Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu
Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Hikayeler, Olaylar ve Yazılar

Duyurular

Hikayeler, Olaylar ve Yazılar Başınızdan geçen veya başkalarının başından geçmiş olayları ve hikayeleri özgürce paylaşabileceğiniz ilginç bir bölüm.

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Gösterim Modu
  #1 (Daim)  
Alt 16.11.07, 17:53
PReNSeS_M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tam Paylaşımcı

 
Üyelik Tarihi: 16.11.07
Şehir: Rep Ver SöyLeyeyim:D
Yaş: 3
Mesajlar: 132
Blog Başlıkları: 2
Karizma Puanı: 55
PReNSeS_M has a spectacular aura aboutPReNSeS_M has a spectacular aura aboutPReNSeS_M has a spectacular aura about
Ölmek İsteyen Adam

Söyleyin bakalım İrfan bey neden intihar etmek istiyorsunuz?
-Söyleyemem doktor bey anlıyor musunuz? Söyleyemediğim bu şeyi söyleyemediğim için intihar etmek istiyorum.
-İrfan Bey söyleyin belki buna bir çözüm bulabiliriz.
-Anlamıyor musunuz bunu söylersem beni öldürürler fakat söyleyemediğim için de vicdan azabı çekiyorum. İşte bundan dolayı ölmek istiyorum.
-O zaman söyleyin İrfan Bey. Dediğinize göre her iki ihtimalde de öleceksiniz. O halde söylerseniz ikimizde derdimizden kurtuluruz.
-Doktor bey sizde onlardan yanasınız di mi? Tahmin etmiştim bunu. İnanmayacaksınız ama gerçekten de tahmin etmiştim. Siz ve adamlarınızın hepsinin canı cehenneme.
-İrfan bey lütfen! Ayıp oluyor ama.
-Asıl size ayıp oluyor doktor. Ne demek kurtulalım sizden? Güya beni tedavi edeceksiniz ama görülen o ki tedaviyi kesin bir yolla bitirmeyi planlıyorsunuz.
-Ben sizden kurtulalım demedim. Söyleyin derdinizi de hep beraber sıkıntınızdan kurtulalım dedim.
-Tabi ben de yedim.Artık işkence yapsanızda söylemeyeceğim.
-Ya sabır be. Ne inat adamsınız. Demek ki demin söyleyecektiniz. Peki neden o halde söylemdiniz?
-Sizi test ettim doktor bey. Söyleyeceklerime uygun bir adam olup olmadığınızı kontrol ettim. Sonuçta üzülerek söylüyorum ki siz söyleyeceklerime layık değilsiniz. Bu bilgileri elde etmenize herhangi bir imkan yok.
-Peki bunları öğrenmek için ne yapabilirim?
-Mesela amuda kalkabilirsiniz. Ha Ha Ha…
-Lütfen şakanın sırası değil. Size yardımcı olmaya çalışıyorum. Eğer izin verirseniz sorunlarınızı çözeceğim. Belki de kimse ölmek zorunda kalmayacak.
-Hayır doktor ölen ben olacağım. Eğer öleceksem de onların yerine ben kendimi öldürmeliyim.
-Peki neden?
-Dedim ya vicdan azabı. Kimseye söyleyememenin vicdan azabı.
-Neden vicdan azabı duyuyorsunuz İrfan Bey?
-Soru mu şimdi bu? Cevaplamıyorum.
-Yahu siz adamı katil edersiniz. Ben ki psikyatristim beni de çileden çıkarttınız üstelik beş dakika bile olmadı.
-Evet ben demiştim. Sizde beni öldürmek istiyorsunuz ama canımı alamayacaksınız.

Bu sırada İrfan Bey ceketinin iç cebinden bir silah çıkardı ve alnına dayadı.

