| Çağlayan'da misyoner düdüğü Çağlayan'da misyoner düdüğü GÜLAY ATASOY 30/04/2007 - 12:02 Dün İstanbul Çağlayan’da Prof. Türkan Saylan başkanlığındaki 9 kadın kuruluşunun öncülük ettiği bir miting düzenlendi. Mitingin ana konusu Cumhurbaşkanlığı seçimini protesto etmekti. Mitingde yapılan konuşmalar ve pankartlara baktığımızda ana temanın Çankaya’ya başörtülü bir hanımın çıkmasının engellenmesiydi. Özellikle Türkan Saylan konuşurken; yandaşı Leyla Umar’ın yazdığına göre, “Çankaya da sizi görmek isteriz” diye sloganlar atılmış. Bu yazıyı okuduktan sonra düşündüm. Kim bu Prof. Türkan Saylan? İnternet sayfasına göz attım. Aksiyon Dergisinin 500. sayısında bu kadın hakkındaki MİT raporunda şunlar yazılıydı: “Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Türkiye’deki misyonerlik faaliyetlerini anlattığı yazıda, Profesör Türkan Saylan’ın da adı geçiyor. … Profesör Türkan Saylan hakkında yapılan incelemede annesinin Raber Ragman ve Mina Verlig kızı, 1324 (1908) Bermingen İngiltere doğumlu ve Katolik Hıristiyan olduğu, Lili Mina Raiman ismini taşımakta iken 1936 yılında Leyla ismini aldığı hususları tespit edilmiştir.” Sanırım bu bilgiden sonra fazla tafsilata girmeye gerek yok. Fakat yine de ben şunu sormak istiyorum: Mademki Çağlayan’da halk Türkan Saylan’ı Çankaya’da görmek istiyor. Öyleyse buyursun gelsin! Kim engel oluyor? Cumhuriyeti savunmanın kriteri cumhuru arkasına alarak oraya çıkmak değil mi? İşte meydan işte seçim. Çıksın halkın karşısına alsın boyunun ölçüsünü. Cumhuriyetin koruyucusu ve kollayıcısı olan bu hanımın kendisi acaba cumhuriyet kurulurken neredeydi? Bu milletin başörtülü Ayşe’leri Fatma’ları cepheye mermi taşırken; mermi ıslanmasın diye battaniyeyi çocuğunun değil mermilerin üzerine örterken İngiliz anasının koynunda uyuyor muydu? Ya da Bu milletin kadınlarının Mehmetleri İngiliz askerleriyle boğaz boğaza savaşırken annesi elleri çatlarcasına İngiliz askerlerini alkışlarken kendisi de alkış tutuyor muydu? Yoksa anasıyla birlikte İngiliz askerlerine mermi mi taşıyordu? Bütün bu sorular muallaktayken nasıl oluyor da bu hanımefendi cumhuriyetin koruyucusu oluyor? Çankaya’ya başörtülü bir hanımın çıkmasını engellemek için elinden geleni yapmaya çalışıyor? Hangi hakla? Bu hakkı kendisinde nasıl görebiliyor? Mademki, bu cumhuriyeti başları örtülü T ürk anaları ve o anaların oğulları kurdu. Öyleyse lütfen müsaade edin de o köşke de o analardan birisi çıksın. İngiliz ananın koynunda uyuyarak Mehmetçiğe silah atan kadınlar ve onların yandaşları değil. Birde cumhuriyeti koruyacaklarmış. Onlar kim oluyor ki, cumhuriyeti koruyup kollayacaklar? Cumhuriyeti koruma ve kollama görevini iki buçuk kadına değil, eşlerinin başları örtülü olan 300 küsur milletvekiline verdi. Öyleyse bizleri temsil etme hakkını nereden alıyorlar? Cumhuriyetin kurucuları mı? Eğer kurucularıysa cumhuriyetin kurucuları kadınların tarih kitaplarındaki resimlerinde hepsinin başı örtülü. Çankaya’ya ilk çıkan Atatürk’ün eşi ve annesi de dahil. Cumhuriyet bizlerin başörtülü ninelerinin özverileriyle kuruldu. Benim başörtülü ninem kardeşlerini savaşta kaybetti. Yıllarca savaştan dönecek diye nişanlısını bekledi. Ninem ve ninem gibi başörtülü milyonlar, oğullarının, kardeşlerinin, eşlerinin kanlarıyla sulanan bu topraklarda gözyaşlarıyla yeşerttiler cumhuriyet filizini… O analara gözyaşı döktüren İngiliz askerlerinin torunu olan bir kadın gelip cumhuriyetimizi korumaya kalkıyor. (Dinime dalh eden bari müselman olsa) Bu koruma değil, birilerini uyandırmak için çalınan misyoner düdüğünden başka bir şey değildir. Ama unutulmasın ki milletimiz artık uyumuyor |