![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Forum Kuralları | Yardım | Üye Listesi | Sosyal Gruplar | Takvim | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
| Hikayeler, Olaylar ve Yazılar Başınızdan geçen veya başkalarının başından geçmiş olayları ve hikayeleri özgürce paylaşabileceğiniz ilginç bir bölüm. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri | Gösterim Modu |
| |||
| Aşk ve Cinsellik Üzerine.. Aşağıdaki yazılanların bilimsel dayanağı yoktur tamamen kendi görüşlerimdir.. Aşk;uğruna destanlar yazılan efsaneler üretilen hala üzerine en çok şarkılar yapılan kavram.Aşkı insan mı yarattı yoksa varlığı insandan bağımsızmıydı tartışıla dursun geleneksel bir toplumda bireyin aşık olma sürecini ve cinselliği incelemeye çalışalım.. Çocukluk dönemlerinde cinsler gruplaşma eğiliminde olur.Erkekler ve kızlar şeklinde gerçekleşen bu gruplaşmada cinsler arasında soğuk,zaman zaman sıcak bir savaş gözlemlenebilir.Bunun önemli bir sebebinin toplumda geleneksel yapıdan doğan erkeklerle kızların ayrılması gerektiği düşüncesinin ahlaki ve geleneksel kuralların çocukta fark edilmesi ve küçük bedende tezahür etmesinin de etkisi olduğunu düşünüyorum.. Keza toplumlara göre küçük yaşta cinslerin birbirleriyle olan ilişkileri değişkenlik gösterebiliyor.Esasen küçük yaşta da cinslerin birbirine iç güdüsel olarak ilgi duyduğunu onlara karşı hemcinslerine olduğundan farklı davranmasıyla da gözlemleyebiliriz.Yinede cinsel dürtüler zayıf olduğundan çocuklar arasına böyle bir istek çok çok zayıftir. İlkokul yıllarında genel olarak gruplaşma şeklinde geçen cinsler arasındaki ilişkiler ortaokul yıllarımda değişir..Bu dönemde cinslerde karşı tarafa ilgi duymanın ahlaksizca bir şey olmadığı kişilerde kesin bir şekilde kani oluyor. Aslında aşk yada karşı cinse ilgi duyma dediğimiz olayın altında cinselliğin yattığını kesin bir şekilde söyleyebiliriz.Ergenlikle beraber kişinin vücüdunda meydana gelen fiziki ve hormonal değişilikler kişiyi kabul etsin yada etmesin karşı tarafa ilgi duymaya zorlar.Bu dönemde daha önceden bireylerin çeşitli nedenlerle birbirinden uzaklaşması birbirine yakınlaşmaktan çekinmesi,ı sona ermeye mahkumdur.Bu cinsel dürtülere karşı koymak zorlaşmıştır.Daha sonraki yıllarda ise kişinin vücudundaki meydana gelen bu değişim hormonal salgılar cinsel istekler hat safhaya ulaşır.Kişilerin lise yılları, lise aşkı, diye tabirler üretmesi böyle birlikteliklerin artması cinsellikle aşk hayatının nasıl bir paralellikte gittiğinin bir göstergesidir. Şöyle bir düşünelim bir erkek neden bir kadına karşı hissettiğini bir erkeğe hissetmez? (Hissederde homoseksüeldir) Hissedemez çünkü bir erkek için kadını kadın yapan huyları karakteri nitelikleri değildir.Bir erkeğin kadını çekici bulması ona aşık olmasının altında onda olmayan bir şeyi karşi tarafta olması yatmktadır..