![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Blogs | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Duyuru |
| Konusuz Konular Hiç bir sınıfa sokamadığınız ama yine de paylaşmakta fayda gördüğünüz konuların bölümü. Kalemlerin özgürce işlediği yoğun bir bölüm. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| ||||
| Bir serçenin kanatları altınla kaplanırsa...--Başarılı olmak? Bir serçenin kanatları altınla kaplanırsa... Paris'te bir Türk ailesinin evine davet edilmiştim. Yemek sırasında, babası, içeride annesine yardım eden 11-12 yaşlarındaki küçük kızını işaret ederek, biraz da gururla, “Amcası” dedi, “Kızım çok başarılı. Okulunun birincisi. Bütün derslerinden 10 alıyor. Fransızlar bile hayran kendisine!” Ben hiç düşünmeden, “Eyvah!” dedim; “çocuğunuzun ne sorunu var?” Masadakilerin tuhaf tuhaf baktıklarını görünce de ilâve ettim: - “Bu yaşta bu denli başarılı olmaya ihtiyaç duyduğuna göre, muhakkak bu çocuğun kendisini başa çıkmak zorunda hissettiği ciddi bir sorunu olmalı!” Masadaki sessizlik uzun sürmedi, baba, “Ne sorunu olsun beyefendi? Hiçbir sorunu yok, gayet normal bir çocuk!” diye cevap verdi. Huysuzluğum tutmuş olmalı ki “Mümkün değil!” diye mukabele ettim: “Değil bir çocuk, bir yetişkin bile, normal olduğu takdirde, yüksek başarıların peşinden koşmak ihtiyacı hissetmez. Mutlaka fark etmediğiniz bir sorunu olmalı.” “Meselâ” dedim; “arkadaşlarıyla arası nasıl? Çok arkadaşı var mı? Oyun oynamayı seviyor mu?” Baba önce nasıl cevap vereceğini bilemedi, sonra “Var tabii ki” deyû bir şeyler söylemeye çalışırken, eskiden beri ailenin yakını olan doktor arkadaşım, “Hay Allah, nasıl da farketmemişim. Dücane Bey haklı. Gerçekten de '...'nın doğru dürüst arkadaşı yok. Pek oyun oynamayı da sevmez. Ben ne zaman çocukları lunaparka götürmek istesem, o gelmek istemez, odasına kapanır, televizyon seyretmeyi tercih ederdi” diye açıklamalar yapmaya başladı. Hikâyenin devamı o kadar önemli değil. Ancak şu kadarını söyleyeyim ki beni şaşırtacak farklı bir neticeyle karşılaşmadım. Eskiden beri, göz alıcı başarıların öykülerini hep kuşkuyla karşılarım. Ne zaman başarıyla övünen biriyle karşılaşsam, “Acaba bu zavallının ne sorunu var ki bu denli başarılı olmaya ihtiyaç duymuş?” diye düşünürüm. Başarının türü önemli değildir. Bedeli zor ödenmiş her başarı, her yükseliş, gerçekte bir kaçıştır. Kimsenin kuşkusu olmasın ki başarıların yegâne yararı, geride/içte saklı bir şeyleri örtmeye matuftur. Başarmak kolay değildir! Başarı kazanmak zordur! Her başarının bir maliyeti vardır! Bu cafcaflı açıklamaları duyunca sormak gerekmez mi: İnsan niçin bu maliyeti öder? Zorluklara katlanmayı gerekli kılan nedir? Kişi niçin durup dururken zorluklarla uğraşmak ister? Cevap acaba şu mu: Başarılı olmak istiyorsan, bedelini ödemelisin! Başarılı olmak için ne yapmak, hangi sıkıntılara katlanmak gerektiğini konuşuyor olsaydık, hiç değilse “kolay başarılar”dan söz etseydik, belki bu cevabın bir mânâsı olurdu. Oysa bizim cevabını merak ettiğimiz sorular şunlardı: - “İnsan niçin başarılı olmaya ihtiyaç duyar?” - “Başarı arzusunu ortaya çıkaran eksiklik duygusu acep ne ola ki?” Başarıya ihtiyaç duymuş olan birinin, arzusuna ulaşmak için gerekli maliyeti ödemeye yanaşıp yanaşmaması farklı bir şey, bu maliyeti göze alabileceği başarılara talip olmak zorunda kalması ise başka bir şey! Başarı, basitçe eksikliğin giderilmesi değil, eksik olanın ihtiyaç fazlası olacak kadar biriktirilmesidir. Bu bakımdan yeterince eksiklenmeyen insan yüksek başarılara ihtiyaç duymaz! (Tırmanmanın istikameti doğal olarak aşağıdan yukarıyadır. Aşağıda olmayan, niçin yukarıya tırmansın?) Azim, irade, gayret, çaba, vb. faaliyetleri küçümsediğimi sanan akl-ı evveller, bu sözcüklerin yerini, hem de bir çırpıda “hırs, ihtiras, tamâ” gibi sözcüklerin alabileceğini de hesaba katmalıdırlar. Bu yer değiştirme, eylemin türüyle değil, amacıyla ilgili olup kabaca “çok çalışma” olarak tanımlanabilir. Siyasî hırslar, sanatsal ihtiraslar, ticarî tamahkârlıklar, kolaylıkla azim ve gayret'le ilişkilendirilebilir. “Başardım, başarılıyım” gibi boş lâfları bırak da söyle bakalım mutlu musun? Ben başarılı ama mutsuz çok insan gördüm; keza bir o kadar da başarısız ama mutlu insan... Başarı insanı memnun eder, nefsine haz verir ama eğer aptal değilse aslâ mutlu olmasını sağlamaz! Yanlış anlaşılmamak ümidiyle, yeri gelmişken Sezen Aksu'yu misâl olarak verebilirim. Kendisi zekî, başarılı ve iyi kötü hâlinden memnun bir sanatçı. Fakat göründüğü kadarıyla mutlu değil. Olsaydı, olabilseydi, başkaları nezdinde başarılı olmaz, aslâ bu denli başarılı olmaya ihtiyaç duymazdı. İyi ama kişi hem başarılı, hem mutlu olamaz mı? Olamaz, çünkü bir serçenin kanatları altınla kaplanırsa, o serçe artık semâlarda yükselemez! Unutmayınız, başarı altın gibidir. Çökertir. Mutluluksa her halûkarda toprağa ihtiyaç duyar; bir vasata yani. Dücane Cündioğlu Y şafak
__________________ . http://video.yahoo.com/people/3698719 Namaz Kıldınmı http://www.youtube.com/watch?v=9wiZhyQHaXc her şeyi ALLAH YARATTI peki…. http://www.youtube.com/watch?v=XdbBKHw0mac görüntülerle KADER http://www.youtube.com/watch?v=6Z8pQ6kDoTE |
![]() |
|
| Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
| | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 5 bin YTL'lik altınla çeyrek kazandı | SuLTaNNeFi | Türkiye Gündemi | 1 | 10.01.07 15:30 |
| *** Serçenin Avciya Nasihatlari *** | Sezen | Hikayeler, Olaylar ve Yazılar | 0 | 28.12.06 21:46 |
| Vatikan`da kral olmak mı, yoksa Afrika`da maymun olmak mı daha iyidir? | maskeli_yabanci | Geyik Anketleri | 4 | 10.10.06 20:36 |
| Kanatları olanın, ayakları kaymaz | LaViNia | Yazılar ve Hikayeler | 0 | 30.09.06 10:03 |
| Serçenin Kaderi | ubeyde | İbretli Hadiseler | 2 | 17.07.06 19:04 |