-İrfan Bey saçmalamayın. Kıymayın canınıza. Ben neden sizi öldürmek isteyeyim aksine size yardımcı olup sizi hayata döndürmeye çalışıyorum.
-Beni yalanlarınla kandıramazsın doktor. Altıncı hissim sizin de onlardan biri olduğunuzu söylüyor. Bu arada altıncı hissim de hiç yanılmaz.
-İrfan Bey bu altıncı his yerine psikoloğunuzu dinleseniz yani beni.. Allah aşkına sakin olun ya. Mantıklı düşünün. Lütfen!
-ben düşüneceğimi düşündüm doktor.
-Sizi sevenler var onları yüzüstümü bırakacaksınız?
-Gerekirse ever.
-Neden?
-Sebebi biliyorsunuz doktor.
-Kahretsin be! Anneniz , babanız ve kardeşlerinizi bu şekilde terk mi edeceksiniz?
-tabi ki. Yoksa zaten öldürülmüş olacağım. O zaman da garibanlar mahkeme mahkeme dolaşmasınlar. Böylesi daha iyi.
--Peki ya karınız ve iki çocuğunuz? Onlara ne olacak? Yetimi bırakacaksınız çocuklarınızı. Karınızı bu yaşta dul mu bırakacaksınız iki çocukla beraber? Sizde hiç utanmada mı yok İrfan Bey? Şimdi sakin olun ve bırakın o silahı yerine.
-Bir karar vermişsem yaparım doktor ve kararım kesin. Lütfen kararımdan vazgeçirmeyin ve gözlerinizle kulaklarınızı kapatın.
-Gözlerimle kulaklarımı mı kapatayım? Neden?
-Kan görmeye ve yüksek ses duymaya dayanamıyorsanız yazık olur size. Çünkü burası yakında kan gölüne dönecek.
-Sakinleşin İrfan Bey. Ağzınızdan yel alsın o ne biçim söz. Hem durun Şeytan falan doldurur.
-Şeytana gerek yok ben doldurdum zaten. Hem sakinim de. Ne güzel öleceğim en sonunda.
-Bakın! Bir kez daha ailenizi düşünün. Hayatta yaptıklarınız, Yaşadığınız mutlulukları , iş başarılarınız , aile içindeki mutlulukları , eşinizle ilk tanışmanızı ilk öpüşmenizi düşünün. Evliliğinizi düşünün. İlk defa çocuk sahip olduğunuz günü hatırlayın. Hayat yaşamaya değer.
-Evet yaşamaya değer fakat ben bu halimle zaten ölmüşüm. Ölüler de yaşamaz doktor. O halde ben fazlalığım.
-Fazlalık değilsin. Fazlalık olsaydın sana önem gösterilmezdi. Fakat gördüğün gibi ailen sana önem verdiği için bana yolladı ve ben de sana önem verdiğim için tedavi etmeye çalışıyorum.
-Lanet olsu doktor. Sen paraya önem veriyorsun.
-Paraya önem verseydim seni ölümle yüz yüze bırakırdım. Ailen durumu anlattığında onlardan zor bir hasta olduğun için daha fazla para isterdim. Onları sömürmeye çalışırdım. Seans sayısını çok fazla yapardım ki her seans için para alabileyim. Oysa ki ben seni tek bir seansta iyileştirebileceğime inanıyorum. Sende ki o ışığı görebiliyorum. Yaşama sevincini görebiliyorum. Hepsi sende var ama sen kabul etmiyorsun. Sadece kendini kendinden saklıyorsun. Gizlenme kendinden. Aynaya bak kendinle yüzleş. O zaman sen de kendini tanıyacaksın.
-Beni bu laflarla değiştiremezsin doktor. Ayrıca hala yalan söylüyorsun ve ben artık dayanamıyorum.

