Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Genel > Köşe Yazıları

Duyurular

Köşe Yazıları Kendi fikrini kendisi üretenlerin bölümü. Makalelerinizi, denemelerinizi veya fikir yazılarınızı paylaşın, okurlarınızla ve yazarlarla faydalı diyaloglar kurun.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Gösterim Modu
  #1 (Daim)  
Alt 22.08.07, 15:06
Ali Babacan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Canavarı
 
Üyelik Tarihi: 18.08.07
Yaş: 41
Mesajlar: 945
Blog Başlıkları: 4
Karizma Puanı: 137
Ali Babacan is a glorious beacon of lightAli Babacan is a glorious beacon of lightAli Babacan is a glorious beacon of lightAli Babacan is a glorious beacon of lightAli Babacan is a glorious beacon of lightAli Babacan is a glorious beacon of light
Tarih boyunca devam eden bir yalan

1096–1270 tarihleri arasındaki iki asırlık dönemde sekiz Haçlı Seferi yapıldı. Milyonlarca insan öldü. Bilindiği gibi Kudüs Müslümanların eline Hz. Ömer zamanında (637 yılında) geçmişti. Bırakın sonrakileri, sadece ilk Haçlı Seferini dikkate alırsak, Kudüs Müslümanların eline geçeli 450 seneden fazla olmuştu. Beş asır boyunca Kudüs’ün Müslümanların elinde bulunmasından zerrece rahatsız olmayan ve kılı kıpırdamayan kilisenin, Kudüs’ü kurtarmak gibi bahanelerle asırlar sonra harekete geçmesinin tek nedeni, İslam sonrası bölgede oluşan muazzam zenginliği yağmalama arzusundan başka bir şey değildi.
Temel niyetlerinin bu olduğunun en önemli kanıtlarından biri de Dördüncü Haçlı Seferi’dir. Papa Üçüncü Innocentius’un çağrısıyla başlatılan Dördüncü Haçlı Seferi için Kudüs istikametine yola çıkan Haçlılar, Venedik gemileriyle önce 1204 yılında İstanbul’a geldiler. Fakat dinlenip yola devam etmeyi düşündükleri bu şehrin zenginliği karşısında şaşkına döndüler ve Kudüs’e gitmekten vazgeçerek İstanbul’u yağmalayıp, tahrip ettiler. Dindaşlarına her türlü zulmü ve kötülüğü yaptılar. Bizans İmparatoru, tahtını İstanbul’dan İznik’e taşımak zorunda kaldı. İstanbul’da 57 yıl kaldılar ve 1261 senesine kadar devam eden “Latin İmparatorluğu” kurdular. Dördüncü Haçlı Seferinde Müslümanlardan çok Ortodoks Hıristiyanlar zarar gördü.
Kısacası, Kudüs’ü Müslümanlardan geri almak bahanesiyle yaklaşık 2 asır boyunca sürdürülen ve (daha sonraki dönemde ve günümüzde de değişik şekillerde devam eden) Haçlı Seferlerinin temel amacı, İslam dünyasındaki zenginlikleri yağmalamaktı. İnsanlık tarihinin bu en büyük yalanının faturası oldukça ağır oldu.
Ömer Muhtar filminden hatırlayacaksınız. İtalyanlar Libya’yı, Fransızlar Cezayir’i yağmalamak ve yeraltı zenginliklerine el koymak için işgal ettiklerinde, bu topraklara özgürlük getirdikleri iddiasında bulunmuşlardı. İşgal sırasında milyonlarca insan hunharca öldürüldü. O dönemde dünyanın her yerindeki işgaller benzer gerekçelerle yapıldı. Geride sadece kan ve gözyaşı kaldı. Tıpkı bugün Amerika’nın, demokrasi götürme iddiasıyla Irak’a ve Afganistan’a yerleşmesi gibi… Temel amacın ne olduğunu söylemeye gerek bile yok.
Hz. Peygamber Mekke’de tebliğ görevine başladığı dönemde de durum bundan farklı değildi. Mekke’nin ileri gelenleri en kıymetli eşyalarını, bir kaşık suda boğmak için can attıkları Hz. Peygamber’e emanet etmekte hiç tereddüt göstermezken, öbür yandan, “Ya Muhammed, senin bu hareketin (davan) bizim çıkarlarımızı zedeliyor… Kadınlara, kölelere, hatta hayvanlara bile hak veriyorsun… Biz bundan çok rahatsızız” diyorlardı. Yani, “yalan söylüyorsun, sen güvenilir bir insan değilsin” demiyorlar, “sen çıkarlarımızı zedeliyorsun” anlayışıyla hareket ediyorlardı.
Gelelim bugüne…
Geleneksel kıyafeti içindeki gariban Anadolu insanını köşk ve yalılarında uşak olarak, başı kapalı kadınları şirketlerinde hizmetçi ve çaycı olarak kullanmaya alışkın olanlar, bir gün başı örtülü genç bir kızın, “ben falanca üniversiteyi bitirdim ve burada çalışmaya hak kazandım” diye kapıdan içeriye girmesi karşısında, bazı çevreler gözlerine inanmakta zorlandılar ve “şimdi bu da nereden çıktı” sorusunu sormaya başladılar. Kişisel kanaatime göre temel sorun budur.
Tanzimat’tan bu yana taşralı muamelesi yapılan ve hor görülen Anadolu insanının, bir gün; “bu ülkenin yönetiminde artık ben de söz sahibi olmak istiyorum…” demesi, dahası, “bu ülkenin üretimine, kalkınmasına ve global ölçekteki ticari hayatına ben de katkıda bulunmak istiyorum” anlayışıyla sahneye çıkması karşısında, bazı çevrelerde rant ve egemenlik alanı daralması yaşayacakları endişesi ortaya çıktı. İşte tam bu noktada onları saf dışı etmeye matuf semboller ve dışlayıcı kılıflar mazeret olarak kullanılmaya başlandı. İş yapmak isteyen Anadolu insanına “yeşil sermaye”, devlete ben de hizmet etmek istiyorum diyen insanın önüne de çeşitli dışlayıcı sıfatlar yapıştırıldı.
Sözü uzatmaya gerek yok. Şahsı konusunda hiçbir olumsuz gerekçe öne süremedikleri Abdullah Gül’ü yada benzer durumdaki diğer kişileri, eşinin türbanı üzerinden yıpratmaktan asıl amaç, “Sürdüre geldiğimiz egemenlik alanımızda sizin gibileri görmek istemiyoruz” anlayışından başka bir şey değildir ve burada türban konusu tamamen kılıftır. Gerçek sorunun türban olduğuna inanmak sanmak safdilliktir. Böyle olduğunu iddia etmek koca bir yalandır.
__________________
İşte Karizma, İşte Başbakan, İşte Güç
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (Daim)  
Alt 22.08.07, 21:14
Thesephiroth - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ebâ-Hır/Kedilerin Babası
 