İşte bu noktada bir erkek için kendinde olmayan ve kadında olan şey her neyse öncelikli aşık olma sebebi başlangıç noktasında o olacaktır.Kuşkusuz erkeğin kendinde olmayan kadında olan şey aynı zamanda kadını kadın yapan şeydir.Bu da bize aslında bir erkeğin penceresinden başlangiç noktasında aşık olmanın aslında cinsellik olduğunun kanıtıdır.Erkek her kadına aşık olamadığına göre bütün kadınlarda da erkekte olmayan olduğuna göre peki erkeği bir kadına aşık olmada yönlendiren nedir? Bir çok erkek farkında olsun yada olmasın bir kadına aşık olurken kendi alt benliğinde sakladığı estetiklik güzellik ve cinsel hazlarının yansımalarının karşi tarafta olup olmadığını baz alır.Erkek için güzellik anlayışı alt benliğinde bulunan kendinde ortaya çıkamayacak ancak karşı cinste var olabilecek bir estetik olgudur.Bunun yanında erkek alt benliğinde hakim olma sahip olma güçlü olma mutlak sahip olma güdülerini bulundurabilir.Bu güdülerin karşi cins tarafından kabul edilmesi onun mutlak sahibinin kendisi olduğunun söylenmesi erkeği kadına bağlayan diğer unsurlar olarak karşimiza çıkar. Küçük yaşlarda bir kız çocuğuyla bir erkek çocuk arasında gerek fizyolojik olarak gerekse hormonal olarak hemen hemen hiçbir fark yoktur.Bu dönemde bu iki cinsin doğru düzgün birbirine ilgi duymaması henüz cinsel dürtülerin tam anlamıyla oluşmamasıyla açıklanabilir.Cinsel dürtüler gelişmeye başladikça duyulan ilgide artmaya başlayacaktır. İlk aşk Bir erkek için ilk aşk ilk cinsel deneyimle aynı manaya gelir.Erkek o zamana kadar hiçbir şekilde erkek olduğunu hissettirecek bir tepki almamiştir.Bu durumda hormonal olarak sürekli testesteron salgılanan erkekte bu durum bir rahatsızlık yaratır.Sürekli cinsel istekler artmakta erkek erkekliğinin en son noktasını yaşamaktadır.Bu noktada erkek adeta kendisine erkek olduğunu hissettirecek dişi arayışı içindedir.Alt benliğinde gizli olan bilgiler (estetik anlayışı,değerler,kendine haz verecek istekler,alt benliğinde bulunan kadın fotografı) ışığında etrafı gözlemler sayısız kadın hakkında sayısız fantezi kurar.Bunların bir çoğu sadece ve sadece cinsel içerikli fanteziler olmakla birlikte içlerinde duygusal öğeler içerenleri de bulunmaktadır.Erkek bu sağlıksız cinsel öğelerin ağır bastığı erkekliğinin bir yansıması olarak arzuladığı dişi arayışında alt benliğine uygun olan dişiye aşık olur.Alt benlikte sadece kadınların güzel olması eğilimi değil kişinin bir kadında görmek istediği karakter özellikleri de saklanır.Bu dönemde erkeğin cinsel istekleri tavan yaptığından alt benlikte saklanan karakter özellikleri uygunluğu sosyal konumu yada diğer faktörler arka planda kalır.Erkek cinsel dürtülerine karşi koyamaz ve aşık olur.Aşık olurken diğer faktörler bir an olsun düşünmez.Çünkü erkeğin aklinda olan tek şey dişiye sahip olma onunla beraber olma arzusudur.Bu cinsel dürtü alt benliğinde bulunan kadın portesi ve onu bulmuş olmanın hazzı kadını onun gözünde eşsiz değerli ve tek yapan unsur haline gelir.Eğer erkek biraz şanslıysa aşık olduğu dişi de erkeğin alt benliğinde olan diğer özelliklerde vardır.Bu durumda erkek bunu gözlemledikçe dişiye olan tutkusu daha büyük seviyelere çıkar.Daha önce yaşanmamiş olan bu zevk erkeği erişilmez bir şehvete duygusal bir hazza götürür.Kuşkusuz aşık olmak için bahane arayan erkek bunu yaşayabileceği bir dişi bulduğunda gerçekte o dişinin kendisine uygun olması düşük bir olasılıktır.