İrfan bu sırada tetiği çekip ateş eti. Oda ve bütün kat silah sesiyle çınladı. Ses üst ve alt katlara kadar gitmişti. Silah sesinde sonra kısa bir sessizlik oldu. Ölüm sessizliğiydi saki fakat sessizliği muayenehanenin dışından gelen çığlıklar bozdu. Çığlıklar kadınlara aitti. Doktorun genelde kadın hastaları olduğu için bekleyen 4 hastanın üçü kadındı. Hepsi de korkmuş ve bağırmıştı. Adam ise boş boş bağıracağına doktorun yanına gitmeyi tercih etti. Doktorun sekreteri de aynı şekilde davranmayı tercih etti. İkisi kanlı bir manzarayla karşılaşacaklarını umuyorlardı. Kapıyı açtıklarında ne doktoru görebildiler ne de İrfan Bey’i. Dikkatli baktıklarında ikisinin de hastaların kullanımına sunulan koltuğun arkasında olduklarını gördüler. İkisi de yerdeydi. Doktor yere diz çökmüş oturuyor ve de İrfan Bey’de boylu boyunca uzanıyordu.

-Ne oldu Doktor vurdunuz mu onu öldü mü?
-Hayır Şengül hanım saçmalamayın. Görmüyor musunuz kan yok ortada. Sadece intihara teşebbüs etti fakat beni dikkate almamıştı. Üzerine sıçradım fakat silah ateş almıştı. Çok korktum o sırada çünkü ateş aldığı sırada ona çarpmamın etkisiyle namusu bana dönmüştü.
-Vuruldunuz mu doktor?
-Hayır Ahmet bey. Çok şükür silah kurusıkı çıktı. Adam heyecandandan mıdır nedir kurusıkı getirmiş. Zaten kurusıkı getirmese onun yerine ben gidiyordum.
-Ucuz kurtulmuşsunuz. Peki İrfan Bey neden yatıyor böyle.
-Üzerine atılınca kafası yere çarptı şu anda baygın durumda. Silah yerine ben öldürecektim adamı.
-Polis çağıralım mı doktor bey.
-Aman sakın çağırmayın. Şimdi polis gelir alır hastamı. Ben de merak içinde kalırım.
-Ne merakı?
-Çok değişik bir hasta bu Şengül hanım. Size daha sonra anlatırım. Siz ve Ahmet bey mümkünse dışarıdakileri de sakinleştin ve polisi artamamalarını söyleyin. Mümkünse evlerine de gitmesinler.
-Ya apartmanı ne yapalım.
-Bilmiyorum Ahmet bey hepsiyle uğraşabilirseniz konuşun. Polisi aramamalarını söyleyin. Durumu anlatın yani. Ben de İrfan Beyle ilgileneyim. Zaten ayılıyor gibi.
-Pekala doktor görüşürüz.

Doktorun tek umudu kimsenin polisi aramamasıydı. Eğer polis gelirse hastasını gözaltına alırlardı. Doktorla uzun süre konuşturmazlardı. Belki de tutuklanırdı ya da hapse atılırdı cinayete teşebbüsten. Tabi böyle bir durum yoktu ama onlar bilmiyorlardı. İrfan Bey intihara teşebbüs etmişti. Doktorda onu kurtarmak için üzerine atılmıştı ve başını şişirmişti zavallı adamın. Bu bir boğuşma olarak görülebilirdi. Üstelik tabancada ikisinin de parmak izleri vardı.Bu da başka bir tehlikeydi. İrfan Bey’in doktora ateş ettiğini ve doktorunda kurtulmak için üzerine atıldığı bile düşünülebilirdi. Ne kadar da olasılık vardı. Doktor silahı bir bezle aldı ve doktor önlüğüyle de silahta olabilecek parmak izlerine karşı silahı sildi. Biraz rahatlamıştı. Silahı uzak bir yere bıraktı. Bu sırada İrfan Bey tamamen kendine gelmişti.

-Neden kurtardın beni Doktor?

İrfan Bey’in aslında tam olarak kendine gelemediği ellerini başına koyup sıvazlamasından ve yüzündeki hafif ızdıraplı halinden belliydi.

-Kurtardım çünkü yaşamayı hak ediyorsun. İkincisi ben kurtarmasam zaten ölmeyecektin. Çünkü kurusıkı tabanca ile gelmişsin.
-Palavra sıkma doktor.
-Al kendin bak silahına.

Çekmeceden silahı gene bir bez ile çıkarttı ve silahı İrfan Bey’e uzaktan gösterdi. Silahı ona vermek istemiyordu haklı olarak.

