| Hayatınızdaki Kaçıncı Ağustos? Zamanın, yaşamlarımızdan su gibi akıp gittiğini fark etmeyen yoktur sanırım. Zamanın sonsuzluğuna karşın, bizlerin zamanı kısıtlı. Zaman kendi içinde müthiş cömert ancak bizlere oldukça cimri davranıyor. O halde biz de zamanın bu cimriliğini olabildiğince cömertçe ve sınırsız kullanmalıyız. Bu ağustos hayatınızın kaçıncı ağustosu bilemiyorum ama bu ağustos yaşamınızdaki en güzel ağustos olabilir. Neden olmasın ki? Dilediğinizce dinlenebilir, dilediğinizce eğlenebilir, dilediğinizce gezebilir ya da içinizdeki mutluluk kıvılcımlarını dilediğinizce ateşleyebilirsiniz. "Hayatın bizim ona yüklediğimizden başka anlamı yoktur" gerçeğini hatırlayıp, bu ağustos hayatınıza gönlünüzden ve yüreğinizden arzu ettiğiniz her anlamı yükleyebilirsiniz.
Bu ağustosta hayatınıza sevgiyi, paylaşımı, neşeyi, sevinci, güzellikleri yükleyin, denizin mavisini, ağacın yeşilini, çiçeklerin mis kokusunu, gökyüzünün sonsuzluğunu, yıldızların ışıltısını, sevdiğiniz müziklerin nağmelerini, sevdiklerinizin sımsıcak gülümsemelerini, çocuğunuzun size yansıttığı yaşam sevincini, sabahların huzur veren serinliğini, dalgaların hülyalı sesini, akşamların hafif esen rüzgârını, kumsaldaki kum tanelerinin eşsizliğini, gecelerin siyahi gizemini ve yaşamın keşfedemediğiniz yönlerini keşfedip, bu ağustosa yükleyin.
Sorunlara gelince, onlar her zaman var. İşteki sorunlar, ailedeki sorunlar, çocukların sorunları, ekonomik sorunlar, ruhunuzdaki sorunlar, sevdiklerinizin sorunları, ülke sorunları, dünya sorunları ve yaşamınızdaki pek çok sorun çevrenizde fır dönerken ve size gün içerisinde göz kırparken, ara sıra onlara sırtınızı dönmeli ve ruhunuzu kapatmalısınız. İşte ağustos bunun için en iyi zaman. Neden ağustos derseniz, çok özel bir anlamı var. Ağustosa anlam katan, "şimdiki zaman" olması. Eh ne de olsa geçmiş kaçmıştır, gelecek ise henüz var olmamıştır, ancak bugün sizindir. Zaman Cömert Değil
Üzülerek, tartışarak, kavga ederek, ağlayarak, aklınıza sorunları takarak geçirdiğiniz zamanlar size ne kazandırdı? Eğer üzüntülerinizden, gözyaşlarınızdan ve kavgalarınızdan herhangi bir kazancınız olduysa, diyecek bir sözüm yok, zaten böyle bir gerçeklik de yok. İşte bu nedenden dolayı, siz şu an içinde bulunduğunuz zamanı iyi değerlendirme kararı alın.
Sevgilinizle, eşinizle, ailenizle, çocuğunuzla, arkadaşlarınızla, dostlarınızla bu gününüzü iyi değerlendirmeyi unutmayın. "Şimdi" birazdan "biraz önce" olacak, "bugün" az sonra "dün" olacak, içinde bulunduğumuz "ağustos" otuzbir gün sonra "geçtiğimiz ay" olacak. Diyorum ya, zaman hiç cömert değil, bizi asla beklemiyor.
Her insan mutlu olmalı, herkes yaşamına mutluluğu serpiştirmeye ve sevdikleriyle güzel, kaliteli, nitelikli zamanlar yaşamaya layık. Ancak mutluluk her daim yoğunluğunu koruyan bir duygu durumu değil. Kimi zaman hüzünleniyor kimi zaman acı çekiyor, kimi zaman depresyona giriyor, kimi zaman da öfkelenebiliyoruz çünkü bizler duygularımızla yaşıyoruz.
Gün içerisinde karşılaştığınız olaylar sizi olumsuz etkileyebilir ama önemli olan bu olumsuzlukları sürdürmemek, sorunlara sağlıklı çözümler üretebilmek ve geçmişe takılıp kalmamak. İşte insanın en büyük hatası; geçmişe takılıp kalmak ya da geleceğe ilişkin kaygılarla boğuşmak.
Geçmişten kurtulmak ya da gelecek kaygılarından arınmak tabii ki kolay değil ama çaba göstermeniz ve kendinizi bu anlamda törpülemeniz gerekiyor. Nasıl mı? Şimdiye odaklanın Bu hayatınızdaki kaçıncı ağustos?
İlkim Öz
__________________ IT'S TOO LATE!!! |