![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Blogs | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Duyuru |
| Hikayeler, Olaylar ve Yazılar Başınızdan geçen veya başkalarının başından geçmiş olayları ve hikayeleri özgürce paylaşabileceğiniz ilginç bir bölüm. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| ||||
| Benim Hikayem (Devamı Gelecek Olan Kuzey İmzalı Bir Hikaye Bu) Lacivert gökyüzünün, yıldızların dansına seyirci kaldığı bir akşamdı. Ay en nazlı tavrını takınmış, dalgaların arasında süzülen teknelere eşlik ediyordu adeta. Mehtap seyre değerdi. Gözleri uzaktaki ışıklara takılan delikanlı yavaşça arkasını döndü. Derin bir nefes aldı. Deniz havasının kendini bu kadar iyi hissettirebileceğini düşünmemişti. Uzun zaman olmuştu denizi doya doya seyretmeyeli. Aklında ki bütün soru işaretleri birer birer çözülüyor, dalgalara karışıp kayboluyordu adeta. Dünyanın bütün dertlerinden, sıkıntılarından uzakta biryerdeydi. Ve mutluluğun tarifinin bu olduğuna inanıyordu. "Hey gidi günler" dedi fısıltıyla karışık. "Kaptan be, hiç gidesim gelmiyor buradan. Herşeyi unutup, burada bir köşede yaşayıp gidebilsem keşke" Kaptan hafifçe şapkasını düzeltti "Evlat seni severim bilirsin. Haklısın burası bir sevda, ama bu sevdayı gerçekten gönülden hissedebilene. Yoksa bir zulüm olur yeri geldimi. Denizin nazı çoktur, çekmeyi beceremezsen kayar gider elinden" "Haklısın da, bu sevda aşık olmaya benzermi kaptan?" " Aşık olmakla bunun yeri bambaşka evlat. Deniz yardır. Ama yarin yeri başkadır. Birinde su yakar, diğerinde ateş.." İkiside başlarını çevirip, denizi izlemeye koyuldular. Sükentin ruhlarını sardığını hissetmeye başlamışlardı. Bu duygunun ötesinde gerçekten birşeyler varsa, işte tapılacak olan gerçeklik oydu. Hayatını gerçeği aramakla geçiriyordu delikanlı. Bu yorucu ve uzun süreçte zaman zaman pes etmenin eşiğine gelmiş, zaman zaman da deneme yanılma yönteminin hilekar tavırlarına kurban gitmişti. Ama birgün onu bulacağını elbet biliyordu.. Sabahın ilk ışıkları maviliklere çarpıp, çocuksu ışık oyunlarıyla gözlerini alıyordu. Erken saatte kalkmışlardı. Güneşin doğuşunu izlemek en büyük zevklerinden biriydi. Sahil kenarında ki ufak kulübede, kendi deyimleriyle krallara layık bir kahvaltı yaptılar. Bir bardak sıcak çay bile bazen bu manzaraya katık olmak için yeterliydi. - Kaptan ben sahilde bi yürüyüşe çıkıyorum, birşey olursa buralardayım - Tamam evlat, ben buradayım sen git dolaş biraz. Ayakkabılarını çıkartıp, kumların içindeki bütün negatif enerjiyi çekip almasını dileyerek ilerlemeye başladı. Uçsuz bucaksız sahil şeridi gerçekten cezbedici duruyordu. "İnsan burda yorulmadan saatlerce yürüyebilir" diye düşündü. Huzur içini dolduruyordu adeta. Hayatını düşündü. Onlarca kez savaş vermişti yaşam tutunabilmek için. Kolay değil di elbet. Yazarlık yapark geçiniyordu. Kayda değer