Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Genel > Köşe Yazıları
Duyuru

Köşe Yazıları Kendi fikrini kendisi üretenlerin bölümü. Makalelerinizi, denemelerinizi veya fikir yazılarınızı paylaşın, okurlarınızla ve yazarlarla faydalı diyaloglar kurun.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
  #1 (Daim)  
Eski 22.05.08, 19:58
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 08.05.08
Mesajlar: 4
Karizma Puanı: 0
xkeyderx is on a distinguished road
Bir Sen Eksiktin Steinback

Türkiye'nin işine burnunu sokmayan kimse kalmayacak bu gidişle. "Ermeni soykırımı yoktur" diyenlere hapis cezası verilmesini hükme bağlayan bazı AB ülkeleri, yakın bir gelecekte"Kemalizm'e" dil uzatmamış kim varsa belki de ülkesi ile olan yurttaşlık bağını yok edecek ve yurtsuzlar sınıfına sokacaklar!?
Adamlar haksızda sayılmazlar;Kurtuluş Savaşı'mızın başlaması ve zaferle bitmesinin ardından bir türlü yenilgiyi kabul etmeyen suçlu ve güçlü olanlar, birgün yolunu bulup bir şekilde bu kin ve nefret kusan ihtiraslarının ezikliği ile ortaya çıkacaklar, kendilerince yenilgilerinin intikamını alacaklardı.
Savaşla bu işi başaramayacaklarını çok iyi bildiklerinden, basiretsiz iktidar etmek için bocalayanları aramaya koyuldular. Onlar için başarılı iktidar demek; onların istemlerine kayıtsız- koşulsuz "Evet " diyen iktidar demekti. Bunun için sabırlı olmanın, her iktidarda boşluk aramanın, yavaştan yavaştan hızlanmanın gereklerini çok iyi biliyorlar, nabızlara göre AB şerbeti vermekten asla kaçınmıyorlardı.
Bunun adı, "çağdaşlaşmak, uygarlaşmak, demokratik hak ve özgürlükler elde etmek girişimi!" olarak nitelendiriliyor, eylem , "10 Kasım 1938 Saat, DokuzuALTI geçe yörüngesine ulaşmak üzere fırlatılıyordu...
Ülkenin yazgısını elinde bulunduran hangi siyasal parti iktidar da ise, şerbet güğümleri sırtlanıyor, onun nabzı tutularak hangi dozda alınması gerektiği belirtiliyordu. Şerbeti alanın tepkisine göre iktidar edenler "iyi- kötü" ayrımına tabi tutuluyor, bildiriler, açıklamalar, yönergeler o doğrultuda hazırlanıyordu.Onlara göre hedef ıraktaydı ve ulaşılması oldukça zordu ama, olanaksız değildi.
"Bu tutku, onların, "klasik elitçi" yani emperyalist- sömürgeci ve hatta siyonist AB elit grupların dönemsel iktidar savaşları idi.
Oysa bugün basında açıklamalarına yer verilen "Prof. Udo Steinbach" diye bilinen ve AB 'nin Kemalizm'e dil uzatanlar versiyonundan olan bu adam, onlara özgü klasik seçkinci -elitçi- anlayışını Türkiye'ye mal ediyor ve bizimkiler de bakıp, dinliyorlar!
Gerçi dinletenler,bu bozuk plağı yıllar önce ve büyük bir cüretle: "Yıkın Kemalizm'i "demek hakkını kendilerinde bulmuşlar, sondajlamak suskunluğunun ardından, dediklerini yaptıracak iktidarla karşılaşınca da, bol vaatlerle istediklerini almayı başarmışlar ve bu başarılarını sürdürüyorlar..!
Burada artık net bir ayırım yapmak gerekiyor:
Bu adamlar neden "Kemalizm'i yıkın" diyorlar da; "Atatürkçülüğü", "Sosyal demokratlığı", " ortanın solunu" vb. yıkın demiyorlar, neden?
Ayırım burada başlıyor: Kemalizm ile Atatürkçülük arasında "bir fark yok" diyenler, aslında farkı fark etmek istemiyorlar ya da gerçekten bi'haberler.
