![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Blogs | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Duyuru |
| Hukuk Bölümü Adli olaylar ve sorunların karmaşık teferruatı, soğuk duvarlı mahkemelere intikal etmeden sıcak bir ortamda yardıma açılsın isteyenler için uygun bir bölüm. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| |||
| hukuk ve adeletmi ? bu asil ve kutsal millete yazık günah... ne böyle adelet sağlanır nede inanılır... hukuk türkiyede bu asil ve kutsal topraklarda artık tam bağımlı ve nereye hizmet ettiği kesinleşmiş ve inancı bitirilmiş kurumlar ve çalışanları tamamen lav edilmedikçe ve temizlenmedikçe sürünmeye layığız... Konu burhan44 tarafından (10.03.08 Saat 14:17 ) de değiştirilmiştir.. |
| ||||
| Ce: hukuk ve adeletmi ? HER HUKUKÇU(YARGIÇ) ADİL MİDİR? ........Hukukçu olmak, bir insanı peşinen adil yapar mı? Ya da soruya şöyle soralım.Her hukukçu adil midir? Hukukçular neden bazen adaletten uzaklaşırlar ?Nedir onları bu duyguya iten etkenler?.......Yukarıdaki soruların cevaplarını bulabilirsek, ülkemizin adalet sorunlarına formüller üretebiliriz sanırım..Malesef, ben şahsım adına her hukukçunun adil olduğunu söylemeği çok isterdim. Ancak gerçekler ve yaşananlar ,beni bundan alıkoyuyor. .......Hukukçular bazen , adaletten bile bile NEDEN sapabilmektedirler. Adaleti yeryüzünde en yüce ve ulvi bir olgu olarak içine sindirmiş bir insanın adaletten sapması mümkün müdür?.Çünkü onu ölüm korkusu dahi adaletten alıkoymamalıdır.. O zaman sorun nedir.? ......Sorun; adalet duygusunun hukukçularda eksik bırakılmasıdır. Bazen hukukçu olmayan biri, somut bir olayda hukukçuya göre daha adil davranabilir.Öyleyse adalet nedir.Adalet doğuştan mı vardır insanların yüreğinde yoksa eğitimle mi olgunlaşır?Adalet,Bir hukuk devletinde hukuk kurallarına harfiyen uymak mıdır?.O hukuk kuralı vicdanınızdaki adaleti yaralıyor veya sizi rahatsız ediyorsaa, onu çiğnemek adil olmak mıdır?. Tabi ki bu soruların cevabını bir anda vermek mümkün değildir.Ancak biz hukukçular olarak bunları sorgulayıp fikir jimnastiği yapmak zorunda değil miyiz.? .....Adaletin terazisindeki kişinin; akrabamız, eşimiz, dostumuz, hemşehrimiz olması, bizi neden adaletten uzaklaştırsın.Ceza ve diğer usul kanunlarımız, hakimin bazı hallerde çekilme hakkından bahseder. Bu, aslında hakimlerin adalet inancına peşinen bir güvensizlik değil midir?Ya da yargıçların vicdanında bir eksiklik olduğunu ifade etmek değil midir? ......Gerçekten adaleti içselleştirmiş bir yargıç ,suç işlediğinde babasını veya kardeşini veya dostunu cezalandırmaktan neden geri durur. Onun adalet duygusu, arkadaşlıktan veya akrabalıktan sonra mı gelir? Ya da bir yargıç, her şeye rağmen ben çekinme hakkımı kullanımıyorum .Ben, adil karar vereceğime inanıyorum der ve çekinme hakkı olan bir davada karar verirse yargıtayın bunu onama imkanı var mıdır? ..... Bir asker, vatanı için canını seve seve verebiliyorken, bir yargıç adalet için, dostunun sevgisinden mahrum olmayı neden göze alamaz. Neden bir takım yargıçlar siyasi düşüncelerinin etkisinde kalırlar.(veya toplumda bu kanının yerleşmesine vesile olurular) Onları bu düşünceye iten amiller nelerdir?.Bir yargıç ,kendi siyasi düşüncesini kararına yanısıttığında karşıt bir siyasi düşüncedeki yargıcın kendi siyasi düşüncesini kararına yansıtma meşuiyetini doğurmuş olmaz mı? ....Adaleti, bir fabrikanın sorunsuz işleyen çarklarına benzetirsek ,tek bir hak ihlalinin dahi, bir fabrikanın dişlilerinden birinin tersine döndürülmesi anlamına geldiğini, aslında adaletin bir bütün olduğunu, bir somut olayın tüm adaleti kirletebileceğini ,bunun tüm fabrikayı kaosun içine atmak olduğunu veya tüm dişlilerin kırılma tehlikesi ile karşı karşıya bulunduğunu bilmemiz gerekmiyor mu? ...Hukuk fakültelerinde hukuk eğitiminin yanında mutlaka adaletin ne olduğu ,bir mantık süzgeci içinde anlatılmalıdır. En azından Platon un DEVLET isimli kitabı her hukukçuya mutlaka okutulmalıdır. Bir mahkeme kararı toplumun %80 i tarafından eleştiriliyor ve hakkaniyete aykırı kabul edilebiliyorsa, bunu hukuk devletinin bir gereği olarak anlatamazsınız.Hukuk makul olandır. Akla uzak olan değil. SONUÇ Tecrübe ve zaman hukukçuları daha mı adil yapmaktadır.Yoksa adaletten daha fazla mı uzaklaştırmaktadır?.20 yıllık bir hukukçu ,2 yıllık bir hukukçuya göre daha mı adildir? Yoksa tersi mi doğrudur? Tersi doğru ise nedeni nedir?.Bu konuların araştırılması gerekmiyor mu? 2008 [Sadece kayıtlı Üyelerimiz Linkleri görebilir. ] adlı siteden Hakan Alkan’ın yazısıdır….
__________________ Sevgiyi sevip, yüreklerimizde herkese bir yer açabilmeli; Eğer düşmanlık duyacaksak çirkinliğe ve kötülüğe düşman olmalıyız... |
![]() |
|
| Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
| | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Atatürk Ve Hukuk | -*Kuzey*- | Kitap Özetleri | 0 | 25.11.07 03:48 |
| Hukuk Sözlüğü | KoC | Hukuk Bölümü | 6 | 10.09.07 21:19 |
| Hukuk Felsefesi | Thesephiroth | Felsefe | 0 | 20.08.07 17:38 |
| AKP nin Hukuk Tanımazlığı | gagamarti | Türkiye Gündemi | 16 | 02.05.07 20:23 |
| Osmanlı Hukuk Sistemi | SuLTaNNeFi | Türk Tarihi | 0 | 28.10.06 10:53 |