![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Duyurular |
| Hukuk Bölümü Adli olaylar ve sorunların karmaşık teferruatı, soğuk duvarlı mahkemelere intikal etmeden sıcak bir ortamda yardıma açılsın isteyenler için uygun bir bölüm. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| ||||
| Ce: Haklarınızı Biliyor musunuz? Google'dan T.C. Anayasası yazıp taratın. Bulduğunuz da bize "uygun" görülen anayasa ya bir göz atın. Önce insandan değil, devletten başlar. Devletin yapısı ve nitelikleri sıralanır. Ayrıca "Devletin amaç ve görevleri" diye de bir garip bölüm vardır. Garip diyorum çünki, devlet bir siyasal örgütlenmedir. İnsan değildir. Develet bir araçtır. Hem siyasal bir örgüt olması hem de araç olması sebebiyle "Devletin amacı"(!) olamaz. Egemenlik kayıtsız ve şartsız millete ait ise, amaçlar da ancak milletin amaçlarıdır. "Devletin amaçları" derseniz, bu amaçları eleştirmek suç sayılır ve vatandaşın bunlara kayıtsız şartsız itaati istenir. Biz de demokrasi yoktur. Militarist/Faşist bir idare biçimi vardır. Anayasanın ilk bölümlerinde devletin yapsı, niteliği ve görevleri anlatılır. Daha sonra sıra "Temel hak ve hürriyetlere gelir. Bunun üstün körü bir tanımından sonra, "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılabileceği durumlar" anlatılır. Nihayet sıra kişinin sahip olması gereken hak ve özgürlüklere gelir. Bunlar da genel olarak, A- Sosyal ve ekonomik Haklar. B- Siyasi Haklar C- Din ve vicdan hürriyeti D- Düşünce özgürlüğü başlıklarında ele alınmıştır. Fakat daha anayasanın başlangıç bölümünde önceliğin devleti oluşturan insana, insanın hak ve özgürlüklerine değil de, devlete verilmiş olması, devlete "Amaç"(!) izafe edilmesi, sonradan sıralanan ve adına "Temel hak ve hürriyetler" denilen bölümün sadece "Koyunu sahibinin istediği yere bağlama" mantığında ,hiç bir kıymet-i harbiyesi olmayan alelâde bir metin mantığında ele alınması, meleketimizdeki "Demokrasi"(!) nin çapını göstermesi bakımından çok anlamlıdır. Bir defa tek tek kişilerin vatandaşlık şuuru kazanmadığı bir toplum da demokrasi olmaz. Vatandaşlık ise, anayasal hakların bilinmesi ve gerektiğinde davranışa döünüştürlmesi ile gerçekleşir. Bu gün Türkiye de İlköğretim okullarının 7. ve 8. sınıflarında "Vatandaşlık ve insan hakları eğitimi" dersi okutulmaktadır. Çevreniz de ilköğretim 7. veya 8.sınıfa giden öğrenciler varsa denemek için lütfen "Vatandaş kime denir?" diye sorun. Bilemezler... Evet, kısa adıyla Vatandaşlık dersine girerler, hatta kimisi de ortalamasını 5 (Pekiyi) düşürmüştür ama Vatandaşın ne olduğunu bilemez. Çünki, Kitapta bu husus ile alâkalı tanım şöyledir. "T.C. devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes vatandaştır." Tanıma dikkat.!!!!!!! Vatandaşın ne olduğunu anlatmadan bir Vatandaşlık bağı"ndan (!) dem vurulmuş. Tabi ilköğretim öğrencisi bundan bir şey anlayamayınca ne yapacak? Cümleyi olduğu gibi ezberleyecek. Önce derse isim konulurken "Ofsayt"a düşülmüş. Çünki İnsan haklarına sahip olunmadan, vatandaşlık olmaz. Bu nedenle önce insan hakları gelmeli ve dersin adı, "İnsan hakları ve Vatandaşlık Eğitimi" olmalıdır. Ayrıca çocukların rahat anlayabileceği tarzda vatandaşın bir tanımı yapılmalıdır. Biz de anaysa "Demokrasi" görüntüsünde, özgürlüklerin lafta kaldığı, genel mantık olarak vatandaşlıktan ziyade devletin kutsallaştırılıp monarşiler deki "Buyruk-uyruk" ilişkisinde bir teba anlayışının egemen olduğu hamaset yükli bir metindir. İnsanlar kendi haklarının neler olduğunu merâk etmedikleri, öğrenmedikleri, arayıp sormadıkları müddetçe, anayasa bir hukuk kitabı olmaktan çok, sıradan bir kanun kitabı niteliğini muhafaza edecektir.
__________________ Eğer sorsanız: 'Sessizlik nedir?' O, Büyük Ruh' un sesidir...! Yine sorsanız: 'Sessizliğin meyveleri nelerdir?' Kendi kendini kontrol, gerçek cesaret demek olan metanet, sabır, vakar ve saygı...! (Cheyenne Özdeyişi) |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|