![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Duyurular |
| Köşe Yazıları Kendi fikrini kendisi üretenlerin bölümü. Makalelerinizi, denemelerinizi veya fikir yazılarınızı paylaşın, okurlarınızla ve yazarlarla faydalı diyaloglar kurun. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| |||
| Oktay EKŞİ CUMHURBAŞKANLIĞI konusu giderek sinirleri daha da gerecek. Bu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın "Bize düşen, milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun demek" suretiyle Ankara’da planlanan 14 Nisan yürüyüşünü içine sindiremediğini ortaya koymasından belli. Başbakan onunla kalmadı. Kulağına çalınan ama pek de emin olmadığı anlaşılan bir bilgiyi gazetecilerle paylaştı. Bir gazetede geçenlerde Malatya’daki İnönü Üniversitesi Rektörlüğü’nün, sırf 14 Nisan yürüyüşüne öğrenciler katılsın diye sınavları ertelediği bildirilmişti. Bu gazetenin yazdığının ne ölçüde gerçeği yansıttığını araştırmadan Başbakan’ın, gazetecilere; "Bir üniversitemizde sınavların 14 Nisan nedeniyle ertelendiğini öğreniyoruz. E, bu hakikaten bundan dolayı ertelendiyse, hiç şık bir şey değil. (...) Gençliğin imtihanlarını iptal ederek onu oraya niye uyduruyorsun? Mitingi 14’ünde yapma, 12’sinde yap veya 16’sında, 15’inde yap... Başka zaman da yapabilirsin. Çirkin olan şey burası (...) Türkiye’yi buraya getirmeye kimsenin hakkı yok. (...) Parti kurun o zaman. Gelin milletin karşısına çıkıp oy isteyin. Millet sizi oralara getirsin. Ama böyle kendilerine göre adını sivil toplum örgütü koyup... Bize düşen, milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun demek" demesi, ne kadar gergin ve tepkili olduğunu gösteriyor. Oysa İnönü Üniversitesi, Başbakan’ın bu sözleri henüz yayımlanmadan açıklama yapmış ve sadece İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin 7-15 Nisan arasında yapılması söz konusu ara sınavlarının 23 Mart tarihinde Fakülte Yönetim Kurulu’nun aldığı karar gereğince 28 Nisan-6 Mayıs arasına kaydırıldığını bildirmişti. İnönü Üniversitesi’nin öğrenci sayısı, bizim bildiğimize göre 20 bin kadar. Demek ki öyle bir "topluca mitinge gidelim" türü karar yok. Aynı asabiyeti Yüksek Öğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç’in, Ankara’da toplanan rektörler adına kamuoyuna yaptığı açıklama nedeniyle de gözlemliyoruz. Hemen belirtelim... Biz o açıklamadaki "Cumhurbaşkanı seçimini yapmak üzere yapılacak Genel Kurul toplantısında en az 367 (Tam sayının üçte ikisi kadar) milletvekilinin hazır bulunması gerektiği" görüşüne katılmıyoruz. Bunun bir "zorlama" yorum ürünü olduğunu savunuyoruz. Ama rektörlerin, "Bu makama aday olacak kişilerin, geçmişte sorumluluk doğurabilecek bir suçlandırma veya şaibe altında olmamaları da büyük önem taşımaktadır" demesini ve "Bu doğrultuda adayların özgeçmişinin yanı sıra başta laiklik ilkesi olmak üzere cumhuriyetin değiştirilemeyecek niteliklerini (...) benimsemesini" aranacak temel koşul saymalarını saygıyla karşılıyoruz. Sayın Başbakan bu konularda sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere her çevreyle temas edip kararını sonra açıklayacağını bildirmemiş miydi? İşte o yürüyüş meşru bir "görüş açıklama" yoludur. Rektörlerin bildirileri de...
