasını yadırgadığını da ifade etmiş.



Rakamlar korkunç...



Ardından işsizliğe girmiş; orası da korkunç.



İşsizlik problemini daha da derinleştirecek bir konuya girmiş Tuncay Bey. Duyunca hayret ettim. Herhangi bir durumda doğudan ve güneyden yani Irak ve İran'dan Türkiye topraklarına üç buçuk milyon insanın göç edeceğini söylemiş.



Dicle ve Fırat boylarında dört yeni kent kurup, bu insanların o kentlere yerleştirilmesini teklif etmiş. "Toprak reformu yaparak geçinme imkânı verebiliriz." demiş.



Kurulacak dört yeni kentin maliyetinin bir kısmının öz kaynaklarımızdan, bir kısmının da yurtdışından borçlanarak temin edilebileceğini anlatmış.



***



Arkadaş, öğrendiği bilgilerin uyardığı dehşetle soruyor:



"Borçların artmasından şikâyet ederken bile yine dışarıdan borç alarak iş yapmaya kalkıyoruz. Bu işin içinden nasıl çıkılır?"



Bense başka bir yerdeyim. Üç buçuk milyon göçmene dört yeni kent kurmaya takılıyorum. Göçmen değil, kalıcı üç buçuk milyon yeni nüfus yani!



Tuncay Bey Anadolu insanıdır; arazi yapısını bilir. Toprak reformuyla ne kadar çözüm bulunur ki? Dağları mı parselleyeceğiz? Zaten miras yoluyla bölünen topraklar mevcudu doyurmaya yetmiyor. O yüzden batıya göçü durduramıyoruz. Bir de üç buçuk milyon yeni insan!..



***



Sorular art arda geliyor. Bu bilgiler karşısında susulur mu?



Zaten dinleyiciler de susmamış. "Bize düşen nedir? Geçim derdiyle boğuşan insanlarız. Yapabilecek ne var? Söyleyin." demiş.



Cevaplar tek noktada toplanıyor: AKP iktidarından kurtulmak...



Ya sonra?



Vatandaş sonrasını da sormaya başlayacak. Sorular gösterecek ki, problemlerden dağlar örmek, sadece önümüzü daha fazla kapatıyor. İktidara taşımıyor.



Çare yıkmaktan değil, vatandaşa yapabileceği olumlu şeyler söyleyerek vatanı ve evlatlarının geleceği için faydalı olma hazzını tattırmaktan geçiyor. O zaman "Biz kaç kişiyiz?" sorusu da manasını yitirir zaten. Çünkü bu millet faydalı olanları hiçbir zaman yalnız bırakmadı.




HAMDULLAH ÖZTÜRK/ZAMAN
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Güncel > Türkiye Gündemi > Manşet


Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML kodu Açık
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cevapsız Sorular EarthQuakeR Resimlerin Dili 1 19.06.07 08:49
:) Sik Sorulan Sorular king_mujo Geyik Muhabbet Ve Komedi 3 13.05.07 21:43
Kamusal alan ve papa ziyareti,sorular, sorular, sorular, sorular....! uurbey Türkiye Gündemi 2 20.11.06 08:41
Sorular:, maskeli_yabanci Geyik Muhabbet Ve Komedi 0 30.08.06 16:14


Şuan saat: 03:14 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0