Çünkü erkek dişisini ararken diğer faktörleri arka plana atmiştir.Tabi bir erkeğin biriyle beraber olmak arzunda iken ne oranda cinsellik dışındaki faktörlere baktığı kişiye göre değişmekle birlikte ilk aşk dediğimiz olayda her zaman cinsellik çok çok ağır basmaktadır. Tabi bu da bize insanın ilk aşkının genelde hata olmasının sebebini açıklıyor.. İnsan iki eğilimin sonucunda ortaya çıkar… 1-)Gizli hayvanlık 2-)İnsani değer ve düşünsel öğeler (düşünmek) Bilgi ile insan olmak arasında önemli bir bağlantı var.insan düşünmediği zaman aslında hayvandır. Gizli hayvanlık:İnsanın temel ihtiyaçları olan yemek,içmek,uyumak,çiftleşmek vb… . Düşünmek:insanı temel olarak hayvandan ayıran tek öğe budur.İnsan düşünmediğinde hayvandan farkı yoktur.. Konumuza dönecek olursak erkek cinsel arzularının ağır bastığı dönemde taşıdığı hayvani iç güdü artar.Çiftleşme isteği onu ele geçirmeye başlar.Bu karşi konulamaz bir durumdur.Kimi erkekte benim düşünsel öğeler dediğim mantıklı karar verebilme,değerler,irade hormonal salgılamalar arasındaki farklılık onu hayvani iç güdüden uzaklaştirir. Bu tip erkek hayvani iç güdülerinden uzaklaşıp daha iradi karar verebilmektedir.Bu durumda bizim çıkaracağımız sonuç bilginin iradenin geliştikçe hata yapma olasılığının azaldığı tersi durumda insanın hayvani bir güdüyle hareket edip hata yapma olasılığının da yükseldiğidir. Erkeğin ham dönemlerinde ki süreciyle sonraki olgunlaşmiş dönemindeki süreçte erkeğin aşka bakışı kadınlara bakışı büyük farklılıklar göstermektedir Zamanla cinsel doyum cinsel isteklerde belirli oranda yaşanan azalmalar ve mantıkta iradede meydana gelen değişim erkeği farklı bir boyuta itebilir.Bu noktada erkek alt benliğinde bulunan güzel kadın profilini biraz daha arka plana itip diğer faktörleri öne çıkarabilir. Böyle yaptığında hata yapma olasılığı aşkı bulduğunu düşündüğü kişiyle ömrünü sürdürme ihtimali artar.Hayvani güdüden kurtulup insani bir yöne doğru yol alır.Bu tür birliklerde devamlılık daha beklenebilir bir gelişmedir. Kadinlarda da ilk aşk ilk cinsel deneyimle aynı manaya gelir.Buna ilave olarak kadınlarda bekaret olayı vardır.Bu durum kadını erkekten farklı olarak hayvani bir güdü içerisinde olmasından iyice uzaklaştirir.Yapı olarakta erkek içinde her zaman hayvanlık taşimaktadır.Kadındada bu hayvani güdüler olmakla birlikte kadının sosyolojik psikolojik ve hormonal nedenlerle bu güdüsünü ortaya çıkarabilmesi bu güdüye göre karar verip aşk hayatını yönlendirmesi hemen hemen imkansizdir.Kadın hayvani dediğimiz bu güdüleri ancak kendisine sahip olmasını istediği erkekle birlikteyken çok özel durumlarda ortaya çıkarır.Kadın öncelikle her zaman için bekleyen taraftır.Erkeği para;kadını güvenilir ilkeli bir banka gibi düşünürsek kadın kendisine gelecek kara parayı aklamak istemez.Erkek ise serbestçe her bankayı dolaşabilen bir paradır.Kısa bir zaman içinde çok yön değiştirerek piyasada dolaşabilir.Değerinden bir şey kaybetmez.Banka ise yanliş bir hareketinde büyük güven kaybeder. Kadın neresinden bakarsanız bakınız akli olarak cinsellik konusunda erkekten üstün bir mantık