Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Güncel > Magazin Haberleri

Duyurular

Magazin Haberleri Renkli ışıklar altında gördüğümüz ve hayatlarını merak ettiğimiz ünlülere dair haberler. Onları yerden yere vurabileceğiniz veya beğeninizi özgürce sergileyip haberlerine ulaşabileceğiniz bir bölüm.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Gösterim Modu
  #1 (Daim)  
Alt 17.07.06, 09:20
Oya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Oya Oya isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Forum Kurdu
 
Üyelik Tarihi: 14.07.06
Şehir: İstanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 540
Karizma Puanı: 137
Oya has a reputation beyond repute
Ajda Pekkan: Çarşaf giyip gezeceğim

Ajda Pekkan: Çarşaf giyip gezeceğimAjda Pekkan: "En çok kadın bakışlarından rahatsız oluyorum, o yüzden kalabalık ortamları sevmiyorum. Neresini yaptırdı, ne giydi diye, erkekten beter, mütecaviz bakıyorlar"

Balçiçek Pamir'in röportajı
Sonunda onu yakaladım. Aslında büyük oyun çevirdim. Les Ottomans'da yemeğe gittiğini öğrendim ve masanın başına dikildim. "Siz röportaj vermiyorsunuz ama ben geldim" dedim.
Önce "Salyası aktı" ardından "Ölen kedisini doldurdu" haberleri Ajda Pekkan'ı öylesine kırmış ki, araya kimi koyduysam röportajı kabul etmedi. Beni karşısında birdenbire görünce tabii ki şaşırdı. Başını kaldırıp, gülümseyerek baktı. İki saniyelik bir duraklama ardından "Lütfen otur" dedi.
"Otur da beraber yemek yiyelim." İşte o yemeğin öyküsüdür bu röportaj. Ajda Pekkan karşınızda. Ulaşılmaz değil. Endişeleri, zayıflıkları, korkularıyla bizden biri. Öylesine içini açtı ki... Güldük, ağladık, harika bir sohbet gerçekleştirdik. İlgiyle okuyacağınızı düşünüyorum. Not: Fotoğraflar Ayşe Ersayın imzasını taşıyor. Ajda Pekkan' ı bulup kedisiyle görüntülememek olmazdı tabii. O fotoğraf ertesi güne ait.

YAŞI KÜÇÜK ERKEK OLMAZ
* Siz nasıl bir aileden yetiştiniz? "Arkanı dön ve çık" kavramıyla özdeşleştirdiğimiz güçlü kadın imajı nasıl oluştu yani?
-Asker bir babanın çocuğuyum. Babam despot ve sert tavırlı biriydi. Anneme yanlış davranışlarda bulunduğu için biz daha anneci yetiştik.

* Evde şiddet var mıydı?
-Olmaz mı? Anneme karşı daha fazlaydı, ben kısmen daha az dayak yedim. Bu aile görüntüsü yüzünden evlenmeyi hiç düşünmüyordum ama sırf evlenmiş olmak için evlendim. Sonrafark ettim ki kendi kendime evlenmiş boşanmışım zaten (gülüyor).

* Ya çocuk?
-Çocuk sahibi olmayı yine bu şiddet olaylarını yaşadığım için istemedim. Daha doğrusu baba olabilecek birini bulsaydım doğururdum herhalde. Tek başıma ebeveyn olmayı düşünmedim çünkü biz o şekilde yetiştirilmedik. Öyle bir özgüven ya da terbiye yoktu. "Kadın mutlaka erkeğe mecburdur, kadın zordur" şeklinde bastırılmış duygularla büyüdük. Bir dönem evlat edinmeyi düşündüm ama sonra jenerasyon farkı olacağı için vazgeçtim. Böyle bir delilik yaparsam kendim tüp bebek olarak doğururum, inan bana.