-Lanet!!! Gene tabancaları karıştırmışım. Kaçıncı kez oluyor bu be! Ahhhh (Çok sinirli bir Ahh çekişti bu)
-Evvelden de mi silahla intihara kalkıştın?
-Hem de en azından dört defa. Her defasında da kurusıkıyla normali karıştırmıştım. Hayır hayır her defasında değil. Birisinde gerçek tabancayı almıştım.
-Sonuç?
-Bu sefer de mermiyi unutmuştum.
-Yapma ya.
-Yaa. Aslında hatırladım da birinde gene gerçek tabanca kullanmıştım.
-Peki o zaman ne oldu karşımda olduğuna göre ölmedin. Biri seni mi kurtardı yoksa başka bir şey mi oldu?
-Kendi salaklığıma kurban gittim. Emniyet düğmesini açmamışım. O yüzden tüm denememe rağmen silah ateş almadı ve kendimi vuramadım. Ben de o sırada sinirden attım silahı denize.
-Peki madem silahı denize attınız silahı nereden biliyorsunuz emniyet düğmesiniz açmadığınızı.
-Dur anlatıyorum. İntihar etmek için gelmiştim aslında oraya. Sonra da kendimi denize atmıştım. Boğulup öleceğim diye sevindiğim bir anda biri gelip beni kurtardı. Ben de onu beni kurtardığı için dövdüm. Sonra da belimden silahımı çıkarttım , başıma dayadım ve ateş ettim ama tutukluk yaptı. Suda ıslanınca öyle oldu tabi.
-Demin emniyet düğmesini açmadığını söyledin ya.
-Hayır o sonraydı şaşırdım. Kendi silahım çalışmayınca yakınlarda belinde silah olan birini aradım koşarak. Yani resmen samanlıkta iğne arıyordum. Tam kudurmuştum manyak gibiydim.
-Buldun mu peki?
-Şansım yaver gitmişti bulmuştum.
-Hadi ya o kalabalıkta nasıl buldun?
-Aslıda o beni buldu. Dövdüğüm adam yani beni boğulmaktan kurtaran adam bir silahla peşimden geldi. Kıvrak bir hareketle elinden silahı aldım ve gözüne bir tane yumruk patlattım. Tabi adam gene yerde. Sonrası malum silahın emniyetini açmamışım. Bunu da silahı sudan çıkarttıklarında anladım.
-Vay be yani bir anda 3 kez intihara teşebbüs ettiniz.
-Evet doğru ve hepsinde çuvalladım.Keşke önce kendi silahımla vursaydım kendimi.
-Neden vurmadın o halde?
-Önceki kurusıkı maceralarım aklıma geldi. Gene öyle olursa diye garantilisinden kendimi denize attım.
-Peki niye intihar ediyorsun İrfan? Hatta anlattığına göre de oldukça fazla ölmek istiyorsun.
-Söyledim ya doktor. Söyleyemediğim şeyi söyleyemem anlatamıyor muyum? Anlatma sorunum mu var? Yoksa sende mi bir anlama sorunu var?
-Kimse de sorun yok İrfan. Sadece psikolojik olarak hastasın ve benim de senin hastalığını çözmem gerek. Bunun için de yardımın gerekiyor.
-Sana tek yardımım doktor ancak intihar girişimlerimi anlatark olabilir. Çünkü hepsi başarısızdı ve bu bende depresyona neden oldu.
-Kendini öldürememen sende depresyon mu yaratıyor?
-Aynen doktor.
-Madem yaşama isteğin yok. O halde depresyonlu yaşa ne olacak ki?
-Doktor kızdırıyorsun bei. Son günlerimi hatta son anlarımı en azından depresyonsuz geçireyim. Devamlı stres altında ölmek istemiyorum. Ölürken mutlu ölmek istiyorum.
-Şu ana kadarki en ilginç hastamsın İrfan. Sana karşı gelemeyeceğim. En iyisi anlat. İntiharların nasıldı?
-İlk intiharımda camdan atlayıp ölmek istedim ancak atladığım sırada aşağıdan geçmekte olan kum taşıyan bir kamyonun üstüne düştüm ve maalesef ölmedim. Ayağım düşünce kırılmıştı. Ölmek istemem , bacağımın ağrısı ve intihar başarısızlığı beni kamçılamıştı. Kamyonun üzerinden tüm acılarıma rağmen belki bir araç gelip ezer ümidiyle atladım fakat araba son anda fren yaptı kurtulmuştum.
-Vay be ucuz kurtulmuşsun.
-Ne ucuzu be doktor. Ölmemiştim ki. Bu iki kaza sonucu bacağımdaki kırılmadan ayrı birkaç ezilme falan da oldu. 1,5 ay kadar hastanede yattım.
-Şanssız adammışsın.
-Doğru. Hastanede devamlı kontrol altındaydım. Bırakmadılar ağız tadıyla öleyim.
-Sonra?
-Arabayla ezilme fikri hoşuma gitmişti. Hem ölürken havada bir iki takla atar değişik bir manzara eşliğinde ölürüm diye düşündüm.
-Araba çarpmasında değişik bir bakış açısı bu.
-Doğru ama bu deneyde başarısız oldu.
-Bu sefer ne oldu? (Şaşkınlığı ve merakı İrfan’ın Anlattığı her şeyle daha da artıyordu)