Kemalizm bir ideoloji değil...Ülkenin içerisinde bulunduğu koşullara göre Yüce Deha'nın doğrudan başında bulunduğu uygulamaların tümü. Hem hiçbir ideolojiden etkilenmemiş, hem de her ideolojiden etkilenmiş. Potaya konulan bildik ideolojilerin tamamı imbiklerden geçirilmiş ve uygulaması deriye nüfuz edecek olanlar bir bir alınmış ve uygulanmış. Dünyada bir başka benzeri yok...
Biz, "Kemalizm" derken, Yüce Deha'nın doğrudan başında bulunduğu dönemi vurgular, Yüce Deha'nın soyadını baz alarak "Kemal" izm deriz.
Bu süreç; 19 Mayıs 1919'da başlar ve 10 Kasım 1938 yılı saat, DokuzuBEŞ geçe biter.
Bundan sonra başlayan dönemin adı "Atatürkçülük'tür"
Herkes kendi yeti ve algılamasına göre Atatürkçülük'ten ne anlıyorsa, başlar ahkam kesmeye, uygulamaya...
Dönüp o yıllara baktığınızda Kemalizm'den neredeyse ortada hiçbir yapıt kalmamıştır.Ama, Atatürkçü olmayanda yoktur!
Bağnaz kafalar; din- tarikat tacirleri; hilafet özlemi ile yananlar; yapılmış ne varsa satanlar; kıyıları-ormanları yabancıya peşkeş çekenler; manda ve himayecilerle can-ciğer sarması yapanlar; bölücüler; işbirlikçiler; aleme talkın kendilerine salkım olmasını isteyen vurguncular; çeteciler-tefeciler- hortumcular; özelleştirmeyi "hibe" anlayıp, dönen çarklara kibrit suyu dökenler, vb." cümbür-cemaat hepten Atatürkçüler.
İşte bu kesimdekiler AB-D'nin işine geldiği için,onların yıkılmasını asla ne düşünüyor, ne de istiyor.Bu kesimdeki, gerçekten Atatürk'ün ilkelerinden ödün vermeyen kişi ve kuruluşları bir yana ayırdığımızda,-AB-D kafasına göre onlarda Kemalist- geriye kalanların yıkılmasına karşılar...
Peki tanım ne olmalı?
Tanım:" Kemalist devrimci" olmalı.Devrim, evrimleşmeyi kesintisiz sürdürür ve uygarlıkların üzerine çıkmak için gereken ulusal atılımları kesintisiz dozunu bilerek yapar, uygular.
Atatürk; "milliyetçidir, ülkücüdür, devrimcidir, halkçıdır, laiktir, demokrattır, liberaldir,devletçidir, çağdaştır, uygardır, köylüdür, işçidir, askerdir, diplomattır, yatırımcıdır, tüketicidir,sağcıdır, solcudur, merkezin sağında- solundadır.İnançlıdır, inançlara son derece saygılıdır." Bunların hiçbirisi bir diğerinin ne önünde ne arkasındadır.Dozunu bir Deha ayarlamış, mikro ya da makro değişimlerin sayısal oranına göre başa geleceklerin tanısını koymuş,panzehirini de peşin- peşin vermiştir.
Bundan sonrası seçenek artık bizimdir. İçerisindeki doza hangisini artırarak korsanız, yukarıda ancak bir bölümünü verdiğimiz ilkeleri kendimize daha çok yükler ve başı fır döndü konuma gelir, aynı dozu artırmak için yeni karşıtlıklar oluştururuz. Eloğlunun istediği de budur. "Dozunu artır, kutuplaş, biribirine düş,böl- parçala ve de ben gelip kaldığım yerden geri alayım."
Soru şu: "Bu adamlar Kemalizm'in bir-kaç kişinin klasik sevdası olduğunu mu sanıyorlar, yoksa birileri bunlara böyle mi pompalıyor da savuruyorlar?"
Sevsinler bu ve bunun gibi savuranları...Her dönemin rüzgar gülleri bunlar geçiniz ve şimdi çağrıya kulak veriniz!yıkın" diyenlere ne yanıt vermeli?
Türk Ulusu haykırıyor, dinliyor musunuz "Mr.Steinbach"ler
kaynak:ulusalses
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Geri Dön   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Genel > Köşe Yazıları


Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şuan saat: 08:40 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0