Köþe YazýlarýKendi fikrini kendisi üretenlerin bölümü. Makalelerinizi, denemelerinizi veya fikir yazýlarýnýzý paylaþýn, okurlarýnýzla ve yazarlarla faydalý diyaloglar kurun.
Ahmet Kekeç - Star [Sadece kayýtlý Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
2008-04-21
Aferin Onur Öymen... Hemen baþtan söyleyeyim de arýza çýkmasýn. Bu satýrlarýn yazarý, Türkiye’de ‘sosyal demokrat’ fikriyatýn geliþmesi ve kurumsallaþmasýný savunmakta, arzulamakta, hatta bu sonucu ‘hasretle’ beklemektedir.
Ýkincisi, bu ülkede, kendisini talepler temeline konuþlandýrmýþ güçlü bir muhalefete ihtiyaç bulunduðuna inanmaktadýr.
Hem parlamentodaki ‘iktidar-muhalefet dengesi’nin kurulmasý, hem de demokrasinin saðlýklý iþlemesi açýsýndan.
Þunu söylemeye çalýþýyorum:
Gözü kapalý bir muarýz deðilim.
CHP düþmaný da deðilim.
Bu partinin yaptýðý her þeye karþý ‘kafadan’ çýkan müzmin bir muhalif hiç deðilim.
Hatta, denilebilirse, kendimi CHP programýna daha yakýn hissediyorum.
Ben de, CHP programýnda yazýldýðý üzere, darbe anayasasýnýn deðiþtirilmesini, darbecilerin yargýlanmasýný, darbe mamulü olan YöK’ün tamamen ortadan kaldýrýlmasýný, ‘hukuk devleti’nin egemen kýlýnmasýný, farklýlýklarýn çatýþma nedeni sayýlmamasýný, gelir daðýlýmý adaletinin saðlanmasýný, inanç ve fikir özgürlüðünü savunuyorum.
Fakat CHP, kendi programýna ne kadar yakýn, ne kadar sadýk, orasý tartýþýlýr iþte.
Darbe anayasasýnýn deðiþtirilmesi mi gündeme gelecek?
Hemen CHP’yi darbecilerin yanýnda görüyoruz.
Darbe mamulü olan YöK’ün statüsüyle ilgili bir düzenleme mi yapýlacak?
Hemen CHP’yi ‘statüko artýklarý’yla sarmaþ dolaþ görüyoruz.
Fikir ve inanç özgürlüðünün önündeki engeller mi kaldýrýlacak?
Hemen CHP’yi yasakçýlara reverans yaparken görüyoruz.
Ýsmail Cem çok uyarmýþtý ama, dinlemediler.
Diyordu ki rahmetli, ‘CHP kendi tabanýný ihmal etti, dini hassasiyetleri yüksek olan sað partiler bu boþluðu doldurdu. ‘Ýnsan haklarý ve demokrasi duyarlýlýðý’ gibi konular üzerindeki solun tekeli 90’lý yýllardan itibaren kýrýlmaya baþladý. Sol, kendi özü olan ‘emek’ten uzaklaþarak ‘devlet solculuðu’, ‘seçkincilik’ ve ‘bürokratik solculuk’ gibi sapmalar yaþamaya baþladý. Deðiþimin deðil statükonun temsilcisi haline geldi, devletle gereðinden fazla uyumlu göründü. Laikliðin özgürlükçü, çaðdaþ, demokrat yorumu yerine dýþlayýcý, baskýcý ve yasakçý yorumunu sahiplendi.’
Haksýz mýdýr?
CHP, sadece, sosyolojik tabanýný kaybetmedi...
Demokrasinin (yani temsil mekanizmasýnýn) bir parçasý olmaktan da çýktý.
Ýster iktidarda olsun, isterse muhalefette, kendisine her zaman ‘temsil mekanizmasý’nýn üzerinde bir konum biçti ve lüzumu halinde temsil mekanizmasýný devreden çýkaran güçlerin ortaðý, þeriki, hatta patronu gibi davrandý. Bkz. 27 Mayýs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Þubat, 27 Nisan müdahaleleri ve Abdurrahman Yalçýnkaya’nýn hazýrladýðý iddianame karþýsýndaki tavrý...
Konuyu, CHP Genel Baþkan Yardýmcýsý muhterem Onur öymen’in bir beyanatýna baðlamak istiyorum ama, bir türlü baðlanmýyor gördüðünüz gibi.
Muhterem, ABD’deki ‘McClatchy grubu’ndaki gazetelerde yer alan demecinde, türbaný Alman Nazilerinin ‘kahverengi üniformasý’ ve Ýtalyan faþistlerinin ‘kara gömleði’ne benzetmiþ
çok iyi yapmýþ.
Kendisine ‘aferin’ diyoruz.
Bugüne kadar baðýmsýz hiçbir seçimi kazanamamýþlardý, iktidar umutlarýný darbelere ve silahlý-silahsýz bürokrasinin yaratacaðý oldubittilere baðlamýþlardý, demek ki bundan sonra da hiçbir seçimi kazanamayacaklar.
Gerçekten aferin...
__________________ "Allah'ý dost edineni dost edineceðime,
Allah'a düþmanlýk yapana düþmanlýk
yapacaðýma dair Allah'a söz verdim."