
04.05.07, 14:35
|
 | ~~KAPTAN BABA~~ | | Üyelik Tarihi: 10.01.07 Şehir: Antalya
Mesajlar: 1.988
Karizma Puanı: 299 | |
| Rüya Alemi Peygamberliğin 46 cüz'ünden biri de rüyadır. Aleyhisselâm Efendimiz 6 ay boyunca rüya yoluyla Vahye mazhar olmuşlardır. Yüce Kitabımız'da da rüya ile ve rüya tabiri ile ilgili âyetler mevcuttur. Rüyaları 3 ana bölümde inceleyebiliriz: 1. Rahmani rüyalar: (Salih ve sahih olup, hayırlı rüyalardır.) 2. Şeytanî rüyalar: (Hayırsız ve kötü rüyalardır.) 3. Edğas-ü ahlâm: (Bunlar da hiçbir anlamı olmayan karışık rüyalardır.) Bir hadîslerinde Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de: "Salih rüya Allah'tandır. Karışık olan rüya da şeytandandır. Sizden biriniz rüyada hoşlanmadığı bir şey görürse, uyanınca sol tarafına 3 defa tükürsün. Gördüğü rüyanın şerrinden Allah'a sığınsın. Bu takdirde (görmüş olduğu rüyadan) ona bir zarar gelmez." buyurmuş ve başka bir hadîste de "Hiç bir kul veya cariye yoktur ki, derin uykuya daldığında ruhu Arş'a doğru çıkarılmasın. Arş'a varıp da uyananın rüyası sadık ve Arş'a varmadan uyananın ki kâzib (yalancı) rüya olur." En sahih ve gerçek rüyalar seher vakti ile gündüz vakitlerinde görülenlerdir. İyi ve güzel rüya anlatılmalı, ama iyi ve salih kişilere anlatılmalıdır. Kötü rüyalar ise anlatılmayıp, zararlarından Allah'a iltica edilmelidir. Çünkü bir hadîste şöyle buyurulur: "Rüya bir kuşun ayağında asılı gibidir. Sahibi (gördüğü rüyadan) söz edip (anlatmadıkça) -tecelli etmez- Sahibi onu anlatırsa düşer. Tecelli eder; gerçekleşir. Bunun için rüyayı ancak alime, nasıha (hayırsever) ve akıllı (aklı selim sahibi) kimseye anlatın." Rüyaya iman etmemek, Kur’ân-ı Kerîmin bu konudaki âyetlerini inkâr manasına gelir ki, maazallah bu küfürdür! Nitekim Sevgili Peygamberimiz aleyhisselâm "Bir kimse rüyayı sadıkaya (Rahmani ve sadık rüyaya) inanmazsa, Allah'a ve Rasûlüne aleyhisselâm iman etmemiş olur!" buyurmaktadırlar. Rüya hak olduğu gibi, rüya tabiri de haktır. Ulu Önderimiz aleyhisselâm dahi her sabah namazından sonra mübarek sahabelere radiyallahu anhum: "Bugün rüya göreniniz var mı?" diye sual buyururlar, görülen rüyaları anlattırır, bazen kendileri tabir buyurur, bazen de tabir işini sahabelerine tevdi ederlerdi. Rüya yorumu ile ilgili hadîslerden yaptığımız bir derlemeyi sunalım şimdi de: "Rüyada yeşillik görmek Cennet'tir. Bahçe ferahlık, hurma rızıktır. Süt ve yoğurt fıtrattır (dindir). Gemi necattır. Yük taşımak hüzün, kadın görmek hayırdır. Boynunda kelepçeli görmeyi ise iyi saymam. Deve görmek de korkuya işarettir." Rüyayı anlatmada olsun, rüyayı dinlemede olsun İslâm'ın koyduğu bazı prensipler vardır. Bunları da bilmek ve bunlara uymak lazımdır. Şimdi vereceğimiz hadîs bu konuya yeterli açıklamayı getirmektedir: "Sizden biri hoşuna giden bir rüya gördüğünde onu iyi görüşlü kimseye (onu seven gerçek ve salih dostuna ya da tanıdığına) anlatsın ve kendisine rüya anlatılacak insan da (önce) "Hayırdır inşaallah" desin, (dinlesin) sonra yorumlasın." Rüyayı yorumlamak da çok önemli bir husustur. "Rüya, nasıl tabir edilirse öylece vaki olur. (Adeta) ayak kaldırılmış, inecek gibi... Bu bakımdan rüyanızı ya nasıh (iyi-hayırlı) yahut alim kimselere anlatınız (ve size rüya anlatıldığında da o rüyayı hayra yorumlayınız)" hadîsi de buna işaret etmektedir. Rüyaların en güzeli ve en müjdelisi herhalde aleyhisselâm Efendimizi görmek olmalıdır. Zira, Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem: "Beni rüyada gören Cennet'e girer." müjdesini vermişlerdir. Bir diğer hadîste de: "Bir kimse rüyada Beni görmüşse, muhakkak Beni görmüştür. Çünkü şeytan Benim kılığıma giremez. Kim Ebu Bekir Sıddıyk'i radiyallahu anh görse, muhakkak O'nu görmüştür. Çünkü, şeytan O'nun da kılığına giremez" buyurulmuştur. Sadık ve Rahmani rüya görmek için abdestli yatmalı, zühd, takva ve vera sahibi iyi bir mü'min olmaya gayret etmeliyiz. Bilhassa Efendimiz Hazretlerini rüyada görmek için çok duâ etmeli, Allah'a yalvarmalıyız. |