-Her şeyi ayarlamıştım. Birden otobana çıkacaktım ve ezdirecektim kendimi arabanın tekine. Plana uydum ve atladım yola. Beni gören araç ani bir fren yapıp durdu fakat oradaki araçlar duramadı. 15 araç birbirine girdi. 10 kişi öldü ben ölemedim.
-İlginç.
-İlginç değil korkunç. Boş yere 10 kişi öldü benim yüzümden. Salak şoför basmasa frene ne güzel bir ben ölecektim.
-Siz boş yere ölmeyecek miydiniz yani?
-Aynı yere gelmeyin doktor. Demiştim size zaten öleceğim ama öleceksem ölümüm benim elimden olsun.
-Pekala devam et sustum.
-Neyse boş verin zaten bunu. Kazadan sonra tutuklandım. Belki 10 kişinin ölümüne sebep olduğumdan cezaevine atarlar dedim rahatladım.
-Ne yani hapiste çürümek daha mı iyi?
-Sözümü kesme doktor. Amacım orada yani hapiste kendimi tecavüzcü sapık olarak tanıtmaktı. Türk filmlerinden görüyordum hapiste tecavüzcülere iyi davranılmıyordu hatta şişleyip öldürüyorlardı. Beni de öldürebilirlerdi.
-Sonra ne oldu hapse girdiniz mi?
-Hayır tabi ki. Oraya gelen araştırmacılar beni yaptığım tüm ısrarlara rağmen 8’de 0 suçlu yani suçsuz buldular. Suçlu arabalardı. Nedenini sormadım sinirlendim ve oradan defoldum gittim. Düşünsenize otobona atlıyorum ve suçsuz oluyorum. Tamamen mantık dışı. Fakat aklıma hapse girip kendimi öldürtmek fikri geldi.
-İrfan Bey siz demiyor muydunuz kendimi öldürteceğime öldürürüm diye.
-Evet diyordum. O sözüm aklıma gelince vazgeçtim hapis sevdasından.
-Başınıza da gelmeyen kalmamış.
-Doğru kalmadı. Hapla intiharı bile düşündüm.
-Nasıl kalkıştınız bu işe .
-Dayımın bir işyeri vardı. Bazı günler kendimi iyi hissedersem onun işyerine giderdim bazen de ben açardım. İlaçları onun şirkete gidip erken vakitte açarken yutarak içmeyi planladım.
-Neden evde değil.
-Evdekilerin güne benim ölümü görüp de başlamasını istemedim de ondan.
-Demek ailenizi seviyorsunuz.
-Hem de canımdan çok. Annem,babam ve eşimi aynı evde bu yüzden oturtuyorum. Her gün tüm sevdiklerimi görebilmek için.
-Aslında hayata bağlısın.Baksana tüm sevdiklerinle bir aradasın. Eğer ölürsen onları uzun süre göremeyeceksin.
-Doğru. Bazen bunu da düşünmüyor değilim doktor ama müsaade et de anlattığım şeyi bitireyim.
-Tamam anlat söz senin.
-Her şeyimle hazırdım intihara. Vasiyetynamem , son sözlerim , ilaçları kısacası bir intihar için gerekli olan her şey. Dayım da bir saat sonra gelecekti ilaçları içtikten sonra dayım gelmeden çoktan eşek cennetinde olurdum.
-Eeee?
-Gene olmadı doktor.
-Bu sefer ne oldu?
-Dükkanın anahtarını almayı unutmuşum doktor. Kaldım öyle dışarıda anlayacağın. Milletin içinde de hap içip intihar edemezdim. Hemen hastaneye götürüp tedavi ettirirlerdi beni. Kurtulma ihtimalim yüksekti doktor. Bu kadar dandik bir intihar yöntemini dahi yapamadım anlıyor musun?
-Kaç kez intihara teşebbüs ettin İrfan?
-40 kez belki 50 hiç saymadım. Yani sana anlattıklarım oldukça az bir bölümü. Diğerleri de bunun gibi hep talihsizliklerle dolu. Başaramadım ölmeyi bile başaramadım.
-Ölmeye değer misin peki? Seni o kadar seven varken ve de o kadar sevdiklerin varken değer misin?
-Beni seven az doktor.
-İnan bana az değil. Sen buraya getirilmeden belki 30 yakınınla konuştum ve hepsiyle yaptığım görüşmeleri teybe kaydettim. Yani sana da dinlettirebilirim. Hepsi de seni seviyorlar İrfan.
-Beni sevseler de ölmemi engelleyemezler doktor. İstemesem de öleceğim anlıyor musun?
-Anlat oo zaman. Madem öleceksin anlat. Belki bir çare buluruz.
-Bulamazsın doktor.
-50 kez intihara teşebbüs etmişsin ve ölmemişsin. Demek ki henüz ölmen gerekmiyor. Vaktin gelmedi henüz anlıyor musun? Kaderinde bu şekilde öleceğin yazılı değil yani ölmenin sırası değil yaşaman sırası. Allah ölmeni isteseydi çoktan ölmüştün.Fakat sen istiyorsun. Peki öyle olsun. Hadi vur kendini.
-Allah’da ölmemi istemiyordur di mi?
-Elbette öyle ve unutma Allah’ı yarattığı canı ancak Allah alır.
-Pekala doktor beni ikna ettin söyleyeceğim.Yaşamam lazım benim. Neden bilmiyorum ama öyle.

