![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Yardım | Üye Listesi | Sosyal Gruplar | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Hikayeler, Olaylar ve Yazılar Başınızdan geçen veya başkalarının başından geçmiş olayları ve hikayeleri özgürce paylaşabileceğiniz ilginç bir bölüm. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| ||||
| Otuz beş senedir bu anı bekledim Kerim'i Amerika dönüşü tanıdım. Amerika'da üniversitede okurken internetten gazetemizin varlığından haberdar olmuş, arkadaşlarla tanışmış ve hayatına güzel bir yön vermiş. İstanbul'da yanıma onların selamıyla geldi. Hayatını anlatınca çok üzüldüm. Artık ben onun bir dert arkadaşı oldum. İstanbul'da sık sık yanıma geliyordu. Babası ise Tunuslu olup hosteslik yapan annesinden hâmileyken ayrılmış. Annesi doğumdan sonra iki aylıkken onu babasına teslim etmiş. Babası yeni bir hanımla evlendikten sonra kendisini o hanımın üzerine kaydettirmiş. Fakat onu İstanbul'da şefkatli bir hanımefendi büyütüp yetiştirmiş. Ona çok minnettar. Her sene onlar için kurban keser. Belli bir yaştan sonra kendisini büyüten akrabalarından farklı olduğunu anlayan Kerim'i bu hususta ikna etmek kolay olmamış. Ama belli bir yaşa gelince babası her şeyi anlatmış. Bu, onun için hayatında büyük sarsıntı olmuş; ama imanı ve kader inancı ile bu kırılgan dönemi rahat atlatmıştı. Ama, annesini tanıma hissi, babasının, 'üstüne düşme, o şimdi evlenmiş ve yepyeni bir dünya kurmuştur' demesine rağmen kalbinin derinliklerine kadar sarmış... Nasıl sarmasın ki, bu anne mevzuu; başka bir şeye benzemez... Liseyi Almanya'da bitirdikten sonra Amerika'ya üniversite tahsili için gitmiş. Annesiyle tanıştığında babası Tunus'un milli takımını çalıştırıyormuş. İşte bu ipuçlarından hareketle Kerim'le beraber senelerce Tunus'ta bulunan oradaki tanıdıklarım vasıtasıyla annesini arayıp durduk. Ama bütün gayretlerimiz boşa çıktı. Sonra annesinin yanlış bir bilgiyle İtalyan havacılık şirketi Alitalia'da çalıştığını zannetmiştik, onun için epeyce oralarda da iz sürdük; ama bir türlü karşılaşamadık. Kerim sonra evlendi ve beraber hacca gittik... Şimdi üç çocuğu var. Benim gayretlerimden bir netice alamayınca, Kerim, büyüklerden annesini bulabilmek için dualar istemiş... O dualar kabul olmuş ki geçen gün telefonda bana Roma'dan bir ize rastladığını söyledi. Tunus kültürünü tanıtıcı işler yapan annesinin isminde internette bir isme rastlamış!.. Hemen Roma'daki arkadaşımız Emre'ye telefon edip meseleyi tetkik etmesini istedik. Neticede doğrunun peşinde olduğumuzu anladık... Fakat görüşme nasıl olacaktı? Kerim bir muhabir gibi gitse, röportajdan sonra kendini tanıtsa diye düşündük. Daha sonra psikolog bir arkadaşımız, herhangi bir ters tepkiye karşı, büyük ve derin kırgınlıkların olmaması için Emre'nin önce hanımıyla beraber gidip tanıştıktan sonra doğrudan meseleye girmesinin daha uygun olacağını söyledi. Onun için Kerim üç çocuğu ile beraber çektirdiği bir fotoğrafı Emre'ye gönderdi. O, tanışmak istediğini söyleyerek bir randevu alıp eşiyle beraber gitti... Ama yolda giderken, dualar okuyarak Cenab-ı Hak'tan, annenin kalbini yumuşatıp yanlış bir şeyler olmamasını niyazla, birçok endişeyi de gönüllerinde taşıyarak yanına vardılar... Anneyi karşılarına alarak doğrudan meseleye girdiler: "Bizim, sizin kültür faaliyetlerinizi ve Tunus'u tanıtıcı gayretlerinizi tanıma arzumuzun yanında esas geliş gayemiz, sizi senelerdir arayan birisi için!.. Şu fotoğrafa bir bakar mısınız?" dediler. Annelik insiyakı ile şöyle fotoğrafa bir bakar bakmaz, "Oğlum mu? Otuz beş senedir bu anı bekliyordum. Onun bana döneceğini hep düşündüm!" dedi. Simâsı, gözleri hemen değişiverdi. "Bir sesini duyabilir miyim?" dedi. Hemen telefon açıp, sesini de yükselterek simültane tercüme ile ikisini anlaştırmaya çalıştılar. Kerim, çok heyecanlanmıştı. Konuşamadı, adeta tıkandı...