* Evliliklerinizde siz mi baskın kişiliktiniz?
-Hep samur kedi oldum. Tekir olmayı beceremedim. Çöp bidonlarının içinde gezmedim. O yüzden erkekler ne istediğimi pek bilmedi. Hayatımda hiçbir dönem oramı buramı açıp poz verdikten sonra "Ay kocam kızar" diyen bir kadın olmadım tabii (gülüyor).

* Yaşça küçük bir erkek çekici gelir mi?
-Asla. Hayatımda hiçbir zaman beraber olduğum insanın benden üstün olmasını istemem. Ulaşamayacağım bir üstünlük o.

* Her erkek aldatır mı sizce? Hülya Avşar başlattı tartışmayı, herkes onayladı.
-Millet aldatılıyor, ardından kendini rahatlatmak için bu mazereti uyduruyor. Her erkek aldatmaz. Kendine güvenen, akıllı kadın erkeğini elinde tutar. Off, ne biçim bir polemik bu Balçiçek, şimdi gereksiz oldu yani(Gülüyor).

* Evde galoş giydirirmişsiniz, elinizi sürekli yıkarmışsınız. Sizin için çok titiz ve mükemmeliyetçi diyorlar. Doğru mu?
-Doğru. Ama bu şöhretten önce de vardı. Yani ben kendimi bildim bileli böyleyim. İnsanın kendini anlatması ne kadar zor biliyor musun? Konserlerimden önce "Bu gece benim kariyerim bitecek" diye kaygılanırım. Herkese "Benim için dua edin" derim. Ya sesim çıkmaz, ya hastalanırım ya mutlaka canımı sıkmak için bir şeyler bulurum.

* Sahnede içki içer misiniz?
-Asla. Öylesine bir adrenalin var ki orada gerek yok. Benim için ya hep ya hiçtir hayat biliyor musun? Diyet yaparım ölümüne. Bozarım, yine ölümüne. Sakatat, kebap, dondurma, profiterol, en sevdiklerim. Deli gibi yerim. Programlı ama programsız yaşarım.

* Bir mekâna girdiğinizde kadın bakışlarından rahatsız olur musunuz? Yani biz kadınlar bakarız, siz de bakarsınız.
-Bakıyorlar. Utanmadan gözlerini dikip, erkekten beter mütecaviz bakıyorlar. Neresini yaptırdı ne giydi? O yüzden de sevmiyorum kalabalık ortamları. Negatif elektrik aldığımda başımı öne eğip solucan gibi oluyorum. Çarşaf giyip gezeceğim artık (gülüyor)! Ama bazen de öylesine iyi bakan var ki. Hemen alıyorum iyi enerjiyi yüzümde gülücükler açıyor. O zaman onlarla saatlerce sohbet edip, fotoğraf çektirebilirim. Etraftaki insanlarin yaydığı enerji çok önemli.

Ölen kedinizi doldurttunuz mu?
-1995'te sokakta bir kedi yavrusu buldum. O zaman da Rumeli Hisarı'nda Farinelli söylemeye hazırlanıyorum, iddialarım var. Kedi yavrusunu attım arabaya. Sümüklüböcek gibi kıvrıldı. Klasik müzik dinleye dinleye geldik eve. Bir baktım masmavi gözleriyle sürekli ben izliyor. Peşimden geliyor. Evdeki diğer kedi de bir kıskandı, sorma. Uzun lafın kısası o küçük kediye resmen tutuldum. Ertesi gün 10 yıllık yardımcım ve şoförüm iki kediyi birden veterinere götürdüler. Ama o minik eve dönmedi. Yardımcıma
ne olduğunu sorduğumda, "Aman Ajda Hanım, öldü o kedi, bir kedi için abartmayın canım falan" deyince beynimden vurulmuşa döndüm. Meğer bu ikisi bagajda unutmuş kediyi, o da ölmüş. İkisini de hayatımdan çıkardım tabii. Ama kendimi hiçbir zaman affetmedim. O gün bugündür gördüğüm her kedide o miniği arıyorum, ama bulamıyorum. Bu kadar çok kedim olmasının sebebi budur (Gözleri doluyor, uzun bir süre sessiz kalıyoruz.)

