![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Duyurular |
| Kitap Özetleri Türkce Kitap Özetleri. Ödevlerinizde yardımcı olacaktır size. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| ||||
| KİTABIN ADI Milli Savaş Hikayeleri KİTABIN YAZARI Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU YAYINEVİ VE ADRESİ Letişim Yayınları Cağaloğlu / İSTANBUL BASIM TARİHİ 1984 KİTABIN YAYIM MAKSADI Bu Basımda, Ergenekon Iıı Altbaşlığıyla Yayımlanan Milli Savaş Hikayeleri’nin Varlık Yayınları Baskısı (2 Bas.,1965) Temel Alınmış Ve İlk Baskıyla (1974) Karşılaştırılmıştır. İletişim Yayınları Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Tüm Eserlerini Yayınlama Girişimi Neticesinde Bu Kitabı Yayımlamıştır. KİTABIN ÖZETİ : Kitap kısa hikayelerden oluşmaktadır. Kitap ülkemizin düşman işgali altındaki savaş yıllarını ve düşman mezalimini çarpıcı hikayelerle anlatmaktadır. Ayrıca kitabın sonunda karışık hikayelere de yer verilmiştir. Hikayelerin özetleri kısaca şöyledir. Ses Duyan Kız Emine Garipler köyünün en güzel kızıdır. Rumeli harbinde sevdiği şehit düşer. Bu olaydan sonra Emine içine kapanır, kimse ile konuşmaz. Derken kendi kendine sesler duyup etrafındakilere “Duyuyor musunuz? Vatan elden gidiyor, savaşa gidin!!!” diye bağırmaya başlar. Hiçkimse Emine’yi ciddiye almaz ve birgün tek başına yola çıkar. Bir zaman sonra O da şehit düşer ve öldüğü yer türbe halini alır. Sevdiklerini harbe yollayan genç kızlar Emine’ye adaklar adar ,sevdiklerinden bir haber, bir ses beklerler. Dünya Gözü ve Ahret Sesleri Savaş yıllarında “dünya gözüyle bir görebilsem” sözü Salihli’de yaşayan Hacı Arif Efendi’nin en çok söylediği sözdür. Günlerini Türk askerlerini görmeyi bekleyerek geçirirken,Tren’den inen bozguna uğramış ve İzmir’e kaçarken yağmaya gelmiş düşman askerleri karşısında şaşkına döner. Yağma ve katliamdan yaralı olarak kaçarken kendisini bir tarlaya bırakır. Şuursuzca yatarken Allah! Allah! sesleriyle gözünü açmaya çalışır. Gözlerini açabildiğinde Türk askerlerini görür ve ruhunu teslim eder. Teslim Teslim Bozguna uğrayan düşman her yeri yakıp yıkıyor ve halkı öldürmektedir. Şevki Efendi ise saklandığı yerden izlediği bu toplu katliam karşısında, en çok, küçük kız çocuğunun “Teslim Teslim” diye bağırırken can vermesine dayanamamıştır. Bu anı hayatının sonuna kadar unutamayacaktır. Issız Köy ve Dilsiz Kız Yakın zamana kadar meskun olan Alaşehir kasabasına giden yol üstündeki köy artık ıssızdır. Köyde görülen tek kız çocuğunu yanlarına almaya çalışanlar, çocuğun ürkek ve suskun hali karşısında şaşırır ve kaçıp kaybolmasına engel olamazlar. Herkes küçük kızın neler yaşadığını bilmektedir. Küçük Neron Azınlıkla beraber Manisa’yı yağmalayan düşman askerleri yüzünden müslüman halk evlerine kapanmıştır. Türk askerleri şehre yaklaşırken düşman askerleri kumandanı Flipos, son katliam emirlerini vermektedir. Her yeri ateşe verdirten Flipos, vahşetini bulunduğu binanın balkonundan seyrederken, artık kaçmak için şoförüne seslenir; “otomobil hazır mı?” Ancak hiçbir yanıt alamaz. Bir Meczup Hamdi, Aydın vilayetinin bir kazasında bir hamam viranesi içinde yaşayan ermiş bir kimsedir. Kendisine sorulan insanların başına neler geldiğini hissedip, soranlara cevap vermektedir. Kendisine yemek getiren kadının oğlunun ölümünü hissettiğinde, kadın gerçeği Hamdi’nin yüzünden anlar. Hamdi bu olaydan sonra garipleşir ve ortalardan kaybolur. Yazar İzmir’in işgali sırasında, Hamdi’nin neler hissettiğini çok iyi anlar. Hem Katil Hem Müttehim Romanın kahramanı ve Hüseyin Bey, İzmir’e doğru olan tren yolculuklarında içkili ve keyiflidirler. Vagondaki Rum adamın Türk Milletine karşı hakaret dolu sözlerine dayanamayan Hüseyin Bey, adamın üzerine atılır ve çıkan kargaşada Rum, Hüseyin Bey’i öldürüp suçu da diğer kişinin üstüne atar. Güya iki sarhoş şakalaşırken bu olay meydana gelmiştir. Güvercin Avı Kuşbaz Hüseyin Bey güvercinlerini çok sevmektedir. İşgalde düşman askerleri çiftliği basar ve güvercinleri öldürmeye başlar. Çetenin başı ise bir zamanlar yanında çalışan hizmetkarı İspiro’dur. Hüseyin Bey bu vahşi av karşısında ağlamaya başlar. Güvercinlerini okşarken lekesiz ak sakalı kana boyanır. Sanki çenesine Türk Bayrağı’ndan bir parça sarmış gibidir. Utanç Kadın, kızı ile birlikte kocası Nalbant Ahmet’i aramaya Ödemiş’ten İstanbul’a gelmiştir. Öğrendiğine göre kaldığı evi düşman askerleri basmış ve Ahmet de mertçe dövüşmüştür. Fakat çok sayıdaki düşman askerine karşı koyamamıştır. Bu olay namusuna ve erkekliğine çok dokunmuş ve karısından utandığı için izini kaybettirmiştir. Hasretten Hasrete
__________________ |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|
| | ||||
| Konu | Yazar | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Aşk Hikayeleri | suri | Yazılar ve Hikayeler | 40 | 12.06.08 10:10 |
| İlk milli savaş gemisi geliyor | lion33 | Türk Silahlı Kuvvetleri | 3 | 14.12.07 21:12 |
| İlk milli savaş gemisi seneye denize indirilecek | adnan_18 | Türk Silahlı Kuvvetleri | 0 | 19.11.07 08:55 |
| Milli Savaş Gemisi Projesi için imzalar atıldı | KuRt BeY | Türkiye Gündemi | 2 | 23.05.07 17:57 |
| Aşk Hikayeleri.. | Karizma_Aykut | Yazılar ve Hikayeler | 27 | 23.08.06 12:50 |