__________________ . http://video.yahoo.com/people/3698719 Namaz Kıldınmı http://www.youtube.com/watch?v=9wiZhyQHaXc her şeyi ALLAH YARATTI peki…. http://www.youtube.com/watch?v=XdbBKHw0mac görüntülerle KADER http://www.youtube.com/watch?v=6Z8pQ6kDoTE |
| ||||
| Ce: Otuz beş senedir bu anı bekledim Telefondan sonra Emre ve eşiyle Kerim'in Roma'daki annesi uzun uzun sohbet ettiler. Anne, "Roma'da Tunus'u ve kültürünü tanıtmak için çalışıyorum. 11 Eylül'den sonra İslamiyet'e karşı saldırılar olunca, karşı atağa geçtim. Belki beni daha da duygusal bekliyordunuz. Ama benim başımdan o kadar çok şoke edici olaylar geçti ki, artık acılar içinde pişe pişe hislerimi kontrol altına alacak duruma geldim. Buradaki evliliğimden bir kız, bir oğlan, iki çocuğum var. İşin garibi, hiç haberim yokken oğluma Kerim ismini verdim. İki tane Kerim'im var..." dedi. Kerim'i, Makdî ismini vererek bir kiliseye bıraktıktan sonra evraklarını babasına göndermesinde ise anlaşıldığı kadarıyla, güçlü bir iradenin, kendisini terk eden bir babaya şoke edici bir tavrı olsa gerekti. Yoksa böyle bir şey yapmasaydı belki baba, çocuğuna sahip çıkmayabilirdi. Kiliseden oğlunu kurtarmak için nitekim baba hemen harekete geçmiş, onu oradan derhal almıştı. Kerim telefonla konuşurken, "Anne ben seni çok aradım. Sana içimden asla bir kızgınlık duymuyorum ve asla, 'Beni niçin terk ettin?' diye sana bir şey söyleyecek de değilim." deyince, "Evladım imanlı bir insanın, Müslümanlığı bilen bir evladın zaten öyle bir tavır içine girmeyeceğini biliyorum. Ben torunlarımla beraber sizleri bekliyorum." diye karşılık verdi. Ne olursa olsun, kiliseye verilme aslında bir Müslüman için inanç açısından büyük bir riski taşımasıyla beraber bir uçtan hayırlı bir nesilden gelmenin, Kerim'i kurtardığı kanaatine de varabiliriz. Bir iki gün geçmeden Anne, Emre'yi arayıp, 50 kilometre uzaktaki ev ve işyerinden evlerine misafirliğe gelmek istediğini söyledi. Maksadı, telefonla da olsa hasretini gidermek için Emre'nin tercümanlığı ile oğluyla görüşebilmekti... Belki dört saat süren bir konuşma yaptılar. Anne, "Biz aslen Cezayirliyiz... Zenâti diye büyük bir aileden geliyoruz. Dedem Cezayir'de Fransızlarla savaşmış yiğit mücâhit... Onun babası meşhur Şeyh Muhammed... Babaannemin ismi Mün'â... Onun dedesi de Osmanlı... Cezayir'den göç etmek zorunda kalan ailem Tunus'a gelip yerleşmiş... Seninle telefonla görüştükten sonra Tunus'ta bulunan iki erkek ve iki kız kardeşime de telefon ettim. Onlara daha önceden senin durumundan bahsetmiştim. Seni bulduğumu öğrenince hıçkırıklara boğuldular ve bağırarak tekbirler getirdiler..." dedi. Kerim de hayat serencâmesini anlattıktan