Bu sırada içeride bazı gürültülerin olduğunu sezer doktor. Sekreteri ile Ahmet beyin bazı kişilerle tartıştıkları bellidir. Doktor “Polis olmasın” diye mırıldanır.

-Efendim doktor.
-Yok bir şey devam et sen.
-Pekala. Bütün intihar teşebbüslerimin sebebi…


Bu sırada içeri polisler geldi. Yanlarında da Sekreter ile Ahmet beyde vardı. Onları durdurmaya çalıştıklarını söylüyorlardı. Bir tedavi yapıldığını söylediklerini anlatıyorlardı. Fakat bir polisin bunlara inanması doğru değil tabi Onlar yapılan bir ihbarı değerlendirmek için gelmişlerdi. Zaman kaybına tahammül edemezlerdi o yüzden içeri girmişlerdi. Acaba kim söylemişti silah sesini. Doktorun bunu düşünmeye bile vakti olamadı. Polisler anlamsız yere herhangi bir görüşme ve konuşma yapmadan apar topar İrfan Bey’i aldılar. Doktorun uzun ısrarlarına rağmen İrfan Beyle kısa bir görüşme bile yapmasına izin vermediler. Ayrı ayrı polis araçlarına bindirilip karakolda soruşturmaya alınacaklarını söylediler. Güvenlik amaçlı olarak da önce İrfan Beyi götüreceklerini söylediler. Doktor artık karakolda öğrenirim dedi. İki polis de dışarı çıktı doktor da peşlerinden gitti. Onlar polis arabasına binip giderlerken İrfan Bey’in belli belirsiz bağırdığını duydu. Seçebildiği “intihar” ve “ sebebi” kelimeleri idi. Belli ki İrfan Bey İntihar sebebini açıklıyordu. Neyse dedi kendi kendisine nasılsa karakolda öğrenirim. Bu sırada ikinci polis arabası da geldi.

