Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Dini Konular > İslami Bilgi Ve Kaynaklar

Duyurular

İslami Bilgi Ve Kaynaklar Başlı başına bir kültürel birikim gerektiren güzel dinimizin müstesna incelikleri, hayat görüşü ve yaşanışı üzerine sayfalar dolusu bilgi, doküman ve paylaşımın yeraldığı gönül ferahlatan bir bölüm.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Gösterim Modu
  #1 (Daim)  
Alt 10.01.08, 21:33
AY_ISIGI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Vekili

 
Üyelik Tarihi: 14.01.07
Şehir: isvec
Yaş: 24
Mesajlar: 1.525
Blog Başlıkları: 2
Karizma Puanı: 226
AY_ISIGI has a reputation beyond reputeAY_ISIGI has a reputation beyond reputeAY_ISIGI has a reputation beyond reputeAY_ISIGI has a reputation beyond reputeAY_ISIGI has a reputation beyond reputeAY_ISIGI has a reputation beyond reputeAY_ISIGI has a reputation beyond reputeAY_ISIGI has a reputation beyond reputeAY_ISIGI has a reputation beyond reputeAY_ISIGI has a reputation beyond reputeAY_ISIGI has a reputation beyond repute
Exclamation Sunneti Seniyye

Muhterem Müminler!
Sohbetimiz, sünnet müessesesinin dinimizdeki yeri ve sünnete tabi olmanın ehemmiyeti hakkında olacaktır.
Dinî hükümlerin kendisinden çıkartıldığı deliller vardır. Bunlar: Kitap, sünnet, icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukaha olmak üzere dört kısma ayrılır.
Sünnet; Peygamber Efendimizin söylediği sözler, işlediği fiiller, başkası yapıp da takrir buyurup, hoş gördüğü şeylere denir. Hadis lafzı ise sünnet manasına geldiği gibi, daha çok sünnet-i kavliyede kullanılır.
Vahiy, Zahir ve Batın olmak üzere iki kısma ayrılır. Vahy-i zahir: Kur’an-ı Kerim, Hadis-i kudsî ve Hadis-i şeriflerdir. Vahy-ı Batın ise; Peygamber Efendimizin gayret ve içtihadıyla nail olduğu şeylere denir.
Cenab-ı Hak, çıktıkları yolculukta yollarını şaşırmayıp, sırat-ı müstekîmden ayrılmasınlar diye, kullarına kitaplar gönderdiği gibi, gönderdiği kitaplardaki hükümleri tatbik edecek, onu hayatına aksettirip, insanlığa rehber olacak, Peygamberler de göndermiştir. “Hamdolsun o Allah’a ki hidayetiyle bizi buna muvaffak kıldı. O bize hidayet etmeseydi bizim kendiliğimizden hidayetin yolunu bulmamıza imkan yoktu. Hakikat Rabbımızın Peygamberleri emr-i hak ile geldiler.”[Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] ayet-i celilesi bunun şahididir.
Mevlamız şöyle buyuruyor: “Birde, Peygamber size her ne emir verirse tutun, nehy ettiğinden de sakının.”
Bazı inkarcılar tarafından sünnet müessesesini baltalamaya müteveccih çeşitli iddialar ortaya atılıp, şöyle söylenmektedir: “Peygamber de bir insandı, o da hata yapabilir. Kur’an da var mı, sen ondan haber ver.”
Evet doğru peygamberler de bir insandır, onlardan da zelle sadır olabilir. Ancak hiçbir peygamber hata üzere devam etmez. Anında Cenab-ı Hakk tarafından ikaz olunurlar.
Yıllar önce aynı sual İmran bin Husayn’a sorulmuştu onun cevabı ise şöyleydi: Sen son derece ahmak birisin. Kuranı kerimde, Beş vakit namazın nasıl kılınacağını, zekatın nasıl verileceğini görebiliyormusun? Kitabullah bunları farz kılmış,sünneti rasülillah ise tefsir etmiştir.
Abdullah bin Amrdan rivayet ediliyor: “Ben Peygamber Efendimizden duyduğum her şeyi yazıyor ve onları muhafaza ediyordum. Kureyş beni bundan men etti ve: “Sen, Peygamberden duyduğun her şeyi yazıyor musun? Rasülüllah da bir beşerdir. Öfkeli halde de rıza halinde de konuşur.” dediler. Ben de yazmaya son verdim ve bu hali Allah rasülüne arzettim. Rasüllüllah (beni dinledikten sonra) parmağıyla ağzına işaret ederek: “Yaz! Nefsim, kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, bu (iki dudak) arasından ancak hak çıkar” buyurdular. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
İkinci olarak; Dinimizdeki bütün hükümleri Kur’an-ı Kerimde bulma gayreti içine girip,K.Kerim kendisine indirilmiş olan zatın tatbikatına nazar etmekten kaçınmak, bir binayı tek direk üzere oturtmaya benzer. Halbuki Kur’an-ı Kerim ile hadislere baktığımızda, her ikisini de aynı yerde buluyoruz. Her ikisi de vahiy. Aralarındaki fark; Cebrail A.S.’ın tilavetiyle olana kur’an-ı kerim, cebra-il a.s’ın tilaveti olmaksızın,işaretiyle Peygamber Efendimize zahir olana hadis-i kudsî, cebrail a.s’ın vasıtası olmadan,Hz. Allah’ın ilhamıyla Peygamber Efendimize zahir olana da hadis-i şerif denir .
İkinci bir iddia ise şöyle: “Bu sözlerin Peygamber Efendimize ait olduğunu nereden bilelim. ”
Bu suale doğru cevap verebilmek, usul-u hadis ilmini iyi bilmeye bağlıdır. Hadis-i Şeriflerin Peygamber Efendimize aidiyyetine dair çalışma, yıllar önce, hadis alimleri tarafından, görülmedik bir hassasiyetle, nice ömürler feda edilerek yapılmış, Peygamber Efendimize ait olan ile olmayanın arası tefrik edilerek, hadis-i şerifler kaleme alınmıştır. Şayet, bu hususta hadis alimlerinin yaptığı çalışmalardaki hassasiyeti tamamıyla anlatmak mümkün olsa idi, kuru inkarcı ve inatçılar hariç, böyle bir iddiaya yeltenen olamazdı. Yolda giderken bir şeyler yemek gibi, hasis işler ile meşgul olan kimsenin, adaletinde noksanlık olduğunu söyleyip, rivayet ettiği hadisleri zayıf olarak kabul eden; ömründe bir defa dahi olsun, yalan konuştuğu tesbit edilen kimsenin, ettiği tevbelere dahi itibar edilmeden, rivayet ettiği hadislerin tamamını uydurulmuş kabul eden bir hassasiyet hiçbir itiraza mahal bırakmazdı.
Muhterem Müminler!
Sahib-i din olan Peygamber Efendimizin sünnetine tabi olmadan kurtuluşu ümit etmek muhaldir. [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
Ayet-i kerimede şöyle buyurulmuştur: “Şanım hakkı için muhakkak ki size Rasülüllahda pek güzel bir numune vardır: Allah’a ve son güne ümid besler olup da Allah’ı çok zikreyleyen kimseler için.” [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ]
Peygamber Efendimiz: “Size iki şey bıraktım.Onlara uyduğunuz müddetçe dalalete ve tefrikaya düşmezsiniz tâ ki Havzuma ulaşıncaya kadar.Onlar: Kitabullah ve benim sünnetimdir.” Buyurmaktadır. 6
Dinin tahrip, edilmeye; sünnetin bidatlarla karıştırılmaya çalışıldığı bir dönemde hizmet veren İmam-ı Rabbanî hazretleri, yazdığı mektupların hemen hemen hepsinde, sünnete tabi olmanın lüzum ve ehemmiyetinden bahsederek şöyle buyurmaktadır:
“Bu hoşnut olunan mütabaattan bir zerre, bütün dünya lezzetleri ve ahiret nimetlerinden daha faziletlidir. Hem de nice nice mertebeler.