sonra, "Anne ben, kaybolan binlerce genç gibi kaybolup gidebilir ve sana ebedî düşman olabilirdim... Zaten bataklıklar çevresindeydim. Ama güzel insanlarla ve arkadaşlarla tanıştım elhamdülillah. Onlar bana güzellikleri, en güzeli de İslamiyet'i ve imanı anlattılar. Hayatın mânasını, kaderin hikmetlerini öğrendim... Anne-baba hakkının ne olduğunu idrâk ettim... Allah onlardan râzı olsun... Bu kardeşlerimizin rehberleri olan Hocaefendi'yi de tanıdım. Kitaplarını okudum, hayatıma güzel bir şekil vermek için gayret ettim... Seni çok aradım. Ağabeylerle beraber aradık... En sonunda Hocaefendi'den dua istedim. İnanıyorum ki, onun duasıyla seni bulabildim..." dedi... Saatler süren bu uzun konuşmadan sonra artık hasretin uzamaması kararına varıp birkaç gün için bir araya gelmeye karar verdiler. Anne, Emre'ye Hocaefendi'yi sordu. Ondan geniş bilgi aldıktan sonra eserlerini okumak istedi. Emre, Arapça "Sonsuz Nur" başta olarak, ne kadar kitabı varsa, verdi. Çünkü o, Arapça ve İtalyanca biliyor. Yanında kızını da getirmiş. O, üniversitede okumuş olduğu için İngilizce de biliyor. Birer kucak kitapla geç vakit evlerine döndüler. A AYMAZ
__________________ . http://video.yahoo.com/people/3698719 Namaz Kıldınmı http://www.youtube.com/watch?v=9wiZhyQHaXc her şeyi ALLAH YARATTI peki…. http://www.youtube.com/watch?v=XdbBKHw0mac görüntülerle KADER http://www.youtube.com/watch?v=6Z8pQ6kDoTE Konu ilon tarafından (12.02.07 Saat 22:25 ) değiştirilmiştir. |
| ||||
| Yaff,arkası yarın gibi bişey oldu,devamı varmı?nasıl biraraya geldiler,neler hissedip yaşadılar off çatlatma bizi ....yoksa bu kadarcık mı?
__________________ Sen Seni özleyenin Özleminden habersiz Özlemle Özlenmektesin Sen var ya Sen Özlemlerin İçinde En çok Özlenensin... |
| ||||
| Ce: Otuz beş senedir bu anı bekledim Walla bundan sonrasını yazara sormalısınız...Ben sadece bu güzellikleri paylaşmak istedim....En azından bilgi verebilir herhalde....
__________________ . http://video.yahoo.com/people/3698719 Namaz Kıldınmı http://www.youtube.com/watch?v=9wiZhyQHaXc her şeyi ALLAH YARATTI peki…. http://www.youtube.com/watch?v=XdbBKHw0mac görüntülerle KADER http://www.youtube.com/watch?v=6Z8pQ6kDoTE |
| ||||
| ( bak rep var ucunda)...
__________________ Sen Seni özleyenin Özleminden habersiz Özlemle Özlenmektesin Sen var ya Sen Özlemlerin İçinde En çok Özlenensin... |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|
| | ||||
| Konu | Yazar | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Gelmediniz, ben hep sizi bekledim... | Bir Söz | Edebiyat Şiirleri | 0 | 07.02.07 22:58 |
| Otuz Yillik Yürüyüsü | عاكف ار | İslami Bilgi Ve Kaynaklar | 0 | 27.12.06 02:00 |