-Merhaba memur bey.
-Merhaba burada bir silah sesi duyulmuş denilenlere göre şu binadaki bir muayenehaneden geliyormuş.
-Evet memur bey beni oradan geliyordu ses yani muayenehanemden. Zaten demin bir polis arabası gelip hastamı karakola götürdü. Beni de bir sonraki polis aracı götürecekmiş. O sizsiniz herhalde. Eğer mahzuru yoksa gidelim.
-Bir yanlışlık olmalı buraya sadece tek ekip yollandı.
-Yanlışlık olmamalı. Dem,in ki Polis öyle demedi ama iki polis aracı dedi.
-Hangi karakoldanmış söyledi mi?
-Söylemedi nasılsa bir sonraki polis aracına ben sorarım dedim kendi kendime.
-Plaka aldınız mı?
-Bir polis aracının plakasını almak normal gelmedi bana.
-Bir araştıralım. Recep bir bak bakalım buraya kaç ekip yollanmış toplam olarak. Diğer merkezlere falan da bak.
-Peki amirim.
-Her şeyi öğreniriz şimdi. Siz de olayları anlatın bu arada.

Doktor her şeyi batan sona anlattı. İrfan Bey’in oraya gelmesi hastalığı , intihar teşebbüsü ve tabancanın kurusıkılı çıkması , anlattıkları en sonunda da polislerin gelip onu alması.

-Hmm çok ilginç bir durum. Keşke hemen arasıydınız polisi.
-Arayabilirdim ama tabancanın kurusıkı çıkması ve onu tedavi etmek istemem ve olayın ilginçliği beni bundan vazgeçirdi.
-Anlattıklarınız çok enterasan. Bakalım neler olacak.
-Amirim.
-Söyle Recep.
-Buraya gelen tek ekip bizmişiz.
-Bu nasıl olur memur bey demin bir polis geldi diyorum size.
-Pekala doktor bey size inanıyoruz. Yalnız merkeze kadar gelmeniz gerekiyor. İfadenizi almak zorundayız. Bir de şu gördüğünüz polislerin bir tarifini de yaparsınız orada böylece onlara ulaşmak daha kolay olur.
-Pekala memur bey gidelim.
-Doktor bey sizce neden ölmek istiyordu o adam.
-Keşke bilsem memur bey keşke bilsem.



alıntıdır...
__________________
Nedir ßu DeLiLiK NeDiR ßu CıLgınLıK İÇiM İÇiMe SıĞMıYoR ßeNLiĞiMDe TaRiFSiZ TaŞıDığIM DuYGuLaR CANIM SENİ İSTİYOR..


/|\
./\.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Go Back   Payidar.NET - Bilgi ve Paylaşım Forumu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Hikayeler, Olaylar ve Yazılar


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Gösterim Modu

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Yazar Forum Cevaplar Son Mesaj
Yaşarken ölmek.. TESADÜF Aşıklar Diyarı 0 18.10.07 00:58
Son Secde de Ölmek İsterim HEJA Şiirler 5 09.06.07 23:10
ölmek istiyorum _asıkız_ Söylemek Istediklerim 24 12.05.07 21:48
...seninle ölmek Istiyorum... juta Şiirler 61 21.09.06 13:11
Sevmek ve Ölmek Murat57 Türk Edebiyatı 0 24.07.06 22:24


Tüm Zaman GMT +2 Olarak ayarlı. Saat: 03:15.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Release Candidate 2
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0