Fazilet, Peygamber Efendimizin sünnetine mütabaata; meziyet, onun dininin icaplarını yerine getirmeye bağlıdır. Bu mütabaat üzere vaki olan gündüz ortasında uyumak dahi, böyle bir mütabaat üzere yapılmayan binlerce geceyi ihya etmekten daha faziletlidir.”
__________________
Kendi eksiklerini göremeyenler, kusurlarını asla telafi edemez!!



Dun Gecti, Yarin varmi?.... Gencliginede guvenme, Ölen hep ihtiyarmi?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (Daim)  
Alt 12.01.08, 22:47
Tam Paylaşımcı
 
Üyelik Tarihi: 28.05.07
Mesajlar: 110
Karizma Puanı: 69
al_ghaasheyah has a reputation beyond reputeal_ghaasheyah has a reputation beyond reputeal_ghaasheyah has a reputation beyond reputeal_ghaasheyah has a reputation beyond reputeal_ghaasheyah has a reputation beyond reputeal_ghaasheyah has a reputation beyond reputeal_ghaasheyah has a reputation beyond reputeal_ghaasheyah has a reputation beyond reputeal_ghaasheyah has a reputation beyond reputeal_ghaasheyah has a reputation beyond reputeal_ghaasheyah has a reputation beyond repute
Ce: Sunneti Seniyye

s.a.
hele bu asırda taklit tam 1 zaruret değil mi ?!
yani nice küçük taklitlerde nice büyük mükafatlar gizlidir !
meselâ O s.a.v hayatı boyunca bacak bacak üstüne atmamıştır !
ves-selâm
__________________

Neveytül-hacce ve ahramtu bihi lillahi teala. Lebbeykellahümme lebbeyk. Lebbeyke la şerike leke lebbeyk. İnnel hamde ven-ni'mete leke vel-mülk la şerike lek.
(Allahü teala için hac etmeye ve hac ibadetine girmeye niyet ettim. Ben, senin emrine amadeyim ya Rabbi, emrine amadeyim! Emrine amadeyim, senin ortağın yoktur, emrine amadeyim. Hamd, nimet ve mülk senindir, ortağın yoktur.)

------------------------------
kendine muhâlefet et

------------------------




Ey Gönül bakma cihana gün gelir seyran gider
Durma ağla gözlerim gel bu kafesten can gider
Sağlığı sen bil ganimet gönlünü ezkâre ver
Çağrılır kabre girersin sonra bu meydan gider






Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Dini Konular > İslami Bilgi Ve Kaynaklar


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Gösterim Modu

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim


Tüm Zaman GMT +2 Olarak ayarlı. Saat: 01:03.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Beta 4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0