* Ya doldurma olayı?
-Kedi doldurma haberi kötü bir ironidir. Olabilir mi böyle bir şey? Beni bilenler buna inanabilir mi? O kadar yalan ki. Ayrıca kedim ölmedi ki doldurayım. Kocam Ali Pars "Eleştirilere aldırma" demişti. "En yakınların bile eleştirecek çünkü sen Ajda Pekkan'sın, topluma mal olmuşsun."

* Ya salya haberi? Dudaklarınız hissizleşti mi gerçekten?
-Uzun zamandır estetik yaptırmadım. İhtiyacım olursa yine yaptırırım. 3-4 ayda bir botoks yaptırıyorum çünkü kaşlarımı çatmamı önlüyor. İyi oluyor çünkü kırışmıyorum. Vücuttan alınan yağların yüze enjekte edilme işlemini ihtiyacım oldukça yaptırıyorum. Göz altlarına, dudak etrafına. Ama bu estetik değil ki! Salya olayına gelince, "Dudağı hissizleşti" dediler, yok öyle bir şey. Ayrıca o akan görüntü parlatıcının akmasıyla alakalı. Acımasız eleştiriler bunlar. Kötü niyetli! Yapacaklar tabii, estetik olmazsa, kedi, kedi olmazsa sevgili...

* Şöhretin bedeli bu deyip geçiyor musunuz yani yoksa üzülüyor musunuz?
İddia ediyorum şöhreti olan insan normal değildir. Normal kalamıyorsun ki. Hayatın sana verdikleri, bunların hesabı, en iyi maliyeciden daha iyi maliyeci olmak zorundasın. Faturaları en iyi sen biliyorsun. Bazen kendimi ıskaladığım oluyor tabii. İrtifa kaybetmişim gibi hissediyorum. Ama irtifadan sonra hayatta kalmayı becermek lazım. Acıları, endişeleri, korkuları yaşamazsan olmaz. Türbülanslar önemli. Şöhretin mazoşist bir tarafı var.

* Hayranlarınız arasında "Gay"ler de var. Bu ilgi nereden sizce?
-Beni 3 kuşak dinliyor az şey mi bu? Şimdi bir de "Gay"ler dinliyor. Ne şirin. Ben öyle bir aileden yetiştim ki erkek olsaydım ya biraz yumuşak ya da çok maço olurdum zaten. (Gülüyor) Semiramis'e "İbrahim Tatlıses'i mutlaka sahnede görmelisin" derdim bana burun kıvırırdı. Şimdi en büyük hayranı o oldu. Lafıma geldi, Türkiye'ye yerleşti. Hayatımda hiçbir zaman yurtdışında yaşamayı düşünmedim, öylesine Türkiye insanı oldum ben. Hep halka yakın olmak istedim ama bana bir mesafe yüklendi. "Sen biraz daha uzak durmalısın" dedi bana halk, beni öyle sevdi. Öyle şartlandırıldım. "Eyvallah" dedim, böyle davrandım. Şimdi bakıyorum daha iç içeyim.

* Zaman zaman argo konuşuyorsunuz, müthiş espriler yapıyorsunuz, niye bu Ajda'yı halk görmüyor?
-Nasıl göstereyim ki? Yani illa göstereceğim diye abuk subuk konuşan sürekli espri yapan biri olamam ki. Canım Sezen'im halk ozanı gibidir. Ona öyle bir misyon yüklemişler. Ben de halkın sarışın Ajda'sıyım. Beni de farklı kabul ediyorlar.

* Nesrin Topkapı'dan göbek dersi alan batılı kadın imajı mı?
-Hah! İşte o!
(Sabah)

Konu Oya tarafından (17.07.06 Saat 09:22 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Güncel > Magazin Haberleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Gösterim Modu

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim


Tüm Zaman GMT +2 Olarak ayarlı. Saat: 07:28.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Beta 1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0