ve övgü alan yazıları da olmuştu elbet. Ama bu meslek insanı her zaman zirvede tutmaya yetmiyordu. Zaman zaman oluşan durgunluk dönemleri, okuyucunun kendsini unutması için gerekli olan zaman dilimini yaratmakta hiçte zorlanmıyordu açıkçası. Böyle zamanlarda yeni bir ilham alması gerektiğini biliyordu ve böyle durumlarda kendini bildi bileli geldiği ve eski haline kavuştuğu yer burasıydı. O yüzden gerek kaptan gerekse bu kasabanın havası hayatı içinde vazgeçilmezler arasındaydı.. Arkasına dönüp baktığında kulübeden bir hayli uzaklaşmış olduğunu farketti. "Yavaş yavaş geri dönsem iyi olur sanırım" diye düşündü. Geldiği yere doğru ağır adımlarla ilermeye başladı. Garip birşeyler olduğunu sezinliyordu. Önce bir ses duyar gibi oldu, ancak önemsemedi. Ancak birkaç saniye sonra az ilerdeki çalılıklardan geldiğine emin olduğu bu sesin aslında gerçekten önemsenmesi gerektiğini anladı. Şaşkınlık ve merak içerisinde çalılara doğru ilerlemeye başladı. Elinden geldiğince sessiz olmaya çalışıyordu. Oradaki herneyse onun başına bela açabilirdi ve ya onun ürkmesine sebep olabilirdi. Adımları yaklaştıkça sesler daha da yükseldi. Yaprakların hışırtısı ve ufak tefek çıtırtıları net şekilde duyableceği kadar yaklaştı. Ellerini uzatıp çalıları biraz daha araladı. Ne göreceğini bilmiyordu ancak buna hazırlıklıydı. Bir anda gözleri faltaşı gibi açıldı. Hayret ve şaşkınlık yüzünde garip bir ifade belirmesine sebep olmuştu. Önce ne yapacağını bilemedi ancak toparlanması uzun sürmedi. Gördüklerinin belki de bütün hayatını etkileyecek olduğunu bilmesi imkansızdı elbette.. Devamı gelecek..
__________________ Zavallı Kalbim Yine İnandı Bir İki Güzel Lafına Kendini Gerçek Sevdada Sandı Uyandı Bir İki Defa Şimdi Yine Yalnızım Kalbim Kış Uykusuna Yatar SENİN OLABİLDİĞİM KADAR BENİM OLAMADIN YAR |
| ||||
| Ce: Benim Hikayem (Devamı Gelecek Olan Kuzey İmzalı Bir Hikaye Bu) Umarım arkasını yarına bırakmassınız ![]()
__________________ Dost dediğin matematiksel olmalı, sevinci çarpmalı, üzüntüyü bölmeli, geçmişi çıkarmalı, yarını toplamalıdır |
| ||||
| Ce: Benim Hikayem (Devamı Gelecek Olan Kuzey İmzalı Bir Hikaye Bu) bence güzel bir hikaye ve sonunu insan merak ediyor acaba o hisirti cikaran bir insan mi?? cünkü gördükleri bütün hayatini etkiliyor mus.... bakalim bekliyoruz devamini eline saglik
__________________ . . . . SABAH OLMAZ BURALARDA AKSAM KEDERLI |
| ||||
| Ce: Benim Hikayem (Devamı Gelecek Olan Kuzey İmzalı Bir Hikaye Bu) "Tamamdır patron" dedi tok bir ses. Ardından telefon kapandı. Yüz ifadesinde herhangi bir değişiklik olmamıştı. Bu kelimeyi ilk duyuşu değildi ne de olsa. Patron olmanın en sıradan getirilerinden biride buydu belki de. Emrindekilere verdiği görevler, herhangi bir sorun çıkmadan tamamlandıysa, kendisine bildirilmesi esnasında lafı fazla uzatmaya gerek yoktu. "Tamamdır patron" yeterli