Dişiliğini öne çıkartan kadınlar ve dişini gösteren sanatçılar Dişiliğini öne çıkartan kadınlar ve dişini gösteren sanatçılar
“Ben böyle sanatın içine tükürürüm...” sözleri sanatçılar arasında bir zamanlar çok tartışıldı. Yaşadığı toplumdan bu kadar uzak duran sanatçılar dünyanın kaç ülkesinde var bilmiyorum. “Dünyanın tanıdığı en önemli sanatçılardan biri...” diye anlatılan bir sanatçı (!) milleti tarafından tanınmıyor daha önemlisi sanatı dinlenmiyorsa bunu nasıl tarif edersiniz. Millet gider Mersine bunlar gider tersine...
Fazıl Say’ın adını birkaç kez medya da görmüştük sadece. Dünyanın en iyi piyanistlerinden birisiymiş. Doğru olup olmadığını bilmiyorum. Ne yalan söyleyeyim beni pek ilgilendirmiyor. Çünkü ne piyanodan anlarım ne de piyano konserine giderim.
* * * * * * *
Fazıl Say’a:
Sen bilmessin belki ama bu aralar seni en çok savunan Berhan Şimşek abini, anadolu insanına sevdiren “Minyeli Abdullah” rolüydü. Minyeli Abdullah filminde sadece “rol” yaptığını defalarca kendisi de söyledi. Dişini göstererk milletin değerlerine saldırmaya başlayınca önce milletin gönlünden sonra da oturduğu makamlardan olmaya başladı. Emin ol senin işin daha zor. Çünkü Berhan Şimşek en azından bir dönem milletin gönlünde yer buldu. Seni ve yaptığın sanatı bizim insanımız zaten hiç anlamıyor ki sana değer versin.
Yurt dışında çok seviliyor olabilirsiniz. Ancak oralarda yaşayıp, doğup büyüdüğün ülkenin insanlarına “dişini” göstermeye çalışman bana, “dişiliğinden” başka bir şeyini ön plana çıkartamayan kadınları hatırlatıyor.
“Kişiliğine güvenmeyen kadınlar, dişiliklerini öne çıkartarak toplum içinde dikkat çekmeye çalışırlar” diye bir cümle not almıştım yıllar önce ajandama. Senin “ülkeyi terk etme” çıkışı yaparak kendini gündemde tutma çabanı “sana acıyarak” seyredince bu sözün erkek versiyonu aklıma geldi. Sanatıyla gündemde olamayan santçılar “soyunarak” veya “paparazzilere” yakalanarak (!) kendilerini gündeme getirme çabalarına hepimiz alışkınız. Sanatıyla milletin gönlünde yer edinemeyenler, diş göstererek gündeme gelmeye çalışıyor. “Diş” göstererek gündemde kalma modası başlarsa, bu senin ülkemize hediyen olacak!
Kendini gündemde bu kadar ön plana çıkartmışken hemen siyasete atıl bence. Berhan Abin bu konularda sana mutlaka yardımcı olacaktır. Partilerden hiç birini beğenmiyorsan, Bekir Coşkun Abinle beraber “Göbeğini Kaşımayanlar Partisi” (GKP) diye bir de parti kur!
Bana kızacaksın ama bu yazıyı yazarken sana inat olsun diye iki elimle göbeğimi kaşıdım! Bana da “diş” bileyebilirsin. Başka bir ülkeye gidip kendi ülkesine ve kendi insanının yaşam tarzına hakaret ederken utanmayan bir insanın, bana “diş” göstermesi beni ancak gurulandırır.
Bende Almanya’da doğup büyüdüm. Kıyaslama yaptığım zaman görüyorum ki, “göbeğini kaşıyan” anadolu insanı içinde yaşamak, Almanya da yaşamaktan daha çok keyf veriyor bana. Göbeğini kaşıyan anadolu insanı ve çocuklarının geleceği için birşeyler yapmak Almanya da yaşayıp ahkam kesmekten daha çok mutlu ediyor beni.
İcraa ettiğin sanatın bu ülkeye ve insanlığa fayda vereceğine inanıyorsan, “göbeğini kaşıyan adamlar” dediğin anadolu insanın evlatlarını al, yetiştir ve parmaklarıyla göbeklerini kaşımayıp piyano tuşlarıyla sanat icra etmelerini öğret!
* * * * * * *
Sahi sen hiç türkü dinler misin Fazıl? Anadolu insanının gözyaşlarını mürekkep yapıp, ağıt yakarak söylediği türküleri bilir misin? “Göbeğini kaşıyan adamlar” belki piyanodan anlamaz ama türküleri severler.
“Nü” resimler yapan bir sanatçı (!), çıplak heykeller yapan başka bir sanatçıyla beraber, yanlarına Fazıl Sayı da alıp bir Anadolu turnesine çıksalar neler olur sizce?
Bu soru da benim aklıma takıldı işte!
Anadolu insanı, “ben böyle bir sanatın içine tükürrüm” diyerek sizi kovmaz. Galiba sizin gözlerinizin içine bakarak yüzünüze tükürür. Çünkü göbeğini kaşıyan adamlar en azından merttir. Uzaktan ahkam kesmezler.
İnanmazsanız bir deneyin!
Yerse tabi!
Alıntı
__________________ Doğruyu söylemek değil, anlatmak güçtür. Akıllı insanlara gülmek, delilerin ayrıcalığıdır. (Jean de La Bruyere)
Suskunluğum aseletimdendir...
Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
Birde söyleyene bakarım adammı diye... Balonların gururu, iğnelerle karşılaşıncaya kadardır. Bilginin efendisi olmak istersen, çalışmanın kölesi olmalısın. (Honore de Balzac) |