Üyelik Tarihi: 07.07.07
Şehir: Matatsuha/Angola
Yaş: 24
Mesajlar: 583
Blog Başlıkları: 76
Karizma Puanı: 108
Thesephiroth has a reputation beyond reputeThesephiroth has a reputation beyond reputeThesephiroth has a reputation beyond reputeThesephiroth has a reputation beyond reputeThesephiroth has a reputation beyond reputeThesephiroth has a reputation beyond reputeThesephiroth has a reputation beyond reputeThesephiroth has a reputation beyond reputeThesephiroth has a reputation beyond reputeThesephiroth has a reputation beyond reputeThesephiroth has a reputation beyond repute
Ce: Tarih boyunca devam eden bir yalan

Aslında olay bir takım kavramlar üstünden kıvırılmak istensede evet mesele Islam"ı hazmedip hazmedememe meselesidir. Ama insanların çoğu ikiyüzlülük yapıyorlar. Islam"ı karşılarına almak cesaretini gösteremediklerinden bir takım gölgelerin arkasına sığınıyorlar.
__________________
Varlikla yokluk arası bir dengede seyyâl olur hikâyet-i ömrümüz, kâh meşgâlemiz bir kuru kavga kâh bir hikmete râmî olur gönül, an gelir zümrüd-ü anka ile söyleşir, devrân değişir bir bûm ile hem-hâl olur gönül, ne şekvâ berkarâr eyler bizi ne iltifâta tabîyiz, bir meygedenin azm-i râhına revân olmuş hayrân-ı didebâniyiz, eyyâm keder-ü mihnetle zâyi olsa ne çıkar, tek bir itâb-ı müjgân-ı yâr ile sâcid-i bî-ihtiyariyiz, kâniyiz naçâr derde düşmüşüz, bâdî bâde elde bende-yi bermurâdiyiz, ârâyiş-i rûzigâra aldanmadık, aşk ile meşhûd-i hüsn-i yâra derkenâriyiz, ne bir söyleyen olur râz-ı derûnumuzdan, ne dinleyen olur zahirâ malayâniyiz, boş geçme müslüman bir nazar et, gûya ki gülistân-ı zamânenin mehtâb-ı gerher-feşâniyiz, yârdan geçtik, serden geçtik, cândan geçtik, terk-i terk ile olduk âgâh, meskun-u makâm-ı fenâfillâh-ı âlîyiz...

...Nahçıvan, hasretinle alevlenen bir çerâğ
Seninle firarını unutuyor Karabağ.
Göğsünde kıskandığım bir rüyadır kırmızı
Nerdesin ey masallar ülkesinin son kızı...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (Daim)  
Alt 22.08.07, 21:22
Afşar Bey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Vekili
 
Üyelik Tarihi: 08.02.07
Şehir: Hakkariden Edirneye
Yaş: 38
Mesajlar: 2.417
Karizma Puanı: 308
Afşar Bey has a reputation beyond reputeAfşar Bey has a reputation beyond reputeAfşar Bey has a reputation beyond reputeAfşar Bey has a reputation beyond reputeAfşar Bey has a reputation beyond reputeAfşar Bey has a reputation beyond reputeAfşar Bey has a reputation beyond reputeAfşar Bey has a reputation beyond reputeAfşar Bey has a reputation beyond reputeAfşar Bey has a reputation beyond reputeAfşar Bey has a reputation beyond repute
Ce: Tarih boyunca devam eden bir yalan

Hoca bu yazının altına imzamı atarım ama sadece bir tarafına deyil.Sakın yeşil sermayeyi övme.Avrupadaki gurbetciden tut vatandaki vatandaşımıza kadar hortumladılar.
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Genel > Köşe Yazıları


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Gösterim Modu

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Yazar Forum Cevaplar Son Mesaj
Tarih boyunca denenmiş idam teknikleri suri Konusuz Konular 5 08.07.07 12:04
Istanbul'a Tarih Boyunca Verilen Isimler sezer0115 Dersler 0 02.02.07 14:56
İstanbul'a Tarih Boyunca Verilen İsimler dejavu06 Türk Tarihi 0 14.12.06 21:42
Tarih Boyunca Türkler ve İngilizler TaRiHmAn Türk Tarihi 0 28.10.06 19:00
Tarih Boyunca Seferler ve Savaşlar hakan3232 Türk Tarihi 12 20.10.06 22:35


Tüm Zaman GMT +2 Olarak ayarlı. Saat: 06:45.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Beta 1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0