bir cümleydi. "Bununda icabına baktık" dedi. İçinden kısık ve tiz kahkahalar atıyordu. Her geçen gün artan gücünün farkındaydı. Bu tip ufak ama sonucunda ses getiren vakalar, gücünü ispat etmesi için iyi birer örnekti aslında. Keyfi yerine gelmişti. Ayaklarını masasının üzerine uzatıp keyif sigarasını yaktı. Girdikleri ihalede, komisyondakilere bir miktar fazladan ücret ödemişlerdi. Bu da onları ihalenin tatrışmasız tek kazananı yapıyordu. Ancak işlerine çomak sokmaya çalışan bir öğretmen vardı. İhalede satışa çıkanlar, yakın bir arkadaşına aitti ve ihalede geri kazanmak istemişti. Öğretmen inatçı çıkmış ve ihalede usulsüzlük sebebiyle dava açmak istemişti. Onu vazgeçiremeyince geriye yapılması gereken tek şey olan ortadan kaldırmak seçeneği kalıyordu ve bu patron için belkide yapabilecekleri arasında en kolayıydı " Bana müdürü çağır" Birkaç dakika sonra orta boylu, kirli sakallı hafif şişman bir adam kapıda belirdi. Patronun sağ koluydu bu adam. Bütün işlerinin yürütmesini ona bırakmış, kendisi de perde arkasından takip etmeye çekilmişti. - Geç otur şöyle!! - Evet patron - Dozer aradı az önce, öğretmenin icabına bakmış. - Buna sevindin. Hem bu çevredekilere de gözdağı olur. Bize bulaşmanın cezasını ağır ödeyeceklerini anlamış olurlar - Dozer kadına gerekli infaz cezasını verip, ıssız bir sahile bıraktıklarını söyledi - Desene dozer yine işini tam yapmış. Cesedini bulduklarında kimin yaptığını araştırsalar bile, bunu da halletmek oldukça kolay. - Dozere bu konularda oldukça güveniyorum. Bu gidişle sırtımız kolay kolay yere gelmez. Şimdi gidip bağlantılarımızdaki kişilere, herşeyin güvence altında olduğunu ve herhangi bir sorun çıkmayacağını söyle. Ben öğle yemeği için dışarı çıkacağım. - Anlaşıldı patron. Ben hepsini hallederim. (Bu hikaye bu gidişle epey uzayacak gibi ancak, hissediyorum gayet güzel olacak. Sizi biraz daha merakta bırakalım. Devamı gelecek)
__________________ Zavallı Kalbim Yine İnandı Bir İki Güzel Lafına Kendini Gerçek Sevdada Sandı Uyandı Bir İki Defa Şimdi Yine Yalnızım Kalbim Kış Uykusuna Yatar SENİN OLABİLDİĞİM KADAR BENİM OLAMADIN YAR Konu -*Kuzey*- tarafından (22.12.07 Saat 18:35 ) de değiştirilmiştir.. |
| ||||
| Ce: Benim Hikayem (Devamı Gelecek Olan Kuzey İmzalı Bir Hikaye Bu) İlk satırları okurken ne alaka dedim ama sonra taşlar yerine oturmaya başladı. ![]() Arkası yarın programı gibi devam edeceğe benziyor ![]() Takipteyiz ![]()
__________________ Dost dediğin matematiksel olmalı, sevinci çarpmalı, üzüntüyü bölmeli, geçmişi çıkarmalı, yarını toplamalıdır Konu mekselina tarafından (22.12.07 Saat 19:44 ) de değiştirilmiştir.. |
| ||||