taşır.Kadın hiçbir zaman bir erkeğin cinsel anlamda ona sahip olması için erkek gibi yanıp tutuşmaz.Onun aşk anlayışında cinsellik sebep değil sonuçtur.Kadınlarda ilk erkeklerde olduğundan çok çok daha önemlidir.Bekaret kavramı bunu artırmış olduğu muhakkaktır. Ama böyle bir kavram olmasaydı da her şeye rağmen yinede kadının ilk aşk ilk cinsel deneyim ve diğer tüm ilk anlayışının erkeğe göre daha önemli olacağı kansındayım. Aşk hayatında kadının yaptığı en büyük hata erkeği tanıyamamak kendisine neden böyle bir tutkuyla bağlandığını görememektir.Kadınlar esasen yüceltilmeyi korunulmayı sahiplenilmeyi arkalarında duran güçlü birinin varlığını isterler.Tabi bunun yanında sevilmek aşık olunmak kadın için eşsiz bir hazdır.Erkeğin kendisine hayvani duygularla aşık olması kadının hoşuna gitse de bir süre sonra kendisine karşı duyulanın sadece bunun olduğunu anlaması kadını rahatsız eder.Kadının asıl istediği hiçbir zaman cinsel ilişki olmamiştir.Kadın için cinsel ilişki neden değil sonuç olduğundan cinsler arasındaki bu farklı bir bakış açısı sorun teşkil eder.Bu nedenle meydana gelecek olan ayrılıklarda ilerleyen dönemde kadın erkeğe daha mesafeli ve soğuk bakacaktır.Yaşadığı ilk aşkta bütün benliğini bütün duygusallığıyla erkeğe teslim etmiş olan kadın yaşadığı derin hayal kırıklığının soncunda bunun etkisinden uzun süre kurtulamayacak bundan sonraki aşk anlayışı ve erkeklere bakışı da olumsuz yönde etkilenecektir.. Erkekler ise yine kendi hayvani güdülerinin esiri olduları için hata yaparlar.Erkeğin artan cinsel isteği onu sadece alt benliğindeki kadın fortografını bulma yoluna iter.Bu da asıl ilişkinin kalıcı olması için gözetmesi gereken değerlerinden onu uzaklaştirir. Sonuç itibariyle birlikteliklerin genel olarak kadın açısından da erkek açısından da bitme ilk aşk dediğimiz kavramın bozulmasının aşk katilliğinin sebebi erkektir.. Sorular: Erkekler de hayvani güdü ön plandadır demişsiniz.Madem öyle Neden peki bazı erkekler zor aşık olur? Çünkü hayvani güdü dediğimiz cinsellik dürtüsü her erkekte farklı oranda vardır.Kimi erkekler tıpkı kadınlar gibi bu güdüsünü ortaya çıkarmakta zorlanabilir.Bunda yaşadıkları çevreninde etkisiyle karakter özelliklerininde etkileri görülebilir.Bunun yanında dürtüsü daha kontrol edilebilir olan erkek iradi ve mantiklı hareket eder.Bu tür erkekler daha seçici ve güdülerine yenik düşmeyen erkeklerdir. İradi hareket eden erkeğin ve içgüdülerine göre hareket eden erkeğin aşk anlayışı nedir? Cinsel içgüdüleriyle hareket eden erkek kadına büyük bir istek ve şehvet duyar bu da aşk diye tanımladığı şeydir aslında.Temelinde cinsellik vardır.Geçici olması muhtemeldir.Bu isteği yerine geldiğinde kaybolabilir.