| Evlilik Ve Nikah devam ve bekası, huzur ve sükûnu, saadet ve mutluluğu da insan çiftlerinin bir araya gelmesiyle, karı-kocanın bir çatı altında birleşmeleriyle mümkündür. İnsansız dünya, bir şeye yaramıyacağı gibi hanımsız bir hayat da bir şeye yaramaz.
E Dünya hayatı; şeref ve değerini, canlılık ve şenliğini insanla bulur. İnsan hayatının sasen her şey çift yaratılmıştır: Gece-gündüz, yaz-kış, kuru-yaş, ruh-beden, dünya-âhiret, cennet-cehennem hep çifttir. Cenab-ı Hakk Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur:
,,İbret alasınız diye (Allah) her şeyi çift çift yaratmıştır.“
Kâinatın nizam ve düzeni, bu çiftlerin yanyana gelmesine, birbirlerini takip etmesine veya tamamlamasına bağlıdır. İşte erkek-kadın da bu ciflerden biridir. Bunlar da yanyana gelir, birbirlerini tamamlar, evlilik hayatını, ailenin mutluluğunu temin ederler ve nihayet insan neslini devam ettirirler.
Bunun için, ilk insan olan Hz. Adem, yaratılır yaratılmaz, eşi Havva da yaratılmıştır. Adem Aleyhisselam ilk baba olduğu gibi, Hz. Havva da ilk annedir. Geçen sayfalarda da işaret ettiğimiz gibi, Cenab-ı Hakk, Hz. Adem'i topraktan yaratmıştır. O'na yâr olmak üzere, Hz. Havva'yı da meydana getirmiştir. Fakat Havva'yı topraktan değil de Adem Aleyhisselam'ın vücudunun bir tarafından yaratmıştır. Bundaki hikmet, karı-koca arasında sevgi ve saygıyı sağlamaktır. Çünkü, kadın erkekten ayrı ve ona yabancı değildir. Kadın erkeğin bedeninin bir gücü ve onun bir parçasıdır. Tarihte ilk karı-koca bunlar olmuştur. Ve bütün insanlığın soyu, bunlara ve bunların meydana getiridiği aileye dayanır. Ve işte bu itibarladır ki, her insan kardeştir.
Cenab-ı Hakk Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur:
,,Ey o bütün insan kümeleri! Rabb'inize karşı gelmekten sakının ki, sizleri tek bir şahıstan yarattı ve o bir şahıstan da eşini halk etti ve ikisinden birçok erkek ve dişiler yarattı (ve dünyaya yaydı)..."
,,Sizi topraktan yaratması, O'nun (Allah'ın) varlığının delillerindendir. Sonra hemen birer insan olup yeryüzüne yayılırsınız. İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler (hanımlar) yaratıp aranızda sevgi ve merhamet var etmesi, yine O'nun varlığının ayetlerindendir. Bunda düşünen millet için dersler vardır.“
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz de şöyle buyurur:
,,Kadın, bir kaburga gibidir. Kadın bir eğri kaburgadan yaratıldı. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın! Kırılması da talaktır."
Demek oluyor ki; ilk babamızın asıl maddesi; hamur ve çamuru topraktır. İlk anamızınki ise, ilk babamızdan kopma bir parçadır. Çift olarak yaratılmaları da birbirlerini sevme, sayma, bir araya gelip aile çatısını kurma, birbirlerine ısınma ve tamamlama hikmetine dayanır.
Fakat, erkek ile kadının bir araya gelmesi gelişi güzel değildir; Kayıtsız, şartsız değildir. Herkesin keyfine göre değildir. Bu hususta kaideler konmuş, kanunlar vazedilmiş, bir düzene konmuştur. Tabiattaki diğer bütün çiftler de öyle değil mi?!. Hepsi bir düzene, bir kanuna bağlı; rastgele bir şey yok, başı boş bırakılmamış. Her birinin hareket ve görevi bir ölçüye bağlanmıştır. Serseri, gelişi güzel bir şeye tesadüf edilmiyor. Yaratanın koyduğu kanunlara göre çalışıyor her şey. Çünkü âlemin düzeni böyle olmasına bağlıdır. Aksi halde ne olurdu? Düzen bozulur, anarşi meydana gelirdi.
Erkek-kadın münasebetleri de tesadüfe bırakılsaydı, herkesin keyfine bırakılsaydı, kâr yerine zarar, saadet yerine felâket getirirdi, neslin devamı yerine neslin inkırazına sebep olurdu.
İşte, bu sebeple nikâh meşru kılınmıştır. Her iki tarafın rızası alınır, şahidler çağrılır, merasimler yapılarak etrafa duyurulur; gelin ve güveyinin kimler olduğu, kimin kime verildiği belli olmuş olur ve nihayet ortada kimsenin şüphesi kalmaz... |