| Ce: Benim Hikayem (Devamı Gelecek Olan Kuzey İmzalı Bir Hikaye Bu) Çalıların arasında boylu boyunca yatan kadının yüzünü göremiyordu. Ellerini uzatıp yavaşça kadını çevirdi. Baygın haldeydi yada belki de ölmüştü. Emin olmak için üzerine doğru eğilip kalp atışlarını dinlemeye çalıştı. Çok yavaş ta olsa kalbi atıyordu. "Allahım neler oluyor?" diye geçirdi içinden. Kadının hali gerçekten kötüydü, bütün elbiseleri parçalanmış, yüzünde vücudunda ağır darbe izleri vardı. Bir an evvel yardım etmesi gerektiğini biliyordu. Baygın haldeki kadını kucaklayıp, elinden geldiğince hızlı adımlar atarak kaptanın kulübesine doğru ilerlemeye başladı. - Kaptan yetiş!! - Geldim evlat. Ne oluyor? Kim bu ? - Bilmiyorum kaptan, sahilde çalıların arasında buldum. Hemen birşeyler yapmazsak ölebilir. - Tamam evlat önce sakin ol. Getir içeri, yatağa yatır. - Kaptan ne yapabiliriz, kalp masajı, suni solunum ?? - Ne yaptın evlat, yaşayanıda öldürürsün sen bu kafayla. Önce bi dinlensin. Bizde bu arada, tendürdiotla yaralarını temizleriz. Uyanınca da sıcak bi çay iyi gelir. - Ne bileyim kaptan korkudan elim ayağıma dolaştı. Ya kızcağız elimde ölür kalırsa diye çok korktum. - Yahu koskoca adam oldun, hemde yazarsın. Dünyanın binbir türlü hali olduğunu, önce soğukkanlı olman gerektiğini öğrenemdin. Hay sen bin yaşa, en azından içinde hassas bir çocuk var. Onu kaybetmemene sevindim Kızarmıştı delikanlı. Kaptan haklıydı aslında. İnsanlara bu tip konulardan bahseden yazılarıyla hayatını kazanıyordu ancak gerçeğiyle karşı karşıya gelmek hiçte hayallerindeki kadar sıradan ve kolay değildi. Kendine kızdı bir an. Bu zamana kadar belkide onca insanı kandırmıştı. Gerçekte ne yapacağını bile bilmediği durumların üstesinden hayali kahramanlar yaratarak gelmişti bunca yıldır. Ancak yinede kaptanın son sözleri kısmende olsa teselli etkisi yaratmıştı - Hadi şimdi çıkta, kızcağız dinlensin biraz. Birkaç saate ayılır ama tamamen iyileşmesi ne kadar zaman alır, orasını Allah bilir işte. Dua edelim ki en kısa sürede iyileşsin. Düşünceli ve ağır adımlarla çıktı odadan. Kısa bir süre sonra kaptan pansuman yapmak için genç kızın odasına girdiğinde, delikanlı hiç dikkat etmediği birşeyi farketti. Karşısında cennetten ayağı kayıp düşmüş gibi duran güzeller güzeli bir kız yatıyordu. Etkilenmişti evet. "Bunları düşünmenin zamanı değil şimdi" dedi. Ancak içten içede kızın bu haline üzülüyordu Kim bu kadar güzel bir bayanı bu hale getirmiş olabilir? Daha önemlisi bu genç kız kim? Nerden nasıl geldi buraya? Soru işaretleri kafasının içini oyuyordu adeta. Binlerce askerin beyninde verdiği meydan harbine karşı koyarak uyumaya çabaladı bütün gece..
__________________ Zavallı Kalbim Yine İnandı Bir İki Güzel Lafına Kendini Gerçek Sevdada Sandı Uyandı Bir İki Defa Şimdi Yine Yalnızım Kalbim Kış Uykusuna Yatar SENİN OLABİLDİĞİM KADAR BENİM OLAMADIN YAR Konu -*Kuzey*- tarafından (25.12.07 Saat 17:52 ) de değiştirilmiştir.. |
| ||||
| Ce: Benim Hikayem (Devamı Gelecek Olan Kuzey İmzalı Bir Hikaye Bu) Bende bağımlılık yaptı bu hikaye devamı ne zaman gelecek bakalım.
