![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Yardım | Üye Listesi | Sosyal Gruplar | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Hikayeler, Olaylar ve Yazılar Başınızdan geçen veya başkalarının başından geçmiş olayları ve hikayeleri özgürce paylaşabileceğiniz ilginç bir bölüm. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| |||
| Türk ve Türklük kavramlarından söz açılınca aklımıza hemen belli davranış kalıpları geliyor ve muzip bir gülümseme oturuyor yüzümüze. Hatta yeri geldikçe Türkleri aşağılama ve her olumsuzluğu Türklere mal etme raddesine kadar varıyor iş. Turiste bağırarak yol tarif etme, paspası temizlemek için caddenin ortasına atma, inşaat görünce başına dikilip iş makinelerini izleme gibi tuhaf haller bir çırpıda sayabileceğimiz davranışlarımızdan. Peki neden böyle davranıyoruz? Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Psikiyatri Kliniği Şefi Doç. Dr. Erol Göka, akademik bakışla “Türk kimdir?” sorusuna yanıt arıyor. Göka, Aşina Kitaplar’dan yayınlanan ‘Türk Grup Davranışı’ adlı eserinde ayrıca “Türklerin bilinen tarihleri boyunca değişmeden kalan, kendilerine özgü davranış kalıpları var mıdır?”, “Türkiye Türklerinin davranışlarını da hâlâ bu tarih boyunca sürmüş olan kalıplar mı şekillendiriyor?” gibi sorulara bilimsel yanıt veriyor. Anadili Türkçe ve lehçeleri olan herkesin Türk olduğunu iddia eden Göka, bugünkü davranış kodlarımızın Göktürklerde de var olduğunu belirterek, bu davranışlarımızın modernleşme önünde büyük engel teşkil ettiğini savunuyor. “Bugün başımıza gelen birçok belanın nedeni çok hızlı modernleşmedir. Aynı zamanda maçoluk kültürümüz de kadınların egemenliği altındadır.” diyen psikiyatrist, Türk’ün Türk’ten başka düşmanı olmadığını ve Türk tarihinin kardeş kavgalarının tarihi olduğunu da söylüyor. Türk tarihini Göktürkler’den başlatabildiğimizi ifade eden Göka, “Türkler olmasa tarih olmazdı. Ama bilim dünyası Türkler’e gerçekten kötü davranıyor.” diyor. -Son dönemlerde Türklük kavramı tavan yapıyor. Bu ilginin toplumsal bir zemini var mı? -Var. Sokakta gördüğü tüm olumsuzlukları Türklere mal etmek bazıları için geçim kaynağı oldu. Maskaralık bu. Ben grup terapistiyim ve gruplarla ilgiliyim. ‘Küçük grup çalışmalarından elde edilen şeyleri büyük gruplara nasıl uyarlayabiliriz’e kafa yordum. Ülke sınırları içinde yaşayan bazı ortak özellikleri barındıran insan grupları bir yere toplandıklarında farklı özellikler sergiliyor. Paris ve Kızılay Meydanı’ndaki insanların ışıktaki davranışları, selamlaşmaları farklı. -Aynı niteliği taşıdıkları için mi orada bulunmayı seçiyorlar? Yoksa taşıdıkları grupların özellikleri mi onları bir yerde topluyor? -Bu farklılıkların bir nedeni olması icap eder. Biz şimdiye kadar tarihe hep değişen boyutlarıyla baktık. ‘Tarihte değişmeyen nedir’e bakmak lazım. Mesela Türkiye’de çok hareketli bir toplum olduğumuz için siyasi ve ekonomik zaman çok hızlıdır. Bir de en yavaş zaman olan psikolojik zaman vardır. Kişilik, karakter dediğimiz şey değişmez. Tarihteki değişmeyen unsurları belirleyen şey de büyük ihtimalle o topluluğun psikolojisine yapışıp kalan şeydir. Türkler’in uygarlık sentezcisi durumlarının Cumhuriyet Türkiye’sine mahsus bir şey olduğunu sanıyordum. Hâlbuki gördüm ki Göktürkler’e kadar böyle. Mesela Göktürk sikkelerinin ön tarafında Çince yazıyor; ama arka tarafı kazınılmış, Göktürk yazısı yazıyor. Çin’in parasını almış, değiştirmiş yani. Şimdi diyoruz ya Türk parasının kıymetini bilmiyoruz dolar