__________________ bir sınavım daha kötü geçti ama en güzel kız beni seçti zekam yok ama kadınlar bana hasta bu ne çapkınlık daha bu genç yaşta |
| |||
| Ce: Hürriyet köşe yazıları. 6/Nisan/2007 Doğan HIZLAN 37 bin Euro'ya dolmakalem İSTANBUL'da CNR'da açılan 13. Uluslararası İstanbul Kırtasiye, Káğıt, Okul ve Ofis Ürünleri Fuarı'na gitmeden önce, uzun uzun düşünün, hatta istihareye yatın ve tercihinizi ona göre yapın. 37 bin Euro'ya Bentley marka bir dolmakalem mi alacaksınız, yoksa bir otomobil mi? İdeal çözüm nedir diye sorarsanız, hem Bentley otomobili hem de kalemini almak. Dolmakalemin tepesindeki B, araba vitesinin aynısıymış. Mahfazası, otomobilin iç döşemesinde kullanılan ahşap malzemeden. Bentley'in 60. yılı için belli sayıda üretilmiş bu kalem. Otomobil tutkunuz ve aynı zamanda paranız da varsa, 1956 model Jaguar'ın modelinde bir dolmakalemi de pekálá koleksiyonunuza katabilirsiniz. Ya da Mercedes'in SLR serisinden esinlenerek tasarlanmış bir dolmakalemi. Smart'ın kalemi daha alçakgönüllü. Otomobil severlere bir başka hatırlatmada da bulunabilirim. Porsche otomobillerin de kalemleri sergilenmişti. Dan Brown'ın Da Vinci Şifresi romanını okuyanlar için de bir müjdem var. Onun da Da Vinci Code adını taşıyan kalemi var, kutusu ve kalem tasarlanırken Altın Oran unutulmamış. *** ARTIK kalemcilerimiz tasarım yaptırıyor, sanatçılara önem ve iş veriyor. Tanınmış bir kalem ithalatçısı ve imalatçısı, masaüstü dolmakalem yaptırmış, modelin adı Katre-i Zer (Altın Damlası), tasarımcı Hülya Pabuççuoğlu, daha önce de Kunter Şekercioğlu aynı firma için çalışmıştı. Tematik sergiler, hepimizin hoşuna gider. Fuarda bir de Karikatürlerle Kırtasiye başlıklı sergiyi mutlaka gezmelisiniz. Kırtasiye denince, bir sanatçıda yarattığı çağrışımlardan oluşan zengin bir sergi. Karikatürcülerin arasında; Tan Oral, Piyale Madra, Kámil Masaracı, Semih Poroy, Aydan Çelik gibi tanınmış adlar da var. Sergiyi, FECO (Uluslararası Karikatürcüler Derneği Federasyonu) düzenlemiş, Türkiye Başkanı karikatürcü Nezih Danyal, ikinci başkan da İzel Rozental. Sadece yukarıda yazdığım kalemler yok fuarda. Klasik deyişle, herkese, her keseye uygun kalemler, káğıtlar bulabileceksiniz: Masanızı süsleyecek şık aksesuvarlar da sizi bekliyor. Ailece gideceğiniz bir fuar. Seçim genişliğini, çeşitliliğini gördüğüm için bu tavsiyede bulunabiliyorum. *** BİLGİSAYAR çağında defter kullanıyorsunuz, ajandanıza not alıyorsunuz. Öyleyse mutlaka kaleme, káğıda, deftere gereksiniminiz var
__________________ bir sınavım daha kötü geçti ama en güzel kız beni seçti zekam yok ama kadınlar bana hasta bu ne çapkınlık daha bu genç yaşta |
| |||
| Ce: Hürriyet köşe yazıları. 6/Nisan/2007 Bekir COŞKUN Ses...Ses... TÜRKİYE’de bundan böyle darbe olmaması için şu üç şeyin mutlaka var olması gerekli: - Demokrasi. - Hukuk. - Bilinçli ve örgütlü toplum. Bu üçü var mı? Yok... Darbe olması için ise şu üçünün olmaması gerekiyor: - Devrim yasalarına hakaret. - Rejime karşı hareket. - Cumhuriyete ihanet. Bu üçü var mı? Var... * Bu "yok"lar ile "var"ların esrarengiz tel örgüleri arasındadır korktuğumuz darbeler. Aslında bizler Erbakan’ın, "Kanlı mı olacak, kansız mı?" sorusunun yanıtını yaşıyoruz şu günlerde. Erbakan’ın yetiştirdiği, ondan daha zeki ve kamuflajlı veletleri, onun başaramadığını başarıyorlar. Evet... Kansız oluyor... Pekiiii; kendini Atatürk devrimlerinin ebedi bekçisi sayan ve elinde silahlı güç olanların, tüm bu olanlar karşısında sessiz ve seyirci kalmalarına ihtimal veriyor musunuz?.. Hayır... * Önümüzdeki günler büyük olaylara gebe. Patron kuruluşlarının, esnaf ve işçi örgütlerinin, medyanın, üniversitelerin, aydınların pısırık, ikiyüzlü ve çıkarcı tavırları, demokratik olmayan müdahaleler olasılığını artırıyor. Çünkü; bu karşı devrim durdurulmasına durdurulacak. Burada Erbakan’ın, "Kanlı mı olacak, kansız mı?" sorusunun karşı versiyonu söz konusudur: "Darbeli mi olacak, darbesiz mi?.." Hangisi?.. Siviller her zaman gaflete düştükleri için, darbeler her seferinde Türkiye’yi beterin beterine sürükledi. O zaman laik cumhuriyetin çocukları yükseltin sesinizi... Ses... Ses...
__________________ bir sınavım daha kötü geçti ama en güzel kız beni seçti zekam yok ama kadınlar bana hasta bu ne çapkınlık daha bu genç yaşta |
| |||
| Ce: Hürriyet köşe yazıları. 6/Nisan/2007 hespi aynı gibi her gün ve hergün
__________________ bir sınavım daha kötü geçti ama en güzel kız beni seçti zekam yok ama kadınlar bana hasta bu ne çapkınlık daha bu genç yaşta |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|
| | ||||
| Konu | Yazar | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Köşe Yazıları Bölümü | KoC | Köşe Yazıları | 4 | 23.08.08 19:59 |
| Ercan Kumcu Köşe Yazıları!!! | Quinze | Ekonomi, Borsa, Finans ve Yatırım | 83 | 30.01.07 12:10 |
| Hürriyet ''dinci'' mi oluyor ? | Juventus|F.C | TV & Radio & Gazete | 2 | 24.01.07 23:45 |