__________________ Doğruyu söylemek değil, anlatmak güçtür. Akıllı insanlara gülmek, delilerin ayrıcalığıdır. (Jean de La Bruyere) Suskunluğum aseletimdendir... Her lafa vercek bi cevabım var elbet... Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye... Birde söyleyene bakarım adammı diye... Balonların gururu, iğnelerle karşılaşıncaya kadardır. Bilginin efendisi olmak istersen, çalışmanın kölesi olmalısın. (Honore de Balzac) |
| ||||
| - Delirmek üzereyim.!! Nerde bu kız Allah aşkına? Hiç bu kadar geç kalmazdı. Haberde vermedi. Başına birşey geldi desem, demek istemiyorum. Ama insanın aklınada başka birşey de gelmiyor. Telefonu da kapalı kaç saattir. Polise mi gitsek ne yapsak? - Sakin ol. Kocaman kız kaybolacak değil ya. Olsa olsa şarjı bitmiştir veya bir yere takılmış farketmemiştir. Hem ben tanırım onu, delikanlı kızdır, kendini koruyabilir. Birazdan çıkar gelir. - Ay Orhan zaten sinirlerim bozuk, bir de sen gelme üstüme, seninlede kavga etmeyelim şimdi. Ne demek sakin ol. Hergün haberlerde gazetelerde neler duyuyoruz, neler okuyoruz. Dünyanın binbir türlü hali var. Yok, biraz daha gecikirse ben polise gideceğim. Orhan sustu. Aslına bakılırsa Helin pekte haksız sayılmazdı. Her ne kadar rahat gibi görünsede içi içini yiyordu bir taraftan. Yavaş yavaş telaşa kapılmaya başlamıştı bile. Helin'i sakinleştirmek olmasa, ondan önce kendisi giderdi polise. Ancak şimdi beklemeyi tercih etmek zorundaydı. Helin ev arkadaşı için endişeleniyordu. İki öğretmen hemen hemen 3 yıldır aynı evi paylaşıyorlardı. Hani kardeş gibiydiler kelimesi tam manasıyla ikisi için söylenebilirdi. Orhan ise Helinle tanıştığı son bir yıldan beri grubun 3. kişisi olarak onlarla birlikteydi. Başlarda biraz yadırganır gibi olsada tabi durum sonradan değişti. Orhan genç bir mühendisti ve parlak bir geleceği vardı. Ancak son zamanlarda kaybettiği inşaat sektöründeki krizler ve alakası dahi olamamasına rağmen ortağının büyük borçlar açarak kendisini zor durumda bırakması, gerek maddi gerek manevi anlamda kayba uğratmıştı onu. Kaybettiği davaların birininin sonucunda, eşyalarına haciz getirilmesine kadar uzamıştı konu. Zor günler geçiriyorlardı yani. - Canım saat geç oluyor. Biz yatalım, seninki gelir anahtarı var değilmi? - Tamam Orhan. Umarım dediğin gibidir de başına birşey gelmeden eve ulaşır. (2 gün ara verdiğim için telafi maksadıyla 2 kısım birden yazdım. Elimden geldiğince devam etmeye çalışacağım. Sonucunda neler olacak bende çok merak ediyorum) Konu -*Kuzey*- tarafından (25.12.07 Saat 19:20 ) de değiştirilmiştir.. |
![]() |
|
| Etiketler |
| hikaye, kuzey |
| Konuyu görüntüleyen(ler): 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
| | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| SAMANYOLU TV DE ÇALAN BİR MÜZİK(devamı gelecek.) | muhtarkator | Dini Videolar, İlahiler ve Resimler | 27 | 31.01.08 12:26 |
| Devamı gelecek | adnan_18 | Türk Silahlı Kuvvetleri | 2 | 02.12.07 11:48 |
| istanbula gelecek olan 220 kişilik otobüs 26metre | ibo324 | Araba Hastaları | 6 | 16.10.06 16:20 |
| Sonunda oldu!(Devamı gelecek) | funny_man | Geyik Muhabbet Ve Komedi | 1 | 11.09.06 21:18 |