Daha Güzel Yenil…! DAHA GÜZEL YENİL…!
Yaşamak fakirleştirir adamı.
Durmadan azalır, ama çoğalmazsın tutunduğun umudu bırakırsan eğer.
Deli-dolu, ipe-sapa gelmez hülyaların olmalı. “Ben yürürsem bir gün dağlar da yürür benimle” gibi mesela.
Tut ki yürüdün ve çakılıp kaldı dağlar, ne çıkar?
Değil mi ki umudu yaşadın bir zaman, bir zaman bununla avundun, ışıdı gözlerin bir müddet bu umutla, yetmez mi?
Yüreğinde de olsa bir ülkeyi fethedebilmelisin.
“Denizler durulmaz dalgalanmadan” boşuna mı yani?
Boşuna mı “yiğit yarasız olmaz?”
Nedir sana bir kahpelik değdiyse, bu kahpeliği yapan sen değilsen eğer?
Yılgınlık yılkı’lara hastır. Çünkü onlar onca yükü taşıdıktan ve onca yola vurulduktan sonra, tam da hak ettikleri ve ihtiyaç duydukları anda kendilerinden bir tutam ot bir avuç yem esirgenerek zemherinin ortasına salınıveren ama bahar gelip her yerde yeşermişken tekrar geme ve semere dönüp gelenlerdir. Onlar yılkı’lardır. Küheylan değil beygirdirler.
Ne yapmak gerek? Tabii ki beygirleşmemek…
Yani ki en ağır yükün altında bile ayaklarının altında köpüre köpüre ezdiğin bir otlak düşlemelisin.
Esas geme vurulmuşluk düşünü kaybettiğinde başlar.
Yenilmek iki ihtimalinden biridir savaşın. Anlatılacak bir hikayesi vardır. Ve elbette her hikayenin de bir kahramanı.
“İnsanlar savaşıyordu ve ben oturuyordum, elimde kabak çekirdeği”.
Kabağın ve çekirdeğin bir suçu yok ama ne böyle bir hikaye olur ne de böyle bir hikayenin kahramanı.
Uğruna kendini adayacağın, savaşacağın velev’ki yenileceğin bir şey, bir nesne, bir kimse yada neyse ne olmadıktan sonra nedir ki yaşamak?
Hiç kimse ebediyen kazanmaz, doğal olarak ta kaybetmez ebediyen.
Hiçbir şey olmaktansa bir şeydir yenilmiş olmak.
Bütün bunlar bir “yaşasın yenilgi” değil.
Hiç kimse yenilmek için savaşmaz. Bütün gayretiyle kazanmayadır onun savaşı. Ucunda yenilgi olsa bile budur işte asıl kazanmak.
Umudu yenmeden umutla yenilen adam kazanacaktır, elbet.
İyi bir yenilgi iyi bir aşk gibidir, efsaneleşir kendi ayarında.
İyi bir yenilgi kendisi zafer olur bazen ve allak-bullak eder bütün zaferleri.
Firavunun sihirbazlarının gözünü açan Musa’nın âsasına yenilgileri değil mi?
Adem’in hangi çocuğu unutur Habil’i, yenildi diye kabile?
Mazlum bir yenilgi zalim bir yengiden yeğdir daima.
Umutla yenilen ama umudunu yenmeyen, iyi bir aşk gibi iyi bir yenilgi gerek şimdi bize.
Haydi birlikte tekrarlıyoruz:
Şimdiye kadar savaştın ve hep yenildin.
Olsun.
Bir daha savaş ve daha güzel yenil..!
(S.BECKHET)
Bu akşam çok kızgınım dostlar.Aslın da sakin biriyim ama bu gün nefret kusuyor heryanım.Peki ya neden ne oldu?
Bilmiyenler için ben bir Kaptanım.Yabancı bayraklı bir yatta.Malum sezon başlamadığından bakımdayız.Boya işini yapan bir kardeşim var genç beş vakit namazlı dürüst islam edebiyle büyüdüğü yetiştiği her halinden belli.Bu kardeşim Antalya nın meşhur Konyalatı semtinde bulunan çok şirin küçük biraz da modern tarz da yapılmış bir caminin lojmanın da kalıyor.Bu gün sabah işe geldiğinde soluk gördüm onu gözleri şişmişti merak ettim sordum
-Kardeş rahatsızmısın?
-Yok abi iyiyim dedi.
Ben de önceleri üstelemedim ama durgunluk devam edince artık dayanamadım.
-Kardeş çocuklarla ilgili bir sorunmu var dedim.
Demez olaydım dayanamadı hem hıçkırarak ağlıyor hem anlatıyordu.
Sabah namazı için kalkmış hava da biraz ılık olduğundan cami avlusunda abdestini almış ezanı ve vakiti bekliyormuş.Ezan okunurken
çevre apartmanlardan birinde oturduğunu söylediği bir kadın belirmiş karşısında kucağında birde küçük köpeği varmış.Başlamış bağırmaya ezan sesinden rahatsız olduğunu bunu dinlemek zorunda olmadığını sesini kısmalarını bağıra bağıra söylemiş.
Sonra daha da detaya girdi sırf ezan sesinden dolayı bu bölgede herkes taşınıyormuş efendim kiralar cami olduğu için bu bölgede düşmüş.Sonra bunu imam efendiden de onaylı duyunca bende şok oldum.
Aslında şu anda yazacak çok şeyler var ama bulunduğum konum dolaysıyla bir şey demiyeceğim.Ama bugz edeceğim.Allahım c.c. sen onları ıslah eyle biliyorum biz de diğer kavimler gibi olduk hatta şu an lut kavmini bile geçtik.Bizleri affet Taşıyamayacağımız yükü bize yükleme bunla bizi imtihan etme.Amin
__________________ Doğruyu söylemek değil, anlatmak güçtür. Akıllı insanlara gülmek, delilerin ayrıcalığıdır. (Jean de La Bruyere)
Suskunluğum aseletimdendir...
Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
Birde söyleyene bakarım adammı diye... Balonların gururu, iğnelerle karşılaşıncaya kadardır. Bilginin efendisi olmak istersen, çalışmanın kölesi olmalısın. (Honore de Balzac) |