kullanıyoruz. Göktürkler farklı değildi ki! Türklere bilim dünyası gerçekten kötü davranıyor. Emin olduğumuz Türk tarihini Göktürklerle başlatabiliyoruz. Onlardan öncekilerin Türk olduğunu herkes biliyor; ama bilim ‘ispatlanmamış’ diyor. Benim çalışmalarım da Göktürklerden bu yanadır. -Siz de mi kabul etmiyorsunuz? -(Gülüyor) Dinlemezler. Türk kimdir sorusu hâlâ havada. Peki Türk’ü belirleyen nedir? Anadili Türkçe lehçeleri olan insanlar Türk’tür. Dil felsefecisi Wittgenstein ‘Bir dili öğrenirken, bir yaşam tarzına da kabul edilirsiniz.’ diyor. Anne çocuğuna dili öğretirken bir grup içinde yaşama tarzını da öğretiyor. -Türklüğü pekiştiren unsurlar nelerdir? -Modernliğin dünyada girmediği bir alan yok. Türk grup davranışı modernleşmemiz önünde bir engel. Bugün başımıza gelen birçok belanın nedeni çok hızlı modernleşmedir. Türklerin modernleşmesinden yanayım. Ama ne yaparsak yapalım bunun olamadığını görüyoruz. -Türkler’in çok devlet yıktığını söylüyorsunuz; ama kurulan 16 Türk devleti çok iyi devlet kurduğumuz sonucunu çıkarmaz mı? -(Gülüyor) Öyle diyorlar; ama daha çoktur aslında. 100’e yakındır. Hem kurmak hem yıkmak! Hep dışarıdan gelip yıkılıyor. Bir başka boy yıkıyor. Türk’ü Türk yıkıyor. -Derdimiz ne? -Soy-boy tarzı örgütlenme. Boylar birbirine karışmıyorlar. Atalar kültürü var, atasına inanıyor. Dolayısıyla kendi sembolleri etrafında birleşiyor. Şimdi sağcı, solcu, Kemalist vs. dediğimiz şeyler de böyle. Türkler sınıflara göre bölünmezler. Sembollere göre bölünürler. Biz buna ‘segmenter toplum’ diyoruz. -Yani bugün laikliği, Kemalizm’i, İslamcılığı ya da ülkücülüğü savunan da hep aynı genetik kodlarla mı hareket ediyor? -Evet. Çünkü dilimize yerleşmiş. ‘Öteki kimden, bizden mi?’ diye soruyoruz. Türkçe’yle zihnini çalıştıran bütün insanlar kardeş kavgasına çok yakındır ve Türk tarihi adeta kardeş kavgalarının tarihidir. Bu bakışla 12 Eylül öncesinde sağ-sol çatışmalarını da, İslamcı-laik kavgasını da böyle değerlendirmek mümkün. -İslamlaşmamız bize ne sağladı? -İslamiyet, bir uygarlıkla karşılaşmaydı. Türkler bunda çok başarılı oldular. İslamlaşmamız sürüyor, araya modernlik girdi. İslamiyet’i hâlâ öğreniyoruz. İslamlaşmamız ve şehirleşmemiz önemli ölçüde kesişiyor. Sonuçta Osmanlı ve Selçuklu’ya, Türkler’in kurduğu bir uygarlık diyemeyiz, bunlar sentetik uygarlıklardır. Tarihten Türkler’i çıkarsak tarih olmaz, tatsız tuzsuz bir şey olur yani. -Dünya tarihi havada kalır yani? -Evet. Sanki dünya tarihini işleten ana motor Türkler gibi. Ve o yüzden de barbarlar falan biz olduğumuz sanılmış. -Değişmeyen en önemli özelliğimiz ne? -Segmenter toplum yapımız, kadim dediğimiz inançlarımız. Kadınların giysileri, yaşadığımız evlerin biçimleri değişiyor; ama toplumsal cinsiyet rolleri değişmiyor. Türklerde ‘son sözü söyleyen kadındır’ diyebileceğimiz bir kadın egemenliği var. Sözüm ona maço özellikleri olan bir kültürüz, halbuki en delikanlı erkeğimiz anası ne derse onun sözünü dinler. -Erkeklerin alınacağı bir laf ettiniz. Maço kültürüne sahip olmamız kadın egemenliğine mi bağlı ve bunu analar mı destekliyor? -(Gülüşmeler) Analar destekliyor! Çünkü erkek evlat kaybedilecek biri olduğu için çok kıymetli. Öyle olunca da onunla ilişkisini bozacak her şeye karşı maço. Erkekliği, koçluğu, delikanlılığı asıl anne kışkırtıyor. Öyle olunca eşit kadın-erkek toplumsal rolleri tam cereyan edemediği için abartılı bir erkeklik çıkıyor. -Erkeğin eşiyle olan ilişkisine karşılık annenin öne sürdüğü blöf müdür maçoluk? -Anne, erkekliğin