Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Güncel > Türkiye Gündemi > Manşet

Duyurular

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Gösterim Modu
  #1 (Daim)  
Alt 16.12.07, 06:51
Forum Vekili
 
Üyelik Tarihi: 15.11.07
Mesajlar: 3.344
Karizma Puanı: 368
Manşet is a splendid one to beholdManşet is a splendid one to beholdManşet is a splendid one to beholdManşet is a splendid one to beholdManşet is a splendid one to beholdManşet is a splendid one to beholdManşet is a splendid one to behold
Gitmek mi zor kalmak mı?

'Gitmeyi düşünüyorum' demediler! Onlar bağrına taş basan vatan sevdalıları...

Gitmek mi zor kalmak mı?



Ünlü piyanist Fazıl Say'ın 'Bütün bakanların eşi başörtülü, zaten onlar yüzde 70, biz yüzde 30. Çekip gitmeyi düşünüyorum.' sözleri kadim bir tartışmayı yeniden alevlendirdi.



Tarihimiz sürgünler ve küskünler tarihi desek yeridir. Son toplu sürgün 12 Eylül'de yaşanmış, aralarında Cem Karaca gibi sanatçıların da bulunduğu 14 bin kişi vatandaşlıktan atılmıştı. Komünistleri Moskova'ya, dincileri Arabistan'a sürmek, böylece önemli bir sorundan toptan kurtulmak (!) gibi bir alışkanlığımız var. Birbirimize katlanmak, birlikte yaşamanın yollarını aramak nedense bazılarına zor gelir. 'Çek git' demenin gizli tuhaf bir hazzı vardır dudaklarında. 'Ülkenin sahibi biziz, buralar bizden sorulur' cakası çok hoşlarına gider. 'Buradayız ve hiçbir yere gitmiyoruz' meydan okuması canlarını sıkar. Dikensiz gül bahçesi hayallerinin suya düşmesinden rahatsız olurlar.



Bunun karşısındaki grup ise 'Giderim ha!' ekibi. Kendilerini ülkeye fazla gördüklerinden 'kıymet bilmez nadanlarla işim yok' deyip gitmekle tehdit ederler. Belki bir vize sorunu ya da ellerine ulaşmayan bir davet tetikler kaprislerini. Herkese, konser sırasında cep telefonunu kapatmamış maganda muamelesi yapabileceklerini düşünürler. Yüzde 30 hayıflanmasına 'ne zaman yüzde 40 oldunuz ki' cevabı vermeye gerek yok. Zaten yılın 330 gününü dışarıda geçirdiği için tehdidin içeriği, maddi varlığından mahrumiyet değildir. Bize bahşettiği onuru çekip almaktan söz etmektedir. Her şeye rağmen bu çınardan kopan her yaprağa üzülürüz. 'Gideceksen git, hiç kimse bu ülkeden büyük değildir' demeyiz. Biliriz ki bu ülke her rengi bağrında yaşatabildiği ölçüde büyük kalacaktır. 'Gerçekten yaşanmaz bir vatan üzerinde miyiz?' diye sormak gerekiyor.



Birileri için yaşanmaz hale getirilmeye çalışıldığı muhakkak. Dünkü gazetelerde yer alan iki haberi yan yana okuduğumuzda konu daha iyi anlaşılır. İkisinin de merkezinde yeni YÖK başkanı var. İlkinde başkan Yusuf Ziya Özcan, Doç. Şahin Filiz'i aramış ve yanında olduğunu, her türlü görüşünü rahatlıkla savunabileceğini belirtmiş. Şahin hakkındaki soruşturma da kaldırılmış. Şahin, felsefeci olduğu halde fıkıh alanına giren ve 'Kur'an'da başörtüsü yoktur.' diyen öğretim üyesi. İkinci haber ise Özcan'ın Meclis Başkanı Köksal Toptan ile konuşurken ağzından kaçırdığı cümle. İddiaya göre Başbakan Tayyip Erdoğan, YÖK başkanını uyarmış ve 'Aman hocam fazla konuşma, ipimizi çekerler' demiş. Şu yüzde 70'in büyük parçasının lideri, iki dönemdir tek başına iktidar olan partinin genel başkanı bu sözleri sarf etmiş. Hani çoğunluğun baskısı vardı!



Bazı lüks arabaların arkasında şöyle yazıyor: Kıroyum ama para bende. Yaşadıklarımız biraz buna benziyor, 'azınlığız ama güç bizde'. Her fırsatta bir bardak suda koparılan fırtınanın gerçek sebebi de bu orantısız güç dağılımının devamını sağlamak. Necip Fazıl'ın 'Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul / Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa' dediği türden bir paylaşım. İktidarı, parayı, refahı Necip Fazıl'ın hesabına göre dağıtanları görünce lunaparklardaki bir oyun aklıma geliyor. Hani elinizde bir sopa ile bekliyor, farklı deliklerden kafasını çıkaranı vuruyorsunuz. Ne kadar çok vurursanız o kadar puan alıyorsunuz.



Gitmek deyince bir de bağrına taş basıp gurbet mahkûmiyetine gönüllü katlananlar var. Başörtüsünden dolayı okuma hakkı elinden alındığı için Romanya'larda, Macaristan'larda ömür tüketen gencecik kızlar var. Katsayı adaletsizliğinden dolayı Sibirya'da üniversite eğitimi almak zorunda kalan delikanlılar da gitme kal demeyi fazlasıyla hak ediyordu. Bir şaki gibi ülkesinden uzakta yaşamak zorunda bırakılan ve orada hayata gözlerini yumanlar; Anadolu'dan gelen toprakları odasının başköşesine yerleştirip hasret gidermeye çalışan vatan sevdalıları da unutulmamalı.



BÜLENT KORUCU - ZAMAN
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Güncel > Türkiye Gündemi > Manşet


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Gösterim Modu

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Açık
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Yazar Forum Cevaplar Son Mesaj
Ortada Kalmak... joeblack67 Konusuz Konular 0 16.09.07 20:01
Bu Dönemde Atatürkçü Kalmak Zor tazmaniamont Mustafa Kemal Atatürk 16 01.07.07 15:47
Torres kalmak istiyor SportMan Diğer 0 22.02.07 23:22
Geç Kalmak!! nazlı Şiirler 3 19.11.06 18:04
Gitmekmi Zor _?_, Kalmak Mi_?_ Murat57 Geyik Muhabbet Ve Komedi 2 17.08.06 12:33


Tüm Zaman GMT +2 Olarak ayarlı. Saat: 01:46.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Beta 1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0