Çünkü devamlılık için karakterlerin uyuşması esastır.Bu doğrultuda hareket eden bir erkeğin ise böyle bir kadına erişmesi daha zordur. İradesi ön planda olan erkeğin tam olark hissettiği duyguların bütünü ismini aşk koyduğu hisler iç güdüleriyle hareket eden tipteki erkek kadar yoğun asla olamaz.Fakat diğer diğerinin tersine kalıcı olma olasılığı her zaman fazladır. Onun aşkının yoğunluğu esasen alt benliğinde bulunan kavramların kadında bulunmasından duyacağı zevkin ne kadar yüksek olduğuyla ilgilidir..Her şey yolunda giderse yüksek bir derecede aşk yaşayabilir. Erkeği hayvani olarak nitelendirmek ne kadar doğru.Erkeği aşkın bitmesinin tek nedeni olarak göstermek doğru mu? Tabi burda bahsettiğimiz yine iç güdüsel olarak kadına ilgi duyan arzularını bastıramayan erkek tipiydi.Bu erkek tipleri hem kendine hem de beraber olduğu kişiye zarar verir.Her kişi belirli bir oranda böyle olmakla birlikte kontrol edilememesi facialara yol açar..Zaten doğaya bakınız doğada çiftleşmek isteyen erkek dişiyi bulur ve kovalar sürekli.Dşi ise bekleyen taraftır.Demek ki aslında hayvani güdü insanda da aynen görülmektedir. Erkekler neden alt benliğinde bulunduğunu söylediğin kadını tercih ederler?… Çünkü erkekler kendi güzellik anlayışına göre güzel olan kadınla cinsel ilişkinin kendilerine daha çok zevk vereceğini düşünürler.Ve psikolojik olark baktığımızda haklı olduklarını söyleyebiliriz..Kadınlarda ise bu durum kendini emin olduğu kollara teslim etme şeklinde ortaya çıkar.Kadın için güven esastır.Ve sahiplenilmek kollanilmak ait olmak kadın için vazgeçilmez öğelerdir çoğu kez. Birkaç söz… Sürekli Aşık olmak zayıflıktır... Hem kadın için hemde erkek için kolay aşık olmak güçsüzlüğün işaretidir.Burdaki güçsüzlük duygusal bir güçsüzlüktür.Erkek kendisini kadın için önemli hissettirmek amacında sürekli olursa kendine güven sorunu yaşıyor demektir.Kendine güvenen yaşama farklı açılardanda bakabilen sağlam kişilikli erkekler daha zor aşık olurlar.Sürekli aşık olan yada duygusal hisler içinde olabilen erkekler hislerine yenik düşen duygusal tatmin peşinde koşan ve böyle ayakta kalabilen insanlardır.Kadın içinde durum farklı değil.Kendine aşırı güvenen hiç kimseye ihtiyacı olmadan yaşamını sürdürebileceğini düşünen kadınlar daha zor aşık olur.Hatta hiç olmayadabilir.Güçsüz dengesiz ruh hali inişli çıkışlı değişken kadınlar sıklıkla aşık olabilirler.. Bilgi aşka,cahillik cinselliğe götürür... Aşk hayatında karaktere kendisine uygun olup olmamasına ve buna bağlı olarak beraberliğini oluşturan kişiler daha bilinçli daha akli başında duygularını belirli bir mantik içerisinde yaşadığından daha dengeli daha huzurlu bir aşk hayatı geçirirler. İradesini kullanmayan beyni de eğitilmemiş olan erkek hayvani isteklerini kontrol edemez.Bu kontrolsüzlük karşı cinsi de ürkütebilir.İsteklerini kontrol edemeyen hatta kontrol etmek dahi aklina gelmeyen erkeğin aşk hayatı cinsellik üzerinedir.Ve bu da kısa süreli olur.Beraberliklerde esas olan sürekliliği sağlamak için cinsellik kriteri arka plana atılmak zorundadır. Hemcinsini çekemeyen kadınlar... Bir kadının hemcinsini çekememesi kıskanmasi onun güçsüz olduğunun kendine güvenin olamdığının göstergesidir.Kendine güvenen kadın hemcinsiyle gereksiz rekabete girmez.Kendinden emindir.Bu tür kıskançlıkları içinde barındıran kadınlar kendinde eksiklik hisseden güçsüzlüğünü tescilleyen kadınlardır.Genelde erkeklere sığınmayı seven güce tapan kadınlar bu sınıftan çıkar… OnuR |
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Gösterim Modu | |
|
|