neden abartılmasını ister? Bir kere oğlu savaşçı olsun diye, memleketi ve ailesini korusun diye. Dolayısıyla sırtını sıvazlarken oğluna ‘aramıza başkalarını sokma’ da diyor. Bugün Türkiye’deki ana-çocuk, gelin-kaynana çatışmalarının sebeplerinden biri budur. -Bu genetik kodları değiştirmek mümkün mü? -Çok zor. Dile kazınmıştır. Psikolojimiz de bu davranış ve dille çok bağlantılı. Ve bunların değişmesi çok yavaş. -Türkler bir yere gittiği zaman değişiyor mu? -Toplandıklarında aynılar. Birey olarak entegre etmek çok kolaydır. Sorun şuradan çıkıyor: Onlar hem kolay uyum sağlarlar hem de eski inançlarını bırakmazlar. Uyumları görünüştedir yani, evlerinde gene bildiklerini yaparlar. -Değişen Türk, Türk değil midir? -(Gülüşmeler) Uyumlanmış Türk, Türk’ün bir özelliğini sergiler. Türklük ne zaman kaybedilebilir? Çocuklarına yabancı dil öğrettiğinde... Yeni nesle Türkçe öğretmezsen eğer öbür nesilden diğer davranış kalıpları kaybolur. -Türklerin internet keşfi niye önemli? -İcq’da, MSN’de tarama yaptım bir hafta, Türkler birinci sırada. Çünkü internet Türklerin derdine deva olabilecek bir imkân sağladı. Hem konuşuyor hem yazıyor. Yazıyla bir derdi vardı bu toplumun. Doğru düzgün satılık levhası yazdıramıyoruz. Köylülerimizin konuşma dili iyi de şehirleşen ve televizyona bağlanan insanlarımızdan ürküyorum ben. -Türklük kaybolmaması gereken özellik mi? -Tabii. Onlar olmasa tarih olmaz. Modern Türkler dünyada modern uygarlığın yöneticisi olsalar dünya daha adil olur. -Peki hocam, şu hallerimize ne dersiniz? -Neden Türkler otoban kenarında ve 40 cm’lik ağacın gölgesinde piknik yapar? -Ağaca ve suya bağlı kadim inanışlar sürüyor. -Peki neden hesabı öderken parayı masanın altında sayıp garsona uzatıyoruz? -Bilmiyorum, ben her şeyi bilmiyorum! -Tv kumandasını neden poşetiyle kullanırız? -Bunlar geçiş kültürü ile ilgili şeyler. Araba süslemeleri mesela. Nesneye karşı tutumları gösteriş ve şatafat kültürü. Nesne her an kaybolabilir ve iyi muhafaza etmek lazım. -Neden düşen çocuğa bir de annesi vurur? -Savaşçı yetiştirmekle ilgili. Kendini ezdirme! -Misafir ‘doydum’ demesine rağmen ev sahibi neden ısrarla ‘Allah’ın adını verdim, yiyeceksin’ diye zorlar? -Bu konukseverliğin sınır tanımamasıdır. -Şahin marka otomobile binen 5-6 kişi müziği yüksek sesle açar? -Şatafata benzeyen yanları var. Almanya’daki Türkler de bunu yapıyorsa, oturup bir düşünmek ve köklerini aramak lazım. -Kolonyayı niye çocuğun kafasına dökeriz? -Kolonyayı niye dökeriz bilmiyorum. -Peki bir turiste niye dilini bilmememize rağmen adresi bağırarak anlatırız? -Çünkü o seni anlamayınca sağır ve dilsiz gibidir. Bağırnca onun anladığını sanırsın. -Çocuk yüzme öğrensin diye kucaklayıp suya niye atarız bebeği? -Yapmasalar iyi olur! (Gülüyor) -Neden inşaat, iş makinesi gördüğümüzde oturup izleriz? -Kötü bir şey olduğunda da izliyorlar. Potlaç insanının nesneyle ilişkisi. Çünkü onun dünyasında nesne şaşkınlık verici bir şey hep. Yazan: H.Salih Zengin |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|
| | ||||
| Konu | Yazar | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kayıp 11 Türkün kemikleri bulundu | KADIRGALI | Dünya Gündemi | 0 | 06.10.06 10:23 |
| işte türkün farkı:D | mali42 | Geyik Muhabbet Ve Komedi | 0 | 27.09.06 15:19 |
| Şanlı Türk Bayrağımızın Tarihçesi(Her Türkün Okuması Gerekli) | Karizma_Aykut | Türk Tarihi | 4 | 24.09.06 22:13 |
| Her Türkün Yapması Gereken Birşey | crazy69 | Söylemek Istediklerim | 2 | 17.09.06 16:35 |